bugün
- gece vakti orman yolunda bisiklet sürmek7
- fırında tavuk10
- sarı saçın yakıştığı ünlüler8
- gecenin şarkısı9
- kedilerle uyumak9
- dolapta iki biram var6
- yüzüklerin efendisi5
- öyle bir yatmak ki yarınlar olmayacakmışcasına6
- rafine zevkleri olan erkek12
- cumhuriyet bayramı8
- tuvalet kağıdını renkli alan insan11
- bir kıza saklama kabı hediye etmek9
- acil durumda aranacak kişi5
- tr de hangi arabalar lüks sayılır sorunsalı8
- sevişmek hüner değil6
- salon erkeği10
- içten içe üşümek5
- giysi fiyatlarının uçması9
- escort taş mı yesin3
- rüyalarınızı ağzından öptüm4
- nasılsın4
- değerli olduğunu hissettirmek6
- ekşi sözlük9
- lüks araba istemeyen erkek9
- nejat işler3
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı73
- cumhuriyetten rahatsız olan insan19
- nickiniz fransızca olsaydı ne olurdu10
- ilker başbuğ7
- sözlükte 1 erkeğe düşen kız sayısı7
- sözlük kızlarıyla pijama partisi yapmak20
- ters takılmış tuvalet kağıdı7
- bir kadının bana hükmetmesini istiyorum7
- trabzonspor17
- 2008 ekonomik krizi7
- gözlerim dolmuş boşalmış bir kere3
- beyaz pasta7
- kendinden vazgeçmemek4
- ruffles ketçaplı7
- insta da aşırı dekolteli kızları takipten çıkmak4
- insan aklıyla açıklanamayan konular5
- belki güneş bir gün ikimiz için doğar3
- üniversiteli kızlar6
- halk aşksızsa sokaklar banka dükkanlarıyla doludur2
- yallah arabistan a diyen tip11
- nervio'ya evlenme teklif etmek29
- giresunlu olmanın zorlukları9
- hasar kaydı olan kıza aşık olan genco3
- yazılımcıların flört algoritması2
- amedspor9
"...üç şey seçtiler cennetten çıkarmak için:
bir: kelimeler
iki: aşk
üç: annelik duygusu
kelimeleri adem yanına aldı, annelik duygusunu taşımak havva'ya kaldı.
ama aşk çok ağırdı.
ikisinin de, aşkı tek başına taşıması mümkün olmayınca, ikisinin zembili de aşkı bir başına kaldıramayınca, bölüştüler yükü. yarısını adem sırtlandı, aşkın yarısı havva'ya kaldı.
öyle sert düştüler ki dünyaya, bu fenaya, ademin dizlerinin bağı çözüldü, ciğerleri yandı. nutku tutuldu. üçüncü defa, bildiği kelimelerin hepsini önce unuttu. sonra bir kısmını hatırladıysa da o bir kısmını kıyamete değin unuttu.
aşk? daha yollarda sakin durmamıştı bir türlü. kabına sığmamıştı. bir yarısı yollarda kayboldu. getirebildikleri ancak öbür yarısıydı.
o gün bu gün yeryüzü kelimeleri yetersiz, aşk bu dünyada kusurlu
la sonsuzluk hecesi
bir: kelimeler
iki: aşk
üç: annelik duygusu
kelimeleri adem yanına aldı, annelik duygusunu taşımak havva'ya kaldı.
ama aşk çok ağırdı.
ikisinin de, aşkı tek başına taşıması mümkün olmayınca, ikisinin zembili de aşkı bir başına kaldıramayınca, bölüştüler yükü. yarısını adem sırtlandı, aşkın yarısı havva'ya kaldı.
öyle sert düştüler ki dünyaya, bu fenaya, ademin dizlerinin bağı çözüldü, ciğerleri yandı. nutku tutuldu. üçüncü defa, bildiği kelimelerin hepsini önce unuttu. sonra bir kısmını hatırladıysa da o bir kısmını kıyamete değin unuttu.
aşk? daha yollarda sakin durmamıştı bir türlü. kabına sığmamıştı. bir yarısı yollarda kayboldu. getirebildikleri ancak öbür yarısıydı.
o gün bu gün yeryüzü kelimeleri yetersiz, aşk bu dünyada kusurlu
la sonsuzluk hecesi
aşk = yalan.
Yaşamı farklı bir noktadan izlemektir. Tanıdığın, sevdiğin insanların yaşamının bir anda önemsiz olması, kendi yaşamının dengesinin ansızın bozulması, basit bir gülücüğün, bir yüz ifadesinin peşinden öylesine koşmak gibi bir şeydir. Hep schopenhauer'ın söylediklerine inanmak isteyip her seferinde yanılmana yol açan kavramdır. Lise yıllarında pantolonunu çıkarırken düşünceye dalman ve annenin bunu fark etmesiyle sonuçlanan olaylar zincirinin başlangıcıdır. * Üniversitede ondan önceki yaşamını açıkça unutmaktır. Nerede yaşadığını özel zevklerinin neler olduğunu... Ve yıllar geçse de bir gün istanbul sokaklarında onunla karşılaşacağını tuhaf bir şekilde hissetmektir. Onun yıllar önce giydiği monta benzer bir montla geçen bir kızı ona benzetmektir. Her seferinde bir garip çarpıntıya tutulmak gibidir. Yaş ilerledikçe romantik komedilerden zevk almaya neden olan sözcüktür. Böyle de lanet olası bir şeydir aynı zamanda. * *
cenneti ve cehennemi aynı anda yaşamaktır.
sonuçta kavuşmak varsa hep cennette kalırsın, yok ayrılık varsa cehenneme düşersin.
aşık olunan kişiyi unutmak yoktur. sadece acılar biraz diner o kadar.
kalpte bir çizik olarak kalır hep.
sonuçta kavuşmak varsa hep cennette kalırsın, yok ayrılık varsa cehenneme düşersin.
aşık olunan kişiyi unutmak yoktur. sadece acılar biraz diner o kadar.
kalpte bir çizik olarak kalır hep.
dünyanın en anlatılmaz duygusudur.
sizi deli gibi seven ve aynı zamanda deli gibi üzen bir dengesizle beraber olmanızın tek sebebidir heralde.
sizi deli gibi seven ve aynı zamanda deli gibi üzen bir dengesizle beraber olmanızın tek sebebidir heralde.
hani hiç çalıştırmadığınız bir yerinizi çalıştırdığınızda oralarınız tutulur ve ağrır, işte aşkta aynı şekilde kalbe acı veren bir fiziksel olaydır.
aşk denen bir kavrama inanmamamdan olsa gerek beseri askların mecazdan öteye gitmeyeceğini düşünmüşümdür hep. aşkın gercek olduğunu varsayarsak aşk ile ben duygusu arasında bir karadelik varsayalım. eğer buradan gecmeyi göze alabiliyorsan aska ulasmıs olursun ki bunu yapmakta yürek ister..
tam boğulmak üzereyken, kıyıya vardığınızda ilk aldığınız nefesin ciğerlerinizi yakmasıdır.
vardi galiba boyle bir sey. cok ama cok eskiden, bazen hatirlar gibi oluyorum, hayal meyal bir yuz var aklimda, seneler oncesinde kalmis.
herkes kendi arkadaslarinin en iyi arkadaslar oldugunu dusunur, kendi yasadigi askin en buyuk ask oldugunu... bizimki de oyle bir sey iste...
herkes kendi arkadaslarinin en iyi arkadaslar oldugunu dusunur, kendi yasadigi askin en buyuk ask oldugunu... bizimki de oyle bir sey iste...
Bir şey var aramızda, senin bakışından belli, benim yanan yüzümden.
Dalıveriyoruz arada bir ikimizde aynı şeyi düşünüyoruz belki.
Gülüşerek başlıyoruz söze. Birşey var aramızda.
Onu buldukça kaybediyoruz isteyerek.
Fakat ne kadar saklasak nafile. Birşey var aramızda.
Senin gözlerinde ışıldıyor, benim dilimin ucunda...
aşk...
Dalıveriyoruz arada bir ikimizde aynı şeyi düşünüyoruz belki.
Gülüşerek başlıyoruz söze. Birşey var aramızda.
Onu buldukça kaybediyoruz isteyerek.
Fakat ne kadar saklasak nafile. Birşey var aramızda.
Senin gözlerinde ışıldıyor, benim dilimin ucunda...
aşk...
kısa ve net bir şekilde 25 gr etin peşinden koşma işlemidir.
--spoiler--
aşk yolunca aşık ten,maşuk ise candır.tenin hükmü de ancak şekil kadardır.özün şekle kılıf olması ayıptır.dışın içe tercih edilmesi günahtır.hani ya kabuk,tohumu korumak için vardır.ama asıl mana, tohumun özünde saklıdır.o yüzden bu yolda sevilenin sırrı ,her zaman gizli olmasında ve kalp ülkesinde yaşayıp orada anlaşılmasında.sevenin sırrı ise hep dışarlarda dolanıp öze perdedar olmasında, öze hayran olmasında, özü aramasında.yani sevene dülen heğ aşikar olmak, sevilene düşen hep gizem kalmak.yani ten dediğiniz gözle görünür, isteseniz de silinmez.ama can dediğiniz kalple görülür, öyle ulu ortalarda görünmez.
--spoiler--
aşk yolunca aşık ten,maşuk ise candır.tenin hükmü de ancak şekil kadardır.özün şekle kılıf olması ayıptır.dışın içe tercih edilmesi günahtır.hani ya kabuk,tohumu korumak için vardır.ama asıl mana, tohumun özünde saklıdır.o yüzden bu yolda sevilenin sırrı ,her zaman gizli olmasında ve kalp ülkesinde yaşayıp orada anlaşılmasında.sevenin sırrı ise hep dışarlarda dolanıp öze perdedar olmasında, öze hayran olmasında, özü aramasında.yani sevene dülen heğ aşikar olmak, sevilene düşen hep gizem kalmak.yani ten dediğiniz gözle görünür, isteseniz de silinmez.ama can dediğiniz kalple görülür, öyle ulu ortalarda görünmez.
--spoiler--
Sen şehvetine aşk adını takmışsın,
Fakat şehvetten aşka dek uzun bir yol var.
mevlana
Fakat şehvetten aşka dek uzun bir yol var.
mevlana
acısı mübah sayılır kimilerince.
olması bir dert olmaması bir dert.
yasak olunca daha cazip gelendir kimi zaman.
bekleyenini bekletmeyi seven, kolay olunca bırakıp gidendir aşk.
artık çocukların dilinde bir bilmece...
ne zaman geldiği ya da nereye gittiği mechul...
aranır coğunlukla ama asla kendini belli etmeden yerleşendir...
kusurdur ya da kusursuzluk...
olması bir dert olmaması bir dert.
yasak olunca daha cazip gelendir kimi zaman.
bekleyenini bekletmeyi seven, kolay olunca bırakıp gidendir aşk.
artık çocukların dilinde bir bilmece...
ne zaman geldiği ya da nereye gittiği mechul...
aranır coğunlukla ama asla kendini belli etmeden yerleşendir...
kusurdur ya da kusursuzluk...
cehennemden çıkıp gelse bile cennet kokuları getirendir.
--kitaptan alıntı--
şeriat der ki: "seninki senin, benimki benim." tarikat der ki: "seninki senin, benimki de senin." marifet der ki: "ne benimki var ne seninki." hakikat der ki: "ne sen varsın, ne ben."
ah minel aşk! Aşk'tan önce aşk'tan sonra... aşk yeryüzündeki en eski, en dirençli gelenektir. Aşık dışlanır ama dışlayamaz. Aşık incinir ama karıncayı bile incitemez. Aşık olunca anlarsın. yüreğin bir kadife keseye dönüşür, içinde sırma bir yumak; sen bu yufka gönülle kimselere kıyamazsın. yaşayan ve yaşamış aşıkların kervanına katılırsın. korkma! aşkta yok olunca zahiri tarifler, zihinlerdeki kategoriler buhar olur uçar. o noktadan itibaren "ben" diye bir şey kalmaz. tüm benliğin olur koca bir sıfır. orada ne şeriat kalır, ne tarikat, ne marifet. sadece ve sadece hakikat...
--kitaptan alıntı--
böylede güzel bir kitap bu aşk...
şeriat der ki: "seninki senin, benimki benim." tarikat der ki: "seninki senin, benimki de senin." marifet der ki: "ne benimki var ne seninki." hakikat der ki: "ne sen varsın, ne ben."
ah minel aşk! Aşk'tan önce aşk'tan sonra... aşk yeryüzündeki en eski, en dirençli gelenektir. Aşık dışlanır ama dışlayamaz. Aşık incinir ama karıncayı bile incitemez. Aşık olunca anlarsın. yüreğin bir kadife keseye dönüşür, içinde sırma bir yumak; sen bu yufka gönülle kimselere kıyamazsın. yaşayan ve yaşamış aşıkların kervanına katılırsın. korkma! aşkta yok olunca zahiri tarifler, zihinlerdeki kategoriler buhar olur uçar. o noktadan itibaren "ben" diye bir şey kalmaz. tüm benliğin olur koca bir sıfır. orada ne şeriat kalır, ne tarikat, ne marifet. sadece ve sadece hakikat...
--kitaptan alıntı--
böylede güzel bir kitap bu aşk...
yaşarken anlam veremediğin kadar güzel, yaşamazken anlam verilemeyecek kadar saçma, kaybetmişken anlam verilemeyecek kadar acıdır, anlamsızdır..
bir ceyhun yılmaz şiiri.
bir tek senin görebileceğin bir yerden
sana gülümsüyorum...
onların duydukları kahkahalarım değil
aşkı tarif gerekirse sana
anlatayım
aşk ne biliyor musun
benim sana yaşadığım,
senin durmadan üstüne bastığın...
bir tek senin görebileceğin bir yerden
sana gülümsüyorum...
onların duydukları kahkahalarım değil
aşkı tarif gerekirse sana
anlatayım
aşk ne biliyor musun
benim sana yaşadığım,
senin durmadan üstüne bastığın...
aşk, tutkulu bir şekilde sevme olayıdır.
aşk en guzel varlıgın; her gece yatmadan once, her sabah uyandıgınızda aklınızdan çıkmamasını sağlayan şeydir. aşk sevgilinin ta kendisidir.
gözlerin umut rüzgarı sen menekşesin
hep içimde çınlıyor o güzel sesin
duysaydı mecnun bile şaşırırdı bu aşka
aşk böyle bir şey işte...
hep içimde çınlıyor o güzel sesin
duysaydı mecnun bile şaşırırdı bu aşka
aşk böyle bir şey işte...
sorgulamamaktır,
yargılamamaktır,
kabullenmektir,
e tabi tüm bunlar dile kolaydır.
yargılamamaktır,
kabullenmektir,
e tabi tüm bunlar dile kolaydır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar