bugün
- yazar fake mi diye arkadaşlarına mesaj atmak30
- fransada büyük iç savaş çıkarsa olacaklar7
- bir bela geliyor9
- fransa6
- denize düşsen nervio'ya mı sarılırsın bik bik'e mi8
- sözlük yazarlarının seksi kombinleri17
- izmir'in mis gibi kokması10
- eski sevgilisine dönenlerden tavsiyeler9
- fall 23
- dudak dolgusu yaptıran kadınların ördeğe dönüşmesi10
- alfa romeo3
- müslüman ülkelerde ahlaksızlık neden yaygın5
- aslan burcu erkeği aslan burcu kadını ilişkisi6
- özelden alet fotosu atan erkek yazar7
- salat namaz değildir12
- yüksek enflasyon3
- eski sevgiliye dönmek mantıklı mı sorunsalı4
- kaslı erkeklerin çükü kısa olur4
- arkadaşlar çüş6
- tombik döner dünyanın en iyi sandviçi5
- meksika açmazı macerası15
- sabahları sevilen şeyler7
- okul saldırısı7
- the odyssey2
- cemil tugay7
- bir gün herkes ak partili olacak14
- enayimiknatisi9
- izmir in fethi3
- bu durumda ne yapardınız9
- kuran allah kelamı olarak ezeli mi5
- izmire ilk hizmetin 30 sene sonra ulaşması9
- anın görüntüsü31
- tekrar izlenebilecek diziler4
- mezut barzani nin yahudi olması18
- fon vurgunu akpli seçmene nasıl anlatılıyor5
- izmir lağım gibi kokuyor diyen muhalif3
- iltica ve mel'in birlikte sunduğu radyo programı14
- iş yerinde sadece işle meşgul olup defolup gitmek6
- iranlı kızlar4
- yok çok sevişmenin hiç zararı yok11
- arkadaşlar aranızda zengin varsa bana yazsın3
- beni parayla değil ama kadınla kandırabilirsiniz2
- ebgh'a hakaret edenler3
- televole kültürünün dilimize kazandırdığı terimler9
- 40 yaşında bekar erkek5
- çocuğa israil diye isim koymak17
- silkmeye çalışan erkek ilgisi3
- game of thrones taki kerhaneci24
- çağatay güç2
- ak parti'nin cemil tugay paylaşımı17
hep teyzelerle sorunu var, daha bir teyzeyle oturup konuştuğunu görmedim genelde muhabbetlere;
-teyzeee sen napıyon burda?
diye bodoslama girmesinde kaynaklı teyzelerde onu sevmezler.
-teyzeee sen napıyon burda?
diye bodoslama girmesinde kaynaklı teyzelerde onu sevmezler.
ilk defa kamera karşısına geçmesine rağmen, üstelik bu kadar ciddi bir projede, inanılmaz doğal olabilen enfes bir adam. sadece güzel ve yakışıklı olduğu için üzerlerine dizi yazılan beren saat gibi tiplere inat, bir başka seviyorum. iyi ki tanımışım seni mevzusu. zaten ankara'nın oyunculuk mevzusu üzerinde, istanbul gibi yoz olmayan prensipleri var gibi hep. seviyoruz merkez !
four four two dergisinde bu ay yayınlanan röportajını okurken gözlerimden yaş geldi. bildiğin holigan ya la bu adam.
topun kaleye gittiği yolda her şey mubah!
'behzat ç.' dizisinin başrol oyuncusu erdal beşikçioğlu, komiser harun'u canlandıran fatih artman, yapımcı tarkan karlıdağ ve yönetmen serdar akar, fourfourtwo dergisinin haziran sayısında futbol 'maceralarını' anlattı.
behzat ç.' erdal beşikçioğlu ve 'komiser harun' fatih artman, birer futbol delisi çıktı! meğer beşikçioğlu, i̇lhan cavcav'ın yeğeni; artman, eski holiganmış! fourfourtwo dergisi haziran sayısı için dizinin iki oyuncusu, yapımcısı ve yönetmeniyle konuştu. biz de behzat ç. ve komiser harun'la yapılan söyleşinin bir bölümünü buraya aktardık.
- futbolu hangi takımı ve kimleri izleyerek sevdiniz?
erdal beşikçioğlu: babam fenerbahçeli olduğu için ilkokul ve ortaokulda cemil turan izleyerek futbolu öğrendim. rummenigge vardı benim çocukluğumda. onun ismini bağıra bağıra koşardık. yaşım ilerledikçe ve ankara'da yaşadıkça şehrin takımlarıyla ilgilenmeye başladım. kırmızı-siyahın uyumunu ve ismini sevdiğim için gençlerbirliği'ni destekledim. sarı-laciverdin imgelem dünyasında bir karşılığı yok, bir şeyi andırmıyor. ölümüne gençler yani! bir kere gençlerbirliği'nin geçmişi yeter... adamlar takım arkadaşlarına bozulup yeni bir takım kuruyorlar. 16 yaşında çocuklar yapıyor bunu. şimdi aynı şey yapılmak istense zor tabii...
fatih artman: ben uche'ydim!
e.b: nasıl kırılmıştı adamın bacağı ya!
- sizin gençlerbirliği altyapısında oynamışlığınız var...
f.a: evet, çok uzun süreli olmasa da gençlerbirliği altyapısında oynadım. esasında koyu bir fenerbahçeliyim.
e.b: tamam, oğlum sana o sorulmadı ki! nerede oynardın, ne yapardın?
f.a: kaleciydim. 9-10 yaşlarımdaydım. bir transfer durumum bile vardı. futbola devam edemedim ama yine oyuncuyum işte.
ben alex ç. olurdum!
- behzat ç. ekibinden bir takım çıkartmanız gerekse kim nerede olurdu?
e.b: ben orta sahada, alex ç.'nin yerinde olurdum. fatih defansta olurdu, top geçer adam geçmez. 'akbaba' sağda solda uçar giderdi zayıf olduğu için.
- halı sahada da olsa futbol oynuyor musunuz?
e.b: oynamayı çok istiyoruz ama kendimizi çok kaptırdığımız için biraz tehlikeli oluyor. top oynamaya başladığımızda bizi bir hırs bürüyor. bir maç için bizim sete bir hafta tatil lazım. bizim takımı gazlamaya da gerek kalmaz. şartlar ne olursa olsun o topun o kaleye girmesi gerek ve topun kaleye gittiği yolda her şey mubah! bu biraz tehlikeli.
- dünyanın her yerinde başkent takımlarının başarıları malum... ankara takımlarının bugüne kadar şampiyonluk yaşayamamış olmasının sebebi sizce ne?
e.b: neden öyle diyorsun yahu! ligin büyük kısmında uefa şampiyonu galatasaray'ın üzerindeydik. bazen bazı takımın kilit oyuncuları sezon içinde sorun yaşayabilir. bu sezon gençlerbirliği'nin yaşadığı da böyle bir şeydi. orhan şam'ın doping olayını hatırladıkça sinirleniyorum. o olaydan sonra takımın moralini düzeltemezsiniz. o hata yapıldı, olay koca bir camiaya mal edildi ve sonrasında kimse çıkıp özür dilemedi. önümüzdeki sezon her şeyin daha iyi olacağına canı gönülden inanıyorum.
- dizide argo konuştuğunuz için sık sık uyarı alıyorsunuz. sahada nasıl olurdunuz?
e.b: maç bitmezdi herhalde. ceza alırdık, cezamız bitince yine ceza alırdık.
seti̇ birakip maça gi̇tti̇k
- ankara'da fırsat buldukça maçlara kaçar mısınız?
e.b: gençlerbirliği-fenerbahçe maçında 'ne yaparsanız yapın, biz gidiyoruz' dedik ve seti bırakıp maça gittik. i̇ki saatlik zorunlu bir yemek arası verdiler. o maç için değerdi. hiç pişman olmadık.
f.a: ben de çok yalvarmıştım 'abi gidelim' diye. bence de değdi. fener dört tane attı gençler'e.
e.b: ha haa! ha haa! i̇lk yarıda gördük sizi beyefendi.
f.a: 10 sene sonra o skor öyle yazmayacak mı?
e.b: i̇lk yarıda senin yüzünün halini gördüm ya bana yeter.
f.a: i̇kinci yarı ben de senin. neyse ben yine holiganlık yapmaya başlamayayım. i̇tiraf ediyorum bir keresinde gençlerbirliği fenerbahçe'yi 3-0 yenmişti. o maçı statta izlemiştim. benim için acı bir deneyimdi. o zaman mağlubiyetleri bu kadar kolay atlatamıyordum.
- emrah serbes kitabında behzat ç. karakterinin amatör kümede futbol oynadığını ve teknik direktörlük yaptığını yazmıştı. i̇lerleyen bölümlerde bunları izleyebilecek miyiz?
e.b: ben bunun olmasını çok çok isterim. yeşil sahalara dönmeyi çok istiyorum, bildiğin gibi değil.
- futbolla ilgili en unutulmaz hikayeniz hangisi?
f.a: ben eskiden holigandım. fenerbahçe kafilesi ne zaman ankara'ya gelse ben yanlarındaydım. bir defasında alex'le birlikte sürmanşet olmuştum.
e.b: nasıl la?
f.a: ben kolumu onun omzuna atıp kendime doğru çekmişim. bağırıyorum, ağzım açık. 'bu ne sevgi ah!' yazıyordu gazetede.
e.b: el ense çektin yani alex'e!
f.a: çektim. sonra üç gol attı.
- amcanız i̇lhan cavcav'la futbol konuşma fırsatınız oluyor mu?
e.b: arada bir maçları birlikte izliyoruz, sohbet ediyoruz. i̇kimizin de vakti her zaman çok dar. sezon açılmadan önce yine yakalarız birbirimizi. sürekli gençlerle takıldığı için kendisi de genç kalıyor. onunla futbol konuşmaya bayılıyorum. türkiye'de futbolu en iyi bilen adamlardan biridir.
- dizide gençlerbirliği'nin geçtiği kısımlarda ayrıca eğleniyorsunuzdur herhalde...
e.b: kesinlikle. alkaralarla biz çok eğleniyoruz. çekime genellikle taraftar geliyor. zaten onlarla birbirimizi tanıyoruz ve ortam çok sıcak oluyor. hikaye kendiliğinden akıyor. bir gün alkaralarla yine çekim yapıyoruz. bu sefer ankara 19 mayıs stadyumu'nda. stada girerken 'taraftar sizi bekliyor' demişlerdi ben de kafamda canlandırmaya çalışmıştım ama o kadarını değil! stada bir girdik, herkes tezahürat yapmaya başladı. 'behzat ç.', 'ankara polisiyesi' diye stat inliyordu. bizim ekip sahadaydı. sahadan tribünleri öyle izlemek rüya gibi bir şeydi. ses ne güzel geliyormuş sahaya! o sesi duyup da oynamamak nasıl bir şey aklım almıyor. 10 saniyede koştuğunuz mesafe o gazla üç saniyeye düşer.
f.a: oynamayan da var işte abi. 'kartal gol gol gol!' diye i̇nönü inlerken anelka gol atardı mesela çat diye!
e.b: fenerbahçe'ye bağlamasan olmaz değil mi!
- dizide yaptığınız gibi gazeteleri hep tersten mi okursunuz?
e.b: gazetenin ilk sayfasına bakıp direkt arkasını çeviririz. kendi aramızda akşama kadar konuşup, akşam da özetleri izleriz. vaktimiz olsa da bütün maçları ve yorumları izleyebilsek. bank asya 1. lig'i izlemeyi de çok seviyorum. çok beğeniyorum. göztepe'nin süper lig'e çıkmasını heyecanla bekliyorum.
f.a: ben chelsea hastasıyım. bir de bank asya'yı galatasaray düşerse ne olur diye takip ediyorum.
kardeşimsin.
topun kaleye gittiği yolda her şey mubah!
'behzat ç.' dizisinin başrol oyuncusu erdal beşikçioğlu, komiser harun'u canlandıran fatih artman, yapımcı tarkan karlıdağ ve yönetmen serdar akar, fourfourtwo dergisinin haziran sayısında futbol 'maceralarını' anlattı.
behzat ç.' erdal beşikçioğlu ve 'komiser harun' fatih artman, birer futbol delisi çıktı! meğer beşikçioğlu, i̇lhan cavcav'ın yeğeni; artman, eski holiganmış! fourfourtwo dergisi haziran sayısı için dizinin iki oyuncusu, yapımcısı ve yönetmeniyle konuştu. biz de behzat ç. ve komiser harun'la yapılan söyleşinin bir bölümünü buraya aktardık.
- futbolu hangi takımı ve kimleri izleyerek sevdiniz?
erdal beşikçioğlu: babam fenerbahçeli olduğu için ilkokul ve ortaokulda cemil turan izleyerek futbolu öğrendim. rummenigge vardı benim çocukluğumda. onun ismini bağıra bağıra koşardık. yaşım ilerledikçe ve ankara'da yaşadıkça şehrin takımlarıyla ilgilenmeye başladım. kırmızı-siyahın uyumunu ve ismini sevdiğim için gençlerbirliği'ni destekledim. sarı-laciverdin imgelem dünyasında bir karşılığı yok, bir şeyi andırmıyor. ölümüne gençler yani! bir kere gençlerbirliği'nin geçmişi yeter... adamlar takım arkadaşlarına bozulup yeni bir takım kuruyorlar. 16 yaşında çocuklar yapıyor bunu. şimdi aynı şey yapılmak istense zor tabii...
fatih artman: ben uche'ydim!
e.b: nasıl kırılmıştı adamın bacağı ya!
- sizin gençlerbirliği altyapısında oynamışlığınız var...
f.a: evet, çok uzun süreli olmasa da gençlerbirliği altyapısında oynadım. esasında koyu bir fenerbahçeliyim.
e.b: tamam, oğlum sana o sorulmadı ki! nerede oynardın, ne yapardın?
f.a: kaleciydim. 9-10 yaşlarımdaydım. bir transfer durumum bile vardı. futbola devam edemedim ama yine oyuncuyum işte.
ben alex ç. olurdum!
- behzat ç. ekibinden bir takım çıkartmanız gerekse kim nerede olurdu?
e.b: ben orta sahada, alex ç.'nin yerinde olurdum. fatih defansta olurdu, top geçer adam geçmez. 'akbaba' sağda solda uçar giderdi zayıf olduğu için.
- halı sahada da olsa futbol oynuyor musunuz?
e.b: oynamayı çok istiyoruz ama kendimizi çok kaptırdığımız için biraz tehlikeli oluyor. top oynamaya başladığımızda bizi bir hırs bürüyor. bir maç için bizim sete bir hafta tatil lazım. bizim takımı gazlamaya da gerek kalmaz. şartlar ne olursa olsun o topun o kaleye girmesi gerek ve topun kaleye gittiği yolda her şey mubah! bu biraz tehlikeli.
- dünyanın her yerinde başkent takımlarının başarıları malum... ankara takımlarının bugüne kadar şampiyonluk yaşayamamış olmasının sebebi sizce ne?
e.b: neden öyle diyorsun yahu! ligin büyük kısmında uefa şampiyonu galatasaray'ın üzerindeydik. bazen bazı takımın kilit oyuncuları sezon içinde sorun yaşayabilir. bu sezon gençlerbirliği'nin yaşadığı da böyle bir şeydi. orhan şam'ın doping olayını hatırladıkça sinirleniyorum. o olaydan sonra takımın moralini düzeltemezsiniz. o hata yapıldı, olay koca bir camiaya mal edildi ve sonrasında kimse çıkıp özür dilemedi. önümüzdeki sezon her şeyin daha iyi olacağına canı gönülden inanıyorum.
- dizide argo konuştuğunuz için sık sık uyarı alıyorsunuz. sahada nasıl olurdunuz?
e.b: maç bitmezdi herhalde. ceza alırdık, cezamız bitince yine ceza alırdık.
seti̇ birakip maça gi̇tti̇k
- ankara'da fırsat buldukça maçlara kaçar mısınız?
e.b: gençlerbirliği-fenerbahçe maçında 'ne yaparsanız yapın, biz gidiyoruz' dedik ve seti bırakıp maça gittik. i̇ki saatlik zorunlu bir yemek arası verdiler. o maç için değerdi. hiç pişman olmadık.
f.a: ben de çok yalvarmıştım 'abi gidelim' diye. bence de değdi. fener dört tane attı gençler'e.
e.b: ha haa! ha haa! i̇lk yarıda gördük sizi beyefendi.
f.a: 10 sene sonra o skor öyle yazmayacak mı?
e.b: i̇lk yarıda senin yüzünün halini gördüm ya bana yeter.
f.a: i̇kinci yarı ben de senin. neyse ben yine holiganlık yapmaya başlamayayım. i̇tiraf ediyorum bir keresinde gençlerbirliği fenerbahçe'yi 3-0 yenmişti. o maçı statta izlemiştim. benim için acı bir deneyimdi. o zaman mağlubiyetleri bu kadar kolay atlatamıyordum.
- emrah serbes kitabında behzat ç. karakterinin amatör kümede futbol oynadığını ve teknik direktörlük yaptığını yazmıştı. i̇lerleyen bölümlerde bunları izleyebilecek miyiz?
e.b: ben bunun olmasını çok çok isterim. yeşil sahalara dönmeyi çok istiyorum, bildiğin gibi değil.
- futbolla ilgili en unutulmaz hikayeniz hangisi?
f.a: ben eskiden holigandım. fenerbahçe kafilesi ne zaman ankara'ya gelse ben yanlarındaydım. bir defasında alex'le birlikte sürmanşet olmuştum.
e.b: nasıl la?
f.a: ben kolumu onun omzuna atıp kendime doğru çekmişim. bağırıyorum, ağzım açık. 'bu ne sevgi ah!' yazıyordu gazetede.
e.b: el ense çektin yani alex'e!
f.a: çektim. sonra üç gol attı.
- amcanız i̇lhan cavcav'la futbol konuşma fırsatınız oluyor mu?
e.b: arada bir maçları birlikte izliyoruz, sohbet ediyoruz. i̇kimizin de vakti her zaman çok dar. sezon açılmadan önce yine yakalarız birbirimizi. sürekli gençlerle takıldığı için kendisi de genç kalıyor. onunla futbol konuşmaya bayılıyorum. türkiye'de futbolu en iyi bilen adamlardan biridir.
- dizide gençlerbirliği'nin geçtiği kısımlarda ayrıca eğleniyorsunuzdur herhalde...
e.b: kesinlikle. alkaralarla biz çok eğleniyoruz. çekime genellikle taraftar geliyor. zaten onlarla birbirimizi tanıyoruz ve ortam çok sıcak oluyor. hikaye kendiliğinden akıyor. bir gün alkaralarla yine çekim yapıyoruz. bu sefer ankara 19 mayıs stadyumu'nda. stada girerken 'taraftar sizi bekliyor' demişlerdi ben de kafamda canlandırmaya çalışmıştım ama o kadarını değil! stada bir girdik, herkes tezahürat yapmaya başladı. 'behzat ç.', 'ankara polisiyesi' diye stat inliyordu. bizim ekip sahadaydı. sahadan tribünleri öyle izlemek rüya gibi bir şeydi. ses ne güzel geliyormuş sahaya! o sesi duyup da oynamamak nasıl bir şey aklım almıyor. 10 saniyede koştuğunuz mesafe o gazla üç saniyeye düşer.
f.a: oynamayan da var işte abi. 'kartal gol gol gol!' diye i̇nönü inlerken anelka gol atardı mesela çat diye!
e.b: fenerbahçe'ye bağlamasan olmaz değil mi!
- dizide yaptığınız gibi gazeteleri hep tersten mi okursunuz?
e.b: gazetenin ilk sayfasına bakıp direkt arkasını çeviririz. kendi aramızda akşama kadar konuşup, akşam da özetleri izleriz. vaktimiz olsa da bütün maçları ve yorumları izleyebilsek. bank asya 1. lig'i izlemeyi de çok seviyorum. çok beğeniyorum. göztepe'nin süper lig'e çıkmasını heyecanla bekliyorum.
f.a: ben chelsea hastasıyım. bir de bank asya'yı galatasaray düşerse ne olur diye takip ediyorum.
kardeşimsin.
henüz meşhur bir zad değilken ankaralı gençfenerbahçelilerle takım karşılamıştır.
http://www.facebook.com/p...87&type=1&theater
http://www.facebook.com/p...87&type=1&theater
behzat ç. dizisinde her bölüm doğallığıyla bizi etkilemeyi başaran tam bir angara bebesi.
1988 doğumlu olduğuna inanmakta zorluk çektiğim oyuncu. 10 yaşında falan dünyaya geldi herhalde.
doktorun yanına giderler araştırma biter...
harun-iyi tamam sen ordan bana bi vitamin yaz.
doktor- vitamin reçeteyle alınmaz git eczaneye al
harun-iyi öksürük şurubu yaz o zaman
harun-iyi tamam sen ordan bana bi vitamin yaz.
doktor- vitamin reçeteyle alınmaz git eczaneye al
harun-iyi öksürük şurubu yaz o zaman
kredi kartı şifresi 1910 ankaragücünün kuruluş tarihi olan behzat ç. nin fenoman karakteri harun. kendimizi anımsatmıştır 1903 bakımından.
hakan hatipoğlu 'nun düğün fotoğraflarında tanıyamadığım oyuncu. harbi o mavi ceketli fatih dimi lan? * televizyon daha da şişman gösteriyormuş zaar, doğruymuş.
görsel
görsel
adam tam rolünün adamı . gerçekte neyse orada da o , yada gerçekten iyi bir oyuncu hakkını veriyor pıtı .
"100 kilo dan fazla 500 kilo dan az ım" demesi ile gönüllerde bir kez daha samimiyeti ve muhabbetiyle taht kurmuş, behzat Ç dizisinin yaramaz komseri
doğal oyunculuğuyla gelecek vadeden 88li kişi. dizinin başından bu yana çok kilo almıştır, normal hayatta yemekle pek arası yoktur.
Behzat ç dizisinde komser Harun rolünü oynamaktadır. Ayrıca fenerbahçeli ve 1988 doğumludur.
behzat ç. dizisinin tartışmasız en sempatik oyuncusu, ilk bakışta anlayabildiğiniz bir ankaralılık var adamda, seviyoruz kısacası.
acayip kilo vermiş adam.*
anlattığına göre diyetisyen eşliğinde 25 kilo vermiş ve gayet hoş olmuştur. artık kendisini alıcı gözle izlerim herhalde. *
http://video.milliyet.com...anamadi-Q0l5H2v0r0fP.html
edit: şu fotoğrafına da dibim düştü ayrıca. * fatih, gel beni bul ya la.
görsel
http://video.milliyet.com...anamadi-Q0l5H2v0r0fP.html
edit: şu fotoğrafına da dibim düştü ayrıca. * fatih, gel beni bul ya la.
görsel
verdiği kilolarla "aaasssiktir" çektirmiş oyuncu.
An itibarı ile CNN Turk'te Mesut Yar'ın diğer 'ekip arkadaşları' ile birlikte konuğu.
Amma velakin çok kilo verince o şirin, insanın içinde yanaklarını sıkma isteği uyandıran afacan evimizin küçük erkek kardeşi hali ortadan kalkmıştır.Kanaatim kilolu hali dh bi güzeldi.
Amma velakin çok kilo verince o şirin, insanın içinde yanaklarını sıkma isteği uyandıran afacan evimizin küçük erkek kardeşi hali ortadan kalkmıştır.Kanaatim kilolu hali dh bi güzeldi.
kilo vermiş halini şu anda gördüğüm oyuncu. iyi olmuş hoş olmuş da bu görüntüsü her daim aç olan harun'a pek uymayacak gibi.
35 yaşında çoluklu çocuklu adam görünümünden kurtulup 23 yaşındaki genç adam oluvermiştir. kendisini tebrik ediyorum. hem kilo verdiği için hemde üstün oyunculuğu için.
kilo vermek üzerine kitap yazsa yok satar hacı. adamın yarısı yok bildiğin.
beyaz şovda da dediği gibi şule kadarını vermiş adam..çog iyi olmuş ya laa..*
behzat c de o "surekli atistiran, kilolu ama sevimli adam" tiplemesini kaybetse de kilo vermis haliyle on numara olmus oyuncu.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar