galatasaray

kısa sürede elde edilen başarılar neticesinde taraftarından yönetimine, havaya girmiş takım; takımım. iki senede nerelerden nerelere geldiğimiz ortada, ama hala bile "fatih terim de hoca mı yeaa" diyenler, diyebilenler var. la oğlum bsg yaa. koskoca tarihi boyunca bu takım kaç defa sil baştan kuruldu biliyor musunuz siz? peki bunların kaçında iki sene gibi bir sürede iki şampiyonluk bir de şampiyonlar ligi çeyrek finali oynama başarısı gösterildi?

"elindeki kadroyla az bile" diyen kafanı sevdirmeden, kendine de fazla sövdürmeden git buradan liseli. ne kadrosu lan? senin o söylediğin şey 6+0+4ten önceydi bir kere. bu kararın alındığı süre içerisinde yaptığın transferlere bak bir şekerim: chedjou, bruma, erman. yabancı kuralı düşünülerek yapılmış olan tek transfer ermandı, onu da teri soğumadan gönderdik. aydın ve engin iç transfer, onları saymıyorum. peki sen bu chedjou ve brumayı ilk 11inde 4 as yabancısı olan takıma mı aldın? sayalım. mussi- eboue- melo- sneijder- drogba. 5 tane olmazsa olmaz yabancın var zaten. amrabat, dany, riera gibi maliyeti yüksek yabancıların da var. bunlar normalde ilk 18e kesin yazılacak adamlar. üstüne bir de tonla para vererek chedjou ve brumayı aldık.

daha hala kadro kalitesi diyorlar. drogba ile sneijderin formalarını atsak sahaya şampiyonluğu direk verirler zannediyorlar. bir yürüyün gidin be abi. ne quaresmalar, ne anelkalar, riberyler, kewellar, gutiler, ortegalar, carewler gördük la biz. gelin çok basit bir hesap yapalım, ilk 18de 6 yabancı hakkımız var değil mi? geriye 12 yerli kalır. şimdi sayın bakalım: selçuk, semih, burak, umut. bu 4 oyuncu ilk onbirde gördüğünüz vakit çok şaşırmayacağınız, fazla da küfür edemeyeceğiniz adamlar. ama şöyle bir sıkıntı var, drogba dururken umut ve burak aynı anda oynayamaz. yani 6+3=9 tane iyi ilk 11 oyuncumuz var. iki kişi sikik kadro kontenjanından yararlanarak ilk 11e girecek. emre, balta, engin, aydın, ceyhun, zan, hamit, yekta, sabri akla gelen ilk isimler. emre ikinci aydın yılmaz vakası, bir de yuhalandı. balta oynadığı müddetçe sıkıntı yok, oynamadığı zaman cümleten geçmiş olsun. engin yeni göbeğiyle tribüne çok yakışır aslında elinde çekirdeğiyle ama dedik ya sikik kadro kontenjanı diye. kısacası şu haliyle engin de formayı sırtına geçirip bir daha çıkarmayacak cinsten bir adam değil. aydını yıllardır tanıyorsunuz zaten, gökhan ise 70. dakikada sakatlanan oyuncunun yerine oyuna girip 78de sakatlanarak oyundan çıkabilecek bir potansiyele sahip. hamit ile yekta ise kendilerinden beklenenleri gerçekleştirebilecek durumda değiller. kala kala bir tek ceyhun kalıyor, o da ideal bir onbir oyuncusu değil. sabri de reyiz kontenjanından kurtarıyor. işte senin öve öve bitiremediğin ilk onbir bu kardeşim.

sistem falan zaten hak getire. sneijder, drogba ve burak aynı anda oyunda olduğu müddetçe bu takımın sistem kurması im-kan-sız. üçü de on numara oyuncu ama bu kafayla takım kurulmuyor maalesef. nice "rüya takım" suya düştü aynı sebepten ötürü.

peki ne olacak? iki üç maç puan kaybettik diye karaları mı bağlayalım? elbette hayır. bu takım öyle veya böyle düzelecek. zaten puan kaybettiğimiz üç maçta da öyle kabul edilemez bir oyun sergilemedik. ama takımın gol makinesi burak yılmazın kafası başka yerlerde olup, taraftar da "giderse gitsin" havasında olunca kaybettiğimiz puanlar da sürpriz olmadı. yani bu takımın acilen geçen seneki burağa ihtiyacı var. bunun için de takımın başında fatih terim olmalı. ama bakıyorsun takıma, yönetim garip bir havaya kapılmış durumda. "kadromuz yeterli" deyip duruyorlar. şaka mısınız lan? geçen sene drogba-elmander-amrabat-dany-riera-sneijder-mussi-eboue-melo olmak üzere 9 tane yabancın vardı senin ilk 18de. şimdi istersen bunların üstüne 5 tane daha yabancı getir, ilk 18de 6 tane kullanabileceksin. yani senin geçen seneki seviyeyi koruyabilmek adına bu adamlardan en az 2 ya da 3ünün yerine yerli alternatifler alman lazımdı. peki sen kimi aldın? hiç kimseyi. nasıl yeterli lan!

terimle yönetim arasındaki kriz ile ilgili hiç bir bilgim yok. ama şunu kesin olarak biliyorum, geçen sene seni şampiyon yapmış, şampiyonlar liginde de çeyrek final oynatmış bir adamı ertesi sene göndermezsin. aklın varsa bunu yapmazsın. kaldı ki terim öyle bir hoca ki o gittikten sonra elde ettiği tüm başarılara rağmen lucescu gibi bir dahiyi bile "fatih terim futbolu oynatamıyorsun sen" diyerek gönderdi bu takım. sen bir real madrid değilsin, inter değilsin ya da bir porto değilsin. fatih terim gibi bir adamı bulmuşsun, iki senede seni nerelere getirdiği de ortada. o halde kene gibi, sülük gibi yapışacaksın. böylesine başarılı iki yılın ardından vereceksin 3-5 senelik sözleşmeyi. diyeceksin ki "hocam biz yönetici olduğumuz müddetçe futboldan sen sorumlusun. olur da seçilemezsek diğer yöneticinin kararına göre hareket edilir zaten" bak bakalım böyle bir krizin oluyor mu o zaman? fatih hoca duygusal bir insan, ona göre davranacaksın. onun kafası rahat olduğu müddetçe ne burak ile uğraşırsın, ne drogba ne sneijder ne de başkası. o derse ki "sneijderi gönderin" gönderirsin biter. bilirsin ki vardır bir bildiği. şu durumda da bu takımı şampiyon yapmaya en yakın hoca fatih terimdir. çünkü ilk şampiyon olduğumuz sene terim kadroya semih ve engini monte etmese, emreyi kullanmasa zor şampiyon olurdu o takım. elimizdeki kısıtlı imkanlarla büyük bir çöküntünün ardından on numara bir takım ve sistem kurmuştu. yine yapar. ama yerli oyuncu krizinin çözülmesi lazım. terim ile yönetimin anlaşması ve bu krizi çözmesi lazım. taraftarın da "terim gitsin, emre gitsin, burak gitsin, sabri gitsin" modundan sıyrılıp terime güvenmesi ve daha ilk haftalardan havaya girmemesi lazım. bu lafımı yazın kenara, bu sene galatasaray için kritik bir sene. eğer bu seneyi terim ile yolları ayırmadan, takımda da çok büyük kayıplara girmeden (selçuk, burak, muslera gibi) kapatabilirsek, bir de şu uyduruk yabancı kuralını aşabilecek bir çözümü tffye kabul ettirebilirsek (ab vatandaşlığı da olabilir) 4. senesinde terim çok daha güçlü, çok daha iddialı bir takımı mutlaka kuracaktır. ama terim ile yolları ayırırsak işte o zaman zicodan sonraki fenerbahçeden daha kötü bir duruma düşeriz.
© copyright 2005 - 2026