bugün

/889
Türkiyedir.
58. maddenin değiştirilme girişimine karşı gerekirse ligden çekliriz açıklaması yapmış kulüp. sonuna kadar destekliyoruz. gerekirse bütün karşı çıkanlar ligden çekilsin, kalan kör ve sağırlar birbirlerini ağırlasınlar.

http://kralspor.ensonhabe...cekiliyor-2011-12-29.html
bugün TFF nun 26 ocak 2012 şike kongresi ile ilgili yaptığı açıklama da ~http://www.galatasaray.org/kulup/haber/12052.php~ TFF nun neye, nasıl hizmet ettiğini açıkça belirtmiştir. bu kulübün bir parçası olmaktan, haklı gururum bir kere daha perçinlenmiştir.
ligden çekiliriz diye bir açıklama yapmamış kulüp. bir muhabirin ligden çekilir misiniz diye sorduğu soruya gereken neyse onu yaparız demiştir bir yöneticisi.
bir beşiktaş'lı olarak, şike davasının ilk gününden bugüne kadarki süreçte galatasaray kulübü ve camiasının tutumunu ve açıklamalarını beğeniyor ve takdir ediyorum.

ama;

ortamdaki kaostan faydalanıp, geçmişindeki utanç verici lekelere rağmen "türk futbolunun temizliğinin yılmaz savunucusu" rolü oynayama çabasını da bir o kadar tiksindirici buluyorum.
yani söylem doğru , ama söyleyen yanlış.

bu ülke teşvik primini, şikeyi, hükümetlerin altına yatmayı galatasaray'dan öğrenmiştir. her ne kadar son 10 senede aziz yıldırım ile bu ipler fenerbahçe'nin eline geçmiş gibi görünse de, biz sizi unutmadık. temizliğini savunduğunuz türk futbolunun anasını nasıl bellediğinizi unutmadık. o yüzden bu tavır ve açıklamalar ancak o zamanları görmeye yaşı yetmeyen gaasraylı gençlerde beklenen etkiyi yapar, başkasında değil.

(bkz: 30 mayıs 1993 ankaragücü galatasaray maçı/#14099106)
şike sürecinde sürdürdüğü dik başlı tavrı kıskandığım takım.
ah demirören ah...
söylem doğru, söyleyen yanlış?

sinan engin'e söyletmeliydik ya doğrudur. türk futbolunun en temiz yüzlerinden.

işin bugünkü haline baktığın vakit kendi takımlarının ''idare edelim, başımıza iş almayalım'' tavrından hiç utanmayıp da galatasaray'ın pisliğini unutmadık muhabbeti yapan var.

hepiniz papağan gibi aynı lafı anlatıyorsunuz ama boş konuşuyorsunuz. bugünkü vaziyete hiçbir yararı olmaz.

galatasaray şike yaptı diye gelişigüzel bir konuşma ortamı var. gerçekten yapmıştır belki, ama bu tonda anlatılan konu ciddiyetin çok uzağında. bu kadar basitse beşiktaş da şike yapmıştır derim ben de o zaman. bir senaryo yaratır, kanıtlamaya gerek bile duymam.

hayat ne güzel.

zaladmış, tofaşmış, falanmış, filanmış. inandığın masallar tadında...

biz de 100.yıl şampiyonluğunuzun nasıl alındığını unutmadık. hadi buyur gel temizle. bok atmak kolay nasıl olsa.

beşiktaşlıların da kendine bu olaydan gidip bu payı çıkartması da çok efsane olmuş. aylak bakkal rolü üstlenmişler kendilerince.

aylak bakkal olacaklarına şike karşısında yavuz hırsızı oynasalar bu ülkede bir daha kimsenin şike yapmaya götü yemezdi.

ama bu karaktersizliğin bedelini türk futbolu yıllar boyu ödeyecektir.

helal olsun galatasaray, bana sadece kupa gururu yaşatmadığın için.

helal olsun ki sana, ''o adı konulamayan büyüklüğe'' aslında kimin sahip olduğunu herkese gösterdiğin için.
efendim bu kadar sert çıkışları olmasının tek nedeni borç batağında olup şampiyonlar ligine gidememe ve iflas etme korkusuymuş. fenerbahçe düşerse şampiyonlar ligine gitmesi garanti olacağı için istiyormuş bunu.

en büyük hedefi galatasaray' ı yenmek olan küçük heyecanlarla mutlu olmayı bilen fenev taraftarının yanıldığı konu galatasaray' ı da kendileri gibi küçük düşünen bir kulüp zannetmeleridir. böyle ufak hesaplarımız olmaz bizim. biz avrupa takımıyız. bu ligde şampiyonlar ligine en çok giden takımdır galatasaray ve o sezonların hepsinde de fenerbahçe ligdeydi. hedefler kulvarlar farklı, o yüzden biz fenevin rakibi dğeiliz, onlar da bize rakip olamaz.

derdimiz o dğeil yani. derdimiz küçük düşünen, anlık heyecanlar peşinde koşan insanların sahip olamayacağı bir vizyonun sonucu gördüğümüz şeydir. derdimiz gündemdeki kararların alınması halinde şikeye alenen izin verilmesidir. şike yapan takıma caydırıcı ceza verilmezse bugün fenev yapar, yarın da fenev yapar, öbür gün de fenev yapar ama an gelir galatasaray da beşiktaş da zaten bir bok olduğu yok mantığıyla deneyebilir bu pis işi.
Galatasaray aşkı tektir paylaşılamaz.
şikeye karşı dimdik durduğu için eleştirilmesi garip değil mi?

1 ay sonra belki de türk futbolunda yaşanan kaosun nedeni galatasaray olacak. neden? şikeye karşı çıktığı için. halbuki şike marka değerimizi yükselten, seyir zevkini arttıran bi şey. yapsınlar, kimse de düşmesin. ohhh.

diyelim ki küme düşme de kaldırıldı. fenerbahçe and co. kurtuldu. puan silinecek. e bu durumda fenerbahçe yine küme düşme tehlikesiyle karşı karşıya kalırsa ne olacak? sezon başından beri fenerbahçe için önlemler alınıyor ama bence burası unutulmuş gibi. şöyle olsa mesela iş sağlama alınabilir: fenerbahçe bi takımı yenerse 6 puan , berabere kalırsa fenere 5 rakibe 1 puan, yenilirse aykut ağlamasın diye 3 puan uygulamasına geçilebilir. amını yiyim bi sezonluk bi şey olmaz.

tüm absürdlükleri bu sene deniyoruz ya bari amına koyum ofsaytı da kaldıralım bir sezonluğuna bakalım noluyo lan? sonra geri sisteme geçeriz. kalede iki kaleci olsun mesela, kaleleri büyütelim, olmadı kaldıralım taş koyalım, plastik topla oynayalım. ne olacak ki la bi sezonluk.
hala birilerinin ankaragücü maçı ile suçladığı takım.
lan o sezon ankaragücüne beşiktas 10 galatasaray ise 11 gol atmıştı.
galatasaray o maçı 1-0 yense dahi şampiyon oluyordu.
daha neyin hesabını yapıyorsunuz arkadaşım siz?
Türk futbolunun avrupa kapılarının açılmasında önemli bir aktor olan ve türkiye ve avrupada yapılması güç olan başarılar elde etmiş, her haliyle türk futbolunun isminin duyulmasında en önemli aktör olan bir takımımız dır inanıyorum ki gelecek zamanda da bu tür başarıları tekrarlayacaktır cunki bu takım türkiyede ruhuyla oynayan tek takımdır... Başarılar Galatasaray..
taraftarlarının uludağın zirvelerinde dolayaşan takım.
fenerbahçe'nin düşmesi için bildiri üstüne bildiri yayınlayan basit kulüp.korkunun ecele faydası yok cincon kadıköy'e geleceksin.
şu anda türkiye'De önü en açık olan ve en onurlu kulüplerden biri.
türkiye'ye teşvik primini öğretmekle suçlanan kulüp. öğrencileri yeteneksizmiş zaar, baksana herşeyi yüzlerine gözlerine bulaştırdılar, gerçekten hayal kırıklığı.
son olaylarla tekrar tekrar gurur duyduğum yüce kulüptür. gerçekleri savunan, onuruyla devam eden, ismi duyulduğunda saygı duyulan türkiyede tek kulüptür.
tff'ye verdiği ayarın ne kadar yerinde olduğunu pfdk'ya sevk edilerek almıştır.
(bkz: biz göte göt deriz)
basketbol takımının en az 3 transfer yapması gereken takımım.

bir yüksek yüzdeli atan skorer oyuncu.

iki pota altına oyunun iki yönünü de oynayan uzun.

üç mevkisi farketmez ama sırf kadro derinliğini ve kalitesini arttırmak için euroleague tecrübesi olan bir transfer.

bu üç transferde öyle emekli olmuş, türkiye'ye yatmaya gelen adamlar olmamalı.

*

ayrıca...

lakoviç süper kariyer, büyük isim ama bizde sayı atmıyor. songaila ve andriç bu takımın kalitesine uygun değil.

shumpert çok ağır. o da efes'deki gibi hücumda yüksek yüzdeli oynamıyor.

yabancılardan bir tek gordon ve ship bu takımın kalitesine uygun. lakoviç de ayrıca bu iki isimin yanına yazılabilir.

hücumda takım olarak daha skorer olmalıyız. artık andriç-tutku ikili oyunlarını kimse yemiyor.

*

dediğim gibi...

basketbol takımımıza en az 3 transfer şart.

euroleague'de son 16'ya kaldı. görevini yaptı. düşüncesi herşeyden önce galatasaray'a yakışmıyor.

futbol takımı bu kadar pozitifken, basketbol takımında bir karamsarlık kendini göstermeye başladı.

ünal başkan önderliğinde yönetim birşeyler yapmalı.

bir an önce kendimize gelmeliyiz!
tff ve kulüpler birligine gereken ayari vermistir. helal olsun. bizim baskanda* kendi kulübünü yönetmekten ziyade, fenerbahce'yi nasil kurtaririm derdiyle ugrassin.

yine yeni yeniden: (bkz: #12945278)
uefa kupasını almış tek takımımızdır ayrıca uefa kupasını aldığı sezon, uefa da oynadığı hiç bir maçı kaybetmemiştir.
2 OCAK 2012

yıllardır peşinden çocuksu bir heyecanla koştuğumuz futbol topunun masumiyetini yitirerek kirlendiğini üzülerek kabul etmek zorundayız. gönül verdikleri renkler ne olursa olsun, pek çok sporseverin de bu hayal kırıklığını paylaştığına eminiz.

futbolda organizasyon deyince 3-5-2 / 4-3-3 gibi saha içi dizilişleri hatırlayan sıradan insanların; futbol üzerinden haksız menfaat elde etmek için şike, teşvik primi, tehdit, baskı gibi sporun ruhuna tamamen aykırı araçları defalarca kullanmış organize suç şebekelerini ve çeteci zihniyeti hâlâ savunanları anlayış ve olgunlukla karşılaması da beklenmemelidir.

yemyeşil bir sahada, tertemiz bir topun yuvarlanması sonucu futbolun adaletinin 90 dakikaya sığdığına inananlar, savcılık makamının iddianamesini hazırladığı süreçte hiç olmazsa futbolu yönetme iddiasında olanlardan soğukkanlı ve adil bir çözüm beklediler.

görünen o ki, gölgede kalmış ilişkilerden, kirli ezberlerden, kökleşmiş önyargılardan kurtulamayanların böyle bir niyeti hiç olmamış.

özellikle galatasaray spor kulübü’nün fair play ve spor hukuku dersi niteliği taşıyan onca sağduyulu açıklama ve uyarısına rağmen, varlık nedenini unutmuş görünen türkiye futbol federasyonu yönetim kurulu’nun sorumluluktan kaçarak, ülke futbolunu bu hale getiren “olağan şüphelilere” suçun tanımını ve cezai karşılığını soracak olması da nesiller boyu anlatılacak son kara mizah olarak örneği olarak hafızalara yerleşmiştir.

dillerinden düşürmedikleri endüstriyel futbol teranesiyle maddi çıkarlarının zedelenmesi riskini öne sürerek futbol topunu kirletmekten çekinmeyenler bilmeli ki, maç bileti-kombine kart-lisanslı ürün-şifreli yayın için dekoder satın alarak futbol ekonomisini yaratan ve büyütenlerle, kolayca kandırabileceklerini zannettikleri futbolseverler aynı insanlardır.

sesiyle, nefesiyle, alın teriyle, emeğiyle, helal kazancıyla gönül verdiği kulüpleri destekleyen ve ayakta tutan taraftarlardır, aptal yerine konmak istenen insanlar!

biz insanları heyecanlandıran ve mutlu eden basit bir oyuna, bunca pisliği bulaştırmış olanlardan hesap sorulmama ihtimalini, birilerinin kulağının üzerine yatarak üç maymunu oynamasını kabul edemeyiz.

ve buradan, futbolun tüm aktörlerine bir kez daha sesleniyoruz;

hukukun üstünlüğüne mazeret bulmayın, minareyi çalanlara kılıf aramayın. futbol oyununu koruyun. çıkar hesapları içinde bir gün öyle, bir gün böyle konuşarak artık kendinizi küçük düşürmeyin. futbolu temizleyin ama önce siz temizlenin.

bunu yapamıyorsanız, niyetiniz ve cesaretiniz yoksa, biz de yokuz! bunu yapamazsanız, işte o zaman dilinizden düşürmediğiniz “marka değeri”nin nasıl yerle bir olduğunu göreceksiniz… ne kadar üflerseniz üfleyin, için için yanan bu ateşin sönmeyeceğini ve önlem alınmazsa elinizdeki pis kokan küllerin para etmeyeceğini de göreceksiniz.

avrupa’ya hatta dünyaya meydan okuyan futbol takımları hayal eden bizlerin, uefa ve fifa tarafından “şikeci ülke” olarak damgalanması ve uluslararası rekabetten yıllarca dışlanması an meselesi olan türkiye’nin içinde bulunduğu berbat açmaza duyarsız kalması beklenemez. güzel ve yalnız ülkemize, en azından uluslararası spor arenasında hakkıyla sahip çıkması gereken herkesi de göreve çağırıyoruz.

büyük galatasaraylı tevfik fikret’in “hak bildiğin yolda, yalnız da olsan yürüyeceksin” sözünü hiç aklımızdan çıkarmadan, yalnız çıktığımız bu yolda bizlerle birlikte yürüyeceğinize inanıyoruz.

fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür galatasaray taraftarları
107 yıllık tarihinde, en çok fenerbahçe'ye yenilen takım.
vasat anadolu takımlarından birisi.
bir spor kulubünden çok bir futbol kulubü havası veren kulüp. bayan basketbol takımı da olmasa diğer branşlarda adın sanı duyulmayacaktı. erkek basketbol takımı daha yeni yükselişe geçti. voleybol desen zaten iptal.
© copyright 2005 - 2026