bugün

/636
bir bardaktaki ikinci çubuktur*.

edit. bu ne lan şıp sevdi şeysi gibi..
ya kalbini seçersin aşık olursun. sonuçları acı olur.

ya beynini seçersin aşık olmazsın. sonuçları yine acı olur.
"dibine kadar yaşanan aşklardan sonra
dibe vuruyor insan
ölü balıklar okyanusunda
oysa
parmağını oynatsan mucizem olurdun
karada..."
kalbin ve vucudun hararete ugrayıp conta patlattığı, cinsel organın şekilden şekile girdiği genelde sonu tarifsiz acılarla biten boktan bir ayrılık duygusudur.
ne süslemeli sözlere bakar ne de stratejik planlara. elif şafak'lardan öğrenilmiş tanımlara da bakmaz aşk. herkes için farklıdır.. kimisi için kavuşmada gizlidir, kimisi için özlemekte. kimisi aşk filminde bulur ruhunu, kimisi barcaya karşı verilen mücadelede... fazla söz oyununa gerek yok, vaktim bol lakin halim yok.
http://sabirfikir.blogcu....n-icin-bir-dilek/10984599
tesadüfleri sadece filmlerde sever.
Fazla abartmaya gerek yok... Çünkü yerlere göklere sığdıramadığınız aşkınız birgün ,bir küçük hoşçakala sığacak
bazen dostlukların en güzel anını kabusa ya da şenlik yerine çevirebilecek durum, olgu.
olmayanın istediği, olanının kanıksadığı, olupta mutlu olmayanın istemediği bir şey. değişik. aslında;
(bkz: varolmayan)
ne aşık zaman karıştırıyorum olsam yerini kelimelerin.
sadece bir bütün olmak için yaklaşırmış erkek ile kadın birbirine. biraz sevilip değer görmek ister aslında her iki taraf da. en önemlisi anlaşılmak isterler farklılaştıkları zaman. bir ırmakta iki kez yıkanılmaz mantığıyla yaşanırken hayat, değişimlere bir bütün olma çabasıyla ayak uydurur kadın ve erkek. ya birbirlerini tamamlayıp çok mutlu olurlar ya da doğal olarak ayrılırlar.
Aşk en büyük korkaklıktır. Bırakıp gitmekten, onsuz olmaktan korkmaktır.
annelikle karıştırdığım şey. kendi canımmış gibi hissettiren şey. gece uyanıp 'lan artık korkarak uyanmıyorum süper lan' deyip tekrar yatan bünye.aşk ne çok şey demekmiş lan sevgili. okuyorsan 'her uyandığında beni gör'.
bazılarını hafifletip uçuran, bazılarını sinir krizine sokan tuhaf şey. ortası olmaz.
Aşkta her zaman bir öpen, bir de yanağını uzatan vardır.
Rüzgarda bir türlü yakamadığın kibritin ateşi gibi.
Aniden hayatina girip, kimyani degistiren,
şaşkin halinin geçmesini bile beklemeyen,
kalkip gitmeye yelkenen, kalpsiz bir seven..
bugün iyiyim herhangi bişeyden etkilenmem artık deyip adını feriha koydum tarzı kıytırık bir dizide bile duygusal bir sahne görünce gözyaşlarını tutamamaktır. takiben dakka başı gözyaşlarının yenilenmesidir. acıdır, salt acı. altınla kaplamışlar onu sanki de en büyük kusuru kusursuzluğu olmuştur artık.
Tüm romantik aforizmaların kaynağındaki saf gerçek: Aşk biter, çünkü insan sıkılgandır
anlatmaya çalışmasaydık daha güzel olabilecek bir şeydi...
aşk oyunu buna derler güzelim seçmelisin birini
bir şöyle bir böyle derken kaçırır harcarsın sevgileri
yeni aşk caydırır çoğu zaman aldatır gelen gideni aratır
aşk oyunu buna derler güzelim aklını başından alır.
aşk; çirkin olmayı göze alarak sevdiğine saçını kestirmek ve kel kalan tarafa bakıp beraber gülebilmekmiş.
Annesinden dayak yediği halde yinede "anne" diye ağlayan bir çocuktur "aşk"...
Geldiğimde,
Notun duruyordu masanın üzerinde.
Sekizde yatmıştın,
Saatime baktım sekizi beş geçiyor...
O gün anladım bu ilişkinin yazgısını,
Takvim tutmazlığı.
Aramızda düşman gibi duran zamanı,
O gün anladım.
Senin bana erken,
Benim sana geç kaldığımı.
*
düşmek en tepeden döne döne yana yana düşmek
düşeceğini bile bile en yükseğe çıkmak
yanacağına bile bile o gömleği giymek
bin kere milyon kere tövbe edip ilk fırsatta gene kapıları ar`dına kadar açmak
açmak ki yana yana döne döne...aşk!

buckethead - angel monster eşliğinde yazılmıştır.

not: 2009 yılının taslaklarından bugüne kısmetmiş
© copyright 2005 - 2026