bugün
- ayrıldık25
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı56
- arkadaşlar çok sıkıcısınız8
- fenerbahçeli yazarlar14
- queen ravenna'ya açık teklif12
- sözlükte yasak aşk yaşadığına inandığımız yazarlar20
- ev boş gelsene diyen kızın amacı12
- evde çiçek yetiştiren erkek7
- seks neden ayıptır14
- arkadaşlar acıktım8
- aston villa 6 fenerbahçe 07
- bedevi arap vahşiliği6
- yağmur yağınca direkt nescafe yapan kezban kız14
- uykusuzken sinirli olmak4
- sevişirken beni tokatla diyen hatun6
- aston villa fc5
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı86
- tavsiye ettiğiniz mobil oyunlar2
- fenerbahçelilere özel yanık kremi5
- karton toplayan çocuğu aparta atmak6
- bu saatte 40 kişinin online olması2
- yatın lan artık2
- ismail kartal'dan mağlubiyet açıklaması3
- sözlükte takılan evli barklı yazarların amacı28
- o saate orada niye karton topluyormuş2
- sözlük boş gelsene5
- f6n6rb6hç65
- enayimiknatisii26
- ilkokul bebesine türbanı savunmak33
- din bilime engel mi5
- aston villa'nın fenerbahçe'ye döşediği boru5
- akrabaların içindeki en zengin insan16
- 14 ekim 2026 fenerbahçe'nin ırzına geçilmesi6
- erkeğin orospusu tipler8
- 14 ekim 2026 istanbul yağmuru10
- din gerekli midir sorunsalı7
- ithal kürtler10
- küresini okşayan kadın3
- kale3112'nin erik gibi hatun olması7
- uludağ sözlük acil ilgi hattı15
- aslolan ağladıysan bi duşa gir6
- sindirella'nın orospu olması8
- uludağ sözlükte yakışıklı erkek olmaması9
- sözlük profiline vesikalık fotoğraf koymak2
- royall stars8
- çok güzel gök gürlüyor2
- fenerbahçe4
- insanı cinsel açıdan çekici yapan tuhaf ayrıntılar8
- aston villa'nın fenerbahçe'ye döşeyeceği boru4
- arkadaşlar size bi soru sorucam45
1975 yılı yapımı; efsane yönetmen Akira Kurosawa nın muhteşem filmi. filmde dersu uzalayı Maksim Munzuk canlandırmıştır. film, 1976 yılında oscarda en iyi yabancı film ödülünü almırken aynı dünyanınn diğer önemli festivallerinde, en iyi yönetmen ve en iyi film gibi bir çok dalda ödül kazanmıştır.
kesinlikele izlenilmesi gerek bir başyapıttır.
kesinlikele izlenilmesi gerek bir başyapıttır.
rusların harita çizmekle görevli birliğinin subayı ile doğa adamı moğol avcı dersu uzala arasında başlayan ilişkiyi anlatan filmin konusu, dersu nun yüzbaşıyı hayret ve hayranlığa düşüren doğa sevgisi ve tabiatla içiçe yaşayışını anlatır. bu avcının; birliğe, seyahatinde rehberlik etmesi ile yavaş yavaş herkesin takdirini kazanması izlenmeye değer. filmin en acı yanı ise yaşlanan dersu yu yanına alıp şehirdeki evinde bakan yüzbaşıya, dersu nun, şehire alışamaması sonucu yalvar yakar tekrar doğaya dönmesi ve tüfeği için öldürülen bu yaşlı adamı teşhis için yüzbaşının polis tarafından olay yerine çağırılmasıdır. izledikten sonra zihinde kalıcı bir tat bırakan akira kurasowa klasiğidir.
kurasowa'nın en sıkıcı filmlerinden biri olmasına rağmen türkçe dublajı mevcut olan film.
izleyenlerin üzerinde çok derin izler bırakan, eski ama çok başarılı bir film. 1976 yılında en iyi yabancı film oscarını kazanan, akira kurosawa filmi.
--spoiler--
dersu uzala bir şaman. sibirya ormanlarında avcılık yapan bir yakutistanlı. çok şirin olan maksim munzuk tarafından canlandırılmış. ömrünü ormanda geçiren birine göre son derece normal sayılabilecek önsezi yeteneklerine ve tecürbeye sahip. ormanda çalışmaya gelen bir grup askere yol gösterir. bu askerlerle çok yakın dostluk kurar. ama bir süre sonra ayrılmazk zorunda kalırlar. dersu yine ormanlara döner ve samur avlayarak geçimini sağlar.yüzbaşı ile ikinci kez karşılaşmaları sahnesinde benim diyen adam bile ağlar. ormanda gördükleri yaşlı çinlinin hikayesi de bir o kadar acıklıdır. insan olmanın özelliklerinin anlatıldığı, tokat gibi ayarlarla dolu bir film.
--spoiler--
--spoiler--
dersu uzala bir şaman. sibirya ormanlarında avcılık yapan bir yakutistanlı. çok şirin olan maksim munzuk tarafından canlandırılmış. ömrünü ormanda geçiren birine göre son derece normal sayılabilecek önsezi yeteneklerine ve tecürbeye sahip. ormanda çalışmaya gelen bir grup askere yol gösterir. bu askerlerle çok yakın dostluk kurar. ama bir süre sonra ayrılmazk zorunda kalırlar. dersu yine ormanlara döner ve samur avlayarak geçimini sağlar.yüzbaşı ile ikinci kez karşılaşmaları sahnesinde benim diyen adam bile ağlar. ormanda gördükleri yaşlı çinlinin hikayesi de bir o kadar acıklıdır. insan olmanın özelliklerinin anlatıldığı, tokat gibi ayarlarla dolu bir film.
--spoiler--
dersu uzala iki üç saat önceden oluşacak çok ciddi bir kar fırtınasını farkeder, ortamda sığınacak hiç bir yer yoktur. omuz boyu kurumuş otlar vardır. dersu acaip bir aceleyle otları toplamaya başlar amacı, güzel bir ot çadır yaparak dostlarını donmaktan kurtarmaktır. kar fırtınası dindiğinde yüzbaşı ve arkadaşı otun içinde çok rahat bir uykudan kalkmış, dersuya teşekkür etmiştir.
gözümde/gönlümde, nikos kazancakis'in zorba'sının tahtını sarsmış adamın öyküsünü anlatan film. zorba için kullanılan övgüyü o'nun(dersu uzala) içinde kullanmakta hiç bir beis görmüyorum: "toprak anasından göbeği kesilmemiş, hilesiz, kocaman bir ruh" uzala. "topraktan öğrenen, kitapsız bilen" biri nazım'ın deyişiyle.
--spoiler--
topografik araştırmalar için ormanlık araziye gelen bir askeri birime rehberlik ediyor ve birimin önderini kendine hayran bırakıyor uzala. şehir çocuklarına adeta ders veriyor. hiç tanımadığı insanlara iyilik yapmak için ormanın derinliklerinde yiyecek bırakıyor, kaptan'ı kar fırtınasından kurtarmak için canhıraş bir şekilde mücadele ediyor. hatta çokça kereler o'nun hayatını kurtarıyor. kaptan eve döndüğünde karısına bu durumdan bahsedince, karısı: "uzala, bundan neden hiç bahsetmiyor? diyor. kaptanın cevabı uzala'yı anlamanız açısından çok önemli. şöyle ki: " o'na yaptığı şey normal geliyor." sezgileri çok kuvvetli, sesten de sessizlikten de mana çıkarabiliyor. kaptanı kendine öyle hayran bırakıyor ki, yıllar sonra ikinci kez araştırma yapmaya gittiğinde uzala'yı arıyor, nitekim buluyorda. aralarındaki dostluk iyice pekişiyor. iyice yaşlanan uzala, yürüyüş sırasında bir kaplan tarafından takip edildiklerini anladıklarında, kaplana dönüyor ve diyor ki: "ormanda yeterince yer yok mu, kaplan? neden bizi takip ediyorsun." kaplan gitmeyince o'na ateş ediyor ve vuramıyor. artık ormanda barınamayacağını anlıyor. bunun üzerine kaptan "şehre gidelim, benim evim, senin evin" diyor. uzala şehre gitmeyi kabul ediyor fakat orada yaşamaya bir türlü adapte olamıyor. kaptan'ın karısı su alırken para ödediğinde "neden su için para vermek? nehirde su çok" deyince yadırganıyor. parktaki odunları keserken tutuklanıyor...anlam veremediği bu şeylerle yaşayamayacağını anlıyor ve gitmek istiyor. diyor ki: "ateş etmek yok ben, çadır kurmak yok ben, ben burda yeterince nefes alamamak." kaptan, üzülüyor fakat o'nu anlayışla karşılıyor. giderken o'na son model pahalı bir tüfek hediye ediyor. vefa borcunu ödemek için. "ve avcı gider, sularda iz aramak için" * fakat çok zaman geçmeden ölü bulunur. tüfeğini çalmak isteyen biriyle mücadele ettiği için. kaptan, cesedi teşhiş etmek için gelir ve film biter.
filmi izledikten sonra kurusowa, daha bir devleşti gözümde. döneminin çok ilerisinde, herşeyi ile harika bir film. repliklerde herşeye dahil ama anmadan geçmek olmaz, mükemmel. altyazı indirilip roman niyetine okunabilir. *
bir kaç replik:
*kaptan, dostu uzala'nın mezarını ziyarete gelir...
oduncu: Bir şey mi arıyorsun?
kaptan: Evet, bir mezar.
oduncu :Henüz burada kimsenin ölmeye vakti olmadı.
*uzala ile kaptan'ın karşılaştıkları anda aralarında geçen diyalog:
kaptan:Sen kimsin? Çinli misin? Koreli misin?
dersu uzala: Hayır. Adım Goldi.
kaptan: Avcı mısın?
dersu uzala: Ben her zaman avlanırım. Başka işim yoktur.
kaptan:Nerede yaşıyorsun?
dersu uzala:Benim evim yok.Bir kulübe yapar uyurum ve evimde gibi yaşarım.
kaptan:Bugün şansın yaver gitmedi mi?
dersu uzala: Bir erkek geyiğe ateş ettim. Ama iyi yaralayamadım. Geyik kaçtı. Ben peşinden gittim. insan izi gördüm. Yavaş gittim Düşündüm ki: "Bu uzak tepelerde insanlar ne yapar ki?" Yakından bakmak istedim. Kumandanı ve askerleri gördüm. Hemen buraya geldim.
kaptan:Madem o kadar iyi bir avcısın geyiği nasıl ıskaladın?
dersu uzala: Sen hiç ıskalamaz mısın?
kaptan:Biz askeriz. lskalamamamız gerekir.
dersu uzala:Sen büyük avcısın bütün hayvanları vurdun... bize yiyecek bir şey kalmadı!
--spoiler--
söyleyecek o kadar çok şey var ki o'nunla ilgili. sustuklarımdan anlayın ve bu filmi mutlaka izleyin.
--spoiler--
topografik araştırmalar için ormanlık araziye gelen bir askeri birime rehberlik ediyor ve birimin önderini kendine hayran bırakıyor uzala. şehir çocuklarına adeta ders veriyor. hiç tanımadığı insanlara iyilik yapmak için ormanın derinliklerinde yiyecek bırakıyor, kaptan'ı kar fırtınasından kurtarmak için canhıraş bir şekilde mücadele ediyor. hatta çokça kereler o'nun hayatını kurtarıyor. kaptan eve döndüğünde karısına bu durumdan bahsedince, karısı: "uzala, bundan neden hiç bahsetmiyor? diyor. kaptanın cevabı uzala'yı anlamanız açısından çok önemli. şöyle ki: " o'na yaptığı şey normal geliyor." sezgileri çok kuvvetli, sesten de sessizlikten de mana çıkarabiliyor. kaptanı kendine öyle hayran bırakıyor ki, yıllar sonra ikinci kez araştırma yapmaya gittiğinde uzala'yı arıyor, nitekim buluyorda. aralarındaki dostluk iyice pekişiyor. iyice yaşlanan uzala, yürüyüş sırasında bir kaplan tarafından takip edildiklerini anladıklarında, kaplana dönüyor ve diyor ki: "ormanda yeterince yer yok mu, kaplan? neden bizi takip ediyorsun." kaplan gitmeyince o'na ateş ediyor ve vuramıyor. artık ormanda barınamayacağını anlıyor. bunun üzerine kaptan "şehre gidelim, benim evim, senin evin" diyor. uzala şehre gitmeyi kabul ediyor fakat orada yaşamaya bir türlü adapte olamıyor. kaptan'ın karısı su alırken para ödediğinde "neden su için para vermek? nehirde su çok" deyince yadırganıyor. parktaki odunları keserken tutuklanıyor...anlam veremediği bu şeylerle yaşayamayacağını anlıyor ve gitmek istiyor. diyor ki: "ateş etmek yok ben, çadır kurmak yok ben, ben burda yeterince nefes alamamak." kaptan, üzülüyor fakat o'nu anlayışla karşılıyor. giderken o'na son model pahalı bir tüfek hediye ediyor. vefa borcunu ödemek için. "ve avcı gider, sularda iz aramak için" * fakat çok zaman geçmeden ölü bulunur. tüfeğini çalmak isteyen biriyle mücadele ettiği için. kaptan, cesedi teşhiş etmek için gelir ve film biter.
filmi izledikten sonra kurusowa, daha bir devleşti gözümde. döneminin çok ilerisinde, herşeyi ile harika bir film. repliklerde herşeye dahil ama anmadan geçmek olmaz, mükemmel. altyazı indirilip roman niyetine okunabilir. *
bir kaç replik:
*kaptan, dostu uzala'nın mezarını ziyarete gelir...
oduncu: Bir şey mi arıyorsun?
kaptan: Evet, bir mezar.
oduncu :Henüz burada kimsenin ölmeye vakti olmadı.
*uzala ile kaptan'ın karşılaştıkları anda aralarında geçen diyalog:
kaptan:Sen kimsin? Çinli misin? Koreli misin?
dersu uzala: Hayır. Adım Goldi.
kaptan: Avcı mısın?
dersu uzala: Ben her zaman avlanırım. Başka işim yoktur.
kaptan:Nerede yaşıyorsun?
dersu uzala:Benim evim yok.Bir kulübe yapar uyurum ve evimde gibi yaşarım.
kaptan:Bugün şansın yaver gitmedi mi?
dersu uzala: Bir erkek geyiğe ateş ettim. Ama iyi yaralayamadım. Geyik kaçtı. Ben peşinden gittim. insan izi gördüm. Yavaş gittim Düşündüm ki: "Bu uzak tepelerde insanlar ne yapar ki?" Yakından bakmak istedim. Kumandanı ve askerleri gördüm. Hemen buraya geldim.
kaptan:Madem o kadar iyi bir avcısın geyiği nasıl ıskaladın?
dersu uzala: Sen hiç ıskalamaz mısın?
kaptan:Biz askeriz. lskalamamamız gerekir.
dersu uzala:Sen büyük avcısın bütün hayvanları vurdun... bize yiyecek bir şey kalmadı!
--spoiler--
söyleyecek o kadar çok şey var ki o'nunla ilgili. sustuklarımdan anlayın ve bu filmi mutlaka izleyin.
siktir git'in başka bir süper örneği. uza la!
bizim kuşağın ancak televizyonda izleyebilme şansı bulduğu kurosawa klasiği.
üstat kurosawa'nın ileri yaşlarında çaptan düşmediğini bir kez daha ıspatladığı ve döktürdüğü filmi. hikayesinin çoğu dinginlik içinde geçen bir sinema ziyafetidir.
--spoiler--
uzala'nın askerlerin saygısını kazanma sürecinde yaşananlar, diyaloglar; özellikle de fırtınada samanlarla yaptığı atraksiyonla ekibi kurtarması takdire şayan anlardır.
--spoiler--
--spoiler--
uzala'nın askerlerin saygısını kazanma sürecinde yaşananlar, diyaloglar; özellikle de fırtınada samanlarla yaptığı atraksiyonla ekibi kurtarması takdire şayan anlardır.
--spoiler--
ruha dinginlik veren film. anlatıklarıyla bana şu kainattaki ormanlaırn ağaçlarının bir tek yaprağının dahi boşuna yaratılmadığı ve boşuna koparılmaması gerektiğini tembihleyen doğu dünyasının büyük mütefekirlerinin dervişlerinin felsefelerinden pasajlar sundu , sufilerin dünyasından fragmanlar gösterdi.
bir çiçeğin dalından koparılıp saksıya konulmamasını anlatan film. nasıl ki çiçek ormanda bahçede kendini salıp büyütüyorsa, dersu uzala içinde geçerli, film tamamen öğüt ve nasihat üzerine kurulmuş. kainattaki hiç bir şey boşuna yaratılmadığını açıklayan dostluk, iyiliği öğütleyen film.
maksim munzuk'un muhteşem oyuncuk sergilediği 1975 yapımı, en iyi yabancı film oscar'ını almış akira kurosawa filmi. bu akira kurosawa'nın çektiği bir filmin 2.kez "en iyi yabancı film" oscar'ını alışı.*
film Vladimir Arseniev'in anılarından oluşan romanından uyarlamadır. kitap otobiyagrafik bir roman olduğundan filmin gerçek bir hikayeye dayandığı söylenebilir.
film Vladimir Arseniev'in anılarından oluşan romanından uyarlamadır. kitap otobiyagrafik bir roman olduğundan filmin gerçek bir hikayeye dayandığı söylenebilir.
yaşanmış ve filme ismini veren doğa ile mücadeleyi konu alan ve uzun soluklu bir macera yapımıdır.
dün izlemiş olduğum mükemmel işlenmiş ve dramatik konulu bir film..filmin 1975 yapımı olduğunu öğrenince biraz şaşırıyoruz.
Hayata başka bir açıdan bakmamızı sağlayan 1975 yapımı film hatta eser. Ve yine bu kadar güzel bir filme bu kadar az entry girllmesiyle beni şaşırtmadın sözlük.
kesinlikle ölmeden önce izlenilmesi gereken ilk 10 filmden birisidir. tabi gazete ve internet sayfaları " dersu uzala" gibi filmleri asla " en iyi 100 film" arasına koymazlar. onlara göre bir film amerikan yapımı değilse tıRttır. ancak kişioğlu "onların mantığına göre yaşamak zorunda değildir.
dersu uzala; neresini anlatmamalı işte ona karar vermek gerçekten çok zor. filmde her şey gerçekten mükemmel. baş rollerinden yardımcı oyunculara kadar herkesin performansı çok iyi. çekimlerin yapıldığı sibirya ve rus uzakdoğusu'nun coğrafyası harika. dersu her konuştuğunda felsefik arka planı bulunan bilgece sözler ediyor. dersu çok iyi bir çevreci. yaşadığı ormandaki her şeye saygı duyuyor, ağaçta sallanan bir şişeye bağlı ipi bile vurabilecek kadar keskin bir nişancı; ama gerekmiyorsa hiç bir hayvanı öldürmüyor. bulunduğu yerden ayrılırken kUlübeye hiç tanımadığı insanlar için kibrit, tuz ve ve pirinç bırakıyor ki açlıktan ölmesinler. Yağmurun ne zaman başlayacağını, ne zama biteceğini; fırtınanın ne zaman patlayacağını önceden biliyor. ormanda bir kurt gibi yaşıyor.
BELGESEL TADINDA BiR FiLM. belki müzikler biraz daha ön planda olsa daha da güzel olabilirdi.
dersu uzala; neresini anlatmamalı işte ona karar vermek gerçekten çok zor. filmde her şey gerçekten mükemmel. baş rollerinden yardımcı oyunculara kadar herkesin performansı çok iyi. çekimlerin yapıldığı sibirya ve rus uzakdoğusu'nun coğrafyası harika. dersu her konuştuğunda felsefik arka planı bulunan bilgece sözler ediyor. dersu çok iyi bir çevreci. yaşadığı ormandaki her şeye saygı duyuyor, ağaçta sallanan bir şişeye bağlı ipi bile vurabilecek kadar keskin bir nişancı; ama gerekmiyorsa hiç bir hayvanı öldürmüyor. bulunduğu yerden ayrılırken kUlübeye hiç tanımadığı insanlar için kibrit, tuz ve ve pirinç bırakıyor ki açlıktan ölmesinler. Yağmurun ne zaman başlayacağını, ne zama biteceğini; fırtınanın ne zaman patlayacağını önceden biliyor. ormanda bir kurt gibi yaşıyor.
BELGESEL TADINDA BiR FiLM. belki müzikler biraz daha ön planda olsa daha da güzel olabilirdi.
oldukça kaliteli film. bundan gayri ne söylesek anlamsız kalır.
Dersu uzala, özlediğimiz adamdır, kadındır, ruhtur. Dersu uzala egosunu atıp, tüketim çöplüğünden kurtulabilmiş insandır.
Akira amca coşturmuştur. izleyin Dersu'yu seveceksiniz.
Akira amca coşturmuştur. izleyin Dersu'yu seveceksiniz.
Süper bir macera ve doğa sineması. Evet.
Bir adamın dağlarda ki yaşamını konu alan film. 1975 yapım. 1976 yılında en iyi film seçildi. Kesinlikle izlenilmeli. Gerçek bir hikaye.
büyük beklentilerle izleyince hayal kırıklığına uğradığım film. basit bir doğa aşığının hikayesinden öteye gidemiyor. üstelik ağır ilerliyor. böylesi bir konu * daha detaylıca işlenmeliydi. dersu'nun şehir hayatına adapte olamayışı filmdeki güzel detaylardı.
--spoiler--
doğanın içinde yaşayıp yüzme bilmemek nedir ayrıca ya ahshhdhdf
--spoiler--
--spoiler--
doğanın içinde yaşayıp yüzme bilmemek nedir ayrıca ya ahshhdhdf
--spoiler--
Dağda yaşayan bir insanın hayatını konu alan film. Evet.
kurosawa ustanın döktürdüğü muhteşem filmlerindendir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar