bugün
- sözlükteki kızların bilgisiz olması10
- 31 ekim 2026 fenerbahçe göztepe maçı21
- senin gibisi yok4
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim7
- kadir mısıroğlu vs ahmet kaya21
- otobüste uludağ sözlükte takılan birini görmek3
- clemence baptista4
- efendi erkek5
- en son ne aldınız16
- atatürk düşmanı facebook dayısı5
- iki kere kiki4
- sedef kabaş3
- kasım ayında bile yalnız olan yazarlar3
- ruhsar gitti ruhu geldi4
- bayern münih 2 borussia dortmund 23
- kasımda aşk başkadır diyen kız6
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı15
- ogm pictures2
- israil'in kızlarından daha ucuzu7
- milan skriniar7
- jumanji open world3
- 31 ekim 2026 bayern münih borussia dortmund maçı3
- cadılar bayramı hayırlara vesile olsun inşallah3
- evde makyaj malzemesi yapmak2
- cedidacer9
- dom dom bey2
- ismet'in kısmeti2
- hayat çok zordu aşkım para için seviştim3
- altın dişli garam2
- keşke benim olsa denilen yazarlar3
- herkese fetöcü diyenin genelde fetöcü olması2
- bel soğukluğu3
- anın görüntüsü22
- israil3
- iyi geceler arkadaşlar ben uyuyorum3
- sıdıka4
- tatlıses2
- gündüz kızımsın gece ise karımsın diyen sapık baba11
- kale3112'in kalesinde cadılar bayramı kutlamak5
- futbol12
- sözlük zevkli mi2
- facebook2
- başkenti siz belirleseydiniz neresi olurdu7
- idealist misiniz6
- martin luther'in yahudiler hakkındaki sözleri3
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı16
- ismet gürbüz2
- aleksey batrakov10
- 30 ekim 2026 konyaspor galatasaray maçı19
- tatlı tatlı kaşınan göt deliği13
uçak düşmesi nedeniyle 102 kişi ölmüş ülke.
Ikinci kez gidecegim ulke. Bakalim bu kez begenebilecek miyim?
Orta derece de kiz gormek imkansizdir, zira kizlari ya akil alacak derecede guzel ya da cok cirkindir.
ekonomisi
toplumsal yapısı
yönetim şekli
gelenekleri
ve bunun gibi bir çok parametreleri nasıl ve ne şekilde işlerse işlesin
fifa ballon d or ödülünde 1. sırada karim benzemayı seçerek fransanın nasıl iliklerine kadar işlediğini gözlemleyip adlarına çok üzüldüğüm bir devlet.
adamlar bir çok yönden sömürülmüş olabilir ama bu kadar teslim olunulması bir müslüman devlet olarak fransa nın bu kadar yörüngesinde kalınması kahredici bir anektottur.
toplumsal yapısı
yönetim şekli
gelenekleri
ve bunun gibi bir çok parametreleri nasıl ve ne şekilde işlerse işlesin
fifa ballon d or ödülünde 1. sırada karim benzemayı seçerek fransanın nasıl iliklerine kadar işlediğini gözlemleyip adlarına çok üzüldüğüm bir devlet.
adamlar bir çok yönden sömürülmüş olabilir ama bu kadar teslim olunulması bir müslüman devlet olarak fransa nın bu kadar yörüngesinde kalınması kahredici bir anektottur.
uluslararası telefon kodu 213 olan ülke.
(bkz: kuloğulları)
1 dolara renault symbol deposunun süper benzinle full doldurulduğu ülke.
hiçbir yerde trafik lambası olmayan ülke.
alger sahili 1990 avşa sahillerinin fotokopisi gibi olan ülke.
kredi kartının otel ve duty free hariç hiçbir yerde hiçbir şekilde geçmediği ülke. ekonominin tamamen nakit üzerine kurulu olduğu ülke.
alıstıgımız yogurdun bulunmadıgı ulke.
inşaat sektörlerinde bolca türk inşaat işçisine rastlanan ülkedir. işçilerimiz orada çok kötü koşullarda yaşamaktadır. amaaa bu bizim umrumuzda olamaz çünkü zaten işçilerimiz türkiye'de de çok kötü şartlarda yaşamaktadır.
bu ülkenin insanları ticareti hiç bilmezler. sktiğimin müşterilerine 70 dolar dersin, 70 lira yap diye ısrar ederler. bu teklifi geri çevirirsin eline zorla 70 lira sıkıştırıp ürünü almaya uğraşırlar. mesela aldıkları ürünün toplamı 250 dolar tuttu 200 dolar verip 50 dolar indirime giderler ki zaten aldıkları her ürünün üzerinden 5 dolar kırpmak için çaba sarfetmişlerdir. iran, cezayir ve tunus halkını dükkandan içeri sokmamak gerekir. iyi müşterilere çok nadir denk gelirsin ki zaten onlarında türkiye ye ilk gelişleridir. 2. gelişlerinde piyasada 100 dolar fiyat çekip 60 dolara bırakan ibneleri müşteriyi yazıklamaya uğraşan çakalları tüm esnafa mâl edip o şekilde davranmaya başlarlar.
öyle enteresan bir ülke, tuhaflıklarla dolu bir diyar burası. en başta başkenti ile ülkenin adı aynı, ikisi de cezayir. havaalanından çıkar çıkmaz trafik insanın dikkatini çekiyor önce. santim santim ilerleyen trafikde bile tek bir kişi bile abanmıyor kornaya, saygıdan ziyade alışmışlık bu durumun sebebi aslında. trafik öyle bir keşmekeş ki bir gün önce 10 dakikada gidilen mesafe bir gün sonra 1.5 saatinizi alabiliyor. ve en garip şey ise trafik lambası olmaması. koskoca başkentte o karmaşık trafiğe rağmen trafik ışığı 2-3 noktada var sadece. onlarada uyan yok zaten. yollarda işsizliğe çözüm olsun diye ne de olsa petrol gelirimiz var mantığı ile kadro verilmiş polisler ve bu polislerin kurduğu polis baraj noktaları mevcut. bu barajlar da aracı yavaşlatıp, iç lambayı açıp, ön farları kapatıp öyle geçmek zorundasınız. tabi sizden şüphelenirler ise aracı sağa çekip arama yapma gibi durumlar olabiliyormuş. tabi türk rehberimiz işin püf noktasını öğrenmiş adamlar bakmaya başlar başlamaz eli ile selam veriyor polislere ve adamlar inceden koltukları kabartıyorlar. haliyle hiç bir baraj noktasında durdurulmadık. bir de bu barajların bazılarında bir polis elinde metal uzun bir teli olan bir alet ile araçlarda bomba olup olmadığının kontrolünü yapıyor. bi halta yaradığını sanmıyorum ama, aracınızda bomba olursa eğer bu alete dikkat edin derim bu ülkede. bu aletleri de resmi olarak tanımadıkları hatta ülkede resmi temsilciliği bile bulunmayan israilden alan bir yönetimi var bu ülkenin.
enteresan bir dilleri dilleri var ayrıca. fransızca desen değil, arapça desen değil, derce desen değil. hepsini ortaya karışık konuşuyorlar. ama aksanlı ve çok düzgün bir fransızca ile konuşan birisi ile karşılaştıkları anda, o aylık 200-300 dolara çalışıp her tarafı ile ortama hava basan polisler bile el pençe divan duruyorlar neredeyse, saygı da kusur etmiyorlar. ama eğitim almadan orada durarak ne fransızca ne arapça öğrenmek pek mümkün değil.
kuskus denilen milli bir yemekleri ve sahra çayı adı verilen naneli çayları meşhur. kuskus denenebilir, naneli çayı mutlaka deneyin diyebilirim. çayın bulanık görüntüsü sizi ürkütmesin, bazı seyyar satıcılarda bile hakikaten müthiş lezzetli çay içebilirsiniz.
halkı türkleri çok seviyor genel olarak bu gidecek olanlar için bir artı. hele kıvanç tatlıtuğ ki kendisini muhannet gibi bir isimle tanımakta cezayirli arkadaşlar, sanırım gümüş dizisinin orada yayınlanan çevirisinde ki adı buymuş, havaalanından ülkeye girse daha çıkamadan parçalarlar sanırım. kenan imirzalıoğlu ve kıvanç çok revaçta burada. ezel, aşk-ı memnu, kurtlar vadisi cd'lerini korsan cd tezgahlarında görebilirsiniz. kızları çalışmaya giden türk erkeklerine aşıklar, malum ya bu sebepten delikanlılar türklere inceden kuruluyorlar. kafelerde türkçe konuştuğunuzu duyan bir cezayirli bayan gelip sizinle tanışmak isteyebilir. bu gayet normal cezayirliler için.
ekonomik açıdan ise tam bir ayrım söz konusu. ülkede rüşvetle çözemeyeceğiniz iş yok gibi. daha ülkeye girerken açık açık rüşvet isteyen polisleri var havaalanında. gelirleri petrol ve doğalgaz sayesinde güçlü. bütçe açıkları falan yok. paraya ihtiyaçları da yok. petrol rezervleri olmasına rağmen, kodaman devletlerin istediği kurallar çerçevesinde bunu kullandıkları için maddi sıkıntısı yok devletin. işsizlik var ama dert eden bir halk söz konusu değil. hatta işsizliği değil hiçbirşeyi dert eden bir halk söz konusu değil burada. varsa yoksa futbol, messi, fransa. sıcakkanlılar ama kaygısızlar. polisler 200-300 dolar para kazanıyor aylık; bir kilo üzüm 4-6, fanila 5, orta kalite takım elbise 120 dolar mesela. ekonomi geçmişi olanlar gini katsayısını bilir, burada gini katsayısı 1e çok ama çok yakın tahmin ediyorum. yani gelir adaletsizliği çok fazla, aradaki makas o kadar açık ki türkiye'de ki gelir adaletsizliği tırnak makası gibi kalır. ülkede bir ticaret yapanlar var bir de maaşlı çalışanlar. aylık 350 dolara kalifiye dil bilen vasıflı eleman çalışıyor bu ülkede. ve iyi para sayılıyor. normal çalışanlar 220 dolar gibi bir gelire sahipler ki bu para ile nasıl geçindiklerini çözmeye benim matematiğim yetmedi. tüm bunlara rağmem ticaret yapmak çok bakir ve aç bir pazar. 3-4 yıllık bir süreçte bu ülkede çok büyük paralar kazanmak işten bile değil. hem de ufaktan başlayarak. türkiye de batıp orada milyon dolarlarla oynayan adamlarla dolu cezayir. zaten yapacağınız iş ne olursa olsun petrol ve doğalgaz gelirinden pay almaya çalışmak sonuçta.
neticede amaçsızca gidilip görülecek bir ülke durumu yok, turistik bir gezi planlamak akıllıca olmaz. ancak iş yapmak isteyenler için biçilmiş kaftan cezayir.
enteresan bir dilleri dilleri var ayrıca. fransızca desen değil, arapça desen değil, derce desen değil. hepsini ortaya karışık konuşuyorlar. ama aksanlı ve çok düzgün bir fransızca ile konuşan birisi ile karşılaştıkları anda, o aylık 200-300 dolara çalışıp her tarafı ile ortama hava basan polisler bile el pençe divan duruyorlar neredeyse, saygı da kusur etmiyorlar. ama eğitim almadan orada durarak ne fransızca ne arapça öğrenmek pek mümkün değil.
kuskus denilen milli bir yemekleri ve sahra çayı adı verilen naneli çayları meşhur. kuskus denenebilir, naneli çayı mutlaka deneyin diyebilirim. çayın bulanık görüntüsü sizi ürkütmesin, bazı seyyar satıcılarda bile hakikaten müthiş lezzetli çay içebilirsiniz.
halkı türkleri çok seviyor genel olarak bu gidecek olanlar için bir artı. hele kıvanç tatlıtuğ ki kendisini muhannet gibi bir isimle tanımakta cezayirli arkadaşlar, sanırım gümüş dizisinin orada yayınlanan çevirisinde ki adı buymuş, havaalanından ülkeye girse daha çıkamadan parçalarlar sanırım. kenan imirzalıoğlu ve kıvanç çok revaçta burada. ezel, aşk-ı memnu, kurtlar vadisi cd'lerini korsan cd tezgahlarında görebilirsiniz. kızları çalışmaya giden türk erkeklerine aşıklar, malum ya bu sebepten delikanlılar türklere inceden kuruluyorlar. kafelerde türkçe konuştuğunuzu duyan bir cezayirli bayan gelip sizinle tanışmak isteyebilir. bu gayet normal cezayirliler için.
ekonomik açıdan ise tam bir ayrım söz konusu. ülkede rüşvetle çözemeyeceğiniz iş yok gibi. daha ülkeye girerken açık açık rüşvet isteyen polisleri var havaalanında. gelirleri petrol ve doğalgaz sayesinde güçlü. bütçe açıkları falan yok. paraya ihtiyaçları da yok. petrol rezervleri olmasına rağmen, kodaman devletlerin istediği kurallar çerçevesinde bunu kullandıkları için maddi sıkıntısı yok devletin. işsizlik var ama dert eden bir halk söz konusu değil. hatta işsizliği değil hiçbirşeyi dert eden bir halk söz konusu değil burada. varsa yoksa futbol, messi, fransa. sıcakkanlılar ama kaygısızlar. polisler 200-300 dolar para kazanıyor aylık; bir kilo üzüm 4-6, fanila 5, orta kalite takım elbise 120 dolar mesela. ekonomi geçmişi olanlar gini katsayısını bilir, burada gini katsayısı 1e çok ama çok yakın tahmin ediyorum. yani gelir adaletsizliği çok fazla, aradaki makas o kadar açık ki türkiye'de ki gelir adaletsizliği tırnak makası gibi kalır. ülkede bir ticaret yapanlar var bir de maaşlı çalışanlar. aylık 350 dolara kalifiye dil bilen vasıflı eleman çalışıyor bu ülkede. ve iyi para sayılıyor. normal çalışanlar 220 dolar gibi bir gelire sahipler ki bu para ile nasıl geçindiklerini çözmeye benim matematiğim yetmedi. tüm bunlara rağmem ticaret yapmak çok bakir ve aç bir pazar. 3-4 yıllık bir süreçte bu ülkede çok büyük paralar kazanmak işten bile değil. hem de ufaktan başlayarak. türkiye de batıp orada milyon dolarlarla oynayan adamlarla dolu cezayir. zaten yapacağınız iş ne olursa olsun petrol ve doğalgaz gelirinden pay almaya çalışmak sonuçta.
neticede amaçsızca gidilip görülecek bir ülke durumu yok, turistik bir gezi planlamak akıllıca olmaz. ancak iş yapmak isteyenler için biçilmiş kaftan cezayir.
nüfusu 32.531.853 kişi olan ülke.
en sevdiğim ülkedir. kuzey afrika bölgesinin en büyük ülkesidir ayrıca. daha da ayrıca en iyi müziklerin yapıldığı yerdir. faudel, khaled, cheb mami, rachid taha gibi yıldızlar dünya çapında tanınır.
fransa tarafından sömürgeleştirilmiş, 20. yüzyılda büyük acılara maruz kalmış, dili ve dini değiştirilmş insanların bulunduğu ülke.
One Two Three Vival'ALGERIE diye slogan atan ülkenin futbol takımının amigolarına sahipülke.
mısır daki halk ihtilainden sonra yeni ayaklanmanın başladığı ülkedir.
(bkz: dünya edebiyatı)
Adı anılınca "gidince cezayirsin" esprisi yapılan ülkedir.
fransa'ya atacağı tokatı bekliyoruz.
(bkz: La battaglia di Algeri)
Kuzey Afrika'da ülke; Afrika'nın Sudan'dan sonra ikinci büyük ülkesidir.
cezayir'de berberi kültür hareketi, 1980'de kabiliye bölgesinde isyan etti ve bu sekiz yıl sonraki iç savaşa kadar ki isyanların habercisiydi. berberi kültür hareketi, cezayir'deki arap gruplara karşı berberi haklarının yeniden teyit edilmesi gibi batılı tarzda bir devlet kurulmasını talep ediyordu.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar