bugün
- aklınıza gelen şarkı sözü4
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması11
- çok kitap okuyanı eleştirmek6
- şişman olmak istemeyenlere tavsiyeler7
- düğünde yemek yiyen davetliden para isteyen damat6
- manchester by the sea2
- ioc'dan identity graph a2
- eteğin altına pantolon giyen kız2
- backrooms3
- don giymemek3
- 29 mayıs 19762
- kitap okuma alışkanlığı4
- bugün de ölmedik2
- bir kadın tarafından hükmedilmeyi istemek4
- yarından sonraki güne ne denir3
- bir güneşe bir de sana bakamam3
- çerçeve yasa31
- birazdan yer yerinden oynayacak10
- g i l d e d l i l y10
- casperlar daltonlar redkitler şirinler6
- türbede dua etmenin şirk olması13
- barda yanınıza oturan aslında seri katil olan adam2
- sözlük yazarlarının goodreads sayfaları2
- mutlu olmak2
- fazladan ölümsüzlük iksiri olan var mı4
- azrail gelse ona ne derdiniz13
- ölümlülük iksiri2
- 12 ağustos 2026 güneş tutulması9
- kadınların bakir erkek istemesi2
- anın görüntüsü14
- sokakta öpüşmek7
- flört algoritması3
- nasıl bir kadın3
- yalnız ölmek2
- yurt dışı çıkış harcı8
- dağ evi4
- engelleyen insan kibri6
- özgür özel15
- sözlük kızı ile kavga etmek13
- ben bir ceviz agacıyım6
- sürekli kendini öven insan6
- beyazconverse6
- sözlükte kavga edilen kızın true çıkması7
- akp'li vekilin abdullah öcalan'a teşekkür etmesi2
- geldimgittim6
- akıl verme vereceksen huzur ver6
- hiçbir servet zamanı satın alamaz20
- monica bellucci'ye aşık olmak3
- gençler çalışmadan para kazanmak istiyor6
- stingy2
net bir tanımı yapılamayacak, insanı olmadık hallere sokan duygu. insan kalbinin derinliklerinde bir şeyler filizlenmeye başladığında, hazır olmadığı bu şey karşısında kendini son derece güçsüz hisseder. mantığı olmayan bu duyguyu en güçlü biçimde tadıp, sevdiği kadar sevilmeyi umarak adeta her kapıyı zorlar. ancak, her kapının kilidi açılmayacağı gibi, bazılarının anahtarları ruhun derinliklerine gömülmüştür. insan aşka hazır olamaz, aşkın içine düşüverir bir anda. hiç düşünmediği şeyleri yapar, gururundan ödün verir, hiç ağlamayan, dayanıklı biri bile gözyaşlarını, içine de olsa, kimseye göstermese de, akıtır. aşkın taraflarından biri olmak, yüreği tazeler, insana güç verir, eğer aşkın diğer tarafı da aynı derecede düşmüşse bu mantıksızlığa.
istenildiğinde alamamak, alındığında olamamaktır.
mucizevidir, bir anda gelir, neye uğradığını anlamaz insan.
'sana fena halde benziyor güzellik
ama aynaya bakma senden biraz çirkin
en uzak cebe saklanmış bir anahtar gibi
biraz geç de olsa açacak kapıyı sana
sözcükler hazır dudaklarımda
seni buldum arıyordum
kaybetmem bir daha
beni kendimden geçiriyor güzelliğin
ama sakın uyandırma uyusun kalbim
en uzak şehre yürürken çıplak ayaklarımla
gördüğüm her çiçeği topladım yolda
sözcükler hazır dudaklarımda
seni buldum arıyordum
kaybetmem bir daha'
* *
'sana fena halde benziyor güzellik
ama aynaya bakma senden biraz çirkin
en uzak cebe saklanmış bir anahtar gibi
biraz geç de olsa açacak kapıyı sana
sözcükler hazır dudaklarımda
seni buldum arıyordum
kaybetmem bir daha
beni kendimden geçiriyor güzelliğin
ama sakın uyandırma uyusun kalbim
en uzak şehre yürürken çıplak ayaklarımla
gördüğüm her çiçeği topladım yolda
sözcükler hazır dudaklarımda
seni buldum arıyordum
kaybetmem bir daha'
* *
"...üç şey seçtiler cennetten çıkarmak için:
bir: kelimeler
iki: aşk
üç: annelik duygusu
kelimeleri adem yanına aldı, annelik duygusunu taşımak havva'ya kaldı.
ama aşk çok ağırdı.
ikisinin de, aşkı tek başına taşıması mümkün olmayınca, ikisinin zembili de aşkı bir başına kaldıramayınca, bölüştüler yükü. yarısını adem sırtlandı, aşkın yarısı havva'ya kaldı.
öyle sert düştüler ki dünyaya, bu fenaya, ademin dizlerinin bağı çözüldü, ciğerleri yandı. nutku tutuldu. üçüncü defa, bildiği kelimelerin hepsini önce unuttu. sonra bir kısmını hatırladıysa da o bir kısmını kıyamete değin unuttu.
aşk? daha yollarda sakin durmamıştı bir türlü. kabına sığmamıştı. bir yarısı yollarda kayboldu. getirebildikleri ancak öbür yarısıydı.
o gün bu gün yeryüzü kelimeleri yetersiz, aşk bu dünyada kusurlu
la sonsuzluk hecesi
bir: kelimeler
iki: aşk
üç: annelik duygusu
kelimeleri adem yanına aldı, annelik duygusunu taşımak havva'ya kaldı.
ama aşk çok ağırdı.
ikisinin de, aşkı tek başına taşıması mümkün olmayınca, ikisinin zembili de aşkı bir başına kaldıramayınca, bölüştüler yükü. yarısını adem sırtlandı, aşkın yarısı havva'ya kaldı.
öyle sert düştüler ki dünyaya, bu fenaya, ademin dizlerinin bağı çözüldü, ciğerleri yandı. nutku tutuldu. üçüncü defa, bildiği kelimelerin hepsini önce unuttu. sonra bir kısmını hatırladıysa da o bir kısmını kıyamete değin unuttu.
aşk? daha yollarda sakin durmamıştı bir türlü. kabına sığmamıştı. bir yarısı yollarda kayboldu. getirebildikleri ancak öbür yarısıydı.
o gün bu gün yeryüzü kelimeleri yetersiz, aşk bu dünyada kusurlu
la sonsuzluk hecesi
aşk = yalan.
Yaşamı farklı bir noktadan izlemektir. Tanıdığın, sevdiğin insanların yaşamının bir anda önemsiz olması, kendi yaşamının dengesinin ansızın bozulması, basit bir gülücüğün, bir yüz ifadesinin peşinden öylesine koşmak gibi bir şeydir. Hep schopenhauer'ın söylediklerine inanmak isteyip her seferinde yanılmana yol açan kavramdır. Lise yıllarında pantolonunu çıkarırken düşünceye dalman ve annenin bunu fark etmesiyle sonuçlanan olaylar zincirinin başlangıcıdır. * Üniversitede ondan önceki yaşamını açıkça unutmaktır. Nerede yaşadığını özel zevklerinin neler olduğunu... Ve yıllar geçse de bir gün istanbul sokaklarında onunla karşılaşacağını tuhaf bir şekilde hissetmektir. Onun yıllar önce giydiği monta benzer bir montla geçen bir kızı ona benzetmektir. Her seferinde bir garip çarpıntıya tutulmak gibidir. Yaş ilerledikçe romantik komedilerden zevk almaya neden olan sözcüktür. Böyle de lanet olası bir şeydir aynı zamanda. * *
cenneti ve cehennemi aynı anda yaşamaktır.
sonuçta kavuşmak varsa hep cennette kalırsın, yok ayrılık varsa cehenneme düşersin.
aşık olunan kişiyi unutmak yoktur. sadece acılar biraz diner o kadar.
kalpte bir çizik olarak kalır hep.
sonuçta kavuşmak varsa hep cennette kalırsın, yok ayrılık varsa cehenneme düşersin.
aşık olunan kişiyi unutmak yoktur. sadece acılar biraz diner o kadar.
kalpte bir çizik olarak kalır hep.
dünyanın en anlatılmaz duygusudur.
sizi deli gibi seven ve aynı zamanda deli gibi üzen bir dengesizle beraber olmanızın tek sebebidir heralde.
sizi deli gibi seven ve aynı zamanda deli gibi üzen bir dengesizle beraber olmanızın tek sebebidir heralde.
hani hiç çalıştırmadığınız bir yerinizi çalıştırdığınızda oralarınız tutulur ve ağrır, işte aşkta aynı şekilde kalbe acı veren bir fiziksel olaydır.
aşk denen bir kavrama inanmamamdan olsa gerek beseri askların mecazdan öteye gitmeyeceğini düşünmüşümdür hep. aşkın gercek olduğunu varsayarsak aşk ile ben duygusu arasında bir karadelik varsayalım. eğer buradan gecmeyi göze alabiliyorsan aska ulasmıs olursun ki bunu yapmakta yürek ister..
tam boğulmak üzereyken, kıyıya vardığınızda ilk aldığınız nefesin ciğerlerinizi yakmasıdır.
vardi galiba boyle bir sey. cok ama cok eskiden, bazen hatirlar gibi oluyorum, hayal meyal bir yuz var aklimda, seneler oncesinde kalmis.
herkes kendi arkadaslarinin en iyi arkadaslar oldugunu dusunur, kendi yasadigi askin en buyuk ask oldugunu... bizimki de oyle bir sey iste...
herkes kendi arkadaslarinin en iyi arkadaslar oldugunu dusunur, kendi yasadigi askin en buyuk ask oldugunu... bizimki de oyle bir sey iste...
Bir şey var aramızda, senin bakışından belli, benim yanan yüzümden.
Dalıveriyoruz arada bir ikimizde aynı şeyi düşünüyoruz belki.
Gülüşerek başlıyoruz söze. Birşey var aramızda.
Onu buldukça kaybediyoruz isteyerek.
Fakat ne kadar saklasak nafile. Birşey var aramızda.
Senin gözlerinde ışıldıyor, benim dilimin ucunda...
aşk...
Dalıveriyoruz arada bir ikimizde aynı şeyi düşünüyoruz belki.
Gülüşerek başlıyoruz söze. Birşey var aramızda.
Onu buldukça kaybediyoruz isteyerek.
Fakat ne kadar saklasak nafile. Birşey var aramızda.
Senin gözlerinde ışıldıyor, benim dilimin ucunda...
aşk...
kısa ve net bir şekilde 25 gr etin peşinden koşma işlemidir.
--spoiler--
aşk yolunca aşık ten,maşuk ise candır.tenin hükmü de ancak şekil kadardır.özün şekle kılıf olması ayıptır.dışın içe tercih edilmesi günahtır.hani ya kabuk,tohumu korumak için vardır.ama asıl mana, tohumun özünde saklıdır.o yüzden bu yolda sevilenin sırrı ,her zaman gizli olmasında ve kalp ülkesinde yaşayıp orada anlaşılmasında.sevenin sırrı ise hep dışarlarda dolanıp öze perdedar olmasında, öze hayran olmasında, özü aramasında.yani sevene dülen heğ aşikar olmak, sevilene düşen hep gizem kalmak.yani ten dediğiniz gözle görünür, isteseniz de silinmez.ama can dediğiniz kalple görülür, öyle ulu ortalarda görünmez.
--spoiler--
aşk yolunca aşık ten,maşuk ise candır.tenin hükmü de ancak şekil kadardır.özün şekle kılıf olması ayıptır.dışın içe tercih edilmesi günahtır.hani ya kabuk,tohumu korumak için vardır.ama asıl mana, tohumun özünde saklıdır.o yüzden bu yolda sevilenin sırrı ,her zaman gizli olmasında ve kalp ülkesinde yaşayıp orada anlaşılmasında.sevenin sırrı ise hep dışarlarda dolanıp öze perdedar olmasında, öze hayran olmasında, özü aramasında.yani sevene dülen heğ aşikar olmak, sevilene düşen hep gizem kalmak.yani ten dediğiniz gözle görünür, isteseniz de silinmez.ama can dediğiniz kalple görülür, öyle ulu ortalarda görünmez.
--spoiler--
Sen şehvetine aşk adını takmışsın,
Fakat şehvetten aşka dek uzun bir yol var.
mevlana
Fakat şehvetten aşka dek uzun bir yol var.
mevlana
acısı mübah sayılır kimilerince.
olması bir dert olmaması bir dert.
yasak olunca daha cazip gelendir kimi zaman.
bekleyenini bekletmeyi seven, kolay olunca bırakıp gidendir aşk.
artık çocukların dilinde bir bilmece...
ne zaman geldiği ya da nereye gittiği mechul...
aranır coğunlukla ama asla kendini belli etmeden yerleşendir...
kusurdur ya da kusursuzluk...
olması bir dert olmaması bir dert.
yasak olunca daha cazip gelendir kimi zaman.
bekleyenini bekletmeyi seven, kolay olunca bırakıp gidendir aşk.
artık çocukların dilinde bir bilmece...
ne zaman geldiği ya da nereye gittiği mechul...
aranır coğunlukla ama asla kendini belli etmeden yerleşendir...
kusurdur ya da kusursuzluk...
cehennemden çıkıp gelse bile cennet kokuları getirendir.
--kitaptan alıntı--
şeriat der ki: "seninki senin, benimki benim." tarikat der ki: "seninki senin, benimki de senin." marifet der ki: "ne benimki var ne seninki." hakikat der ki: "ne sen varsın, ne ben."
ah minel aşk! Aşk'tan önce aşk'tan sonra... aşk yeryüzündeki en eski, en dirençli gelenektir. Aşık dışlanır ama dışlayamaz. Aşık incinir ama karıncayı bile incitemez. Aşık olunca anlarsın. yüreğin bir kadife keseye dönüşür, içinde sırma bir yumak; sen bu yufka gönülle kimselere kıyamazsın. yaşayan ve yaşamış aşıkların kervanına katılırsın. korkma! aşkta yok olunca zahiri tarifler, zihinlerdeki kategoriler buhar olur uçar. o noktadan itibaren "ben" diye bir şey kalmaz. tüm benliğin olur koca bir sıfır. orada ne şeriat kalır, ne tarikat, ne marifet. sadece ve sadece hakikat...
--kitaptan alıntı--
böylede güzel bir kitap bu aşk...
şeriat der ki: "seninki senin, benimki benim." tarikat der ki: "seninki senin, benimki de senin." marifet der ki: "ne benimki var ne seninki." hakikat der ki: "ne sen varsın, ne ben."
ah minel aşk! Aşk'tan önce aşk'tan sonra... aşk yeryüzündeki en eski, en dirençli gelenektir. Aşık dışlanır ama dışlayamaz. Aşık incinir ama karıncayı bile incitemez. Aşık olunca anlarsın. yüreğin bir kadife keseye dönüşür, içinde sırma bir yumak; sen bu yufka gönülle kimselere kıyamazsın. yaşayan ve yaşamış aşıkların kervanına katılırsın. korkma! aşkta yok olunca zahiri tarifler, zihinlerdeki kategoriler buhar olur uçar. o noktadan itibaren "ben" diye bir şey kalmaz. tüm benliğin olur koca bir sıfır. orada ne şeriat kalır, ne tarikat, ne marifet. sadece ve sadece hakikat...
--kitaptan alıntı--
böylede güzel bir kitap bu aşk...
yaşarken anlam veremediğin kadar güzel, yaşamazken anlam verilemeyecek kadar saçma, kaybetmişken anlam verilemeyecek kadar acıdır, anlamsızdır..
bir ceyhun yılmaz şiiri.
bir tek senin görebileceğin bir yerden
sana gülümsüyorum...
onların duydukları kahkahalarım değil
aşkı tarif gerekirse sana
anlatayım
aşk ne biliyor musun
benim sana yaşadığım,
senin durmadan üstüne bastığın...
bir tek senin görebileceğin bir yerden
sana gülümsüyorum...
onların duydukları kahkahalarım değil
aşkı tarif gerekirse sana
anlatayım
aşk ne biliyor musun
benim sana yaşadığım,
senin durmadan üstüne bastığın...
aşk, tutkulu bir şekilde sevme olayıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar