/636
bitince dile vuruyor bu nane, ayrılık acısında yani.
bi' gidince sittin seni gelmiyor amın oğlu estaban.
"Aşk bazen yeni çıkan bir filmin fragmanı gibidir. Görebileceğin tüm güzellikler yalnızca tanıtımda verilir.''
Aşk garip bir ateştir. tüm bedeni kaplar ama teninizi yakmaz.
hani bazen onunla mutlu olduğun için aşık olursun,
daha sonra da ona aşık olduğun için mutsuz olursun.
aşk işte bu çekersin gelmez itersin gitmez. " şuna aşık olmalısın " diyemezsin kalbine, o sana " ben buna aşık oldum " der. hep sonradan haberin olur iş işten geçtikten sonra. kimi zaman o kişi ulaşılabilirdir mutlu olursun. ama sadece kimi zamanlarda olur bu. geri kalanında ise... neyse.
tarifi yoktur ve birden hayatını değiştirir tek bir kelimede yazsan uzun cümleler de kursan anlatamazsın sadece yaşayarak anlayacağın bir duygu tek kişilikte yaşanabilir , karşılık alırsan enfestir.
(bkz: galatasaray)
yaşamın en değerli duygusu. ruhun zirvelerde gezdiği aşırı güçlü yoğun bir sevgi şekli. iki kişinin bir olduğu bütün olduğu ruhlarının birleştiği durum. delice aşık olduğun insanla saçma bir sebepten ayrılır ve sonrada öle bir boşluğa öle bir hüzne boğulursunki artık kimseyi böyle sevemiyceksindir kimsede seni onun gibi sevemez zaten. haykırmak istersin sevdiğin kadına seni deli gibi seviyorum. seni unutmadım unutamam seni gökteki yıldızlar kadar çöldeki kum taneleri kadar baharda açan sayısız çiçekler kadar çok seviyorum diye ama yapamassın. o sizden çok uzaktadır artık başkasındır. siz onun değerini bilmeyip kaybetmişsinizdir. ve içinizdeki umutsuz sesszilik hala devam eder. bir çığlıkla bozma şansınızda yoktur. kederli ruhunuz ordan oraya savrulur durur. ve tesedüfen oda kim olduğunu bilmeden okursa bu yazıyı şunu bilsinki ben bir deilim artık ben herkesim bu yazımda ben tüm aşk acısı çekenlerin sözcüsüyüm. karşısındaki kişiye aşk acısı yaşatan her sevgili benim yazımı okuyup bu yazıyı kendi sevgilisinin onun için yazdığını düşünebilir.
Gitme desem gitmez miydin acaba...
Gitmesen de aşk denilince sen gelir miydin aklıma?
uzun zaman hissedilmemesinin ardından, kişide özgüven eksikliği barındıran duygu.
Yaşama sebebidir. Hayatın kendisini çekilir kılan, gülümseten, duygulandırandır.

Anne,baba, eş ve çocuk sevgisinin taşmasıdır aşk. Yaradana duyulan aşk. Yaşama aşkı.
Birde başak burcu için geçerli iş aşkı var. Onuda sayabiliriz.
aşık olunca vücudun beynine gönderdiği o mesaj : "iyi tatiller canım kendine iyi bak... benim yerimede eğlen öptüm"
insanı çarpan bir diğer 3 harflidir efem. diğerini biliyorsunuz zaten.
bütün insanları gerizekalıya çeviren ve saçmalatan saçma sapan bir mesele. büyüte büyüte bu hale getirildi umarım gelecek yüzyıllarda azalarak biter. *
bitmesi hiç istenmeyen lakin, ansızın biti-verendir.
"aşk bir vedayla başlar
hadi ne duruyorsun
vedalaş
kendinle"

haydar ergülen
ne güzel anlatmış ama.

--spoiler--

Üzülme, sen aşkı yaşanması gerektiği gibi yaşadın.

Özledin, içtin, ağladın, güldün, şarkılar söyledin... düşündün, şiirler yazdın. "Peki, o ne yaptı" deme. Herkes kendinden sorumludur aşkta. Sen aşkını doya doya yaşarken o kendine engeller koyuyorsa bu onun sorunu. Bir insan eksik yaşıyorsa ve bu eksikliği bildiği halde tamamlamak için uğraşmıyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için? Hayatı ıskalama lüksün yok senin. Onun varsa, bırak o lüksü sonuna kadar yaşasın. Her zamanki gibi yaşayacaksın sen. "Acılara tutunarak" yaşamayı Öğreneli çok oldu. Hem ne olmuş yani, yalnızlık o kadar da kötü bir şey değil. Sen mutluluğu hiçbir zaman bir tek kişiye bağlamadın ki. Epeydir eline almadığın kitaplar seni bekliyor. Kitap okurken de mutlu oluyorsun unuttun mu? Kentin hiç görmediğin sokaklarında gezip yeni yaşamlara tanık olmak da keyif verecek sana. Yine içeceksin rakını balığın yanında. Üstelik dilediğin kadar sarhoş olma özgürlüğü de cabası. Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun aslolan yürektir. Yürek sesi ne bilmeyenler, ya da bilip de duymayanlar acıtsa da içini unutma; yasadığın sürece o yürek var olacak seninle birlikte. Sen yeter ki koru yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda duygusunu. Elbet bitecek güneşe hasret günler. Ve o zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler değil, güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini...
nazım hikmet

--spoiler--
dili yakan
burnu sızlatan
gözleri kör eden
kalbi kıran
bedende halsizlik uyuşukluk yapan
vücudun afedersin *mına koyan tuhaf bir şey..
ah ulan aşk nasıl bir illetsin sen? istemiyorum, çok fazla acıttın canımı, ama yine de cevremde onca mutlu aşk yaşayan hala saf duygularını kaybetmemiş insanlar görünce diyorum ki, belki bana da bir gün gülersin, tüm korkullarımı üstümden atacak birini cıkarırsın karşıma.

aşk, mutluluğa inanmaktır.
Aşk; imkansızdır bazen bazense karşılıklıdır imkansızsa sonuna kadar beklersin beklersinde bi sonuca varmaz ki bu aşk unutmaya çalışırsın nasıl unutacaksın ki kaç ay veya haftadır aklını ona vermişsin şimdi nasıl toparlarsın ki kendini nasıl çıkarsın bu karmaşadan. depresyona girersin çıkamazsın tek çarel ölmek gibi gözükür artık aşık olduğun kişi intihar sebebin olur yaşamam sebebin olacağına pişman olursun aşık olduğuna
(bkz: aşk/@taffy2g)
aşk; açılmayan telefonu aramaktan şarjının bitmesidir.
(bkz: ütopya)
çükün dibindeki kıl adet sayısının sözlük karşılığıdır.*
genelde sonu hüsran olan ve gidenin ardından yaşanan beyin .mcıklamasına verilen ad.
© copyright 2005 - 2026