bugün

/636
idiotloji..*
"şampiyon biziz diyor seftalicekirdegi, attığımız gollerden belli!"
Biyolojik olarak cukulata yemekle eşdeğerdir.
göze perde inmesi gibi. olduğu gibi değil, olmadığı anlamlar ve sıfatlar yükleyerek her şeye ve her olaya rağmen kabullenmek. sorgulamadan, yargılamadan, görülse de algılamadan sadece salt olarak 'istemek' demek. istemek dediysem sadece cinsellik olarak değil, hatta bazen cinsellik dahi olmadan sadece O'nu 'istemek' demek. hatta 'yanımda olsun' değil 'yanında olayım' bile diyebilmek. tüm karalarını bembeyaz görebilmek, ölümüne sahiplenmek, futursuzca bağlanmak. uçurumun köşesinde olduğunu bile bile, düşünce sadece dizlerin, avuçların değil kalbin, beynin, anılarının zarar göreceğini bile bile gerinip koşarak uçuruma atlamak gibi. güneşin ve ayın tamamen ona bağlı olması, renklerinizi avuçlarında barındırması gibi.. tek bir damla su olup rakıya dalmak gibi. aşık olmak, yaşanası ancak tekrarlanmayası tehlikeli bir şey.

Rabbim bir kez daha göstermesin.
şebnem ferah'ın çok güzel özetlediği gerçeklik.

https://www.youtube.com/watch?v=KKDNoHulI7k

kader varsa benimki bu olsun..
aşk masalsa gerçek olsun..
aşk etrafında mercedesler varken murat124 ü sevmek gibidir işin ilginci bi süre sonra murat124 lerin kendini mercedes sanmasıdır.
*Ne oldu?
-Gencin biri işte.
*Seni tanıdığını mı sanmış?
-Hayır, beni sevdiğini sanmış!
'' aşk uyumsuzluğu sever...
beraberlik uyumu...
birbirini seven çiftlerin trajedisi de budur belki.
aşıklar beraber olmayı sürdüremez. beraberlikler ise aşksız devam eder.
bazen aşk birlikteliği kaldıramaz...
bazen de birliktelikler taşıyamaz uzun süre aşksızlığı.
kırgınlıklar,mutsuzluklar,ihanetler böyle doğar ilişkilerde.
beklentileri karşılamaya sevgi yetmez her zaman.
ve beklediklerini bulamadığında can çekişir aşk.
aşk ölmez de ilşkiyi öldürür,umutlarınız boşa çıktığında,kimi de.
her halükarda hayal kırıklığı aşka galebe çalar; sonunda ya hala aşık ama mutsuzsunuzdur ya da aşksız ve yalnız...''
neye, kime duyduguna göre değişen bir olgudur.
iki sessiz bir sesliden veya iki şaşkından oluşan ifadedir.*
kader varsa, benimki bu olsun.
aşk masalsa gerçek olsun...
aşk;
bağlanmış kökler gibi, hayat veren toprak gibi,
tüm anneler gibi güçlü olsun.
camdan sızan güneş gibi, gökte yıldızlar gibi,
dolu hayatlar gibi sonsuz olsun, sonsuz olsun...
Karşılıksız olduğu zaman saplantı haline gelir.
sen bana bakma,
ben senin baktığın yönde olurum. Özdemir Asaf
tanım:en boktan durumda bile size bulacaksa bulandır.

--spoiler--
bizim balonun yasadigi ufak sehirde ufak bir arkadas topluluğu bulunmakta, bu topluluğa zaman zaman değişik insanlar girip çıkmaktadır. 6 aylık deniz seferini bitiren balon sonunda memleketine dönüp tatiline başlamış ve farketmiştir ki takılacak olduğu insanlar arasına yenileri katılmıştır. bunlaraın hepsini sima olarak tanımaktadır kendisi ama daha önce olan muhabbetleri "merhaba"dan öteye geçmemiştir.
günler günleri kovalarken, balon bu yeni insanlarla da samimi olmuş, yavaş yavaş tanımaya başlamıştır. yeni ortama katılan insanlardan bir tanesi bayan olup balonun dikkatini çekmektedir. aradan 2 ay geçmiştir. balon, esas kızımızla samimiyeti artırmış fakat ona olan ilgisini gram gösterebilmiş değildir. çünkü kızımızın bir erkek arkadaşı vardır ve eleman askerdir. balon çocuğu hiç tanımamaktadır. fakat şu bir gerçek ortada henüz aşk yoktur.
gel zaman git zaman başka bir arkadaşın yurtdışından gelmesi üzerine içkili bir yerde yemek yenecektir. gün gelir yemekler yenir, rakılar yudumlanır ve mekandan kalkılır. balonla esas kızımız bir arabanin arkasina oturmustur. millet alkole ve muhabbete doymadığı için arabada birer bira atılmaya karar verilmiştir. biralar alınır müsait yere araçlar çekilir. fakat bir sorun vardır dışarısı -12 derece oldugundan kimse dışarı çıkamamaktadır. bütün bunlar olurken kızımız "iyi değilim, şurda biraz uyuyayım" ayağı geçerek balonun omzuna kafasını koymuştur. balon kendi kendine "ulan olur mu, kızın erkek arkadaşı var. senin bunu düşünüyor olman bile hata. aq senin nasıl adamsın. hadi kaldır şu kızı omzundan." söylenirkennnnnn kızımız balonun dudağına hiç farketmediği bir zamanda öpücüğü kondurmuştur. balonun, olayın şokunu üstünden atması uzun zaman aldığı için. daha ilk öpücüğün etkisi gitmeden kızımız yeni yeni öpücükler vermiştir kendisine. olan olmuştur artık ok yaydan çıkmıştır. fakat balonun korkusu vardır bir yanda da. önde oturan vatandaşlara yakalanma korkusu. korktuğu başına gelmiş ve yakalanmışlardır............................

--spoiler--

diye bir hikayem vardı dostlar. okuduysanız eğer; anlayacağınız üzere en bokta yerde bulmuştu beni aşk. karşı cinsti beni kendine aşık eden. bu olaydan sonra kısa aralıklarla hayatıma hep girip çıktı kendisi. yalama olmuştu duygularım girip çıkmasından, yelkenliye dönmüştüm resmen. en sonunda kendime geldim. verdim geri ona bana verdiği aşkı. kalbimin göğüs kafesime baskı yapmasını sağlayan öpücüğünün tadını artık hatırlamıyorum bile.
adamı maymuna çevirir ve hatta "niye muz atmıyonuz lan orospu çocukları" diye ater yaptırır. fena.
-ben aşk'ım... çoğu kez yanlış anlaşılan, var olmadığım halde yaşanmakta olduğum zannedilen ve ancak pek az kişinin hayatında çok kısa bir süre için ortaya çıkan ve sonra da sönüp giden, elle tutulmaz ve uçuşan güzelliğimdir.

ne zaman ve kimde ne şartlar altında ortaya çıkacağımı kimse bilemez. uçuşan sözlerin büyülü havasında doğabileceğim gibi, bir hapishanenin küfünde ve iğrenç işkencecinin acıları arasında da yeşerebilirim. ve, ben doğduğumda, benim dışımdaki her şey silinip kaybolur; tüm varlık benim etrafımda benimle sarmallanır. ben varken, varlıkın bütün diğer ögeleri bana boyun eğer... böyle olmayınca, zaten ben yokum... ben ruhum, ben vücudum, yaşamım, ben varlik'im, ben ölümüm... ben varken, dışımdaki her şey beni yüceltmek için var. ben, gerçekten kutsal olan tek heyecanım.

benim tek bir şeye gereksinimim var: karşılık isterim, verdiğimin aynısını almak isterim. aşk daima iki insan arasında karşılıklı işleyen bir duygudur. tek yönlü duygular ile benim bir ilgim yoktur; tek taraflı bir yol alan bağımlılık hasta bir duygudur; ben ise yaşamın sağlık'ın ta kendisiyim.

bende fedekarlık, arzu, coşku, renk, ses var. ben varken doğanın tümü birbirini seven iki kisi ile harmanlaşır... gönlünüze oturduğumda, zaman kavramı ortadan kalkar; ve, biliniz ki, gece ile gündüzün, sevenlerin duygularını coşturmak ve vücutlarındaki yangını korlaştırmaktan başka bir anlamı kalmaz.

ben bakışmada varım, ben okşamada varım, ben konuşmada ve fısıldaşmada varım, ben sevenlerin vücutlarının ateşini duymalarında, hazzın keskinleşmesinde ve vücudu gerginleştiren kasılmada varım.
ben aşk'ım !
adı söylenmemesi gereken üç harflilerdendir. geliverir maazallah!
hep hazırlıksız yakalar.
Ta başından itibaren bir nevi 'yoldan çıkma'dır aşk.Sonra... peki sonra ne olur, nasıl olur da böyle ansızın yitiriverir o taşkın ruhunu? O serseri, gerekirse her şeyi bırakmayı göze alan tutkulu adanmışlıktan geriye nasıl olur da binlerce törende hep aynı şarkıları tıngırdatmaktan usanmış bir düğün müzisyeninin gözlerindeki kadar dahi hayat ışığı kalmaz...
ana avrad küfür edilecesi bir durum.
dünyanın en güzel ve en acı verici duygusundan yapılmıştır.
Diyalektiktir. (bkz: Bandista)
Aşk bence kelime anlamı olarak;bir kişinin karşı cinsten birine tapmasıdır. Aslına bakarsan biraz saçmalamak olarakda görülebilir. aşk karşılıklı oldugunda ise anlamsızlığı ve saçmalığı daha fazla artar.
sabah uyandığında, telefonundan resmine bakıp güne merhaba demektir.

onun bir başkasına merhaba dediğini bile bile...
ben ona kırgınım
o bana kızgın.
yüzünü bile gör(e)mediğin sevgiliye karşı bile duyabileceğin en derinini acıtan kimselerin bilmesini istemediğin karmaşık durum.
© copyright 2005 - 2026