bugün
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- hangi yazarla çift olursunuz28
- sözlüğün vahşi kelebeğine eş arıyoruz20
- whatsapp telegram discord grupları sözlüğü bitirdi18
- mobilete süpermen gibi yatarak sürmek2
- berna laçin'in gözaltına alınması41
- silvermist sözlükten gitmesin kampanyası11
- murat kekilli dinleyip intihar eden gençler6
- ya bi siktirin gidin15
- üzülünce kime gidersiniz8
- sözlükte bile yalnız olmak10
- hesabı siliyorum sözlük bir şey diyor musun19
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı22
- sözlük çiftleştirme servisi11
- bir erkeğe ilk adım nasıl atılır18
- nick vermeden bir yazara seslen13
- ulu sözlük telegram grubu12
- sözlükte eleştiri kaldıramayan küçük krallık19
- ucan tekme atan hipopotam43
- şapka takar mısınız12
- sözlük yazarlarının eski sevgiliyi unutma süresi11
- akp de fon krizi tartışmaları2
- bakıp bakıp adım atmayan erkek17
- arkadaşlar ben de hesabımı siliyorum11
- sözlükte sevgili yazar eksikliği9
- roman karakteri olsaydınız hangisi olurdunuz16
- arkadaşlar sizce neyimi düşüreyim14
- istanbul12
- yazar fake mi diye arkadaşlarına mesaj atmak35
- erkeklerin sohbet muhabbet edememesi7
- sarapci koala hatayi13
- 2026 lisans kpss sonuçları8
- penis boyu takıntısı3
- maltepe'deki çöken binanın kaçak katları13
- yemek yedikten sonra kusmak9
- nervionun beni engellemesi10
- fon skandalı önergesini akp ve mhp'nin reddetmesi5
- sezen taş7
- sümüklü böcek çiftleşmesi6
- arkadaşlar buldum9
- maaşınızla nasıl yatırım yapıyorsunuz11
- düş sokağı sakinleri3
- büyük oyunu görmek9
- şükürcülük9
- kemalizmin çöküşü8
- ismet gurbuz'ün tırnakları4
- karton toblayan cocuga arkadan sımsıkı sarılmak5
- bir bela geliyorun profil fotosu4
- sizce karizma mıyım13
- 2200 yılında nasıl görünürdüm4
sezonun açılış maçı olan süper kupa finalinde cüneyt'in vermediği bariz kırmızı kart ile başladı her şey. o maçtan itibaren belliydi bu 'var' denen meretin galatasaray'ı durdurmak için bir araç olarak kullanılacağı.
ankaragücü deplasmanı. bozuk zemin. o sahaya bizi çıkardı tff ve oynattı. bizden sonra bir daha hiçbir takım o zeminde maç yapmadı.
göztepe deplasmanı neredeyse bileklere kadar suya batmış zeminde maç yapmak zorunda bırakıldık. oysa bir kaç hafta sonra yahut önce beşiktaş'ın maçı sahaya 2 damla yağmur düştü diye iptal edildi.
erzurumspor deplasmanı. erzurumspor son 50 iç saha maçından sadece birini 19'da oynamışken kulübün bütün itirazlarına rağmen o maç 19'da oynatıldı.
rizerspor deplasmanı. küme düşme mücadelesi veren fenerbahçe maçını 19'da oynarken şampiyonluk yolunda emin adımlarla ilerleyen galatasaray maçını 16'da oynuyor. bunda da elbette hiçbir kötü niyet olamaz.
galatasaray bu ligin en az faul yapan ama ne hikmetse en fazla sarı kart gören takımı. bunun çoğunluğu deplasmanlardaki sindirme politikasıyla alakalı. beşiktaş'ın arenada 'sindirildik' dediği durumu galatasaray sezon başından beri deplasmanlarda yaşadı. ilk faule sarı kart anında sekmez.
aleyhimize yapılan hakem skandallarını baştan sona yazamam çünkü parmaklarım yorulur. bilen biliyor nasılsa.
galatasaray lehine hata yapan hakemlerin kariyerlerinin bitirilme noktasına gelinmesi ama aleyhine hata yapanların tam tersine ödüllendirilmesi. o kadar çok örneği var ki bu rezalet tutumun.
galatasaray'a karşı üyesi olduğu kulüpler birliğinin koç - fikret - gümüşdağ organizasyonuyla 17 kulüp adına masa başında hazırlanmış malum bildiri. 'hakemler de hata yapabilir, bir kulüp istiyor diye hiçbir hakem düdük asamaz' diye meali yapılacak bir paçavra. ve sonrasında aynı ekibin sırayla galatasaray maçlarındaki hakemlere düdük astırma çabası.
albayrak çıkıyor bir açıklama yapıyor herkes doğal olarak 'ne açıklayacaksın, belgen var mı kardeş?' diye efeleniyor. koç - fiko - semih özsoy - gümüşdağ albayrak'tan misliyle fazla ithamda bulunuyor buna rağmen bir tane götü sıkı spor yorumcusu yahut yazarı onlara efelenemiyor.
bakın hanımlar beyler bu ülkeyi tek adam yönetiyor. her şey onun iki dudağı arasında. o arkadaş çıkıp 'başakspor'u ben kurdum benim takımım' diye sahipleniyor. aynı kulüp sezon boyu bir tane kırmızı kart bile görmüyor.
bir teknik adam hakeme sadece 'allah belanı versin' dediği için 7 bir avrupa kupası maçı öncesi 'rakip takımı da tebrik etseydi keşke tff' dediği için de artı 3 maç ceza alıyor.
bein denen lig maçları resmi yayıncısı ne hikmetse bayram değil seyran değil liglerin bitimine 4 hafta kala ödüller dağıtıyor ve bu ödülün hiçbir katagorisinde tek bir galatasaray'lıya yer verilmiyor. buna itiraz edince de 'hoca bunları kullanmayı iyi bilir' denip üste çıkılıyor. yani bunun da suçlusu ve sorumlusu galatasaray oluyor.
aslında daha yazılacak o kadar çok şey var ki. ilk anda aklıma gelenler bunlar.
22. şampiyonluk laf olsun diye değil gerçekten çok özel.
ne demiştik?
(bkz: herkesin adaleti şaşar allah ın adaleti şaşmaz)
çok şükür...
ankaragücü deplasmanı. bozuk zemin. o sahaya bizi çıkardı tff ve oynattı. bizden sonra bir daha hiçbir takım o zeminde maç yapmadı.
göztepe deplasmanı neredeyse bileklere kadar suya batmış zeminde maç yapmak zorunda bırakıldık. oysa bir kaç hafta sonra yahut önce beşiktaş'ın maçı sahaya 2 damla yağmur düştü diye iptal edildi.
erzurumspor deplasmanı. erzurumspor son 50 iç saha maçından sadece birini 19'da oynamışken kulübün bütün itirazlarına rağmen o maç 19'da oynatıldı.
rizerspor deplasmanı. küme düşme mücadelesi veren fenerbahçe maçını 19'da oynarken şampiyonluk yolunda emin adımlarla ilerleyen galatasaray maçını 16'da oynuyor. bunda da elbette hiçbir kötü niyet olamaz.
galatasaray bu ligin en az faul yapan ama ne hikmetse en fazla sarı kart gören takımı. bunun çoğunluğu deplasmanlardaki sindirme politikasıyla alakalı. beşiktaş'ın arenada 'sindirildik' dediği durumu galatasaray sezon başından beri deplasmanlarda yaşadı. ilk faule sarı kart anında sekmez.
aleyhimize yapılan hakem skandallarını baştan sona yazamam çünkü parmaklarım yorulur. bilen biliyor nasılsa.
galatasaray lehine hata yapan hakemlerin kariyerlerinin bitirilme noktasına gelinmesi ama aleyhine hata yapanların tam tersine ödüllendirilmesi. o kadar çok örneği var ki bu rezalet tutumun.
galatasaray'a karşı üyesi olduğu kulüpler birliğinin koç - fikret - gümüşdağ organizasyonuyla 17 kulüp adına masa başında hazırlanmış malum bildiri. 'hakemler de hata yapabilir, bir kulüp istiyor diye hiçbir hakem düdük asamaz' diye meali yapılacak bir paçavra. ve sonrasında aynı ekibin sırayla galatasaray maçlarındaki hakemlere düdük astırma çabası.
albayrak çıkıyor bir açıklama yapıyor herkes doğal olarak 'ne açıklayacaksın, belgen var mı kardeş?' diye efeleniyor. koç - fiko - semih özsoy - gümüşdağ albayrak'tan misliyle fazla ithamda bulunuyor buna rağmen bir tane götü sıkı spor yorumcusu yahut yazarı onlara efelenemiyor.
bakın hanımlar beyler bu ülkeyi tek adam yönetiyor. her şey onun iki dudağı arasında. o arkadaş çıkıp 'başakspor'u ben kurdum benim takımım' diye sahipleniyor. aynı kulüp sezon boyu bir tane kırmızı kart bile görmüyor.
bir teknik adam hakeme sadece 'allah belanı versin' dediği için 7 bir avrupa kupası maçı öncesi 'rakip takımı da tebrik etseydi keşke tff' dediği için de artı 3 maç ceza alıyor.
bein denen lig maçları resmi yayıncısı ne hikmetse bayram değil seyran değil liglerin bitimine 4 hafta kala ödüller dağıtıyor ve bu ödülün hiçbir katagorisinde tek bir galatasaray'lıya yer verilmiyor. buna itiraz edince de 'hoca bunları kullanmayı iyi bilir' denip üste çıkılıyor. yani bunun da suçlusu ve sorumlusu galatasaray oluyor.
aslında daha yazılacak o kadar çok şey var ki. ilk anda aklıma gelenler bunlar.
22. şampiyonluk laf olsun diye değil gerçekten çok özel.
ne demiştik?
(bkz: herkesin adaleti şaşar allah ın adaleti şaşmaz)
çok şükür...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar