1. 1.
    29 Eylül 2008 günü yürüyüş dergisi dağıtırken, polise mukavet suçundan gözaltına alınıp, karakoldaki gözaltı sürecinde hastaneye kaldırılan *, tutuklandıktan sonra da metris cezaevinde hayatını kaybeden devrimci.

    http://www.bianet.org/bia...er-metris-cezaevinde-oldu

    kesin karakolda ve cezaevinde kafasını duvara vurmuştur.
    kesin kendi kendine elektrik vermiş, kaba dayak atmıştır.
    şükürler olsun ki, battaniyeden yaptığı iple kendini asmamıştır.

    ülkemde işkence yoktur. bana polisler, gardiyanlar işkence yapıyor dedirtemezsiniz.
    29 -8 ... kahvedovucusununhinkdeyicisi
  2. 2.
    "DERGi SATIŞINDAN HAPiSHANEYE VE ORADAN DA HASTANEDE KOMAYA;
    ENGiN CEBER

    Engin Ceber, bağımsızlık ve demokrasi mücadelesinde içimizden biriydi.
    Halkının özgürlüğüne, vatanın bağımsızlığına inanmıştı. Kendisi için
    bir şey istemedi. istedi ki halkımız gerçekleri bilsin, görsün,
    duysun. Bunun için arkadaşları ile birlikte YÜRÜYÜŞ satışına çıktı.
    Kendisini ölüme götürecek "büyük suçu" işlemeye de buradan başladı.
    Sattığı dergi yasal bir dergi idi. Ama bu yeterli değildi. Ülkemizde
    bir de yasalarda yazılı olmayan yasa hükümleri vardı. Ve bu hükümler
    Engin için ölüm fermanı vermişti. Önleri polis tarafından kesildi.
    Dergi satışından herhangi bir suçlama getiremeyen polis bu sefer
    kendileri hakkında "polise mukavemet"ten dosya hazırladı. Bu savcı
    için yeterli idi. Savcının istemi ve hâkimin kararı ile tutuklandılar.
    Metris T Tipi Hapishanesi'ne götürüldüler. Tek kişilik hücrelerde
    arkadaşlarından yalıtıldı. Kendilerine "infaz koruma memuru"
    denilmesinden pek hoşlanan gardiyanlar sabah-akşam sayımlara geldiler.
    Her sayımda karşılarında ayakta ve "hazır ol"da durmalarını istediler.
    Niçin tek kişilik hücrede ayakta ve hazır olda dursun? Bunun mantıklı
    bir izahı var mı? Tek kişilik hücrede ayakta ve hazır olda
    durulmayınca saymak mümkün olmuyor mu? Mümkün olmayacağını düşünen
    gardiyanlar sabah ve akşam sayımlarında Engin'i dövdüler.

    Arkadaşlarından aldığımız bilgiye sabah ve akşam önce kovalarla su
    dökülüp ıslatıldı engin. Sonra da tahta sopalarla dövüldü. Gözaltına
    alındıklarında götürüldükleri karakolda da dövülmüşlerdi. Ancak
    gözaltındaki 4 kişiden en iyisi Engin'di. Hapishanede ise en kötü
    durumda olanı Engin oldu. Bayram boyunca dövüldü Engin. Bizler en
    güzel giysilerimizle bayram gezmeleri yaparken, o sabah akşam
    dövülüyordu. Bayram sonunda da koma halinde hastaneye kaldırıldı.
    Şimdi komada. Her an ölebilir. işte bu kadar basit. Dergi
    dağıtımından, hastanede koma yatağına. Birileri ülkemizin
    zenginliklerini çuvallarla götürüp ceza almazken; birileri gencecik
    insanlarımızın kulaklarını kesmekten ceza almazken, Engin en büyük
    suçu işlemişti: GERÇEKLERi SÖYLEMEK. Egemenler için bundan büyük suç
    olabilir mi? Onlar değil miydi, "Devrimcilik yapmayın, uyuşturucu
    kullanın" diyenler? Şimdi de "Halka gerçekleri anlatmayın, yoksa
    ölürsünüz" diyorlar.

    Bu koroda basın, TV'ler, asker-polis herkes var. Asker ve polis de
    diyor ki; "Ülkemizde terör var, mevcut yetkiler bize yetmiyor, bize
    daha fazla yetki verin… Daha uzun gözaltı olsun, gözaltındakileri
    avukatları göremesin…" Peki daha ne istiyorsunuz? Zaten her yetkiniz
    yok mu? içeride – dışarıda istediğiniz insanı, istediğiniz zaman
    öldürme yetkiniz yok mu? Gencecik insanları katletme özgürlüğünüz yok
    mu? Açık ki istedikleri katlettikten sonra yargılanmama özgürlüğüdür.
    Bir de bunu elde ederlerse rahat olacaklar.

    Ülkemizde bağımsızlık ve demokrasi sorunu vardır. Mevcut partilerin
    hiçbirinin bağımsızlık ve demokrasi kaygıları yoktur. AKP bu düzenin
    has partilerinden biridir. Yukarıdaki özlemlerimiz AKP'nin gündeminde
    yoktur. Onun tek kaygısı ağa babaları olan ABD ve AB
    emperyalistlerinin bitmek bilmez isteklerini karşılamaktır. Onlar için
    yeni kanlar dökmektir.

    Bir kez daha görülmüştür ki kendi sorunlarımızı ancak kendi
    örgütlülüklerimizle bizler çözebiliriz. Demokrasiyi batıda ya da
    doğuda aramayalım. Kendi demokrasimizi kurma mücadelesini yükseltelim.
    Çünkü herkes için mutlak demokrasi yok. Gencecik insanların canları
    pahasına sürdürdükleri bu mücadelede, bunca bedelleri ödemeyi göze
    almanın vakti geldi de geçiyor bile. Haklarımızı korumakta, daha da
    geliştirmekte üzerimize düşen aydın sorumluluğunu, bırakalım aydın
    sorumluluğunu insan sorumluluğumuzu yerine getirelim. Enginlere olan
    borcumuzu ödeyelim..."

    --
    "Hepimiz Tecritteyiz"
    Tecrite Karşı Sanatçılar
    20 -3 ... kerem de benim asli da benim
  3. 3.
    beyin ölümü gerçekleşmiş; makinelerden çözülmesi için ailesi ile görüşmeler yapılmaktadır. yiten gencecik bir fidan.
    10 -1 ... beziman
  4. 4.
    Egemenler "Terörle Mücadele" bahanesiyle yasalarda değişik yapmaya hazırlanırken, Metris Cezaevi nde tutuklu bulunan Engin Ceber gördüğü ağır işkenceler sonucunda yaşamını yitirdi.

    Avukatlarının verdiği bilgiye göre daha önce Yenibosna da dergi dağıtımı yaparken, polis kurşunuyla felç olan Ferhat Gerçeği vuranların tutuklanması talebiyle yapılan basın açıklamasında tutuklanan Ceber, tahliye edilmesinin ardından, 28 Eylül 2008 günü, Sarıyer in Derbent mahallesinde, Yürüyüş dergisi dağıtırken gözaltına alınmış ve tutuklanmıştı. Engin Ceber e tutuklandığı andan itibaren cezaevinde jandarma ve gardiyanlar tarafından neredeyse her gün işkence yapılmış ve sonunda öldürülmüştür.

    Ceber in katledilmesi ülkemizde demokrasi ve insan haklarının ne düzeyde olduğunu bir kez daha göstermiştir. AKP nin demokrasi maskesi bir kez daha düşmüştür.

    Engin Ceber in katliamından başta PVSK ve TMK gibi yasaları çıkartan AKP Hükümeti, bu yasaları onaylayan milletvekilleri, işkencecilerin yargılanmasına engel olan valiler, savcılar, hakimler sorumludur.

    Polis Vazife Salahiyetleri Kanunuyla polisin yetkilerinin artırıldığı günden itibaren Festus OKEY, Baran DURSUN, Feyzullah EFE gibi kişilerin öldürüldüğünü, Ferhat GERÇEK iN ve onlarca kişinin sakat kaldığını gördük. Bu suçların tüm failleri hakkında tutuklama kararı verilmediği gibi görevlerine kaldıkları yerden devam ettiler. Kimileri hakkında dava bile açılmadı.

    Ne yazık ki, ülkemizde işkenceci katiller bırakın cezalandırılmayı çoğu zaman yargılanmıyorlar bile.

    Halkevleri olarak, işkencecilerin elini kolunu sallayarak dolaştığı, terörle mücadele bahanesiyle işkencelere, faili meçhullere daha fazla zemin hazırlayacak düzenlemelerin yapılmaya hazırlanıldığı bir ülkede demokrasiden, insan haklarından söz etmenin olanaksız olduğunu biliyoruz.

    işkencelere, katliamlara, faili meçhullere kapı aralayan bütün yasal düzenlemeler derhal iptal edilmeli, işkenceye ağır cezalar getirilmelidir. Engin Ceber i katledenler derhal yargılanmalı, cezalandırılmalıdır.

    kaynak:halkevleri

    (bkz: iNSANLIK ONURU iŞKENCEYi YENECEK)
    8 -2 ... a la folie
  5. 5.
    metris cezaevinde iskence yapilan devrimci. yogun bakimdan ölüm haberi geldi. teror teror diye kendimizi paralarken unutmamamiz gereken birsey var:

    (bkz: en buyuk teror devlet terorudur)
    10 -3 ... demokles
  6. 6.
    bugun hayatını kaybetmiş genç. gözaltında işkence sonucu hayatını kaybedenler kervanına katılmıştır güzel ve yanlız ülkemde.
    5 ... beziman
  7. 7.
    engin..gebze nin yoksul kondularından devrimciliğe uzanan bir hayat..

    onunla ilgili ilk aklıma gelenler hep şapkalı olmasıdır..saçları dökülmüştür ve o bunu gizlemek için sürekli şapka takardı,hareketli, konuşkan, meraklı bir delikanlıydı..mücadele içerisinde yetişiyor olgunlaşıyordu..gebze de son yedi sekiz senedir devrimcilik yapan herkez engin i tanırdı..

    engin en son yozlaşmaya karşı mücadele ettiği için tutuklanıp bir bucuk yıl tekirdağ f tipi hapishanesinde kamıştı ve daha yeni tahliye olmuştu..

    engini gösteren fotoğraflara bakıyorum şimdi ümraniye bir mayıs mahallesinde yapılan bir saldırı sonrası yapılan yürüyüşte elinde megafon slogan attırıyor kitleye..biz devrimciyiz korkmayız sinmeyiz diye..

    evet engin sen devrimciydin sinmedin ve faşizm seni ağır işkence altında katletti.. ve pazar günü o sloganı attığın mahallede son yolculuğuna uğurlanacaksın..

    yolun açık olsun engin..

    emin olki yürüyüş susmayacak emin olki bu ülkede elbet işkence son bulacak..
    7 -1 ... libertiy
  8. 8.
    aynı dergiyi* satarken polis tarafından vurularak felç kalan bir diğer isim için;

    (bkz: ferhat gerçek)
    5 ... bende de 5 as var
  9. 9.
    metris cezaevinde ağır işkence altında can veren insan. arkadaşı olay anını şöyle anlatıyor:

    "Astsubay rütbeli bir komutanla üç jandarma eri arama için üzerimdekilerin hepsini çıkarmamı istedi. Ben de onur kırcı olduğu gerekçesiyle tartışınca Astsubay rütbeli şahıs ve üç jandarma eri ahşap copla ve tekme tokatla sırayla beni darp etti. Bu esnada subay rütbeli başka bir şahıs geldi, elbiselerimi çıkarmadığımı işitince kafası ile alın bölgeme vurdu ve diziyle suratıma doğru hamle yaptı ancak isabet ettiremedi."

    tamamı için;

    http://www.taraf.com.tr/haber.asp?id=18858
    5 -1 ... uvjb
  10. 10.
    bu ülkenin katiller ve işkenceciler tarafından yönetildiğinin en güzel resmidir engin ceber.. sırf düşündü ve konuştu diye öldürülen nicelerinin yanına, cennete gitmiştir.. bizlere kalansa üzerinde yaşadığımız toprakları yönetenlerden utanç ve nefret duymaktır..

    sağı, solu, ortası.. ne farkı var ki? insan gibi yaşayamadıktan, insan gibi muamele görmedikten, ölüm nedeni ''düşünmek'' olduktan sonra?

    hayata yeni başlayan genç ve düşünce gönüllüsü kardeşlerime sesleniyorum.. siz siz olun sakın ha düşünmeye, konuşmaya falan kalkmayın.. zira burası hala örümcek beyinli gericiler tarafından yönetilen, dış mihraklara el avuç açtırılan, her bi karış toprağı sömürülen güzel bi ülke.. düşünmekse yasak olan tek şey!

    altın kural 1: düşünme ölürsün!
    altın kural 2: askere gitme, çürük raporu al, sonra transatlantiğin olsun!
    8 ... oopps i did it again