bugün
- kolye123
- billie eilish'in memeleri7
- at6
- lale9
- var olmak için ne yaptınız12
- pıtı atma4
- brezilya7
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı21
- duayı bencil bir iş haline getirmek4
- netflix asaf dizisi2
- z kusagi3
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver8
- gül7
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- sevgili nedir7
- kaplan17
- başka birinin ayağını yalamış erkekle evlenmek7
- fil8
- flört uygulamalarında eşleşme algoritması6
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- aslan15
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- kötüyü alaşağı etmek3
- evi ev yapan şeyler14
- inançsızlığınız ve akıl almaz gecikmeniz2
- hatay usulü soslu döner2
- elma5
- tabiat3
- makinelerin zihnimizi okuyabilmesi5
- kırgızistan3
- gece gece sinirlenmek2
- bileklik19
- zebra7
- sarı teker kim sorunsalı8
- ankara8
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı9
- nick vermeden bir yazara seslen9
- çocukları okumaya erken başlatmak2
- dizel araba yüzünden hayattan soğumak2
- amerika birleşik devletleri6
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı4
- ona bir şey söyle10
- muz2
- fenerbahçe18
- odanız sade mi olsun yaratıcı mı4
- galatasaray19
- yaşlanınca yalnız kalmamak için evlenmek3
- timsah9
- futbol18
- cemil tugay4
entry'ler (314)
kemalist/atatürkçü olmayı sanki kötü birşeymiş, sanki atatürk'ün ideolojisine gönül vermiş her insanın sokakta başörtü avına çıkmış tarzında bir izlenim uyandırmaya çalışmış olan haber. yani haberde ki insanlar da haberin kendisi de baştan aşşağıya provokatif.
şehir şiirini henüz yazan olmamış çok garipsedim. yurtdışındayken ne zaman aklıma istanbul gelse otomatikman bu şiiri düşünürdüm.
bir başka ülkeye, bir başka denize giderim, dedin
bundan daha iyi bir başka şehir bulunur elbet.
her çabam kaderin olumsuz bir yargısıyla karşı karşıya;
bir ceset gibi gömülü kalbim.
aklım daha ne kadar kalacak bu çorak ülkede?
yüzümü nereye çevirsem, nereye baksam,
kara yıkıntılarını görüyorum ömrümün,
boşuna bunca yıl tükettiğim bu ülkede.
yeni bir ülke bulamazsın, başka bir deniz bulamazsın.
bu şehir arkandan gelecektir.
sen gene aynı sokaklarda dolaşacaksın,
aynı mahallede kocayacaksın;
aynı evlerde kır düşecek saçlarına.
dönüp dolaşıp bu şehre geleceksin sonunda.
başka bir şey umma-
ömrünü nasıl tükettiysen burada, bu köşecikte,
öyle tükettin demektir bütün yeryüzünde de.
bir başka ülkeye, bir başka denize giderim, dedin
bundan daha iyi bir başka şehir bulunur elbet.
her çabam kaderin olumsuz bir yargısıyla karşı karşıya;
bir ceset gibi gömülü kalbim.
aklım daha ne kadar kalacak bu çorak ülkede?
yüzümü nereye çevirsem, nereye baksam,
kara yıkıntılarını görüyorum ömrümün,
boşuna bunca yıl tükettiğim bu ülkede.
yeni bir ülke bulamazsın, başka bir deniz bulamazsın.
bu şehir arkandan gelecektir.
sen gene aynı sokaklarda dolaşacaksın,
aynı mahallede kocayacaksın;
aynı evlerde kır düşecek saçlarına.
dönüp dolaşıp bu şehre geleceksin sonunda.
başka bir şey umma-
ömrünü nasıl tükettiysen burada, bu köşecikte,
öyle tükettin demektir bütün yeryüzünde de.
--spoiler--
Aile mutluluğuyla o kadar yoğrulmuştu ki memuriyet hayatının, aile hayatının bir devamı olacağını, orada, olsa olsa, babasının tembel tembel hesap defterleri tutmasına benzer bir iş göreceğini sanıyordu. Aynı dairedeki memurlar bir ailenin fertleri gibi birbirinin rahatını, mutluluğunu düşünen insanlar olacak, dairenin işleri bütün günlerini almayacaktı. Fena havalarda, sıcaklarda ya da sadece insanın canı çalışmak istemediği günlerde işi asabilecekti. Bunlar meşru, yasal nedenler olacaktı.
Sağlığı yerinde bir memurun bir deprem olmadıkça işe gelmemezlik edemeyeceğini gördüğü zaman Oblomov'un fena halde canı sıkıldı. Aksi gibi Petersburg'da da hiç deprem olduğu yoktu. Sel de bir özür sayılabilirdi ama o da kırk yılda bir olurdu.
--spoiler--
Aile mutluluğuyla o kadar yoğrulmuştu ki memuriyet hayatının, aile hayatının bir devamı olacağını, orada, olsa olsa, babasının tembel tembel hesap defterleri tutmasına benzer bir iş göreceğini sanıyordu. Aynı dairedeki memurlar bir ailenin fertleri gibi birbirinin rahatını, mutluluğunu düşünen insanlar olacak, dairenin işleri bütün günlerini almayacaktı. Fena havalarda, sıcaklarda ya da sadece insanın canı çalışmak istemediği günlerde işi asabilecekti. Bunlar meşru, yasal nedenler olacaktı.
Sağlığı yerinde bir memurun bir deprem olmadıkça işe gelmemezlik edemeyeceğini gördüğü zaman Oblomov'un fena halde canı sıkıldı. Aksi gibi Petersburg'da da hiç deprem olduğu yoktu. Sel de bir özür sayılabilirdi ama o da kırk yılda bir olurdu.
--spoiler--
Allah'ın sizi birbirinizden üstün kıldığı şeylere göz dikmeyin. Erkeklere de kazandıklarından bir pay var, kadınlara da kazandıklarından bir pay var. Allah'tan, O'nun lutfunu isteyin. Kuşkusuz Allah, her şeyi bilendir. (Nisa 4/32)
kuran'da kadın ve erkek arasında ayrım olmamakla birlikte kadın asla çalışamaz çalışırsa apaçık bir şekilde günah işler diye de bir söylem yok. her ikisi de aynı şekilde yasak ve emirlere uymakla yükümlüdür. ayrıca dini kurallara uyduğu sürece de ne sosyal ne de ticari hayata katılmalarında sorun yoktur.
o zaman napıcakmışız? sağdan soldan duyduğumuz zırvalıkları insanlara sanki din o şekildeymiş gibi empoze etmeye çalışmıcakmışız.
kuran'da kadın ve erkek arasında ayrım olmamakla birlikte kadın asla çalışamaz çalışırsa apaçık bir şekilde günah işler diye de bir söylem yok. her ikisi de aynı şekilde yasak ve emirlere uymakla yükümlüdür. ayrıca dini kurallara uyduğu sürece de ne sosyal ne de ticari hayata katılmalarında sorun yoktur.
o zaman napıcakmışız? sağdan soldan duyduğumuz zırvalıkları insanlara sanki din o şekildeymiş gibi empoze etmeye çalışmıcakmışız.
insana tarkanın neden tarkan diğerlerinin de neden diğerleri olduğunu tekrardan hatırlatan çok güzel şarkı. kesinlikle harika.
bilmediğim bir sebepten dolayı özellikle giriş kısmı bana feci şekilde düş sokağı sakinlerini hatırlatan şarkı. insana sanki şarkıya her an murat yılmazyıldırım girebilecekmiş gibi geliyor.
osman'in haftada 4000 lira kazandigini okudugumdan beri izlemeyide üzülmeyide biraktigim dizidir.
öncelikle bastan pesin pesin söylüyorum amacim hicbir sosyoetnik grubu kayirmak ya da koruma görevini üstlenmek degil ama söyle bazen yazilanlara bakiyorumda vay arkadas diyorum burda ne insanlar var adamda linguistik uzmanligi dersen var, sosyoloji felsefe zaten konustugunda ilk söyledigi kelimeler, adam cözmüs isi almis gitmis yani.
Adama sorarlar sen kimsin, ne oldun su hayatinda, sen nasil bir mercisinde baskalarinin diline kültürüne laf atiyosun? Kac kere ömründe kürtce kitap okudun, arastirma yaptinda su söyledir bu böyledir diyosun?
Bu ülkede baris,birlik, beraberlik isteniyorsa Kimse amacini asan baska insanlari assagilayan cümleler kurmasin herkesin haddini bilsin.
Adama sorarlar sen kimsin, ne oldun su hayatinda, sen nasil bir mercisinde baskalarinin diline kültürüne laf atiyosun? Kac kere ömründe kürtce kitap okudun, arastirma yaptinda su söyledir bu böyledir diyosun?
Bu ülkede baris,birlik, beraberlik isteniyorsa Kimse amacini asan baska insanlari assagilayan cümleler kurmasin herkesin haddini bilsin.
offf düşünsenize abiler ablalar bir adam sevmişsiniz uğruna 2.5 adana yemişsiniz ama sonradan farkediyosunuz ki insan değil.
kurulan cümlelere dikkat edilmesi, lafın nereye gittiğini cümle kurmadan önce iyice bir düşünülmesi gereken bir durum var ortada. neyzen tevfik çok güzel cevap vermiş sizin gibilere o yüzden bana daha fazla yorum yapmak düşmez.
işgaldeki hali sakın unutma
Atatürk'e dil uzatman gereksiz
Sen anandan yine doğardın amma
Baban kim olurdu bilemezdin
işgaldeki hali sakın unutma
Atatürk'e dil uzatman gereksiz
Sen anandan yine doğardın amma
Baban kim olurdu bilemezdin
iş ingilizcesi dersi
sorulardan birinde IBM ve başka bir şirketin yönetim aşamalarıyla ilgili bir soru soruluyor. karşılaştırılmış şöyledir böyledir denmiş. yorumlar doğru mu yanlış mı yorumlanması istenmiş ne düşünüyorsunuz diye sorulmuş. benim cevabım: it's a big surprise for me I've never heard about it.
sorulardan birinde IBM ve başka bir şirketin yönetim aşamalarıyla ilgili bir soru soruluyor. karşılaştırılmış şöyledir böyledir denmiş. yorumlar doğru mu yanlış mı yorumlanması istenmiş ne düşünüyorsunuz diye sorulmuş. benim cevabım: it's a big surprise for me I've never heard about it.
içinde okumama rağmen hala bünyesinde barındırdığı bazı bölümlerin bazı ayrıntılar dışında neden birbirlerine bukadar benzediklerini çözemediğim fakülte. çıkınca herkesin yapacağı iş hemen hemen aynı kapıya çıkıyor.
sinan özen - öpsene beni
gül gül öldüğüm başlık. bunu yazan insan neyin kafasını yaşıyor artık ne görüyorsa güldürmüştür.
biz mi başka yerde yaşıyoruz biz niye göremiyoruz o bolluğu bereketi?
biz mi başka yerde yaşıyoruz biz niye göremiyoruz o bolluğu bereketi?
alkol kullandigini gururla anlatan insani elestirirken "dindar oldugunu gururla anlatan ilginc insana" dönüsenleri vardir ki bunlar bence en ilgincleridir.
alkolün yasak oldugu her alanda buldugum her firsatta cantamdan bir büyük cikararak protesto edecegim yasaktir.
randevu için online randevu sistemine geçen ve bana bugün hemen yarın için randevu verip gönlümü fetheden hastane.
sevgili olabilicek kişisinin böyle bir lüksü yoktur.