bugün
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı34
- benim bileğim yamuk mu10
- ısparta da gece hayatı14
- sözlük erkeklerinin bicepsleri81
- bir tırcı sevmek6
- işçileri köle gibi çalıştıran türk patronlar7
- modacı erkeklerin top olması4
- ya aşkım senin neden bicepslerin yok diyen kız10
- erecto bey birader birader beydir4
- vücut geliştirme ve eşcinsellik6
- sevgili adayını önce traveler'a göstermek3
- true nerede3
- hiç uçağa binmemek7
- nusret3
- anın görüntüsü22
- duanın bir şeye yaramaması28
- akplisin yani27
- bicepsiz fakir erkek6
- türkiye de israilli kadına saldıran yobazlar6
- sudekiray2
- berke özer2
- beyninizi satılığa çıkarsanız ilana yazılacak şey6
- fon mağduru 500 bin insan napacak3
- çok eşlilik büyük bir sapıklıktır7
- kavala kurabiyesi2
- bir oturuşta yarım ekmek tost yiyen erkek10
- götü güzel cüzdanı zengin sözlük erkekleri9
- sözlük erkeklerinin göğüs kasları12
- hakkari de gece hayatı2
- gönlü zengin kalbi güzel erkek12
- fon vurgunu52
- ev içinde uludağ sözlüğe bakamamak6
- konya da gece hayatı2
- canım ıspartam5
- botoks yaptırmış sözlük üyeleri7
- arkadaşların evlenip çocuk sahibi olması2
- 3 saat çalışan çamaşır makinesi9
- aykirikadin13
- fatma betül sayan kaya22
- bicepsini çıkartıp sözlük kızlarına gösteren hain7
- dölüm geldi diyen erkek4
- biberiye turşusu5
- nickinde k harfi olan yazara olan aşkım6
- neden 50 tane arap devleti var12
- ayak fetişizminin neresi sapıklık9
- ne yapıyorsun8
- isparta'yı bir cümle ile anlatmak2
- akp li akp li bakan tip8
- her gün 14 yumurta yiyen sözlük insanı3
- her şeye neden diye sormak4
Hiç anime izlememiş olup anime izleyenlere çoluk çocuk diyen biri ilk bölümü izledikten sonra death note' a bağlanır ve 3 günde gece gündüz izleyerek 37 bölümü bitirir. tıpkı Benim gibi. Kurgusu zekice hazırlanmış sonunu kestirmek zor, L ve light arasındaki ortak noktalar (ikisi de inanılmaz zeki) aynı doğrultuda akıl yürütmelerine neden olmuş izleyenler ise taraf olmuştur. kira mı L mi?
bir elfen lied olmayan animedir.
yeni başladığım anime. capon animelere yeni başladım sayılır. claymore ile gerçekten çok büyük zevk alıp bitirdim. bi de bu death note güzel dediler başladım. çizim teknikleri claymore ile karşılaştırırsam (sadece onu izlediğimden) daha bi teknolojik diyebilirim, daha net çizimler. ilk bölümüyle başarılı bulsam da bu defterle bu anime ne kadar yürüyebilir diye de düşünmekteyim...
benim neden normal bi annem yok sözlük??
yıllarca benimle heidi, candy izleyen hatun şimdi de animelerime sulanıyor.
dün güzel bi çay demledi, ikimize birer kuruyemiş tabağı hazırladı.oturdu yanıma.
1.sezon 6.bölüme kadar izledik.
2.bölüm bittiğinde bu Kira kesin bizim Layto* dedi.**
tespitini yerim senin lan.
yıllarca benimle heidi, candy izleyen hatun şimdi de animelerime sulanıyor.
dün güzel bi çay demledi, ikimize birer kuruyemiş tabağı hazırladı.oturdu yanıma.
1.sezon 6.bölüme kadar izledik.
2.bölüm bittiğinde bu Kira kesin bizim Layto* dedi.**
tespitini yerim senin lan.
Bitmemesi için ağır izlenesi animedir, 30 yaşındaki adama bile çizgifilm izlettirir o yüzden gizli saklı izlenir.
izlediğim en iyi animedir. manga serisinin ilk kitabını da aldım. okuyacağım inşallah.
müthiş zevkli lan.
müthiş zevkli lan.
çok güzel bir animedir, aradım ama benzerini hala bulamadım, anime izlemek istiyorsanız şiddetle tavsiye ediyorum.
muhteşem bir animedir. kısa, öz, bir tane daha gelmesinin zor olduğu bir animedir. ama filmleri izlenmesi tavsiye edilmez. çünkü yagami light ' ı o halde görmeyi kimse istemez.
ölüm defteri isimli bir efsaneden uyarlanmış bir korku animesidir. olaylar light yagami adlı bir lise öğrencisinin defteri bulmasıyla başlar. bence anime sevmeyen birinin anime izlemeye başlaması için birebirdir. üstelik klasik amerikan korku filmi klişeleri de yoktur.
yüzyılın en iyi animelerindendir.
Neden mi?
Herşeyden önce gerilimi ve aksiyonu kovalama sahneleriyle değil de senaryoyla dialoglarla hatta monologlarla seyirciye yansıtması kesinlikle bir zeka ürünüdür. karşılıklı akıl yürütmeler ile çıkarım yapma sanatının doruk noktalarında geziniyoruz sanki... L ve Ligth karakteri arasındaki gerilimli dialoglar ve karşılıklı güç gösterileriyle bir yandan ağzımız açık kalırken bir yandan da düşünüyoruz elbette, zira anime insan egosunun sınırlarını arıyor sanki. Üstelik bu arayış birçok konuya da değiniyor, medyanın gücünden tutun da insanları manüpüle etme sanatına kadar, modern dünyadaki yozlaşmaya, yargılama sistemine en çok da insan hayatının önemine... Bir insanın güç uğruna neler yapabileceği gösterilirken diğer yandan da insanın tanrısallaşma istemi ve bunun olası sonuçlarına da göz atıyor. Kişisel tercihlerimizi öyle bir masaya yatırıyor ki hangi karakteri benimsiyorsanız adalet kavramınız da seçmiş oluyorsunuz bir anlamda, bu yüzden nette L'ci misin Light'cımısın diye fırtınalar kopması da boşuna değil, çünkü serinin tartışmaya açtığı bu evrensel problem her an her yerde yaşanan cinsten ve kişilerin yargıları da yaşadıklarıyla doğru orantılı olarak değişmekte, işte tam da bu yüzden bu seri bu kadar tutuldu ve sevildi, herkesin kendinden bir şey bulabileceği kendi fikrini dile getirebileceği bir konu üzerineydi çünkü.
Serinin başarısında senaryosunun gücü kadar anlatımı ve müzikleri de yatıyor elbette. vurucu noktalarda giren yaylı enstrumanlar, müziğin yükselmesi ve izleyiciye beklenmedik gelişmelerin sunulması şaşırtıcılığının etkisini artıran cinsten... Özellikle karakterlerin monologlarında ve ya karşılıklı meydan okumalarında belirginleşen renkler ise; bu müzikler ve olağanüstü monologlarla süslenmiş sahnenin altını çizer gibi görselleştiriyor sahneleri. Özellikle yüksek volümlü müzikle canlı renklerle ve farklı açılarıyla bezenmiş birkaç deftere yazma sahnesi var ki hayran kalmamanız imkansız.
Konusunun orjinalliğinden bahsetmiyorum bile...
Ne var ki muhteşem, türünün sayılı örneklerinden diyebileceğim bu yapımında hataları yok değil. Özellikle 25. bölümden sonrası biraz aceleye getirilmişlikten midir yoksa başka bir boşluktan mıdır emin değilim ama eski gücünde değildir sanki. Finale yakın gözlemlenen birkaç senaryo hatası keyif algısını düşürse de namı yürüyen yapımın genel algısında pek bir etki yaratmaz bence, zira anime hala en iyilerdendir...
velhazıl, izleyin-izlettirin efendim.
editledim: saoundtrack albümünü hala dinlerim, özellikle L'in müziği efsanedir.
Neden mi?
Herşeyden önce gerilimi ve aksiyonu kovalama sahneleriyle değil de senaryoyla dialoglarla hatta monologlarla seyirciye yansıtması kesinlikle bir zeka ürünüdür. karşılıklı akıl yürütmeler ile çıkarım yapma sanatının doruk noktalarında geziniyoruz sanki... L ve Ligth karakteri arasındaki gerilimli dialoglar ve karşılıklı güç gösterileriyle bir yandan ağzımız açık kalırken bir yandan da düşünüyoruz elbette, zira anime insan egosunun sınırlarını arıyor sanki. Üstelik bu arayış birçok konuya da değiniyor, medyanın gücünden tutun da insanları manüpüle etme sanatına kadar, modern dünyadaki yozlaşmaya, yargılama sistemine en çok da insan hayatının önemine... Bir insanın güç uğruna neler yapabileceği gösterilirken diğer yandan da insanın tanrısallaşma istemi ve bunun olası sonuçlarına da göz atıyor. Kişisel tercihlerimizi öyle bir masaya yatırıyor ki hangi karakteri benimsiyorsanız adalet kavramınız da seçmiş oluyorsunuz bir anlamda, bu yüzden nette L'ci misin Light'cımısın diye fırtınalar kopması da boşuna değil, çünkü serinin tartışmaya açtığı bu evrensel problem her an her yerde yaşanan cinsten ve kişilerin yargıları da yaşadıklarıyla doğru orantılı olarak değişmekte, işte tam da bu yüzden bu seri bu kadar tutuldu ve sevildi, herkesin kendinden bir şey bulabileceği kendi fikrini dile getirebileceği bir konu üzerineydi çünkü.
Serinin başarısında senaryosunun gücü kadar anlatımı ve müzikleri de yatıyor elbette. vurucu noktalarda giren yaylı enstrumanlar, müziğin yükselmesi ve izleyiciye beklenmedik gelişmelerin sunulması şaşırtıcılığının etkisini artıran cinsten... Özellikle karakterlerin monologlarında ve ya karşılıklı meydan okumalarında belirginleşen renkler ise; bu müzikler ve olağanüstü monologlarla süslenmiş sahnenin altını çizer gibi görselleştiriyor sahneleri. Özellikle yüksek volümlü müzikle canlı renklerle ve farklı açılarıyla bezenmiş birkaç deftere yazma sahnesi var ki hayran kalmamanız imkansız.
Konusunun orjinalliğinden bahsetmiyorum bile...
Ne var ki muhteşem, türünün sayılı örneklerinden diyebileceğim bu yapımında hataları yok değil. Özellikle 25. bölümden sonrası biraz aceleye getirilmişlikten midir yoksa başka bir boşluktan mıdır emin değilim ama eski gücünde değildir sanki. Finale yakın gözlemlenen birkaç senaryo hatası keyif algısını düşürse de namı yürüyen yapımın genel algısında pek bir etki yaratmaz bence, zira anime hala en iyilerdendir...
velhazıl, izleyin-izlettirin efendim.
editledim: saoundtrack albümünü hala dinlerim, özellikle L'in müziği efsanedir.
En beğendiğim anime serilerinden biri olan Death Note gerçekten çok şaşırtıcı bir animedir. Gerçekten çok değişik boyutlara ulaşmış bu anime çok değişik bir son ile bitmiştir. Zaman zaman L'nin ve zaman zaman ise Lıght'nin zekasına hayran kalmışlığım vardır. Gerçekten çok özel bir animedir.
mangasında L ölünce okunacak tadı kalmayan ama müthiş bir zeka ürünü olan anime.
bunu izlemenin en kötü yanı bir daha bu tadı veren bir anime bulmanın pek mümkün olmadığı gerçeği ile yüzleşmektir. ta ki code geass'ı izleyene kadar. bu iki anime kadar kaliteli eserler sinema dünyasında bile çok verilmemiştir.
izlenebilecek en iyi animedir.
animeye başlamak için iyi adımdır.
anime sevdirecek ve izlettirecek bir yapım.
steins gate den sonra en çok beğendiğim anime bu sırayı naruto fairy tail ve fullmetal alchemist brotherhood takip eder.
genelde izliyecilerinin L'e aşık olduğu anime dizi.
bir L'in nesi var, iki L'in sesi var.
Zeka bakimindan cok iyi kurgulanmis, muthis anime.
herkesin içinde bir kira olma isteği uyandırdığını düşündüğüm anime. sisteme ayak uydurup l'i sevmiş gibi yapmayalım lütfen. o defteri arzulamayan yoktur.
ismini nickimden esinlendiğini düşündüğüm grup. pfdk ya başvuracağım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar