bugün
- fatma betül sayan kaya yalnız değildir27
- melih gökçek soruşturması ne oldu15
- heyt bey'nin fon olayından para kazanmış olması7
- nihat genç5
- ortada bir yolsuzluk olmaması6
- sözlük yazarlarının kombinleri2
- ankara da aym önünde intihar eden emekli polis8
- bir zirve yapsak kim kimin yanında oturur34
- romanya52
- avrupanın en ucuz mazotunu kullanıyoruz24
- yüksek enflasyon3
- otel odası10
- matkabın var mı diye mesaj atan kız3
- 25 eylül 2026 aym önünde intihar eden emekli14
- roketsan'ın karaok füzesinin hava hedefini vurması2
- türkiye24
- 2 gecede 40 bin iranlıyı katleden molla rejimi14
- karton toplayan çocuk16
- almanya25
- sözlükteki ayakçılar10
- fatma betül sayan kaya39
- yağmurlu havalarda yapılabilecek en güzel şeyler2
- tulumba tatlısı3
- sözlük kızlarının ojeleri16
- dünya61
- 8 dakikadır entry girilmiyor3
- flört uygulamasında eşleşme algoritması3
- albea var mı abi düşük kilometreli3
- fatma betül sayan kaya'nın yeni partili çıkması4
- vietnam da gençleştirme ameliyatı olan adam9
- meme yalarken düşünülen şeyler4
- cedidacer7
- charlie chaplin'in sesi2
- kadınların sapık olması10
- nick vermeden bir yazara seslen14
- ikiye on kala2
- nikola tesla'nın kürt olması10
- sözlüğün tek ve mutlak hakimi4
- hiçbir şeyin sarmaması10
- nerde o eski türk dizileri2
- sözlüğün meme platformuna dönmesi4
- yunanistan12
- anın görüntüsü31
- başka ülkelre vatandşlk başvrsu yapn milltvekilri12
- amerika birleşik devletleri31
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı14
- açılı nude5
- stoacılığın kişisel gelişim endüstrisine satılması2
- tokayev den askeri reform talimatı2
- haber sitelerinde reklamlardan haber okunmuyor2
uzaylılar üzerinden insanlara ve insanların farklı olana olan bakışlarına ve davranışlarına sağlam bir eleştiri getiren harika bir film.
4 dalda oscara aday olan ama maalesef avatar yüzüne telef olacak muhteşem film.
gerçi star trek de var ama avatar olmasa en azından 2 oscarı kesinlikle hakeden başyapıttır kendileri.
umarım oscar yine popüler davranıp avatara yamamaz oscarları.
zira bu film enazından bir tane bile olsa oscarı sonuna kadar hakediyor.
gerçi star trek de var ama avatar olmasa en azından 2 oscarı kesinlikle hakeden başyapıttır kendileri.
umarım oscar yine popüler davranıp avatara yamamaz oscarları.
zira bu film enazından bir tane bile olsa oscarı sonuna kadar hakediyor.
gösterime giriş tarihi itibariyle talihsiz ama içerik ve orjinallik bakımından 2012 ye 15 çeken filmdir.
gerçekten 2009'da iki güzel bilimkurgu film izledik.(diğeri için (bkz: moon))
filmde bir distopya havası da sezilmiyor değil fakat nükleer bir savaş ya da bir doomsday söz konusu değil. yakın gelecekte de geçiyor. ama his olarak öyle hissetmiyorsunuz.
film müziklerinde afrikalı sanatçılar kullanmışlar ve özelliklee tema müziğini çok başarılı buldum.
her ne kadar bilimkurgu filmi desek de tüm film dünyada ve yerde geçiyor..
son olarak bi arkadaşım filmin üçleme olduğunu bunun da serinin ilk ayağı olduğunu söyledi. e zaten en azından bir devam filmi kesin olacaktır.
--spoiler--
çünkü chris'in geri geleceğine inanıyorum. wickus pes etmeye niyetli değil. chris'i bekleyecektir. bi de tabi karısını her şeyden çok seviyor.
filmin sonunda da district 10'un yapıldığı söyleniyordu zaten..
--spoiler--
bi de işin başında üçleme yapmayı seven bi abi var*
türün meraklıları kesinlikle filmi kaçırmasın.
filmde bir distopya havası da sezilmiyor değil fakat nükleer bir savaş ya da bir doomsday söz konusu değil. yakın gelecekte de geçiyor. ama his olarak öyle hissetmiyorsunuz.
film müziklerinde afrikalı sanatçılar kullanmışlar ve özelliklee tema müziğini çok başarılı buldum.
her ne kadar bilimkurgu filmi desek de tüm film dünyada ve yerde geçiyor..
son olarak bi arkadaşım filmin üçleme olduğunu bunun da serinin ilk ayağı olduğunu söyledi. e zaten en azından bir devam filmi kesin olacaktır.
--spoiler--
çünkü chris'in geri geleceğine inanıyorum. wickus pes etmeye niyetli değil. chris'i bekleyecektir. bi de tabi karısını her şeyden çok seviyor.
filmin sonunda da district 10'un yapıldığı söyleniyordu zaten..
--spoiler--
bi de işin başında üçleme yapmayı seven bi abi var*
türün meraklıları kesinlikle filmi kaçırmasın.
"abi izleyin süper film" yorumlarımdan sonra izleyen arkadaşların "bir b.ka yaramaz, ne biçim film zevkin var." iddialarına karşın imdb puanından ve top 250 sıralamasından bahsetmeye çalışmanın da faydasız kaldığı filmdir.
2009'un kesinlikle en iyi filmi. o yüzüklerin efendisini ilk izlediğimde inanılmaz bi keyif almıştım, hiç bi filmde almadığım kadar, bu tadı yıllar sonra bu filmde aldım
district 10'unda çekileceği konuşuluyor ki büyük ihtimalle olur. sabırsızlıkla bekliyorum.
district 10'unda çekileceği konuşuluyor ki büyük ihtimalle olur. sabırsızlıkla bekliyorum.
klasik uzayli filmlerinden farkli, konusu guzel, bazi sahneleri igrenc ama oldukca basarili olan filmdir. ayrica imdb'den aldigi 8.3'u gayet haketmistir.
http://www.imdb.com/title/tt1136608/
http://www.imdb.com/title/tt1136608/
uzaylıların silahsız bi vaziyette (dünyayı yoketmek için değil de) bi şekilde gelmeleri sonucu ne olabileceği açısındann güzel bir kurguya sahip film. ancak merak ettiğim husus şu: korkak ve bencil adamın her şeyi bok ettikten sonra zor durumda kalıp "beni bırak, sen git" geyiği filmi sattırıyor mu ne?
gerçekten taş gibi bir film. "biz dostuz" diyerek gelmiyorlar uzaylılar bu sefer. düşman olarak da gelmiyorlar. geçerken uğramışlar. sonra olaylar gelişir...
orda yaşanan olayı sanki gerçekmiş gibi yansıtabilen filmdir. oscar verilmedi bu filme. yazık ettiler ne diyeyim?
oscara aday olmuş,izlediğim en manyak filmlerden biri. verdiği mesaj avatar la benzerlik gösteriyor. gerçek olmayan bişey ancak bu kadar gerçekçi yansıtılabilirdi. sinemaseverlerin kaçırmaması gereken bir film...
lan acaba gerçek mi ? cidden böyle bi yer varda oradan canlı yayın mı yapıyor televizyonlar? yoksa ben haberleri mi izliyorum ? diye sorular soracağınız, film bittikten sonra vay aq diyeceğiniz, haberleri izlerken sanki o filmden görüntüler ekrana gelecekmiş gibi bekleyeceğiniz film. aslında buna film demek yanlış olur. bu başka bi şey. belgesel tadında film. muaazzam.
torrent freak isimli torrent paylaşım sitesi tarafından verilen, torrent oscarlarında 12,639,000 tarafından indirilerek birinci sırada yer almış ve en çok indirilen film seçilmiştir.
ilgili haber için;
(bkz: http://cnetturkiye.com/ha...ste-korsan-oscar-odulleri)
ilgili haber için;
(bkz: http://cnetturkiye.com/ha...ste-korsan-oscar-odulleri)
filmdeki android savaş giyisisi çok başarılı ve etkileyicidir.
yeni dönem bilim kurgu filmleri içinde en iyilerden biri, eksinlikle izlenmesini tavsiye ederim.
birbirine benzeyen filmler arasından kesinlikle sıyrılan, ezber bozan, ince mesajlarını çok orjinal bir senaryo ile veren, dahiyane film.
öncelikle belirtilmesi gerekir ki; bence bu film kesinlikle bilimkurgu, veya uzaylı filmi değildir.
bu film ırkçılığı, "bizler ve ötekiler", "ülkenin sahibi ve göçmenler" kavramlarını eleştirirken uzaylıları kullanmıştır sadece. özellikle de çirkin uzaylıları. böylece "bizden olan ve bizden olmayan" kavramını görsel olarak ta vermeyi, vurgulamayı amaçlamıştır.
bu yüzden bu filmi bilimkurgu ve uzaylı filmi olarak ele alıp, "ya ne saçma, uzaylılar gerçekten gelmiş olsa dünya çalkalanırdı, dinler yıkılırdı" demek, "o gemi nasıl öyle havada asılı kalıyor, silahları nasıl işliyor" diye sormak, "geldikleri gezegenleri hakkında yeterli bilgi verilmemiş, acaba hangi galaksideydi" diye eksikler bulmak bence abesle iştigaldir bu filmi izlerken.
film bunlarla ilgilenmemektedir, zaten bunu yapan onlarca film vardır piyasada.
--spoiler--
film belgesel gibi başlarken dünyalıların gözünden uzaylılar, yani yerli halkın gözünden göçmenler anlatılmıştır. aynı amerikalılar gözünden zenciler, fransız gözünden cezayirliler ya da çingeneler gibi. hatta insanlar aynen şu ifadeleri kullanmışlardır: "metroları yıkıyorlar, güvende yürüyemiyoruz, ayakkabılarımızı çalıyorlar, çöpleri karıştırıyorlar, devlet bunlara gereksiz para harcıyor, sırtımızdan geçiniyorlar, sürülsünler!".. ne kadar tanıdık değil mi? bu bakış açısına uzaylıların bilerek çirkin olarak tasvir edilmiş olması ile filmin başında uzaylılara uzak duruyor, sempati beslemiyorsunuz. hatta; amerikaya gitse aşağılanacak, kendisi aynı muameleye maruz kalacak evsiz zenciler bile aynı cümleleri söylüyorlar; hor görülen sıfatını "uzaylılar"a devredince. aslında bu noktada çok hassas bir gerçeğe parmak basılıyor: ezildiklerini, dışlandıklarını söyleyenler, ırkçılığa maruz kaldıklarını söyleyenler; ellerine güç gecince kendileri ezene, ırkçıya, zulmedene dönüşüyorlar. yani bu insanın doğasında var..
tam da bu noktada; insanların başındaki ajan değişime uğrayıp kendisi de uzaylıya dönüşmeye başlayınca; bu sefer uzaylıların da aslında "insan(!)" olduğu, hayvan değil duygularının bulunduğu, insanların, yani baskın gücün onlara ne kadar acımasızca davrandığını görmeye başlıyoruz, sempati duyduğunuz taraf bu sefer uzaylılar oluyor. yani aslında sen de zenci, veya çingene doğabilirdin. işte o zaman aynı hikayeye böyle bakardın, böyle algılardın diyor senaryo, ve bunu da çok güzel başarıyor. bizler ve ötekiler kavramları izleyicinin gözünde yer değiştiriyor.
kanımca filmin devamı gelmeyecektir, zira uzaylıların başının kaçması ve geri döneceğim demesi; ezilen halklarının umudunu, gün gelir devran dönebilir hissiyatını sembolize etmektedir ve bu gelecek izleyicinin hayal gücüne bırakılmaktadır..
--spoiler--
öncelikle belirtilmesi gerekir ki; bence bu film kesinlikle bilimkurgu, veya uzaylı filmi değildir.
bu film ırkçılığı, "bizler ve ötekiler", "ülkenin sahibi ve göçmenler" kavramlarını eleştirirken uzaylıları kullanmıştır sadece. özellikle de çirkin uzaylıları. böylece "bizden olan ve bizden olmayan" kavramını görsel olarak ta vermeyi, vurgulamayı amaçlamıştır.
bu yüzden bu filmi bilimkurgu ve uzaylı filmi olarak ele alıp, "ya ne saçma, uzaylılar gerçekten gelmiş olsa dünya çalkalanırdı, dinler yıkılırdı" demek, "o gemi nasıl öyle havada asılı kalıyor, silahları nasıl işliyor" diye sormak, "geldikleri gezegenleri hakkında yeterli bilgi verilmemiş, acaba hangi galaksideydi" diye eksikler bulmak bence abesle iştigaldir bu filmi izlerken.
film bunlarla ilgilenmemektedir, zaten bunu yapan onlarca film vardır piyasada.
--spoiler--
film belgesel gibi başlarken dünyalıların gözünden uzaylılar, yani yerli halkın gözünden göçmenler anlatılmıştır. aynı amerikalılar gözünden zenciler, fransız gözünden cezayirliler ya da çingeneler gibi. hatta insanlar aynen şu ifadeleri kullanmışlardır: "metroları yıkıyorlar, güvende yürüyemiyoruz, ayakkabılarımızı çalıyorlar, çöpleri karıştırıyorlar, devlet bunlara gereksiz para harcıyor, sırtımızdan geçiniyorlar, sürülsünler!".. ne kadar tanıdık değil mi? bu bakış açısına uzaylıların bilerek çirkin olarak tasvir edilmiş olması ile filmin başında uzaylılara uzak duruyor, sempati beslemiyorsunuz. hatta; amerikaya gitse aşağılanacak, kendisi aynı muameleye maruz kalacak evsiz zenciler bile aynı cümleleri söylüyorlar; hor görülen sıfatını "uzaylılar"a devredince. aslında bu noktada çok hassas bir gerçeğe parmak basılıyor: ezildiklerini, dışlandıklarını söyleyenler, ırkçılığa maruz kaldıklarını söyleyenler; ellerine güç gecince kendileri ezene, ırkçıya, zulmedene dönüşüyorlar. yani bu insanın doğasında var..
tam da bu noktada; insanların başındaki ajan değişime uğrayıp kendisi de uzaylıya dönüşmeye başlayınca; bu sefer uzaylıların da aslında "insan(!)" olduğu, hayvan değil duygularının bulunduğu, insanların, yani baskın gücün onlara ne kadar acımasızca davrandığını görmeye başlıyoruz, sempati duyduğunuz taraf bu sefer uzaylılar oluyor. yani aslında sen de zenci, veya çingene doğabilirdin. işte o zaman aynı hikayeye böyle bakardın, böyle algılardın diyor senaryo, ve bunu da çok güzel başarıyor. bizler ve ötekiler kavramları izleyicinin gözünde yer değiştiriyor.
kanımca filmin devamı gelmeyecektir, zira uzaylıların başının kaçması ve geri döneceğim demesi; ezilen halklarının umudunu, gün gelir devran dönebilir hissiyatını sembolize etmektedir ve bu gelecek izleyicinin hayal gücüne bırakılmaktadır..
--spoiler--
son dönemlerin en iyi yapıtı, hatta iddialı olunacaksa bildiğin başyapıtı. görselliği, senaryosu, kurgusu, yönetmenliği her şeyiyle 4/4 lük bir film. büyük ihtimal devamı da gelecek. bu güzel filmin oscar almaması da ayrı bir güzellik olmuş, zira oscar almayan filmler yıllar sonra efsane olur ya, aha bu da öyle, bi shawshank redemption misali.
--spoiler--
özellikle merwe'nin son anlarda tony montana'ya dönüşmesi ve hepinizi düzücem bok kafalılar moduna girmesi iyiydi.
--spoiler--
--spoiler--
özellikle merwe'nin son anlarda tony montana'ya dönüşmesi ve hepinizi düzücem bok kafalılar moduna girmesi iyiydi.
--spoiler--
komik bir uzaylı filmi. izlemeye değer bir filmdir. değişik bir bilim kurgu film olmuş.
diğer filmlere benzemeyen bir yön var bu filmde. görüntü kalitesi olsun, görsel efektler olsun ve konunun anlatılış tarzı olsun harika lakin daha çok şeyler yapılabilir bu filme, biraz eksik kalmış gibi ama ona rağmen zevkle izlenebilecek bir film.
çekim tekniğiyle belgesel havası kazandırılmış bu sayede de milyonlarca dolar harcansa dahi verilemeyecek bir gerçeklik hissi katılmıştır filme.
belki 50 kere söylenmiştir ama; sadece alışılmışın fazlasıyla dışında bir senaryosu için bile defalarca izlenmeye değecek bir film.
uzaylıların dünyayı istila etmesi senaryolarından bıktığımız bir anda; uzaylıların istemeyerek dünyaya iniş yapmalarını ve mülteci gibi yaşamalarını işleyen bir filmin senaryosunu beğenmemek zaten pek akla yatkın olmazdı. ama filmin sonunda insanı kendi ırkından (insan ırkından) bir parça tiksindiren bir film olmuş. devamı çıkarsa kesinlikle parama kıyıp sinemada izleyeceğim bir film.
---spoiler (olmayabilir de, tam emin değilim)---
başta uzaylılardan tiksiniyorsunuz. silah kaçakçılığı, yasadışı eylemler, insanların huzurunu kaçırma falan... ama sonra bir bakıyorsunuz; buna sebep olan şey insanların onlara yaptığı ırkçılıkmış meğer. zaten insanların huyudur, farklı olandan korkma ve nefret etme.
-------
her şey bir yana da; o sondaki gül sahnesi neydi be.
---spoiler---
bir de, filmi izlerken sürekli aklımda şu vardı; bu filmin fps tarzında oyunu yapılsa aslında baya güzel bir şey olurdu. hala da olabilir aslında. oyun geliştiricileri, alın size mis gibi senaryo işte.* el atın şuna, pişman olmazsınız.*
uzaylıların dünyayı istila etmesi senaryolarından bıktığımız bir anda; uzaylıların istemeyerek dünyaya iniş yapmalarını ve mülteci gibi yaşamalarını işleyen bir filmin senaryosunu beğenmemek zaten pek akla yatkın olmazdı. ama filmin sonunda insanı kendi ırkından (insan ırkından) bir parça tiksindiren bir film olmuş. devamı çıkarsa kesinlikle parama kıyıp sinemada izleyeceğim bir film.
---spoiler (olmayabilir de, tam emin değilim)---
başta uzaylılardan tiksiniyorsunuz. silah kaçakçılığı, yasadışı eylemler, insanların huzurunu kaçırma falan... ama sonra bir bakıyorsunuz; buna sebep olan şey insanların onlara yaptığı ırkçılıkmış meğer. zaten insanların huyudur, farklı olandan korkma ve nefret etme.
-------
her şey bir yana da; o sondaki gül sahnesi neydi be.
---spoiler---
bir de, filmi izlerken sürekli aklımda şu vardı; bu filmin fps tarzında oyunu yapılsa aslında baya güzel bir şey olurdu. hala da olabilir aslında. oyun geliştiricileri, alın size mis gibi senaryo işte.* el atın şuna, pişman olmazsınız.*
izleyici yorumlarindan birinde 30 milyon dolarlik cuzi bir butceyle bu kadar iyi film cektikleri icin "this movie is basically giving the middle finger to hollywood" diye bir yorum okudum ki sonuna kadar hak vermekteyim.
son yıllarda çekilmiş en iyi bilim kurgu filmidir. sonu itibariyle, devam sinyali vermiştir. çıksa iyi olur hani, beklemedeyiz.
bugüne kadar yapılmış, gerek verdiği mesajlarla, gerek kurgusal ilerleyişiyle, en gerçekçi bilim-kurgu filmi. hatta, sadece bilim-kurgu desek bile pek yeterli kalmıyor. izlendikten sonra, kendi türümüzün uzay canlıları arasındaki kategoride kaçıncı sırada kaldıklarını sorgulamaya başlıyorsunuz.
--spoiler--
sonu itibariyle beni ters köşeye yatırmış mükemmel film. halbuki ben beklemiştim ki "3 yıl sonra" falan desin, chris çıksın gelsin, merwe'müz eski haline dönüşsün, karısına dönsün falan. merakla devamını bekliyoruz.
o değil de, filmin sonuna doğru, chris gemiye yükselirken koobus'ın attığı mermimsi cismi(!) merwe'ün durduruş sahnesi çok etkileyiciydi.
--spoiler--
başlarda biraz sıkıcı gelebilir ama filmin diğer yarısında işin sonunun nereye varacağını düşünmekten koltuğa yapışıyor insan. izleyin, izlettirin.
sonu itibariyle beni ters köşeye yatırmış mükemmel film. halbuki ben beklemiştim ki "3 yıl sonra" falan desin, chris çıksın gelsin, merwe'müz eski haline dönüşsün, karısına dönsün falan. merakla devamını bekliyoruz.
o değil de, filmin sonuna doğru, chris gemiye yükselirken koobus'ın attığı mermimsi cismi(!) merwe'ün durduruş sahnesi çok etkileyiciydi.
--spoiler--
başlarda biraz sıkıcı gelebilir ama filmin diğer yarısında işin sonunun nereye varacağını düşünmekten koltuğa yapışıyor insan. izleyin, izlettirin.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar