bugün
- ortada bir yolsuzluk olmaması26
- arkadaşlar biraz dertleşelim mi4
- futbola aykırı bir fikrini yaz4
- sözlük yazarlarının kombinleri14
- hasım olan mafya liderlerini kim barıştırır4
- kolesterol6
- melih gökçek soruşturması ne oldu21
- bir şey söyle13
- uğurcan çakır4
- albea var mı abi düşük kilometreli7
- akp nin arzu ettiği muhalif tipi6
- sevgiliden duyulan en acı cümle3
- jaguar2
- silvermist'in bininci entrysini kutluyoruz2
- yağmurdan nefret etmek9
- fatma betül sayan kaya yalnız değildir27
- neye en çok ne kadar sustunuz2
- romanya53
- meme yalarken düşünülen şeyler8
- netanyahu'ya vatana ihanet suçlaması3
- yağmuru romantik bulan tip5
- adam yine kazanacak5
- sarılmak istediğiniz sözlük yazarları23
- fatma betülleri doyurmak5
- diyabet3
- hapiste kalanlardan kira bedeli alınması3
- sözlükçe aç kalsak birbirimizi yer miyiz3
- toplum baskısı yüzünden entry girememek2
- konya misafirperverliği2
- kosova4
- 28 eylül 2026 türkiye italya maçı5
- istanbul şu an bulutlu 19 derece2
- sözlüğün meme platformuna dönmesi8
- alfabede j harfi neden var4
- 28 eylül 2026 deniz göktaş'ın ilk duruşması5
- avrupanın en ucuz mazotunu kullanıyoruz24
- ankara da aym önünde intihar eden emekli polis9
- aliarnas2
- 2 gecede 40 bin iranlıyı katleden molla rejimi15
- fatma betül sayan kaya39
- bir zirve yapsak kim kimin yanında oturur34
- heyt bey'nin fon olayından para kazanmış olması7
- dünya61
- kemal kılıçdaroğlu3
- almanya25
- deniz göktaş2
- patrona sigorta yap diye yalvarmak3
- türkiye24
- sırbistan da vucic'in istifası3
- yağmurlu havalarda yapılabilecek en güzel şeyler3
birbirine benzeyen filmler arasından kesinlikle sıyrılan, ezber bozan, ince mesajlarını çok orjinal bir senaryo ile veren, dahiyane film.
öncelikle belirtilmesi gerekir ki; bence bu film kesinlikle bilimkurgu, veya uzaylı filmi değildir.
bu film ırkçılığı, "bizler ve ötekiler", "ülkenin sahibi ve göçmenler" kavramlarını eleştirirken uzaylıları kullanmıştır sadece. özellikle de çirkin uzaylıları. böylece "bizden olan ve bizden olmayan" kavramını görsel olarak ta vermeyi, vurgulamayı amaçlamıştır.
bu yüzden bu filmi bilimkurgu ve uzaylı filmi olarak ele alıp, "ya ne saçma, uzaylılar gerçekten gelmiş olsa dünya çalkalanırdı, dinler yıkılırdı" demek, "o gemi nasıl öyle havada asılı kalıyor, silahları nasıl işliyor" diye sormak, "geldikleri gezegenleri hakkında yeterli bilgi verilmemiş, acaba hangi galaksideydi" diye eksikler bulmak bence abesle iştigaldir bu filmi izlerken.
film bunlarla ilgilenmemektedir, zaten bunu yapan onlarca film vardır piyasada.
--spoiler--
film belgesel gibi başlarken dünyalıların gözünden uzaylılar, yani yerli halkın gözünden göçmenler anlatılmıştır. aynı amerikalılar gözünden zenciler, fransız gözünden cezayirliler ya da çingeneler gibi. hatta insanlar aynen şu ifadeleri kullanmışlardır: "metroları yıkıyorlar, güvende yürüyemiyoruz, ayakkabılarımızı çalıyorlar, çöpleri karıştırıyorlar, devlet bunlara gereksiz para harcıyor, sırtımızdan geçiniyorlar, sürülsünler!".. ne kadar tanıdık değil mi? bu bakış açısına uzaylıların bilerek çirkin olarak tasvir edilmiş olması ile filmin başında uzaylılara uzak duruyor, sempati beslemiyorsunuz. hatta; amerikaya gitse aşağılanacak, kendisi aynı muameleye maruz kalacak evsiz zenciler bile aynı cümleleri söylüyorlar; hor görülen sıfatını "uzaylılar"a devredince. aslında bu noktada çok hassas bir gerçeğe parmak basılıyor: ezildiklerini, dışlandıklarını söyleyenler, ırkçılığa maruz kaldıklarını söyleyenler; ellerine güç gecince kendileri ezene, ırkçıya, zulmedene dönüşüyorlar. yani bu insanın doğasında var..
tam da bu noktada; insanların başındaki ajan değişime uğrayıp kendisi de uzaylıya dönüşmeye başlayınca; bu sefer uzaylıların da aslında "insan(!)" olduğu, hayvan değil duygularının bulunduğu, insanların, yani baskın gücün onlara ne kadar acımasızca davrandığını görmeye başlıyoruz, sempati duyduğunuz taraf bu sefer uzaylılar oluyor. yani aslında sen de zenci, veya çingene doğabilirdin. işte o zaman aynı hikayeye böyle bakardın, böyle algılardın diyor senaryo, ve bunu da çok güzel başarıyor. bizler ve ötekiler kavramları izleyicinin gözünde yer değiştiriyor.
kanımca filmin devamı gelmeyecektir, zira uzaylıların başının kaçması ve geri döneceğim demesi; ezilen halklarının umudunu, gün gelir devran dönebilir hissiyatını sembolize etmektedir ve bu gelecek izleyicinin hayal gücüne bırakılmaktadır..
--spoiler--
öncelikle belirtilmesi gerekir ki; bence bu film kesinlikle bilimkurgu, veya uzaylı filmi değildir.
bu film ırkçılığı, "bizler ve ötekiler", "ülkenin sahibi ve göçmenler" kavramlarını eleştirirken uzaylıları kullanmıştır sadece. özellikle de çirkin uzaylıları. böylece "bizden olan ve bizden olmayan" kavramını görsel olarak ta vermeyi, vurgulamayı amaçlamıştır.
bu yüzden bu filmi bilimkurgu ve uzaylı filmi olarak ele alıp, "ya ne saçma, uzaylılar gerçekten gelmiş olsa dünya çalkalanırdı, dinler yıkılırdı" demek, "o gemi nasıl öyle havada asılı kalıyor, silahları nasıl işliyor" diye sormak, "geldikleri gezegenleri hakkında yeterli bilgi verilmemiş, acaba hangi galaksideydi" diye eksikler bulmak bence abesle iştigaldir bu filmi izlerken.
film bunlarla ilgilenmemektedir, zaten bunu yapan onlarca film vardır piyasada.
--spoiler--
film belgesel gibi başlarken dünyalıların gözünden uzaylılar, yani yerli halkın gözünden göçmenler anlatılmıştır. aynı amerikalılar gözünden zenciler, fransız gözünden cezayirliler ya da çingeneler gibi. hatta insanlar aynen şu ifadeleri kullanmışlardır: "metroları yıkıyorlar, güvende yürüyemiyoruz, ayakkabılarımızı çalıyorlar, çöpleri karıştırıyorlar, devlet bunlara gereksiz para harcıyor, sırtımızdan geçiniyorlar, sürülsünler!".. ne kadar tanıdık değil mi? bu bakış açısına uzaylıların bilerek çirkin olarak tasvir edilmiş olması ile filmin başında uzaylılara uzak duruyor, sempati beslemiyorsunuz. hatta; amerikaya gitse aşağılanacak, kendisi aynı muameleye maruz kalacak evsiz zenciler bile aynı cümleleri söylüyorlar; hor görülen sıfatını "uzaylılar"a devredince. aslında bu noktada çok hassas bir gerçeğe parmak basılıyor: ezildiklerini, dışlandıklarını söyleyenler, ırkçılığa maruz kaldıklarını söyleyenler; ellerine güç gecince kendileri ezene, ırkçıya, zulmedene dönüşüyorlar. yani bu insanın doğasında var..
tam da bu noktada; insanların başındaki ajan değişime uğrayıp kendisi de uzaylıya dönüşmeye başlayınca; bu sefer uzaylıların da aslında "insan(!)" olduğu, hayvan değil duygularının bulunduğu, insanların, yani baskın gücün onlara ne kadar acımasızca davrandığını görmeye başlıyoruz, sempati duyduğunuz taraf bu sefer uzaylılar oluyor. yani aslında sen de zenci, veya çingene doğabilirdin. işte o zaman aynı hikayeye böyle bakardın, böyle algılardın diyor senaryo, ve bunu da çok güzel başarıyor. bizler ve ötekiler kavramları izleyicinin gözünde yer değiştiriyor.
kanımca filmin devamı gelmeyecektir, zira uzaylıların başının kaçması ve geri döneceğim demesi; ezilen halklarının umudunu, gün gelir devran dönebilir hissiyatını sembolize etmektedir ve bu gelecek izleyicinin hayal gücüne bırakılmaktadır..
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar