bugün
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı40
- ölüm9
- iş kazasında ölen işçiye tali kusur2
- flört uygulaması eşleşme algoritması2
- enayimiknatisii36
- dansöz izleme keyfi12
- aziz yıldırım12
- kumral erkek2
- sözlük yazarlarının salatalıkları21
- insan olmaya ceyrek kala26
- yarın kpssye girecek yazarlar9
- hangi renksiniz17
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı13
- amerikada hasidik yahudi avı başlaması8
- serhat kılıç13
- güneş kremimi yenilemem lazım diyen erkek12
- yeğen4
- ne yazarsanız yazın anında gerçeğe dönüşseydi8
- açık oylayan yazar ne demek istiyor13
- ölümün delilinin olmadığı gerçeği4
- ismail kartal9
- 05 09 2026 silvermist'e ciğer ısmarlamam14
- saraca finch house2
- online listesinden manita beğenmek7
- israil olmasa orta doğu nasıl olurdu21
- kerem aktürkoğlu8
- fusya semsiyeli yabanci8
- özledim mesajına verilecek cevaplar13
- uzak durulası insan modelleri5
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı32
- gocu50
- tai lung42
- kendin hakkında gereksiz bir bilgi bırak6
- öylesine bir şeyler yaz3
- geceye bir söz bırak8
- sözlükteki şer çetesi12
- bik bik dondurma yapsın da görelim6
- geleneksel ciğer ısrmarlama şenlikleri9
- sözlükte herkesin avcı olması12
- sözlükteki zorbalar12
- anın görüntüsü24
- s'i l v'e r m'i s t29
- evde dondurma yapmak5
- sözlükteki fenerbahçeliler6
- flat white4
- 5 eylül 2026 köprülerin özelleştirilmesi13
- milan skriniar5
- ragnarın memeleri5
- sürekli ilgi bekleyen erkek9
- 5 eylül 2026 fenerbahçe'ye döşenen boru5
Fikstür şansı (Şansal Büyüka)
Galatasarayın şu sıkıntılı günlerde, en büyük şansı, ligde dokuz maçtır kaybeden, adeta futbol oynamayı unutan Elazığsporun rakip olarak karşısına çıkmasıydı... Allahı var, Galatasarayda bu şansı erken ve iyi değerlendirdi... Hani başarı ayrıntılarda gizlidir demişler ya... Daha dakika bir, gol bir pozisyonunda, Burak Yılmazın taca gitmekte olan bir topu ısrarla kovalaması, çıkmasını engellemesi, o topun önce Drogba, sonra Selçukun kafasıyla buluşması, Galatasaraya saniyelerle sayılacak çok erken bir gol getirdi...
Madem Burak Yılmazdan başladık... insan yattığı yatağı değiştirdiğinde tedirgin oluyor... Burakın yıllardır oynadığı yer değişince kabul edelim ki, tedirgin oldu... Futbolu da, golleri de geriledi... Ancak son maçlarda merkeze dönen, bir anlamda yerine kavuşan Burak, golle de, eski hevesi ve coşkusuyla da buluşmaya başladı... Bakmayın kaçırdığı mucize gibi gole... Eski maçlarına oranla çok daha hevesli bir Burak gördük... Bir de istediği pasları yeteri kadar alabilse... Şimdilik o paslar ciddi ölçüde eksik...
Galatasaray adına, Musleranın dönüşü, Rieranın solbekte yerini alışı, Selçukun eski maçlarına oranla hücuma daha yakın görünmesi, Melonun iyi ve yürekten oyunu, Drogbanın frikiklerde topun başına gelmeyişi, sarı- kırmızılı takım adına olumlu gelişmelerdi... Kötüsü ne derseniz... Yenilgiyi alışkanlık haline getirmiş bir takım karşısında, daha ilk dakikalarda iki farklı öne geçmişken, sezonun gol rekoru olabilecek bir maçı yakalamışken, atabileceğin enaz golü atıp, sahadan ayrılmak, Galatasarayda sorunun savunmadan çok hücumda olduğunu birkez daha gösterdi...
Elazığsporu soracak olursanız, öyle bir takım sanki Arenaya gelmedi... Hafta arası kupa maçlarında gördük... ikinci lig takımları bile büyük falan dinlemeyip Trabzonsporu, Fenerbahçeyi, Beşiktaşı yerle bir ettiler... Onlar ikinci lig takımı, bu Elazığspor birinci lig takımı... Koca bir ilk yarı bitti, Elazığspor tek şut atamadı... Kardeşim, otuzdan vur, kırktan vur, dağlara taşlara vur, bari istatistiklerde tek şutun görünsün... Yalandan da olsa görünsün...
Galatasarayın kayıp puan olarak, dokuz puan geride kalışını önemseyenlerden değilim... Demişler ki; Şampiyon olmak için size hiç kimse inanmadığında, sizin kendinize inanmanız gerekir...
Ben de merak ediyorum; Galatasarayda sorumluluk taşıyanlar şampiyonluğa ne kadar inanıyorlar... Drogba, gazete haberlerine göre mutsuzum derken, Sneijder bir maç oynayıp beş maç yatarken, Mancini, her maçta ayrı bir onbirle sahaya çıkarken, takım içindeki dostluk, arkadaşlık, dayanışma duyguları dip yapmışken, Galatasaraylı bu şampiyonluğa acaba ne kadar inanıyor... Benim için önemli olan budur... Dokuz puan fark değil...
(Milliyet)
Galatasarayın şu sıkıntılı günlerde, en büyük şansı, ligde dokuz maçtır kaybeden, adeta futbol oynamayı unutan Elazığsporun rakip olarak karşısına çıkmasıydı... Allahı var, Galatasarayda bu şansı erken ve iyi değerlendirdi... Hani başarı ayrıntılarda gizlidir demişler ya... Daha dakika bir, gol bir pozisyonunda, Burak Yılmazın taca gitmekte olan bir topu ısrarla kovalaması, çıkmasını engellemesi, o topun önce Drogba, sonra Selçukun kafasıyla buluşması, Galatasaraya saniyelerle sayılacak çok erken bir gol getirdi...
Madem Burak Yılmazdan başladık... insan yattığı yatağı değiştirdiğinde tedirgin oluyor... Burakın yıllardır oynadığı yer değişince kabul edelim ki, tedirgin oldu... Futbolu da, golleri de geriledi... Ancak son maçlarda merkeze dönen, bir anlamda yerine kavuşan Burak, golle de, eski hevesi ve coşkusuyla da buluşmaya başladı... Bakmayın kaçırdığı mucize gibi gole... Eski maçlarına oranla çok daha hevesli bir Burak gördük... Bir de istediği pasları yeteri kadar alabilse... Şimdilik o paslar ciddi ölçüde eksik...
Galatasaray adına, Musleranın dönüşü, Rieranın solbekte yerini alışı, Selçukun eski maçlarına oranla hücuma daha yakın görünmesi, Melonun iyi ve yürekten oyunu, Drogbanın frikiklerde topun başına gelmeyişi, sarı- kırmızılı takım adına olumlu gelişmelerdi... Kötüsü ne derseniz... Yenilgiyi alışkanlık haline getirmiş bir takım karşısında, daha ilk dakikalarda iki farklı öne geçmişken, sezonun gol rekoru olabilecek bir maçı yakalamışken, atabileceğin enaz golü atıp, sahadan ayrılmak, Galatasarayda sorunun savunmadan çok hücumda olduğunu birkez daha gösterdi...
Elazığsporu soracak olursanız, öyle bir takım sanki Arenaya gelmedi... Hafta arası kupa maçlarında gördük... ikinci lig takımları bile büyük falan dinlemeyip Trabzonsporu, Fenerbahçeyi, Beşiktaşı yerle bir ettiler... Onlar ikinci lig takımı, bu Elazığspor birinci lig takımı... Koca bir ilk yarı bitti, Elazığspor tek şut atamadı... Kardeşim, otuzdan vur, kırktan vur, dağlara taşlara vur, bari istatistiklerde tek şutun görünsün... Yalandan da olsa görünsün...
Galatasarayın kayıp puan olarak, dokuz puan geride kalışını önemseyenlerden değilim... Demişler ki; Şampiyon olmak için size hiç kimse inanmadığında, sizin kendinize inanmanız gerekir...
Ben de merak ediyorum; Galatasarayda sorumluluk taşıyanlar şampiyonluğa ne kadar inanıyorlar... Drogba, gazete haberlerine göre mutsuzum derken, Sneijder bir maç oynayıp beş maç yatarken, Mancini, her maçta ayrı bir onbirle sahaya çıkarken, takım içindeki dostluk, arkadaşlık, dayanışma duyguları dip yapmışken, Galatasaraylı bu şampiyonluğa acaba ne kadar inanıyor... Benim için önemli olan budur... Dokuz puan fark değil...
(Milliyet)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar