bugün

/636
kerem ile aslı kavuşabilseydi oluşmayacak durumdu. Leyla ile mecnun da kavuşamadı ve bu oldu. Kavuşulamayınca oluşan kavuşulunca ses getirmeyen durumdur. Kimisi kalabalık içinde yalnızlaşmak olarak da algılasa, başka bir evredir, alemdir, histir.
benim hep üvey aşklarım oldu, sevgililerim hep başkasının aşkına gebeydi.
ya ölü aşk doğuruyorlardı ya da özürlü sevgiler.
sevgililerimin bedenlerine bana aitti,
dokunup öpebiliyordum.
buz gibi elleri vardı beni yakan.
ya da başkası tarafından bozulan kalpleri vardı.
bir aşkın bekaretini bozmak...
öldüm ben!
sevip kavuşamamaktır aşk. yıllar geçtikçe unutamamak.
© suyuma gel deniz kabuğu toprakta yaşayamazsın sen. doldurdum avuçlarımı suyla dalgalar getirsin seni bana ellerimin ol çoğal bende birik bende biriktir bizi kulağıma fısılda suyumun haykırışlarını susma inlet her yeri. gir kanıma suyuma deniz kokayım sen kokayım. korkma deniz kabuğu incitmem kırmam seni bilirim kırıldıkça çoğalırsın kaybedersin benliğini neyleyim başka deniz kabuklarını ellerimde sen varken.korkma vurmazsın ellerimin sahiline topraktandır ellerim bilirsin oysa sen denizdensin. aşk selim tükendiğinde ellerim mezarın olur örter toprağım göremem sonra o güzel bedenini hissedemem benim için atan kalbini. cansuyun benim suyum deniz kabuğu başka sularda yaşayamazsın.
harflerinin kombinasyonundan:

- şak
- akş
- kaş

gibi kelimeler çıkıyor. hepsi de bir miktar şiddet içeriyor. kaş bile.
Bugünlerde içerisinden çıkamadığım karmaşık duygular... Evet evet onların adı aşk.
Acının maske takmış halidir.
ama kendini korumak için aklını sürekli çalıştıran benim gibi birinin mantığıyla değil, mantıksızlığıyla anlaşılır bir şey olmalı aşk.
iğrenç insanların iğrenç şekilde iğrenç davranışlarla iğrendirmesidir.
sevgili sözcüğünün yetersiz kalmasıdır.annen, baban, kardeşin, dostun, kalemin, yorganın,yediğin yemeğin, sevdiğin her şeyin o olmasıdır. fedakarlık yapmakta, beklemekte sınır tanımazsın. hasta olunca başında beklemek istersin, dokunmak onun gözlerine bakmasının yanında yetersiz kalır. hafızanın yetersiz olduğunu bilerek her yaşadığın anı not etmek istersin. ilk konuştuğun günü, sana ilk güldüğü gün, ilk kez senin adının onun ağzından döküldüğü gün..

bazen sana sevgililerini anlatır. dinlersin, taktik verirsin, hatta o üzüldüğü için üzülürsün. sana hayallerini anlatır, sen aynı hayalleri birlikte yaşadığını düşünürsün. onun hayatı, senin hayallerin olur. onun gülmesi için her şeyi yapabilirsin.onun eline bir şey batsa, senin kalbine batmasıyla eş değerdir..
su gibidir, yaşam için olmazsa olmazdır.
onu gördüğün zaman elinin ayağının birbirine dolaşması, avuçlarının içinin terlemesi, kalbinin normalden daha hızlı atması, midenin guruldaması (bu çok anlamsız biliyorum ama olabiliyor) gibi etkileri olan duygu yoğunluğu. ama yetmez! bu duygular karşılıklı olsa da yetmez! aşk gerekirse kötü olmayı, gerekirse bencil olmayı, gerekirse kırıcı olmayı, gerekmeyen insanları hayatından çıkarmayı gerektirir. sen bütün bunları yapamıyorsan eğer elin ayağın birbirine dolaşmış, avuçlarının içi terlemiş, vay anam kalbin hızlı hızlı çarpmış farketmez. aşık ettiğin kişi mecnun gibi olur, o olur işte. sana daha bi köpek gibi bağlanır o olur işte. sen de üzülürsün o da üzülür. o yüzden kavuşmak için ne gerekiyorsa, kim ne yapması gerekiyorsa yapmalı! henüz herşey için çok geç değilken. ha bir de bu meret öyle bişey ki gurur falan olmuyor eğer varsa aşk olmuyor. eğer hala gururun varsa aşık değilsindir.
aşkı tanımlayabilmek için önce sevgiyi irdelemek gerekir:

sevgi, müstakil bir duygu değildir. fedakarlık, saygı, şefkat, mahcubiyet, tutku vb. birçok duygunun bir araya gelmesiyle oluşur ve gücünü bu duyguların yoğunluğundan alır.

aşk ise müstakil bir duygudur ve başka duyguların varlığından rahatsızdır. başta mantığı kontrolüne alır. sonrasında sevgiyi meydana getiren duyguların üzerinde, farkına varılmadan, hakimiyet kurar.

ayrıca antoine brett'in de dediği gibi: "aşkın ilk soluğu, mantığın son soluğudur."
kendine işkence etme yöntemi.
dünyada kaç tane insan yaşıyorsa o kadar tanımı olan duygudur.
sadece bilmek zorunda kalanların bildiği bir yol üstü lokantası.
bırak sarhoş etsin.
gelip gelmediğini anlayamadığın şeydir.
kimyası açıklanamamıştır lakin bilindik en yaygın tanım, iki insanın ruhani olarak birbirine bağlanmasıdır.
belasini versindir..
insan hiç yaşayamadığı şeyi nasıl anlar der bazıları, ama gerçekten de anlıyor, hissediyor, işte o diyorum beklediğim insan. hayata birden bire ışıltı saçıyor. yüzü, saçları, gözleri her geçiyor gözünün önünden. ve midende hep bir şeyler hareket ediyor garip bir zevk vermesi de başlı başına hoş ve hep yüzünde şapşal bir gülümseme yer ediyorsa sanırım aşk başlıyor anlamına geliyor bu. ve bu çok güzel bir duygu.
ölememektir..
ve yaşayamamaktır aynı zamanda...
Mutsuzluğa mahkum olmaktır, zira hiçbir aşk tam anlamıyla karşılık bulmaz.
Adına şiirler yazıdğım beste yaptığım sayesinde gitar çalmayı öğrendiğim ama benimle değilde bir başkasıyla olan 2sene başkasıyla şimdi hala devam eden 1,5 senede başkasıyla çıkmakta ama hala seviyorum işte .Onu tanıyalı 4.senem şimdiye kadar hep bekledim çok talihsizlik yaşadım ama atılım yapmadan olmuyor arkadaşlar ...
aşk mıncırıp mıncırıp suyu çıkarılacak birşey değildir. aşk ile karşılaştın mıydı ezip geçilecek birşey değildir, hele hele ayaklar altına alınıp çiğnenicek birşey hiç değildir.
aşk, el üstünde tutulacak, başımıza taç edilecek bir duygudur.
Eğer aşk ile karşılaştıysanız, lütfen değerini biliniz. farkında olarak yaşayınız, zira daha üstün bir duygu yoktur.
Eğer bütün insanlar aşık olsalardı dünyada hiç bir dert keder kalmazdı.
© copyright 2005 - 2026