bugün
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı31
- ısparta da gece hayatı13
- ya aşkım senin neden bicepslerin yok diyen kız10
- sözlük erkeklerinin bicepsleri80
- vücut geliştirme ve eşcinsellik6
- işçileri köle gibi çalıştıran türk patronlar5
- hiç uçağa binmemek7
- bir tırcı sevmek3
- bicepsiz fakir erkek6
- türkiye de israilli kadına saldıran yobazlar6
- duanın bir şeye yaramaması28
- akplisin yani27
- beyninizi satılığa çıkarsanız ilana yazılacak şey6
- anın görüntüsü21
- çok eşlilik büyük bir sapıklıktır7
- benim bileğim yamuk mu2
- bir oturuşta yarım ekmek tost yiyen erkek10
- konya da gece hayatı2
- götü güzel cüzdanı zengin sözlük erkekleri9
- sözlük erkeklerinin göğüs kasları12
- gönlü zengin kalbi güzel erkek12
- ev içinde uludağ sözlüğe bakamamak6
- arkadaşların evlenip çocuk sahibi olması2
- fon mağduru 500 bin insan napacak2
- fon vurgunu52
- canım ıspartam5
- botoks yaptırmış sözlük üyeleri7
- 3 saat çalışan çamaşır makinesi9
- dölüm geldi diyen erkek4
- aykirikadin13
- fatma betül sayan kaya22
- bicepsini çıkartıp sözlük kızlarına gösteren hain7
- isparta'yı bir cümle ile anlatmak2
- biberiye turşusu5
- dizel araba kullanmak2
- nickinde k harfi olan yazara olan aşkım6
- her gün 14 yumurta yiyen sözlük insanı3
- ne yapıyorsun8
- ayak fetişizminin neresi sapıklık9
- neden 50 tane arap devleti var12
- her şeye neden diye sormak4
- akp li akp li bakan tip8
- insanın biraz da kendisi için üzülmesi2
- okan buruk2
- 24 eylül 2017 sözlük erkekleri sözlük kızları maçı6
- akşamki tantana15
- çirkin ama fakir erkek7
- lille galatasaray maçı saat 19 45 te trt 1 de5
- akın gürlek'in fon krizi bilançosu2
- terlikle döven anne13
yüzyılın en iyi animelerindendir.
Neden mi?
Herşeyden önce gerilimi ve aksiyonu kovalama sahneleriyle değil de senaryoyla dialoglarla hatta monologlarla seyirciye yansıtması kesinlikle bir zeka ürünüdür. karşılıklı akıl yürütmeler ile çıkarım yapma sanatının doruk noktalarında geziniyoruz sanki... L ve Ligth karakteri arasındaki gerilimli dialoglar ve karşılıklı güç gösterileriyle bir yandan ağzımız açık kalırken bir yandan da düşünüyoruz elbette, zira anime insan egosunun sınırlarını arıyor sanki. Üstelik bu arayış birçok konuya da değiniyor, medyanın gücünden tutun da insanları manüpüle etme sanatına kadar, modern dünyadaki yozlaşmaya, yargılama sistemine en çok da insan hayatının önemine... Bir insanın güç uğruna neler yapabileceği gösterilirken diğer yandan da insanın tanrısallaşma istemi ve bunun olası sonuçlarına da göz atıyor. Kişisel tercihlerimizi öyle bir masaya yatırıyor ki hangi karakteri benimsiyorsanız adalet kavramınız da seçmiş oluyorsunuz bir anlamda, bu yüzden nette L'ci misin Light'cımısın diye fırtınalar kopması da boşuna değil, çünkü serinin tartışmaya açtığı bu evrensel problem her an her yerde yaşanan cinsten ve kişilerin yargıları da yaşadıklarıyla doğru orantılı olarak değişmekte, işte tam da bu yüzden bu seri bu kadar tutuldu ve sevildi, herkesin kendinden bir şey bulabileceği kendi fikrini dile getirebileceği bir konu üzerineydi çünkü.
Serinin başarısında senaryosunun gücü kadar anlatımı ve müzikleri de yatıyor elbette. vurucu noktalarda giren yaylı enstrumanlar, müziğin yükselmesi ve izleyiciye beklenmedik gelişmelerin sunulması şaşırtıcılığının etkisini artıran cinsten... Özellikle karakterlerin monologlarında ve ya karşılıklı meydan okumalarında belirginleşen renkler ise; bu müzikler ve olağanüstü monologlarla süslenmiş sahnenin altını çizer gibi görselleştiriyor sahneleri. Özellikle yüksek volümlü müzikle canlı renklerle ve farklı açılarıyla bezenmiş birkaç deftere yazma sahnesi var ki hayran kalmamanız imkansız.
Konusunun orjinalliğinden bahsetmiyorum bile...
Ne var ki muhteşem, türünün sayılı örneklerinden diyebileceğim bu yapımında hataları yok değil. Özellikle 25. bölümden sonrası biraz aceleye getirilmişlikten midir yoksa başka bir boşluktan mıdır emin değilim ama eski gücünde değildir sanki. Finale yakın gözlemlenen birkaç senaryo hatası keyif algısını düşürse de namı yürüyen yapımın genel algısında pek bir etki yaratmaz bence, zira anime hala en iyilerdendir...
velhazıl, izleyin-izlettirin efendim.
editledim: saoundtrack albümünü hala dinlerim, özellikle L'in müziği efsanedir.
Neden mi?
Herşeyden önce gerilimi ve aksiyonu kovalama sahneleriyle değil de senaryoyla dialoglarla hatta monologlarla seyirciye yansıtması kesinlikle bir zeka ürünüdür. karşılıklı akıl yürütmeler ile çıkarım yapma sanatının doruk noktalarında geziniyoruz sanki... L ve Ligth karakteri arasındaki gerilimli dialoglar ve karşılıklı güç gösterileriyle bir yandan ağzımız açık kalırken bir yandan da düşünüyoruz elbette, zira anime insan egosunun sınırlarını arıyor sanki. Üstelik bu arayış birçok konuya da değiniyor, medyanın gücünden tutun da insanları manüpüle etme sanatına kadar, modern dünyadaki yozlaşmaya, yargılama sistemine en çok da insan hayatının önemine... Bir insanın güç uğruna neler yapabileceği gösterilirken diğer yandan da insanın tanrısallaşma istemi ve bunun olası sonuçlarına da göz atıyor. Kişisel tercihlerimizi öyle bir masaya yatırıyor ki hangi karakteri benimsiyorsanız adalet kavramınız da seçmiş oluyorsunuz bir anlamda, bu yüzden nette L'ci misin Light'cımısın diye fırtınalar kopması da boşuna değil, çünkü serinin tartışmaya açtığı bu evrensel problem her an her yerde yaşanan cinsten ve kişilerin yargıları da yaşadıklarıyla doğru orantılı olarak değişmekte, işte tam da bu yüzden bu seri bu kadar tutuldu ve sevildi, herkesin kendinden bir şey bulabileceği kendi fikrini dile getirebileceği bir konu üzerineydi çünkü.
Serinin başarısında senaryosunun gücü kadar anlatımı ve müzikleri de yatıyor elbette. vurucu noktalarda giren yaylı enstrumanlar, müziğin yükselmesi ve izleyiciye beklenmedik gelişmelerin sunulması şaşırtıcılığının etkisini artıran cinsten... Özellikle karakterlerin monologlarında ve ya karşılıklı meydan okumalarında belirginleşen renkler ise; bu müzikler ve olağanüstü monologlarla süslenmiş sahnenin altını çizer gibi görselleştiriyor sahneleri. Özellikle yüksek volümlü müzikle canlı renklerle ve farklı açılarıyla bezenmiş birkaç deftere yazma sahnesi var ki hayran kalmamanız imkansız.
Konusunun orjinalliğinden bahsetmiyorum bile...
Ne var ki muhteşem, türünün sayılı örneklerinden diyebileceğim bu yapımında hataları yok değil. Özellikle 25. bölümden sonrası biraz aceleye getirilmişlikten midir yoksa başka bir boşluktan mıdır emin değilim ama eski gücünde değildir sanki. Finale yakın gözlemlenen birkaç senaryo hatası keyif algısını düşürse de namı yürüyen yapımın genel algısında pek bir etki yaratmaz bence, zira anime hala en iyilerdendir...
velhazıl, izleyin-izlettirin efendim.
editledim: saoundtrack albümünü hala dinlerim, özellikle L'in müziği efsanedir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar