bugün
- türklerin ileri olduğu konular21
- en gey özelliğiniz9
- burçlara inanan erkek15
- en son alınan hediye7
- soğuğu sıcağından daha iyi olan şeyler7
- yazarların çektiği manzara fotoğrafları9
- çırçıplak yatmak9
- nervio yu çok seviyorum ne yapmalıyım7
- mohamed salah'ın beşiktaş'a transferi2
- sözlük kavgalarındaki avamlık5
- bir kadının en güzel bölgesi8
- sokakta gocu ile karşılaşmak5
- dinsize inanır mısın17
- eski seni özlüyor musun6
- dünyanın en güzel tatlısı8
- caner taslaman7
- bugün sağlığın için ne yaptın7
- abd vizesi5
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı5
- arkadaşlar bakar mısınız11
- sözlükte kadınlara sararak tatmin olan incel5
- bir gün öleceğini unutmak10
- her başlığın altında biten sözlük paraziti5
- vantilatörü kendine çevirmek6
- özlenen hissiyatlar6
- ruh hastası olan yazarlar6
- mauro icardi3
- geceye acı ama gerçek bir cümle bırak3
- seninle şurada olabilirdik5
- uysaljakoben gocu'nun fake hesabı mı5
- deri ceketli serseri4
- bir insanın daraldığında sığınabileceği yerler5
- kültürün bireyi boğması4
- nasuh mahruki2
- evdeki alkolün bittiği anda yapılacaklar5
- gocu pandela barışı4
- salak yazarlar7
- ayak sevecek kadar abaza olmak3
- sözlüğün kalitesindeki artış4
- film izlerken ağlayanlara gülmek3
- ioçke'nin elleri4
- chatgptye penis fotoğrafını atmak18
- sevgiliyle karşılıklı ağlamak3
- geceye bir şarkı bırak23
- pandela6
- kasiyer kızdan hoşlanmak4
- ak saçlı klavye delikanlısı3
- kültür seviyesi yüksek esprilerin havada kalması4
- gocu31
- bir kadının kalitesiz oldugunu gösteren detaylar3
entry'ler (355)
aslında tüm hayvanların en akıllısına kendini insanoğlu veyahut ademoğlu diyerek ayıran canlı türüne gönderilmiştir temelde.
bir şeyi itiraf etmenin verdiği güzelliği ve rahatlığı yaşamak her zaman gerçekten insanın hissedeceği bir his değilmiş.
sonra gidişine baktım arkandan, göz ucuyla arkana baktın umursamaz görünmek istercesine, uzaklaşamanı seyretttim. gözden kaybolduğunda tekrar aynı durumun içinde kalmıştım ve o his, tekrar tek başına olmanın yarattığı o his ile.
dini veya benzer inançlarımızı bir kenara bırakıp bağımsız düşünme yetisiyle düşündüğümüzde aslında insanın yaşamla karşı karşıya tek başına olduğunda sorduğu ilk soru denilmesi yanlış olmayan kalıp, doğal olan kendini bulma çabasından kaynaklanan bir sonuç.
nasıl bir cevap vermek gerek yada herhangi bir kişi bu soruyu nasıl cevaplandırabilir ki temelde, aslında temelinde oldukça basit olan ama en çok korktuğumuz sorulardan biridir çünkü cevabını belkide ömür boyu arasak da bulamamak da sandığımızdan oldukça fazla olan bir ihtimaldir ve bu ihtimal bizi içgüdüsel olarak sadece geçiştirmeye yönlendirir.
nasıl bir cevap vermek gerek yada herhangi bir kişi bu soruyu nasıl cevaplandırabilir ki temelde, aslında temelinde oldukça basit olan ama en çok korktuğumuz sorulardan biridir çünkü cevabını belkide ömür boyu arasak da bulamamak da sandığımızdan oldukça fazla olan bir ihtimaldir ve bu ihtimal bizi içgüdüsel olarak sadece geçiştirmeye yönlendirir.
içimdeki zamanla büyüyen kara delik hissi yaratan his, olgu yada suffering demek en doğrusu aslında. bildim bileli hissettiğim ve içten içe bastırmaya çalıştığım asıl şey. burada aslında hayatımın en temel amacının bize işlenen mutlu yaşamak dışında olan bir olgu olmasından kaynaklanan bir oluşum olduğuna inancım oldukça fazla ama bunu değiştirmek için hiçbirşey yapamayıp elim kolum bağlı kalmam.
nerede, ne zaman olacağını bilemeden ortaya çıkan ve etkisiz kılan bir zaaf, neden sorusu etrafında dönen bir olgu.
nerede, ne zaman olacağını bilemeden ortaya çıkan ve etkisiz kılan bir zaaf, neden sorusu etrafında dönen bir olgu.
genel anlamda yaklaşırsak aslında normalden öte bir durum olmayandır ancak gözlemlerime göre eskişehir gibi bir şehirde neredeyse olmayan insan tarzıdır diyebilirim. sosyokültürel olarak oldukça farklı durumların işlediğini de açıklamak gerekli aslında ama bunlara hiç girmeyeceğim. basitçe bir zevk anlayışından öte aslında bir bakış açısı olarak müziği düşünürsek herşeyin daha açık olduğunu söylemek mümkün.
ayrıca bana güzel anılarımı da hatırlatır ve ilk aklıma gelen biride, birgün çayımı yudumlarken ilk kez gördüğüm Ac/DC t-shirtü ile geçen kıza olağandışı şaşkınlığım ile bakarken bütün çayımı çarparak üstüme dökmesiydi ve sonrasında derslere girmemdi kendisini de bir daha görmedim zaten sistemin içinde sindirildiğinden oldukça şüpheliyim zamanla. *
ayrıca bana güzel anılarımı da hatırlatır ve ilk aklıma gelen biride, birgün çayımı yudumlarken ilk kez gördüğüm Ac/DC t-shirtü ile geçen kıza olağandışı şaşkınlığım ile bakarken bütün çayımı çarparak üstüme dökmesiydi ve sonrasında derslere girmemdi kendisini de bir daha görmedim zaten sistemin içinde sindirildiğinden oldukça şüpheliyim zamanla. *
zincirlikuyu'da asansör ile levent aktarma noktasına ulaşmak için beklerken birden asansörden inen insanların bu bozuk az kalsın kalıyorduk demesi ile birlikte benim ben şansımı deneyeyim diyerek kalabalık arasından sıyrılarak binmem ve arkamdan kimsenin gelmemesi ve asansörde anlık olarak kalabalıklar içindeki yalnızlığı hissetmem.
5 yılı aşkın öğrencilik hayatımda her türlü yemek dönemim olduğunu söylemem gerekir. aile yemekleri gbi yemek yaptığım zamanların her zaman daha fazla olduğunu söylemeden geçemeyeceğim ancak en önemlisi ise sanırım o gelen yorgunlukla birlikte üşengeçlik yoksa öğrencilik de pek bekar çalışan hayatından farklı sayılmaz bunu söylemek gerek.
bunlar arasında tabi ki en favorim pratiklikte;
(bkz: patso)
bunlar arasında tabi ki en favorim pratiklikte;
(bkz: patso)
ansız bir acı gelir birden kapınıza, içeri alıp almayacağınızı düşünürken çoktan hissetmişinizdir ve bu birden çayınızı içerken, biranızı yudumlarken yada arabada seyahat ederken manzaraya bi bakışınızla bile olabilir ya işte. sanırım o gelen acıdan hissettiğimden gerçeklik dışı keyif alıp yaşadığımdan emin oluyorum.
şimdi dünkü yaşadığım bir olaydan aklıma geldi de cidden o sarhoş olmak veya olmamak arasında kalınan bölümde kibarlık düzeyim en son seviyeye ulaşıyor ve inanılmaz düşünceli bir insan oluyorum. zamanla da eğrisel bir grafik şeklinde normal haline dönüyor.
kült şarkıların içinde olan şarkı demek yanlış olmaz. şarkının çaldığı anda inandığınız bir şeyi sorgulama durumunda durumunda bulabilirsiniz kendinizi ve istemsizce bu durumdan nasıl kurtulabileceğinizi bilemezsiniz. temelde şarkının anlattığı ile özdeşleşen anı yakalamak o hissi yaşamak unutamayacağınız sahnelere sizi götürebilir.
öncelikli olarak son zamanlarda yaşadığım en güzel anı bu şarkıyla ilgili dökümhanede staj yaparken çay ocağında çalması ile oldu. çay ocağı bildiğimiz küçük yıkık dökük bir yer desek doğru olur. içeriye doğru sesin uzanabilmesine imkan tanımaktadır. ilginç olan ise o anda sadece orada bulunmanın ne kadar anlamsızca olduğunu düşünmem ve ayrıca dökümhanede her an bir ölüm riski ile karşı karşıya olmaktı. kolumu çay ocağının camına atmış çayımı yudumlayıp sigaramı içerken sanırım son zamanlardaki en derin düşüncelere ve sorgulamaları kafamda hissetmemem neden oldu, atmosfer ve herşey de bunun temelini oluşturuyordu bir yandan da. rüzgarın hafif uğultusu ve güneşin arada bir yüzünü göstererek kararsızlığı ile..
öncelikli olarak son zamanlarda yaşadığım en güzel anı bu şarkıyla ilgili dökümhanede staj yaparken çay ocağında çalması ile oldu. çay ocağı bildiğimiz küçük yıkık dökük bir yer desek doğru olur. içeriye doğru sesin uzanabilmesine imkan tanımaktadır. ilginç olan ise o anda sadece orada bulunmanın ne kadar anlamsızca olduğunu düşünmem ve ayrıca dökümhanede her an bir ölüm riski ile karşı karşıya olmaktı. kolumu çay ocağının camına atmış çayımı yudumlayıp sigaramı içerken sanırım son zamanlardaki en derin düşüncelere ve sorgulamaları kafamda hissetmemem neden oldu, atmosfer ve herşey de bunun temelini oluşturuyordu bir yandan da. rüzgarın hafif uğultusu ve güneşin arada bir yüzünü göstererek kararsızlığı ile..
kabile içgüdüsünden öteye gidemeyen ideolojidir.
avutmadan öteye geçemeyecek olan sözcük grubunu içermektedir şöyle ki asında görünüm diye adlandırdığımız tip yani görünüm geri kalan özellikleri besleyeci en önemli unsurlardan biridir. ne kadar karakteri düzgün ve akıllı olsanız da görünümüz bunu destekeidiği sürece ilgi ve alaka bulabilirsiniz.
ancak tam tersi olan durumda bulunmaktadır. görünümü düzgün de olsa insanın karakteri ve mental olarak yetersizlilikleri farkedildiğinde dış görünümünde hiçbir önemi kalmamaktadır ve tamamen olup olmaması durumu yani görünüm önemli değil söz öbeğini gözlemleyebiliriz.
ancak tam tersi olan durumda bulunmaktadır. görünümü düzgün de olsa insanın karakteri ve mental olarak yetersizlilikleri farkedildiğinde dış görünümünde hiçbir önemi kalmamaktadır ve tamamen olup olmaması durumu yani görünüm önemli değil söz öbeğini gözlemleyebiliriz.
insanlar başta şaşkınlıkla hücüm etselerde zamanla gerçekten oldukça normal olan bir durum haline gelip yoklukta içilen bir içkiye dönüşme ihtimali kuvvetle ihtimaldir ve olması gereken sağlanmış olur.
Manolya agaci, hatta agacla beraber oturuyor gibi hisediyorum.
Okulun da sonuna gelince bayram bir baska oluyormus cidden, darlamalar gerceklik disi.
Yagmurda bile fiskiye acan anadolu universitesi.
ivan karamazov karakteri dostoyesvki'nin aslında içsel olarak kendi kafasındaki düşünsel fırtınları yansıttığına inandığım karakteridir ve bi bakıma kafasındaki cevaplayamadığı düşünceleri bu karaktere taşımıştır. özellikle büyük engizisyoncu hikayesine kadar ivan hakkında hiçbir bilgi edinelemez ve içini bu hikaye ile küçük kardeşi alyoşa'ya açar. hikaye bana kalırsa en çok sorgulamaya iten ve en efsanevi yapı taşıdır ivan'nın bu kısımda agnostik düşünce yapısını yansıttığına inamaktayım. özellikle daha sonrasında voltaire alıntısı sözünü söylemiş ve bunu eski bi günahkar olarak dile getirmiştir. ancak hikayenin tamamına vuruldğunda aslında bunu toplumsal düşünce yapısına bağlı olarak ifade ettiği anlaşılabilmektedir. böylece aslında toplumsal yapı taşlarını sorgulayarak bunların doğruluğuna veya yanlışlığına düşünmeye sevk etmiştir.
büyük engizisyoncuya değinecek olursak aslında bu karakter ile de hikayesindeki dini elinde bulunduran güçler yargılamıştır ve aslında tanrıdan farkları olmadığını ele almıştır. bu ise isa'yı tekrar dünyaya gelmesi durumunda nasıl bir tutumun sergileneceğini ve gücü elinde bulunduran kilisenin çıkarları uğruna herşeyi yapabileceğini anlatmıştır. o zamanki dinin ülkeleri yönetmesini yani teokratik ve otokratik güçlerin nasıl işlediğini gözler önüne sermiştir.
kısaca ivan bir yönetim sorgulaması ve toplumsal düşüncelerin yargılanmasıdır. bu yüzdendir ki ivan oldukça özel bir karakterdir karamazov kardeşler içerisinde.
büyük engizisyoncuya değinecek olursak aslında bu karakter ile de hikayesindeki dini elinde bulunduran güçler yargılamıştır ve aslında tanrıdan farkları olmadığını ele almıştır. bu ise isa'yı tekrar dünyaya gelmesi durumunda nasıl bir tutumun sergileneceğini ve gücü elinde bulunduran kilisenin çıkarları uğruna herşeyi yapabileceğini anlatmıştır. o zamanki dinin ülkeleri yönetmesini yani teokratik ve otokratik güçlerin nasıl işlediğini gözler önüne sermiştir.
kısaca ivan bir yönetim sorgulaması ve toplumsal düşüncelerin yargılanmasıdır. bu yüzdendir ki ivan oldukça özel bir karakterdir karamazov kardeşler içerisinde.
bende konuşma yeteneği yok cidden bunu artık anladım.