bugün
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler20
- chplilerin camileri ahıra çevirmesi19
- damarsız tüysüz manisa yaprağı16
- kedi tekmelemek11
- sözlükte marka olmak9
- kadını olduğundan daha çekici kılan şeyler5
- alevi kızların alev alev yanması4
- insanın karakterini ele veren küçük detaylar4
- mehdinin gelmiş olması4
- daha 17 dizisi aras vs teoman6
- recep tayyip erdoğan'ın kazanmasının asıl nedeni16
- sözlük yazarlarının manzaraları6
- aslan gibi adam5
- camide rakı içen izmirli kız7
- muşlettin bey amca erecto biraderdir2
- evreşe bim de bulgar görmek5
- dönercide kız tavlamak3
- götünde donu olmayıp tatile gitmek9
- maymundan geldiğine inanan ateist4
- dede cafe2
- nasılsınız fakirler8
- süleymancılar14
- sözlükte olayların yükselme hızı5
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması33
- yemek yapmayı bilmeyen kadın17
- iremga32
- cuma salatı2
- mansur yavaş'ın iyi parti'ye geçmesi9
- alihan kuriş7
- ismet birader hangi istanbul ilçesinde belirecek6
- anın görüntüsü30
- denize çıplak girmek4
- kesin ihraç talebiyle disipline sevk etmek2
- velvet12
- altındaki 45 tl zararımı kim ödeyecek sorunsalı10
- günde 3 litre su içen yürüyen damacanalar9
- emre yaban2
- true'nin milli olması3
- her şeyi söylerim kimse bana bir şey diyemez6
- sözlükte kavga olacak hissi8
- sözlükte erkek yazar olmaması6
- trollüğün belirli bir zeka gerektirmesi2
- her şeyle dalga geçme mertebesine varan insanlar5
- denize bakan ev6
- çok sıkıcısınız ben çıkıyorum4
- siyaset konuşan kızlar3
- aykolik'in her gün mastürbasyon yapması29
- yaz mevsimi mi kış mevsimi mi5
- kötü insanlar kötü olduklarının farkında mıdır6
- ordunun derelerinin yukarı akmaması6
entry'ler (780)
Gram aklı olan bulaşmaz. Üyelik aldım sirf meraktan üyeliği iptal edemiyorum. içerisinde Enes Batur Orkun ısıtmak gibi ergenlerin olduğu içerik olarak aşırı zayıf ve değil 10 TL 1 TL yapsalar yine üyeliği iptal ettirsin. 3. Gun hala iptal edemiyorum. Gerçekten katranı kaynatıyoruz olmuyor şeker. Türk olarak bir bok beceremiyoruz.
SARKAÇ (PANDÜL) NEDiR?
Enerjisel olarak daha yoğun bir titreşimle sorularımıza cevap veren, özellik olarak da doğal taşlardan faydalandığımız, üzerine kodlamalar yaptığımız, kendi enerjimizle bütünleştirdiğimiz, enerjimizi yükselten bir araçtır.
Sarkaç (pandül) kullanımı çok yaygındır. Her Bioenerji uygulayıcısı ya da ekolü farklı kullanabilir. Tıpkı bioenerjide de olduğu gibi çalışma alanları içeriği farklılık gösterebilir. Her eğitim kendi içinde hazinedir.
Bizim eğitim içeriğimiz aşağıda yer almaktadır. Sarkaç (pandül) kullanımı tıbbi müdahale içermez, tedavi ve teşhis yapmamaktadır. Yalnızca kişisel gelişimizi pozitif yönde desteklemek amaçlı kullanılmaktadır.
2000 ‘li yıllar itibariyle ülkemizde çok sık kullanılan sarkaç (pandül) eğitim içeriğimiz özel olarak hazırlanmıştır. Eğitim tek seviyedir.
Enerji akışını hissetmek ve daha yoğun enerji akışı hissetmek adına videoları zamana yayarak izleyiniz. içsel olarak hazır hissettiğinizde diğer videoya geçiniz.
Bioenerji temel ve master seviye eğitimimizi bununla birlikte sarkaç (pandül) eğitimimizi, marka patenti olan Bioenerji Gold Master Trainer Sevgi Keleş tarafından verilmektedir.
Enerjisel olarak daha yoğun bir titreşimle sorularımıza cevap veren, özellik olarak da doğal taşlardan faydalandığımız, üzerine kodlamalar yaptığımız, kendi enerjimizle bütünleştirdiğimiz, enerjimizi yükselten bir araçtır.
Sarkaç (pandül) kullanımı çok yaygındır. Her Bioenerji uygulayıcısı ya da ekolü farklı kullanabilir. Tıpkı bioenerjide de olduğu gibi çalışma alanları içeriği farklılık gösterebilir. Her eğitim kendi içinde hazinedir.
Bizim eğitim içeriğimiz aşağıda yer almaktadır. Sarkaç (pandül) kullanımı tıbbi müdahale içermez, tedavi ve teşhis yapmamaktadır. Yalnızca kişisel gelişimizi pozitif yönde desteklemek amaçlı kullanılmaktadır.
2000 ‘li yıllar itibariyle ülkemizde çok sık kullanılan sarkaç (pandül) eğitim içeriğimiz özel olarak hazırlanmıştır. Eğitim tek seviyedir.
Enerji akışını hissetmek ve daha yoğun enerji akışı hissetmek adına videoları zamana yayarak izleyiniz. içsel olarak hazır hissettiğinizde diğer videoya geçiniz.
Bioenerji temel ve master seviye eğitimimizi bununla birlikte sarkaç (pandül) eğitimimizi, marka patenti olan Bioenerji Gold Master Trainer Sevgi Keleş tarafından verilmektedir.
ikisininde amına koyum.net
"Yemin ederim geri zekalı bu çocuk" videosu aklıma geldi.
Yakında danışmanlara maaş vermekten bize para kalmayacak. Tek bir adam koca bir şehrin aylık gelirini harcıyor. Bir yanda açlık sefalet intihar diğer tarafta yüzlerce insana danışmanlık maaşı verip ama kimseye bir şey danışmayan şahıs.
Ne yapalım bilmiyorum ki. Bu kadar insana ne danışıyor çok merak ediyorum .
Ne yapalım bilmiyorum ki. Bu kadar insana ne danışıyor çok merak ediyorum .
Okuduğum en güzel hikayelerden biri.
Son yazılanlara bakılırsa, ilk entry okumadan sadece başlığa bakarak yazılan saçma sapan yorumlar... Çok güzel bir hikayedir, kah güldürüp kah hüzünlendiren fakat finali ile insanı darma duman eden inci sözlük hikayesidir.
Demek ki sözlükte sadece yazmak için yazan bir sürü yazar varmış. Yazık çok yazık...
Son yazılanlara bakılırsa, ilk entry okumadan sadece başlığa bakarak yazılan saçma sapan yorumlar... Çok güzel bir hikayedir, kah güldürüp kah hüzünlendiren fakat finali ile insanı darma duman eden inci sözlük hikayesidir.
Demek ki sözlükte sadece yazmak için yazan bir sürü yazar varmış. Yazık çok yazık...
Neyse konunun benle alakası yokmuş. Ben gideyim. *
Gerçekten ama gerçekten bu başlığa bakıp medet uman varsa bana ulaşsın. Kafayı yememek, kabullenmek ve bunu aşmak için yaptıklarımı anlatabilirim. Şimdi burada anlatıp kendimden iğrendirmek istemiyorum. Ama şunu söyleyeyim ki "zaman" dışında denediğiniz ne varsa inanın bana boşa...
Başkası ile seviş, hatta her gün farklı bir kız ile seviş, esrar iç, ortamlara dal, yeni arkadaş çevresi bul, yeni şeyler satın al, eskisini sat, ne yaparsan yap... Bunları yaparken aslında uyuyorsun sen. Gece olunca gerçekler seni uyandırıyor ve çaresizlik ezgileri eşiğinde tam olarak ne ile intihar etsem diye düşünüyorsun. Akabinde ne ölebiliyorsun ne yaşayabiliyorsun. Zaman mirim zaman...
Zamanla unutursun demiyorum, yanlış anlama. Zamanla hiç bir şey unutulmaz, sadece bununla yaşamayı öğrenirsin. Gerçekten sevdiysen yapabileceğin tek şey bununla başa çıkmak değil bununla yaşamak.
Başkası ile seviş, hatta her gün farklı bir kız ile seviş, esrar iç, ortamlara dal, yeni arkadaş çevresi bul, yeni şeyler satın al, eskisini sat, ne yaparsan yap... Bunları yaparken aslında uyuyorsun sen. Gece olunca gerçekler seni uyandırıyor ve çaresizlik ezgileri eşiğinde tam olarak ne ile intihar etsem diye düşünüyorsun. Akabinde ne ölebiliyorsun ne yaşayabiliyorsun. Zaman mirim zaman...
Zamanla unutursun demiyorum, yanlış anlama. Zamanla hiç bir şey unutulmaz, sadece bununla yaşamayı öğrenirsin. Gerçekten sevdiysen yapabileceğin tek şey bununla başa çıkmak değil bununla yaşamak.
Hiç sevmiyorum. Zevkte almıyorum. Her pazartesi geç kalıyorum ve patron beynimi sikiyor. Birazdan çağırır odasına. Pazartesi seksine hayır!
Sürekli farklı tarlalara mutluluk tohumları ekip, ihanet biçeceğine... Siktir et... Yalnız bedevi olmak daha iyi. En azından hayal kırıklığına uğramıyorsun dedim kişidir.
Gözlerinin kahvesine döküldü ömrüm, kırk yılımı yaktın amk...
-Seni öyle bir severim ki, Dengeni kaybedersin. Kiliseye gider, 'Selamun aleyküm' dersin. / Sadri Alışık
Valla ne desem bilemedim. Konu içerisinde kadın geçiyor. Yapboz gibi bunlar. Birisi için doğru bir tavsiye diğeri için katlanılmaz bir yanlıştır.
Sadece şunu söylemek istiyorum. Can yücel "Sevdiğin kadar sevilirsin" demiş ya... Yok öyle bir dünya. içinden çok sev ama dışından yeterince göster. 24 saat onu düşün fakat o bunu bilmesin. Ona çok karışma ama her an tetikte ol. Üstünde baskı kurma ama sahiplendiğini hissettir.
Ha bir de içinde bu aşk filmini yaşa fakat sevdiğin de dahil herkese fragmanını göster. Yoksa, bütün büyü bozulur ve sıradaki filme gider.
Sadece şunu söylemek istiyorum. Can yücel "Sevdiğin kadar sevilirsin" demiş ya... Yok öyle bir dünya. içinden çok sev ama dışından yeterince göster. 24 saat onu düşün fakat o bunu bilmesin. Ona çok karışma ama her an tetikte ol. Üstünde baskı kurma ama sahiplendiğini hissettir.
Ha bir de içinde bu aşk filmini yaşa fakat sevdiğin de dahil herkese fragmanını göster. Yoksa, bütün büyü bozulur ve sıradaki filme gider.
Sen çok yanlış anlamıssın. Bak, kız sandıkların erkek olmasın ve Taş gibi dediğin şeyler, gerçekten taş gibi olabilir. Sen yoksam subliminal mesaj mı veriyorsun bakim hı ?
Kız arkadaşım beni tekrar nasıl sever diye google da aratmak. Daha acınası bir durum var mı ?
Edit : Aratmayın bi boka yaramadı. Sevmedi.
Edit : Aratmayın bi boka yaramadı. Sevmedi.
Call me.
Büyüme çocuk. Biz büyüdük bir bok olmadı. Bence hiç büyüme.
Kızların " Ne kadar namuslu ve önüne bakan erkek" demeyip, çokta umurum da hıh diyeceği erkektir.
Bir amacım yok sözlük. Bir insanın başına gelebilecek en zor şey. Hayalini kurduğum bir şey yok. Önce sevgilim para için girdi zengin bir cücenin koluna, bahçesinde ebruli hanımeli açan eve. Onu kabullenmeye çalışırken babam gitti. Yani şöyle ki mutlu olmak için bir hayal kuruyorsun ve hayallerini yıllarca yaşatıyorsun. Sonra hayallerini kurduğun şey çekip gidince, hayallerin başına yıkılıyor. Kımıldayacak, nefes alacak takatin kalmıyor. Göçük altında kalmış birine dışarıdan söylenen sözler, umut verici konuşmalar hepsi anlamsız.
Amk nazım hikmet'in; mavi gözlü dev şiirini o kadar çok severdim ki... Yaşamak zorunda kalacağımı bilsem, bu kadar sevmezdim. Yıllarca çabaladım, uğraştım, bahçesinde ebruli, hanımeli açan bir ev yaptım. Yani kolay olmadı ama zorlandığım zamanlar da içinde yaşayacak mutlu günlerimi düşündüm öyle ayakta durdum. Amk mesela bölmeli akvaryumu o istemişti, balkon demirinde saksıların, tv ünitesinin altındaki küçük akvaryum bölmesi, mutfağın rengi, parkelerin deseni, yıllarca ne söylediyse öyle oldu.
Ama işte yetmiyor demek ki... Gerçekten aldatıp evlendiği kişi ilyas salmanın versiyonun da biri. Yani ilyas salman çirkin demiyorum, evlendiği kişi zengin. Okul müdürü, babasının koleji var vs. vs.
Gerçekten ama gerçekten mutsuzum, bir insan ne kadar mutsuz olabilirse o kadar mutsuzum. Hakan Günday'ın kinyas'ı gibi yaşıyorum hayatı. Çok çabalıyorum, uğraşıyorum ama o eve her girdiğim de çok değişik duygular yaşıyorum bir ben bir allah biliyor.
Sokakta biri el ele tutuşsa sanki on tane zenci bana tecavüz ediyormuş gibi hissediyorum. Lan amına koyayım gece uyandığım zaman onu da uyandırıp hazır uyanmışım azcık seveyim de öyle yatayım deyip uykusundan uyandıran adamdım ben. Şimdi çocuğu olmuş. Nasıl mutlu görseniz. Saç rengini değiştirmiş, araba almış kocası. Üstündeki kıyafetler lc den değil belli.
Bunları kimseye anlatamıyorum çünkü insanlar sizi ya haline şükretmek için dinler yada dinliyormuş gibi yapar. Sanırım duygu körlüğü hastalığına doğru gidiyorum. Hani belki sevgilim gittikten 1 sene sonra babam ölmese, bir dayanağım olurdu bana akıl verirdi, nasihat ederdi, balığa falan giderdik ne bileyim.
Kalmadı kimsem. Benden geriye bir ben edecek kadar bile ben kalmadı. Bazen intihar etmeyi düşünüyorum. Biteceğini sanmıyorum. Belki de kabir azabı olarak bana onların mutlu hayatını izlettirirler ki buna katlanabileceğimi sanmıyorum.
Anksiyete yada manyofobi tam olarak bilmiyorum ama bildiğim tek bir şey oda bir girdap içerisine attılar, aşağıda ne var yada sonu nere varır fikrim yok.
Amk nazım hikmet'in; mavi gözlü dev şiirini o kadar çok severdim ki... Yaşamak zorunda kalacağımı bilsem, bu kadar sevmezdim. Yıllarca çabaladım, uğraştım, bahçesinde ebruli, hanımeli açan bir ev yaptım. Yani kolay olmadı ama zorlandığım zamanlar da içinde yaşayacak mutlu günlerimi düşündüm öyle ayakta durdum. Amk mesela bölmeli akvaryumu o istemişti, balkon demirinde saksıların, tv ünitesinin altındaki küçük akvaryum bölmesi, mutfağın rengi, parkelerin deseni, yıllarca ne söylediyse öyle oldu.
Ama işte yetmiyor demek ki... Gerçekten aldatıp evlendiği kişi ilyas salmanın versiyonun da biri. Yani ilyas salman çirkin demiyorum, evlendiği kişi zengin. Okul müdürü, babasının koleji var vs. vs.
Gerçekten ama gerçekten mutsuzum, bir insan ne kadar mutsuz olabilirse o kadar mutsuzum. Hakan Günday'ın kinyas'ı gibi yaşıyorum hayatı. Çok çabalıyorum, uğraşıyorum ama o eve her girdiğim de çok değişik duygular yaşıyorum bir ben bir allah biliyor.
Sokakta biri el ele tutuşsa sanki on tane zenci bana tecavüz ediyormuş gibi hissediyorum. Lan amına koyayım gece uyandığım zaman onu da uyandırıp hazır uyanmışım azcık seveyim de öyle yatayım deyip uykusundan uyandıran adamdım ben. Şimdi çocuğu olmuş. Nasıl mutlu görseniz. Saç rengini değiştirmiş, araba almış kocası. Üstündeki kıyafetler lc den değil belli.
Bunları kimseye anlatamıyorum çünkü insanlar sizi ya haline şükretmek için dinler yada dinliyormuş gibi yapar. Sanırım duygu körlüğü hastalığına doğru gidiyorum. Hani belki sevgilim gittikten 1 sene sonra babam ölmese, bir dayanağım olurdu bana akıl verirdi, nasihat ederdi, balığa falan giderdik ne bileyim.
Kalmadı kimsem. Benden geriye bir ben edecek kadar bile ben kalmadı. Bazen intihar etmeyi düşünüyorum. Biteceğini sanmıyorum. Belki de kabir azabı olarak bana onların mutlu hayatını izlettirirler ki buna katlanabileceğimi sanmıyorum.
Anksiyete yada manyofobi tam olarak bilmiyorum ama bildiğim tek bir şey oda bir girdap içerisine attılar, aşağıda ne var yada sonu nere varır fikrim yok.