bugün
- düşün ki o bunu okuyor10
- eskiden sevilen kızı görünce gelen mide bulantısı3
- klarnet calan sarapci koala battı mutlu musunuz3
- geceye bir ayet bırak3
- kafirlerin dünyaya kazandırdıkları8
- sözlük kızlarının vücutları15
- tsiganka2
- gülüm diyen kız8
- üç kuruşluk insan için üç bin liralık rakı içilmez2
- nihavent bay bey birader2
- kuzenin içine boşalmak14
- ingiliz şapkası takmıyor diye türkleri asmak9
- otopsiraporlari6
- yılmaz güney12
- toplam kaç entry girdiniz2
- balkona çık ve bir sigara daha yak2
- gün gelecek dün olacak2
- velvet10
- soğuk bulgur pilavı yerken ağlayarak 31 çekmek8
- falıma bakmak isteyen var mı24
- chp'li 17 belediye başkanının akp'ye geçmesi11
- aşk2
- verilen sırrı sahibine bile söylememek2
- dimmu borgir dinlemek3
- her şeye saygı duyulması gerekir2
- black mirror2
- uludağ sözlük ailesi ısparta turu6
- kakalanan peynir2
- reneissance man2
- elektrikli scooter'a 2 kişi binen erkek3
- kemal kılıçdaroğlu18
- dolandırılan insanların genel özellikleri8
- sözlükten çıkmayan yazar2
- ziyade ilahiler dinlemek2
- ameliyat olmak6
- rahmi koç6
- evde mum bulundurmak7
- hapşırırken aynı anda osurmak9
- arap gibi giyinerek sevap kazandığını sanan tip9
- aylık 384 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- zaman baba birader bey2
- açlık ile arkadaş sabır ile dost olmak2
- ne yapıyorsunuz yakışıklı ve güzel dostlarım10
- yazarların saç şekillendirme taktikleri2
- bir scottish fold sahibi olmadan ölüp gitmek8
- 26 haziran 2026 türkiye abd maçı5
- almanya5
- sade soda erkeği vs meyveli soda erkeği7
- çorapla uyuyan insanların sosyopat olması7
- garip sorular2
kirgizistanin baskentidir.kirgizca ve rusca konusulur. kazakistan'a sinir oldugu icin, burda yasayanlar tarafindan giris-cikis yapmak icin kullanilan sehirdir.darbe den sonra halkin alim gucu iyice dusmustur.
yönetimi yerinden indiren devrimin olduğu,aslında bu karışıklıklar öncesi gayet eğlenceli olan ama şu anda gidenin yusuf seslerini çok rahat işittiği başkent.
ankara, kardeş şehridir.
çikolatalı bisküviye benzer kelime tınısına sahip, kırgizistan nın başkentidir.
SEHIR MIMARISI SATRANC TAHTASI SEKLINDE, KAZAKISTANIN BASKENTINI DE TASARLAYAN MIMAR TARAFINDAN PLANLANMISTIR. ULASIM UCUZDUR. HER ARAC SAHIBI MAFYAYA ODEMESINI YAPIP ARACININ UZERINE TAKSI LOGOSU TAKABILIR. BURADA YASAYAN TURKLERE PEK SICAK BAKMAZLAR. ASLINDA KIMSEYE SICAK BAKMAZLAR. MAFYA HER TARAFA HAKIMDIR. TURKLERE UYUZ OLMALARININ SEBEBI, 1000 DOLAR MAAS ALAN BIR AMELENIN MEMLEKETINE GONDERDIGI PARADAN ARTANLA COK RAHAT PLAYBOYLUK YAPABILMESIDIR. BIR ONCEKI YONETIMIN BASKANI BAKIYEV'IN < 2 AYAKLI FABRIKALARIM > DIYE TANIMLADIGI KIZLARI COK GUZEL VE CANA YAKINDIR. AYNI ZAMANDA ERKEKLERINDEN MERTTIRLER. SON OLAYLARDAN SONRA GITMEDIM FAKAT GORUSTUGUM ARKADASLARIM AYNI DUZENIN DEVAM ETTIGINI SOYLEDI. BIRKAC GUN ONCE TAYYIP ORADAYDI. MAFYAYI BITIRIN TARZI BIR SEYLER ANLATTI GALIBA. BUTUN TURKI CUMHURIYETLERINDE OLDUGU GIBI FETTULLAHGILLERIN OKUL VE YATIRIMLARIYLA ALAKALI SIKINTI VAR HERHALDE.
halk devrimini birebir yaşadığım ve beni devrimden soğutan şehirdir.
yaşanası şehir olması ile birlikte kırgızlar olmasaydı daha güzel olacağı kesin olan şehirdir.
yaşanası şehir olması ile birlikte kırgızlar olmasaydı daha güzel olacağı kesin olan şehirdir.
Yıl 2005.
Mahalli saat 03 gibi zifiri karanlıkta 3 koridorlu A310 tipi uçakla Bişkek Manas havalimanına indik. Pist yüzeyi oldukça fenaydı, düşüyor sanmıştık. Uçak taxiye başlarken "Manas Air", "Kyrgyzstan", "Altyn Air" gibi fülolarının tamamı Antonov 24R'lerden oluşan, Kırgızistan'a ait uçakları seçebiliyordum.
Belki de ilk defa uçağa binmemin verdiği o heyecanla, ve tabii ki de servisin diğer havayollarına oranla çok daha yoğun olması dolayısıyla her önüme geleni yemiş, pasaport kontrolü için sıraya girdiğimde fena bir miğde bulantısıyla kıvranıyor bulmuştum kendimi. Annem beni en yakın tuvalete götürdü, fakat daha rahatlayamadan pasaport kontrolü için geri gitmek zorunda kaldım. Sonrasında yaklaşık 10 dakika kadar çıkarttım. Herneyse, bunlar küçük detaylar.
Sabah 7 gibi babam uyandırdı, dünden kalan rahatsızlığım geçmişti belimdeki ağrı dışında. Babam kendisiyle havaalanının balkonuna çıkmamı istedi, benim de zaten yapacak herhangi bir işim yoktu, kabul ettim ve ormanların arasındaki geniş terasa çıktık. Eski model Mercedes arabalar gayet boldu burada, en azından terastan öyle gözüküyordu. Havası serin fakat güneşliydi, havanın temiz olmasından dolayı burnumu yakıp kavuruyordu adeta. Daha sonra 8.30 daki Kırgızistan'ın güneyindeki şehir Oş uçağına gitmek için 2 katlı havaalanının alt katında, çinlilerin oluşturduğu kuyruğa girdik. Sıra bayağı hızlı işliyordu, sebebi ise herhangi bir bagaj hizmetinin olmamasıydı. Yolcular bagajlarını uçağın arkasına yığıyordu. Gayet tatlı bir Rus bayan biletimize baktı, "Çto vı delaete zdes?" diye şaşırmış bir edayla sordu. Meğer Oş uçağı oradan değil, üst kasttan kalkıyormuş ve daha kötüsü uçak kapıdan dakikalar önce ayrılmış. Koştuk üst kata. Merdivenlerde valizimizi yukarı çıkartacak herhangi bir yer yoktu, insana saygı çok azdı burada. Herneyse, devam ettik. Koştuk. Valizimiz hayli bir ağardı, ve üst kattaki kırgız kadına alması ve uçağa göndermesi için uzatınca, "uçak gitti sen daha ne valizinden bahsediyosun" diye kızgın bir ifadeyle fırçaladı adeta. Havalanından çıktık, uçak motorlarını çalıştırmış bizi bekliyordu. Bizi görenler uçağın yanına merdiveni götürdüler, zaten yerden yüksekliği bir kaç metre olan, "pırpırlı" bir uçaktı.
ilginç olan, uçağın içinde çok ağır bir koku vardı, rahatsız ediciydi. Cam kenarları doluydu, biletimizde "window" yazmasına rağmen. Yerimize oturduk, o fena pistte koşmaya başladık. Motorların sesi çok korkutucuydu. Anneme soru soruyor fakat cevap alamıyordum, kabin fena derecede gürültülüydü. Uçak yavaş yavaş tırmanmaya başlarken şehri görebiliyordum. Geniş meydanlar, yeşillik alanlar, geniş caddeler, cetvelle çizilmiş gibi sokaklar. Adeta bir tam bir Soviyet şehriydi.
O zaman 12 yaşında küçük bir çocuktum, 2005 yılına ait anılarım aynı uçağın bulutlar gözden kaybolması gibi siliniyor tam bu noktada. Fakat daha sonra tam 4 yıl sonra aynı şehri ayrıntılı gezme şansım oldu, onu da daha sonra yazmayı düşünüyorum.
Mahalli saat 03 gibi zifiri karanlıkta 3 koridorlu A310 tipi uçakla Bişkek Manas havalimanına indik. Pist yüzeyi oldukça fenaydı, düşüyor sanmıştık. Uçak taxiye başlarken "Manas Air", "Kyrgyzstan", "Altyn Air" gibi fülolarının tamamı Antonov 24R'lerden oluşan, Kırgızistan'a ait uçakları seçebiliyordum.
Belki de ilk defa uçağa binmemin verdiği o heyecanla, ve tabii ki de servisin diğer havayollarına oranla çok daha yoğun olması dolayısıyla her önüme geleni yemiş, pasaport kontrolü için sıraya girdiğimde fena bir miğde bulantısıyla kıvranıyor bulmuştum kendimi. Annem beni en yakın tuvalete götürdü, fakat daha rahatlayamadan pasaport kontrolü için geri gitmek zorunda kaldım. Sonrasında yaklaşık 10 dakika kadar çıkarttım. Herneyse, bunlar küçük detaylar.
Sabah 7 gibi babam uyandırdı, dünden kalan rahatsızlığım geçmişti belimdeki ağrı dışında. Babam kendisiyle havaalanının balkonuna çıkmamı istedi, benim de zaten yapacak herhangi bir işim yoktu, kabul ettim ve ormanların arasındaki geniş terasa çıktık. Eski model Mercedes arabalar gayet boldu burada, en azından terastan öyle gözüküyordu. Havası serin fakat güneşliydi, havanın temiz olmasından dolayı burnumu yakıp kavuruyordu adeta. Daha sonra 8.30 daki Kırgızistan'ın güneyindeki şehir Oş uçağına gitmek için 2 katlı havaalanının alt katında, çinlilerin oluşturduğu kuyruğa girdik. Sıra bayağı hızlı işliyordu, sebebi ise herhangi bir bagaj hizmetinin olmamasıydı. Yolcular bagajlarını uçağın arkasına yığıyordu. Gayet tatlı bir Rus bayan biletimize baktı, "Çto vı delaete zdes?" diye şaşırmış bir edayla sordu. Meğer Oş uçağı oradan değil, üst kasttan kalkıyormuş ve daha kötüsü uçak kapıdan dakikalar önce ayrılmış. Koştuk üst kata. Merdivenlerde valizimizi yukarı çıkartacak herhangi bir yer yoktu, insana saygı çok azdı burada. Herneyse, devam ettik. Koştuk. Valizimiz hayli bir ağardı, ve üst kattaki kırgız kadına alması ve uçağa göndermesi için uzatınca, "uçak gitti sen daha ne valizinden bahsediyosun" diye kızgın bir ifadeyle fırçaladı adeta. Havalanından çıktık, uçak motorlarını çalıştırmış bizi bekliyordu. Bizi görenler uçağın yanına merdiveni götürdüler, zaten yerden yüksekliği bir kaç metre olan, "pırpırlı" bir uçaktı.
ilginç olan, uçağın içinde çok ağır bir koku vardı, rahatsız ediciydi. Cam kenarları doluydu, biletimizde "window" yazmasına rağmen. Yerimize oturduk, o fena pistte koşmaya başladık. Motorların sesi çok korkutucuydu. Anneme soru soruyor fakat cevap alamıyordum, kabin fena derecede gürültülüydü. Uçak yavaş yavaş tırmanmaya başlarken şehri görebiliyordum. Geniş meydanlar, yeşillik alanlar, geniş caddeler, cetvelle çizilmiş gibi sokaklar. Adeta bir tam bir Soviyet şehriydi.
O zaman 12 yaşında küçük bir çocuktum, 2005 yılına ait anılarım aynı uçağın bulutlar gözden kaybolması gibi siliniyor tam bu noktada. Fakat daha sonra tam 4 yıl sonra aynı şehri ayrıntılı gezme şansım oldu, onu da daha sonra yazmayı düşünüyorum.
Tanrı dağlarına sırtını dayamış,havası,suyu ve toprağı temiz şehir.
kımız yapımında kullanılan sopa.
Türkiye'de bişşek olarak bilinen ve yayık yaymada kullanılan sopanın Kırgızistan'daki adı.
Kırgızistan'ın başkenti.
Büyükelçimizin iftar programında fetö mensubu ile aynı masaya oturtulduğunda verdiği “biz buraya 35 milyon dolara cami yaptık sizin bize yaptığınıza bakın” şeklinde tepkisi ile 35 milyon dolara cami yaptırdığımızı öğrendiğimiz kırgız başkenti.
35 milyon dolar.
50 milyon dolar kaynak yaratılamadığı için tank palet fabrikası özelleştirilmişti hatırlatmakta fayda var.
35 milyon dolar.
50 milyon dolar kaynak yaratılamadığı için tank palet fabrikası özelleştirilmişti hatırlatmakta fayda var.
Cahillikte bugün.
Yukarıdaki entry e binaen.
Yukarıdaki entry e binaen.
hayatında ilk kez kek yapan köylü teyzenin, pişmek bilmeyen kekin yüzüne söylediği istektir.
kekin gerçekten biştiği yerdir.
coyote ugly
shanson
promzon
retro metro
detay isteyen kardeş, 500 soma tavım....swh
coyote ugly
shanson
promzon
retro metro
detay isteyen kardeş, 500 soma tavım....swh
pismeyen keke koylu aksani olan bir kadinin "biş kek" demesidir.
arkadaslar sozluge 2.siniftan katiliyorum yarin okul var.
arkadaslar sozluge 2.siniftan katiliyorum yarin okul var.
arkadaşımın sipariş ettiği telefonu almak için girdiğim mağazada, sorulan ilk sorunun; "ak mı gara mı hankı telefon" olmasıyla dumura uğradığım orta asya kenti.
Kırgızistan'ın başkentidir. sovyetler döneminde frunze diye adlandırılan şehir.
Gtimek istediğim Aska şehirlerinden birisi burası.
Orta Asya'da bulunan Kırgızistan'ın başkentidir. Bişkek'in Sovyetler Birliği dönemineki adı, ünlü Sovyet generali Mihail Frunze'nin anısına Frunze'dir. 1991 yılında Kırgızistan'ın SSCB'den bağımsız olmasının ardından şehrin adı, eski ve tarihi bir ad olan Bişkek'e çevrildi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar