/636
"…yokluğum fazla uzayabilir, zaman zaman dediklerimi dinleyerek saptarsın ki: hayatta kimse kimseyi anlayamaz, kimse kimsenin yerini tutamaz; aşk dediğimiz, ya vahim bir yanlış anlaşılmadır, ya kötü bir hayal kurma tarzı; iki kişinin ikisi de, öbürünün yerine hayal kurmaya kalkıştığından, sukut-u hayaller eksik olmaz! sen dediğime kulak ver, kendimizden başkasını sevemiyoruz; sevdiğimiz, şahsiyetimizin dışlaştırılmış, bir başkasının üzerinde somutlaştırılmış hayali; o başkası da kendisini üçüncü bir şahıs üzerinde dışlaştırır, somutlaştırır: arada ahenk kurulamaz, nasıl kurulsun, sevdiğimizle sandığımız farklı! muvaffak bir çift, yalnızlığa tahammülü yüksek iki insan manasını taşır: çift demek, yan yana iki yalnızlık demek, beraber bile olamamış, kesişmesi bile zor! onun için böyle bir hayatı, içine girip kurbanı olmadan yasayacaksın, yani uzaktan. uzaktan, soyut, hemen hemen yok bir şahsı sevmekten güzelini tasavvur edemiyorum. yakında olmayan sevgili tahayyülde yaşatılır, hayalde yaşatmak az evvel açıkladığım kaideye uygun olarak, onu kendine benzetmektir; yanında bulunmayacağından, o buna ne itiraz edebilir, ne müdahale: sevdiğini, hayalinde değiştirdikçe, kendine benzettikçe daha çok seversin, böylece denge korunmuş olur. sevmek! sevmek esasında alıp başını gitmektir, sevgiliden uzaklaşan mutlak aşka yaklaşır, sevdiğini gönlünde kendi bildiğince yeniden yaratarak..."



attila ilhan - fena halde leman
bir süreç değildir. aşık oluyorum cümlesi aşkın yapısına ters, teknik bir hatadır.* aşık olunu(yor)maz, aşık olunur.* bir anda. tabi bu stendhal'in kategorize ettiği 7 maddelik aşk çeşitlerinden yıldırım aşkı kategorisine giren aşktır. ve bence en çok yaşanan aşk çeşididir.
hayattan soğutan, 3 gün iyi 5 gün kıldan tüyden yünden kavga edilen yaşam tarzıdır aşk..
Aşk; verdiği acıyla mutlu olmaktır. zaten bu unsuru bu kadar önemli kılan şey de bu acıdan duyulan hazdır.
Üstad Fuzuli der ki;
'aşk derdiyle hoşem el çek ilacımdan tabib
kılma derman kim helakim zehri dermanındadır.'
nacizane günümüz türkçesiyle; aşk derdiyle benim başım pek hoştur zaten bana ilaç verme ey doktor. senin verdiğin ilaç beni helak edecek zehrin ta kendisidir.
hala yoktur. bulamadım lan bir türlü nereye kaldırdıysam artık, bir de tavan arasına bakayım. tozlu mozlu bi işimize yarar belki.
kaçmaya çalışırsın, kendine yalan söylersin. "olmaz, istemiyorum" dersin. başka şeyler düşünürsün. "bu aşk değil, bu sadece bir hoşlantı! bu cinselliğin getirdiği bir şey! sen aşık değilsin!"

onu görünce heyecanlanmazsın, kızarmazsın. "önceden hoşlanmıştım, ama hep utanırdım! bu nasıl bir duygu ki utanmıyorum!"

heyecanlanmazsın. sadece bir enerji çeker seni... aşk mıdır bu bilmem. adını koymadım daha. ama daha önce başıma hiç gelmedi...

ve işin kötüsü, bunu evde tek başımayken bile dile getirmedim. "unutma surarda, dile getirirsen, sonu belli olmayan bir girdaba düşlersin! kendinden bu sözü sakla!"
ruhların dansı olmakla beraber , tenlerin titreşimidir, kalplerin titreşmesidir aşk.
henüz tatmadığım, eşsiz olduğuna inandığım duygu.
günün birinde biri çıkar karşınıza. o güne kadar sizin için kibariye'nin annesinden daha önemsizdir, tanımadığınız için. sonra öylesine bir an, küçük bir hareketiyle dikkatinizi çeker, tanımaya başlarsınız. yavaş yavaş aşık olduğunuzu hissedersiniz. sonra bir bakmışsınız elin oğlu her şeyiniz olmuş. bu işte. bu kadar aşk.
mal avuntusudur. derdimiz am-sik yakınlaşmasıdır.

kim takar aşkı amına koyayım!
her türlü boktan duyguyla bir tutulan hede hödö.
trabzonlu bir üstada sormuşlar aşk nedir diye. üstad cevaplamış 'bayıliyisınız boş gonuşmaya' .
aşk içeriğinde güzel olan anlaşılmayan bir aura içine girmektir. hoşunuza gider olayların kendiliğinden olması akışına bırakmanız ve herşeyin güzel gözükmesi, sizi siden alır götürür ama durum o kadar basit değildir ve yine beklenmedik şekilde istenmezssiniz hani bi yere gider de tek başınıza bırakılır ya o kadar insanın içinde bile kimseyi göremessiniz işte böledir aşk, dünyada asıl olan tek kişiyi gözle görmektir. daha sonrasında ise yıkım gelir hüzün gelir savaşın sizin şehrinize de sıçraması gibidir. düşünme yeteneğiniz zamanla geri gelir farklı gözle bakarsınız olaylara ve gelişen durumlara çözümler çaresiz kalır, liderin çıkp konuşma yapması gibi kendize konuşursunuz ama yine de sonuç değişmez ya çaresizlik gün yüzüne çıkar. belkide bir çoğu hiç aklınızdan çıkmayacaktır bu gibi şeylerin asıl önemli olan bundan sonrasıdır belkide daha sonra kendinizi yeniden inşa etmeye başlarsınız kendi çizginiz oluşur aşkla haytınızın çizgisi, nereden başlaığını bilmediğiniz sonunda da nerede biteceiği anlaşılmayan. bu yolda ilerlersiniz düşünerek hayata tekrar giriş yaparsınız yeniden yapılandırırsınız kendinizi ama asıl değişim içinizdedir. içinizdeki adam yalnızca tek başına köşede oturmaktır orada ve olayları seyredip sizin tepkisiz kalmanızı sağlar değişik bir şekilde anlatmaya çalışır kulağınıza fısıldar aynı hapisteki adam gibi duvarlara kazır geçmişi. çünkü eski şehirden kalmış tek vatandaş oradadır ve asla unutmaz o duyguyu ve hissi geçmişi.
nedensiz ve sebepsiz sevdim seni. çünkü bir sebebi olsa, aşk olmazdı bunun ismi. *
Onca yıl başının ucunda durur ama aklının ucundan geçmez olacağı.
Bir şekilde türlü türlü olaylar gelişir ve onunla artık farklı şeyler konuşmaya başlarsın.
Sonra her gün onu görme umuduyla uyanırsın... sesini duyma umuduyla. dualar edersin rüyalarında da olsun diye. girer rüyalarına hep orada kalmak istersin. olmaz. hayatında ilk defa aşık olmuşsundur. elin ayağın birbirine dolaşmış ve bu duyguyla çok erken tanışmışsındır.
Bundan sonrası ise bildiğin saf acıdır.
bazen inanılmaz gaf yaptığın cümlelerin çıkmasına sebeptir. bazen saçmalamanın ötesinde konuşursunuz.
aşk = adriana lima.
çılgınlıktır. yapılmaması gereken en büyük hatadır!
aşk o için yok olmayı kabul etmektir.
koca evrenin hiçbir yerinde hiç olmaktır.
aşk bir karadeliktir.
insanın iç dünyasında ne varsa kendine yöneltir, sevgi ışıklarını dahi çeker. Herşeyi merkezdekine feda eder. öyle bir dereceye gelir,o kadar büyür ki;
Artık o'ndan başka kimseyi sevmezsiniz, kimseyi düşünmezsiniz, kimse için öfkelenmez, kimse için üzülmezsiniz,
kimse için heyecan duymaz, kimse için hayal kurmazsınız, kimseyi de güzel bulmazsınız.
---------------
Karadeliğin sahibi kimse, kalbin sahibi de odur.
Aşk da O'na olmalı
(bkz: hakiki aşk)
inanması güç kişiden kişiye değişen duygu yığını.
budur.
görsel
Hiçbir zaman onu sevmekten vazgeçmeyeceksin karşılıklı olanı makbuldür.Sadakat, huzur , güven ve yapadıklarını ya da yapamayacağın şeyleri yaptıran insna hissedilen o mücüzevi duygudur. Az rastlanır, anı yaşa her anı.
insanın kanatlarıdır.ne kadar çok aşık olup uçarsan,yere düştüğünde o kadar cok canın yanar.
© copyright 2005 - 2026