bugün

/636
hastalıktır.
dünyanın en saçma, en güzel, en kötü, en heyecanlı, en sorunlu, en deli, en acı duygusudur.
benim nefret ettiğim bir gerçektir.
parlak demir bir leblebi..
bakan imrenir, yiyenin dişi kırılır.
aşk;
benlikten vazgeçip tamamen o olmaktır.
mutlu olmak isteyen aşık olmasın.
aşk mutluluk değildir!
sonsuza kadar bekleyebileceğini hissetmekle, ansızın içini dökebilmenin birlikteliğidir aşk.
ölürsün de gidemezsin.
(bkz: yok öyle bir dünya)
en sevdiğiniz şeyi kaybettiğiniz andaki
yaşadığınız acıdır.
o gider de ölemezsin. nasıl ölesin, ümit işkenceyi uzatır.
kurtulursam ve vazgeçebilirsem hard discim baya bi rahatlayacak. çünkü %80'lik bir kısım onunla dolu. onu silip çöp kutusuna gönderdiğim zaman ne bilgisayar ısınacak ne de yavaşlayacak ve yeni bilgilere konsantre olabilmem kolaylaşıcak. onu çöp kutusundan sildiğimde çıkan fışşşşt sesi benim için dünyanın en iç ferahlatıcı boşalması olacak.
karşındakinin sürekli sıçıp, seninse sürekli yeme durumudur.
insanların kafasının içindeki mükemmel kişi tanımına en yakın gördüğü kişiye beslediği duygu bütünü ama asıl sorun kimse tam olarak o kalıba oturmaz, zaten aşık olunan kişinin hiç sesini duymadan, tenine dokunmadan daha çok seversin çünkü sen kafanda ona istediğin gibi özellikler vermişsindir. sonuç olarak ta hayal kırıklığı kaçınılmazdır. *
(bkz: at gözlüğü)
aşk tesadüfleri sever filminde çok güzel anlatılmış bir duygu.
şu sıralar mantığımın altında ezilse de hayatı yaşanır kılan, duyguların en heyecanlısı.

dondurma gibi, pasta gibi, çikolata gibi..

çok yakın zamanda tadına tekrardan bakmak istediğim.
özlenilen duygudur insanda birini arkadaştan öte sevmek güvenmek bişeyler paylaşmak kısmet meselesi falanda sabırda bi yere kadar arkadaş.
istiklal'i boydan boya geçerken soğuktan ve kalabalıktan etkinlenmemektir. sadece kara gözlerinin içinde yaşamaktır.
bir eski yalan, ademle havvadan kalan...
Bile bile tutsaklıktır.
--spoiler--
benim bu derdim, ne yağan yağmurda
ne yalancı sonbaharda
ne bomboş sokaklarda...
kırılmış her yanım
kaybolur zaman saçlarında
gözlerim sokaklarda
sebebi isyan aşkım...
içim yanar, içim kanar da
isyan...
geriye bir avuç yalan...
beni bu derde sen attında, gittin ya kafam hep duman...
--spoiler--

çok gereksiz bir cezadır aşk.
hele ki soyunmuşken, arınmışken tüm zırhlarından.
hele ki hazırsan gözlerini kapatıp, rüzgarda savrulmaya.
hele ki kelimeler artık karşılığından tamamen sıyrılmışsa.
hele ki ruhun bedenine ağır geliyorsa ve ölmeye çoktan hazırsan.
haindir o.
karar vermek oldukça zordur.
Aids gibi bişeydir. Önce sizi teslim alır, sonra da öldürmeye başlar. Tedavisi yoktur.
aşkın tarifi hemşo filminde okan bayülgenden

Gözleri Dicle gibidir.
Hani biraz fazla baksan boğulacağından korkarsın...
Dudakları sıfatında uçuşan bir kelebek gibidir.
Hani dokunsan kelebeği öldüreceğinden korkarsın.
Elleri dağda gezen analı kuzulu bir çift maraldır.
Ellerinden tutacağı olsan maralın yetim kalacağından korkarsın...
Ya saçları...
Saçları Diyarbakır surlarının üstünde uçan bir kuş sürüsü gibidir.
Bir telini tutmak için uzansan surlardan düşeceğinden korkarsın...
üç harf.
© copyright 2005 - 2026