bugün
- nasıl birisiniz8
- doğru kişiyle yanlış zamanda karşılaşmak7
- s'i l v'e r m'i s t35
- ansızın gelen benim burada ne işim var hissi3
- serhat kılıç24
- ben bu yazıyı seri eksicime yazdım4
- anın görüntüsü25
- muslettin amca9
- calmernow ai anxiety and calm2
- türkçe 25000 kelimeden oluşan kısıtlı bir dildir8
- davar tereyağı4
- bazı insanların sizi değiştirmesi4
- istanbul da yasa dışı bahis operasyonu2
- seksenlerde nasıl görünürdüm trend i11
- her şeyi hatırlayan insan3
- pum pum çorbası8
- yörük kızı15
- reenkarnasyon4
- tulumba tatlısı6
- uludağ sözlük size ne kattı24
- kız düşürmenin kısa yolu15
- tc'ye vatandaşlk bağıyla bağlı olan herkes türktür8
- claudian clouds21
- 08 eylül 2026 üsküdar da başkan vekili seçimi4
- tarihteki en kanlı savaşlar4
- kendine yabancılaşmanın sonucu kendinle tanışmak2
- sözlük kızlarının entrylerinin hep artılanması13
- mercimek çorbası içen kadın14
- sürekli gelen trollerle uğraşmamız3
- sarı şeker yargılanmalıdır16
- fusya semsiyeli yabanci26
- uludağ itiraf12
- sözlüğün en masum yazarları16
- sikişirken sigara içen kadın6
- ak parti2
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü19
- türkiye vatandaşlığından çıkmak4
- pankek mi pişi mi10
- tavuk budu3
- bir kadını taşımanın zorluğu10
- günaydın şarkısı2
- cübbeli ahmet hükümetin maşası mı sorunsalı9
- zorunlu eğitim11
- sarapci koala43
- afd'nin saksonya anhalt'ı kazanması3
- alkol yasağı2
- nervio21
- arkadaşlar larissa kim12
- atatürk ü sevme zorunluluğu10
- otobüs camına yaslanan kafanın titremesi6
zamanında hakkında şöyle bir şeyler yazdığım takımım: (#21318652).
Eveeet.Dün gördük ki yedeklerimizde de pek iş yok..doygunluk diyorlar buna..Ama gel görki para aldığın işte işini iyi yapman gerekiyor..en azından elinden geleni yapacaksın..sonuçta bu yaptığın veya yapmadığın işin karşılığında milyonlar alıyorsun..milanı-juvesi-madridi-barcası doymamış doymak senin haddine değil be aslanım..bu arada dün brumayı beğendim,adam çok sağlam ama etrafındaki güruh adamı anlamıyor pek..
zorlansa da türkiye kupası'nda yoluna devam eden takımımız.
aşkın diğer adıdır. iyi ya da kötü durumda olması fark etmez, her zaman aşktır.
Türkiye'nin en büyük, en başarılı, en değerli ve en şerefli kulübüdür.
kendisini yenen takımların başarılı atfedildiği liderdir,
ülkesinde tarih, gelenek ve başarı bakımından muhattap alabileceği bir klüp yoktur,
sürekli kıskanılandır...
ülkesinde tarih, gelenek ve başarı bakımından muhattap alabileceği bir klüp yoktur,
sürekli kıskanılandır...
3 kulvarda da yoluna devam eden tek türk takımıdır an itibarıyla.
taraftarının desteğine en çok ihtiyaç duyduğu zaman şu andır. son zamanlarda olan saçma sapan olayları çoğumuz sindiremedik. sindiremiyoruz arkadaşlar. ama şu anda en çok takımımızın bize ihtiyaç duyduğu an. şu andır. bırakın mancini'nin de başkanın da arkasında olalım. terim başkaydı, gitti. keşke gitmeseydi ama gitti. şimdi bize takımımızı desteklemem gerek. başarıların taraftarı değiliz biz. iyi günde de kötü günde de bu takımın arkasındayız.
türkiye kupasın'da 5. turda rakibi balıkesirspor olmuştur.
elazığ'ı yenip mental açıdan toparlanacaktır ama juve maçı zor. 9 günde 4 maç oynamadan da zordu zaten de.
bu hafta mancini'ye ve hatta kendi futbolcularına rağmen kazanmayı başaracaktır diye düşünüyorum zira şansımız ligin en kötü takımına karşı oynayacak olmamız. imdada yetişen bir fikstür zamanlaması.
bu hafta mancini'ye ve hatta kendi futbolcularına rağmen kazanmayı başaracaktır diye düşünüyorum zira şansımız ligin en kötü takımına karşı oynayacak olmamız. imdada yetişen bir fikstür zamanlaması.
mandela'yı unutmayıp anan futbolcularıyla bizi bir kere daha onurlandıran takımımız.
bazıları sadece anasının liginde mücadele ederken aslanlar gibi hem avrupada hem de türkiye kupasında yoluna devam eden takım.
tüm galatasaraylı sözlük alemini Juventus maçında da elazığ maçını nasıl izlediyseler öyle izlemeye davet ediyorum. üzerinizdekiler de aynı olsun. hatta izlediğiniz koltuğa kanepeye kadar. totem tutarsa eğer ileriki maçlarda da uygulayıp finale kadar gideriz biz.
Taraftarları yüzüne nefret ettiğim takım.
Anasının ligine erken havlu atan vasat takım.
uefadan siktiri, fethiyeden tepiği yiyenlere inat 3 kulvarda da yoluna devam etmektedir.
mancını takımın başında ,kalırsa büyük ihtimal ilk beş içinde olamaz bu sene.
Fikstür şansı (Şansal Büyüka)
Galatasarayın şu sıkıntılı günlerde, en büyük şansı, ligde dokuz maçtır kaybeden, adeta futbol oynamayı unutan Elazığsporun rakip olarak karşısına çıkmasıydı... Allahı var, Galatasarayda bu şansı erken ve iyi değerlendirdi... Hani başarı ayrıntılarda gizlidir demişler ya... Daha dakika bir, gol bir pozisyonunda, Burak Yılmazın taca gitmekte olan bir topu ısrarla kovalaması, çıkmasını engellemesi, o topun önce Drogba, sonra Selçukun kafasıyla buluşması, Galatasaraya saniyelerle sayılacak çok erken bir gol getirdi...
Madem Burak Yılmazdan başladık... insan yattığı yatağı değiştirdiğinde tedirgin oluyor... Burakın yıllardır oynadığı yer değişince kabul edelim ki, tedirgin oldu... Futbolu da, golleri de geriledi... Ancak son maçlarda merkeze dönen, bir anlamda yerine kavuşan Burak, golle de, eski hevesi ve coşkusuyla da buluşmaya başladı... Bakmayın kaçırdığı mucize gibi gole... Eski maçlarına oranla çok daha hevesli bir Burak gördük... Bir de istediği pasları yeteri kadar alabilse... Şimdilik o paslar ciddi ölçüde eksik...
Galatasaray adına, Musleranın dönüşü, Rieranın solbekte yerini alışı, Selçukun eski maçlarına oranla hücuma daha yakın görünmesi, Melonun iyi ve yürekten oyunu, Drogbanın frikiklerde topun başına gelmeyişi, sarı- kırmızılı takım adına olumlu gelişmelerdi... Kötüsü ne derseniz... Yenilgiyi alışkanlık haline getirmiş bir takım karşısında, daha ilk dakikalarda iki farklı öne geçmişken, sezonun gol rekoru olabilecek bir maçı yakalamışken, atabileceğin enaz golü atıp, sahadan ayrılmak, Galatasarayda sorunun savunmadan çok hücumda olduğunu birkez daha gösterdi...
Elazığsporu soracak olursanız, öyle bir takım sanki Arenaya gelmedi... Hafta arası kupa maçlarında gördük... ikinci lig takımları bile büyük falan dinlemeyip Trabzonsporu, Fenerbahçeyi, Beşiktaşı yerle bir ettiler... Onlar ikinci lig takımı, bu Elazığspor birinci lig takımı... Koca bir ilk yarı bitti, Elazığspor tek şut atamadı... Kardeşim, otuzdan vur, kırktan vur, dağlara taşlara vur, bari istatistiklerde tek şutun görünsün... Yalandan da olsa görünsün...
Galatasarayın kayıp puan olarak, dokuz puan geride kalışını önemseyenlerden değilim... Demişler ki; Şampiyon olmak için size hiç kimse inanmadığında, sizin kendinize inanmanız gerekir...
Ben de merak ediyorum; Galatasarayda sorumluluk taşıyanlar şampiyonluğa ne kadar inanıyorlar... Drogba, gazete haberlerine göre mutsuzum derken, Sneijder bir maç oynayıp beş maç yatarken, Mancini, her maçta ayrı bir onbirle sahaya çıkarken, takım içindeki dostluk, arkadaşlık, dayanışma duyguları dip yapmışken, Galatasaraylı bu şampiyonluğa acaba ne kadar inanıyor... Benim için önemli olan budur... Dokuz puan fark değil...
(Milliyet)
Galatasarayın şu sıkıntılı günlerde, en büyük şansı, ligde dokuz maçtır kaybeden, adeta futbol oynamayı unutan Elazığsporun rakip olarak karşısına çıkmasıydı... Allahı var, Galatasarayda bu şansı erken ve iyi değerlendirdi... Hani başarı ayrıntılarda gizlidir demişler ya... Daha dakika bir, gol bir pozisyonunda, Burak Yılmazın taca gitmekte olan bir topu ısrarla kovalaması, çıkmasını engellemesi, o topun önce Drogba, sonra Selçukun kafasıyla buluşması, Galatasaraya saniyelerle sayılacak çok erken bir gol getirdi...
Madem Burak Yılmazdan başladık... insan yattığı yatağı değiştirdiğinde tedirgin oluyor... Burakın yıllardır oynadığı yer değişince kabul edelim ki, tedirgin oldu... Futbolu da, golleri de geriledi... Ancak son maçlarda merkeze dönen, bir anlamda yerine kavuşan Burak, golle de, eski hevesi ve coşkusuyla da buluşmaya başladı... Bakmayın kaçırdığı mucize gibi gole... Eski maçlarına oranla çok daha hevesli bir Burak gördük... Bir de istediği pasları yeteri kadar alabilse... Şimdilik o paslar ciddi ölçüde eksik...
Galatasaray adına, Musleranın dönüşü, Rieranın solbekte yerini alışı, Selçukun eski maçlarına oranla hücuma daha yakın görünmesi, Melonun iyi ve yürekten oyunu, Drogbanın frikiklerde topun başına gelmeyişi, sarı- kırmızılı takım adına olumlu gelişmelerdi... Kötüsü ne derseniz... Yenilgiyi alışkanlık haline getirmiş bir takım karşısında, daha ilk dakikalarda iki farklı öne geçmişken, sezonun gol rekoru olabilecek bir maçı yakalamışken, atabileceğin enaz golü atıp, sahadan ayrılmak, Galatasarayda sorunun savunmadan çok hücumda olduğunu birkez daha gösterdi...
Elazığsporu soracak olursanız, öyle bir takım sanki Arenaya gelmedi... Hafta arası kupa maçlarında gördük... ikinci lig takımları bile büyük falan dinlemeyip Trabzonsporu, Fenerbahçeyi, Beşiktaşı yerle bir ettiler... Onlar ikinci lig takımı, bu Elazığspor birinci lig takımı... Koca bir ilk yarı bitti, Elazığspor tek şut atamadı... Kardeşim, otuzdan vur, kırktan vur, dağlara taşlara vur, bari istatistiklerde tek şutun görünsün... Yalandan da olsa görünsün...
Galatasarayın kayıp puan olarak, dokuz puan geride kalışını önemseyenlerden değilim... Demişler ki; Şampiyon olmak için size hiç kimse inanmadığında, sizin kendinize inanmanız gerekir...
Ben de merak ediyorum; Galatasarayda sorumluluk taşıyanlar şampiyonluğa ne kadar inanıyorlar... Drogba, gazete haberlerine göre mutsuzum derken, Sneijder bir maç oynayıp beş maç yatarken, Mancini, her maçta ayrı bir onbirle sahaya çıkarken, takım içindeki dostluk, arkadaşlık, dayanışma duyguları dip yapmışken, Galatasaraylı bu şampiyonluğa acaba ne kadar inanıyor... Benim için önemli olan budur... Dokuz puan fark değil...
(Milliyet)
Hani dün bi ara böyle mükemmel bir pres yaptılar ya. Hah işte o ! Biz onu istiyoruz abi ! Dandiri boktan oynayıp 1-0 yenmeni değil. Ki zaten sitemlerimiz yenilmelerine de değil be sarım kırmızım. Sitemlerimiz içinizden oynama isteğini söküp atmışcasına sahada durmanıza. Yüreğinizi koyun sonra isterseniz 2 yeyin , 3 yeyin.
şampiyonlar liginde ikinci turu hak ettiğimize inanmıyorum. kabul etmek gerekir ki, oynadığımız futbol şampiyonlar ligi seviyesinde değil.
(bkz: #21057526)
futbol dışındaki sporlarla ilgilenmeyen cahillere göre en büyük spor kulübüdür .
galatasaray'da beşiktaşı 1997'de 6-0 yenmiştir ama hala bunu bilmeyen çok insan vardır. çünkü galatasaray tek bir maçın skorunu kutlamaz, onun için yıl dönümü etkinlikleri düzenlemez. galatasaray'ın başarı anlayışı günlük değildir. Bize göre başarı anlayışı şampiyonluktur, kupadır. galatasaray kutlarsa uefa kupasını kutlar süper kupa kutlar. rakibinin sahasında 50 bin taraftarının önünde kazandığı şampiyonluğu, kaldırdığı kupayı kutlar.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar