bugün
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı51
- fenerbahçeli yazarlar14
- bedevi arap vahşiliği6
- queen ravenna'ya açık teklif12
- aston villa 6 fenerbahçe 07
- sevişirken beni tokatla diyen hatun6
- ev boş gelsene diyen kızın amacı12
- karton toplayan çocuğu aparta atmak6
- sözlükte yasak aşk yaşadığına inandığımız yazarlar20
- arkadaşlar acıktım7
- yağmur yağınca direkt nescafe yapan kezban kız14
- sözlük boş gelsene5
- fenerbahçelilere özel yanık kremi4
- f6n6rb6hç65
- din bilime engel mi5
- aston villa'nın fenerbahçe'ye döşediği boru5
- royall stars8
- din gerekli midir sorunsalı7
- arap yağı çok bulunca götüne sürermiş3
- 14 ekim 2026 fenerbahçe'nin ırzına geçilmesi6
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı86
- kartoncunu bedevi hayranlığı2
- aslolan ağladıysan bi duşa gir6
- kale3112'nin erik gibi hatun olması7
- aston villa'nın fenerbahçe'ye döşeyeceği boru4
- erkeğin orospusu tipler8
- yeaaaaaaaaaaaah4
- sözlükte takılan evli barklı yazarların amacı28
- 14 ekim 2026 istanbul yağmuru10
- futbol12
- ithal kürtler10
- enayimiknatisii26
- akrabaların içindeki en zengin insan16
- uefa şampiyonlar ligi3
- sindirella'nın orospu olması8
- yeeeaaaahhh kadıköy5
- ilkokul bebesine türbanı savunmak33
- uludağ sözlükte yakışıklı erkek olmaması9
- tarihin en güçlü aston villası3
- uludağ sözlük acil ilgi hattı15
- serenay sarıkaya5
- insanı cinsel açıdan çekici yapan tuhaf ayrıntılar8
- fenerin sevişirken ölü balık gibi yatması3
- yağmurdan nefret etmeye başlamak8
- ankara abisi iyilik derneği11
- belinde kobra dövmesi olan kadınla evlenilir mi7
- fenerbahahahahahçe4
- arı alerjisi5
- demet özdemir2
- komagene krallığı2
bir çok almanca eğitim veren lisede okutulan kitap.. almanca dalga demek..elbette ki , anna frank olsun , weisse rose olsun , bunlar gibi "faşizm kötüdür , biz çektik siz yapmayın" temalı bi kitaptır..ilginç olan insan puf gene mi bıktık diye başlar bi bakar ki , konu liseli gençler arasındaki faşist dalganın yayılmasıyla ilgili , kontrolsuz sınırsız gücün etkileriyle ve insana neler yaptırdığıyla ilgili, bu idraktan sonra sanki o okul sizin okulunuz , tipler de okulda tespihle gezen sözüm ona ülkücü tipler olur bi anda..
şu sıralar okunası kitaptır..ışık dalgası , su dalgası değil ; manipulasyon dalgası daire daire yayılırken bilhassa..
şu sıralar okunası kitaptır..ışık dalgası , su dalgası değil ; manipulasyon dalgası daire daire yayılırken bilhassa..
bir alman mobilya sirketidir, kaliteli mobilyalariyla taninir. sembolü beyaz zemin üzerinde, kirmizi dalgali harflerle yine "welle"dir.
(bkz: die mikrowelle)
(bkz: wellig)
(bkz: die mikrowelle)
(bkz: wellig)
2008 istanbul film festivalinde "tehlikeli oyun" adıyla gösterilen, Lola Rennt ve Das Experiment dan sonra son yılların en iyi alman yapımı filmlerinden biri.
kesinlikle izlenmesi gereken, ürkütücü ama gerçekçi bir film.
das experiment i de anımsatmıyor değil.
(bkz: Christiane Paul)
(bkz: Jürgen Vogel)
das experiment i de anımsatmıyor değil.
(bkz: Christiane Paul)
(bkz: Jürgen Vogel)
onu bunu geçtim de filmi izlerken çocukların yavaş yavaş faşizan eğilimler göstermeye başlamasıyla birlikte giyiniş tarzları sembolleri falan bana biraz tanıdık geldi okul yıllarımdan.
faşizmin sadece siyasal sistem değil bir hayat tarzı olduğunu anlatan film.
olağanüstü derecede iyi olan film. bu kadar az rağbet görmesi üzücü.
insani lise yillarina goturen anlamli bir film. universitede olmayan ama lise donemlerinde asiri dozda asilik, kanin damarda rahat durmamasi, bir guruba dahil olma hatta mukumse o grubu kendin olusturma sorunlarini gozumun onunden bir bir gecirdi.
filmde ayrica sinan adinda baya on planda yer alan bir turk oyuncu da bulunmaktadir. bilmiyorum kendisinin gercek ismi nedir? ama performansi cok da kotu degildi.
ayrica bu film bir kez daha kanitladi ki; eger bir sahnede silah gorunurse o silah muhakkak patlar.
filmde ayrica sinan adinda baya on planda yer alan bir turk oyuncu da bulunmaktadir. bilmiyorum kendisinin gercek ismi nedir? ama performansi cok da kotu degildi.
ayrica bu film bir kez daha kanitladi ki; eger bir sahnede silah gorunurse o silah muhakkak patlar.
otoriter rejimleri eleştirmek isterken, her türlü toplu muhalefet ve isyan kültürünü kötü gibi gösterebilmiş ama yine de son derece sürükleyici ve ilginç alman filmi. mutlaka izlenmeli.
Morton Rhue'nin 1981 de ingilizce yazilmis ve 1984 de almancaya cevirilmistir.
Kitabin ana temasi gercekte yasanmis bir seye dayaniyor, 1967 de Amerika'da bir Tarih ögretmeni ögrencileri ile böyle bir deney yapar. amaci cocuklara fasizimin ne kadar cabuk kabarabilecegini ve insanlar kendilerini ne kadar cabuk kaptirabilecegini kanitlamakmis.
öyle ya da böyle almanca egitim görenlerin bir cogu bu kitabi okumak zorunda kalmistir, ki kötü de sayilmaz.
Kitabin ana temasi gercekte yasanmis bir seye dayaniyor, 1967 de Amerika'da bir Tarih ögretmeni ögrencileri ile böyle bir deney yapar. amaci cocuklara fasizimin ne kadar cabuk kabarabilecegini ve insanlar kendilerini ne kadar cabuk kaptirabilecegini kanitlamakmis.
öyle ya da böyle almanca egitim görenlerin bir cogu bu kitabi okumak zorunda kalmistir, ki kötü de sayilmaz.
(bkz: themen neu)
faşizmin nasıl bir dalga olup birden dağılabileceğini anlatan etkileyici bir film.
sürü psikolojisini en iyi anlatan film.
imdb'den 7.5 puan alan film. ortalama verilecek puanda budur zaten. belki 8.0 olabilir. tavsiye edilir.
The Experiment adında hollywood yapımı remake'i şu sıralar vizyonda olan film.
"tehlikeli oyun" adıyla türkçeye çevrilen enteresan alman filmi. bir lisede proje haftasında "otokrasi" konulu projenin yönetimini istemeyerek alan öğretmenin proje ilerledikçe "başarılı" olmasıyla gelişen olayları anlatıyor. totaliterizmin, faşizmin şişede durduğu gibi durmayacağını ve insanların , özellikle genç insanların bu tür akımlara ne gibi motivasyonlarla ve ne gibi eksikliklerini doldurmak için yöneldiklerini güzel işlemekte. yer yer fight club , lord of the flies tınıları hissetmek mümkün. filmde temmuzda (im juli) filmindeki tatlı ablayı da (biraz daha olgunlaşmış haliyle) izlemek mümkün.
izlediğin en iyi alman filmlerinden biridir. hitler dönemini o kadar iyi anlatmıştır ki filmi günümüze uyarlayarak her ayrıntıyı görmeniz mümkündür. ufak bir bildiriden bile propagandanın nasıl yapıldığı anlatılmıştır. işin ilginç yanı tüm yapılanların faşizanca olduğunu bilmenize rağmen tüm olaylar hoşunuza gitmektedir.
2008 yılında çekilmiş olmasına rağmen geç keşfettiğim, sürükleyici ve güzel bir film. almanya'da bir lisede otokrasi projesinde bir araya gelen farklı milletlerden, farklı dinlerden ve farklı sosyal sınıflardan gelen öğrencilerin, önce proje ve eğlence çerçevesinde başlayan die welle 'dalga' örgütlerinin yıkıcı etkilerini başarıyla gözler önüne seriyor. bu hareket, küçük bir kıvılcımla insanları sorgulamadan, araştırmadan, sadece otorite öyle yapılması gerektiğini dayattığı için eylemleri gerçekleştirmeleriyle dalgadan çok tsunami halini aldığını gösteriyor. lafın özü; toplumların kolayca kandırılmaya ne kadar açık olduğunu basit ve yalın bir dille anlatan gayet etkiliyici bir film.
özellikte finali efsane olan filmdir öyle çerezlik gecelik şekilde izlerseniz fazlasıyla sıkılırsınız. dikkati verip izlemek gerekir.
sonuyla ağlatan, vermek istediği mesajı en yalın haliyle anlatan harika bir filmdir.
filmi izledikten sonra daha önce ısrarla eleştirdiğim bir konuda fikrimi değiştirdi diyebilirim. bu açıdan filmin en azından bana katkısı büyük.
daha önce ideolojilerin dünyada bitme noktasına gelmesini doğru bulmuyordum yani istiyordum ki birileri bir şeyleri savunsun _ben yapmadığım halde o da ayrı tutarsızlık da neyse_ hem de ölümüne.
filmden sonra anladım ki ideolojiler hangisi olursa olsun insanı kendinden soyutlayan, kendini unutturan ve belki de başka bir şeyi kendi öz varlığının üstüne koymasına neden olan saçmalıklar.
kimisi de çıkıp insanların yalnızlaştığından, bencilleştiğinden dem vurup bu konuyu eleştirebilir benim eskiden yaptığım gibi ama ideolojilerin sonunu gördük. rusya' da, almanya' da ve türkiye' de hem de etkilerini hala dünya yaşıyorken.
halbuki bu dönüşüm henüz yeni yani ideolojilerin olmadığı dünya ve hala içinde yaşıyoruz iyi yanlarını da kötü yanlarını da.
yani umutsuz olmak için bir neden yok kanısındayım.
daha önce ideolojilerin dünyada bitme noktasına gelmesini doğru bulmuyordum yani istiyordum ki birileri bir şeyleri savunsun _ben yapmadığım halde o da ayrı tutarsızlık da neyse_ hem de ölümüne.
filmden sonra anladım ki ideolojiler hangisi olursa olsun insanı kendinden soyutlayan, kendini unutturan ve belki de başka bir şeyi kendi öz varlığının üstüne koymasına neden olan saçmalıklar.
kimisi de çıkıp insanların yalnızlaştığından, bencilleştiğinden dem vurup bu konuyu eleştirebilir benim eskiden yaptığım gibi ama ideolojilerin sonunu gördük. rusya' da, almanya' da ve türkiye' de hem de etkilerini hala dünya yaşıyorken.
halbuki bu dönüşüm henüz yeni yani ideolojilerin olmadığı dünya ve hala içinde yaşıyoruz iyi yanlarını da kötü yanlarını da.
yani umutsuz olmak için bir neden yok kanısındayım.
ülkücülerin izlemesi gereken film.
Okulun proje haftasinda, sinif ogrencileriyle otokrasi konusunu islenecektir. Rainer Wenger, otokrasiyi ogrencilerine bir deneyle anlatmak ister. Ulkeye yeniden fasizmin gelemeyecegine inanan ogrencilerine, onlarin da hoslarina gidecegini dusundugu bir oyun oynamak ister. Ogrencilere cazip gelen bu oyun, filmin akisinda cok farkli boyutlara ulasir.
Fasist hareketlerin kokenini anlamak bakimindan oldukca faydali bir film. Filmin ana temasi bu olsa da film bize buna benzer orgutlenmelerde insan psikolojisini cok net irdeletiyor.
Bu ve benzeri ideolojilerin yesermeye basladigi nokta ile gelinen nokta arasindaki farki Die Welle ya da benzeri bir film olan The Experiment'de insani anlayabilmek bakimindan cok buyuk benzerlikler arz ediyor. Arayis icerisinde olan insan ya da kitleler boyle olusumlarda birlik olmanin verdigi gucle ya da arkasina aldigi iktidarin destegiyle hayalperest ve şovenist bir ruh sergileyerek kendini ustun gormeye basliyor. Ve bu ogretinden yola cikarak ayrimcilik basgosteriyor. Filmde dikkat ceken diger bir nokta da boyle harektelerde, kisilerin ruh ve aile yapisi, olusumda ustlendikleri misyon ve olusuma verdikleri destek bakimindan oldukca dusundurcuydu.
Aidiyet duygusu, kendini savunmasiz hisseden bireylerin dahil olduklari toplu harektelerde kendini daha onemli gorme istegi ve bu olusumda bulunmaktan aldigi hazda filmin verdigi mesajlar icerisinde. Filmden cikan baska bir mesaj ise kitle hareketlerinde dil, din, irk ve sinif farkinin silindigi zanniyla kisilerin kendinde bulduklari guc ve tatmin hisleridir. Die Welle filmini yalnizca fasizm hareketine indirgemek konuya oldukca sig bakmaktir. Filmi iktidar, orgut, cemaat ve benzeri olusumlar uzerinden de cok rahat analiz edebiliriz. Ve boyle olusumlarin altinda yatan arzu; otekilesmeyi reddetme ve aynilastirma cabasidir. filme yaklasimim fasizme alternatif aramaktan ziyade, insan odakliydi.
Fasist hareketlerin kokenini anlamak bakimindan oldukca faydali bir film. Filmin ana temasi bu olsa da film bize buna benzer orgutlenmelerde insan psikolojisini cok net irdeletiyor.
Bu ve benzeri ideolojilerin yesermeye basladigi nokta ile gelinen nokta arasindaki farki Die Welle ya da benzeri bir film olan The Experiment'de insani anlayabilmek bakimindan cok buyuk benzerlikler arz ediyor. Arayis icerisinde olan insan ya da kitleler boyle olusumlarda birlik olmanin verdigi gucle ya da arkasina aldigi iktidarin destegiyle hayalperest ve şovenist bir ruh sergileyerek kendini ustun gormeye basliyor. Ve bu ogretinden yola cikarak ayrimcilik basgosteriyor. Filmde dikkat ceken diger bir nokta da boyle harektelerde, kisilerin ruh ve aile yapisi, olusumda ustlendikleri misyon ve olusuma verdikleri destek bakimindan oldukca dusundurcuydu.
Aidiyet duygusu, kendini savunmasiz hisseden bireylerin dahil olduklari toplu harektelerde kendini daha onemli gorme istegi ve bu olusumda bulunmaktan aldigi hazda filmin verdigi mesajlar icerisinde. Filmden cikan baska bir mesaj ise kitle hareketlerinde dil, din, irk ve sinif farkinin silindigi zanniyla kisilerin kendinde bulduklari guc ve tatmin hisleridir. Die Welle filmini yalnizca fasizm hareketine indirgemek konuya oldukca sig bakmaktir. Filmi iktidar, orgut, cemaat ve benzeri olusumlar uzerinden de cok rahat analiz edebiliriz. Ve boyle olusumlarin altinda yatan arzu; otekilesmeyi reddetme ve aynilastirma cabasidir. filme yaklasimim fasizme alternatif aramaktan ziyade, insan odakliydi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar