/636
-Din gibidir yaşayan kişinin hayatını yönlendirir.
-Platonik olduğu zaman içinden çıkılmaz olan durumdur.
gereksiz ve sadece acı çekmeye yarayan bir şeydir.
Uçurum diyordun, aşk bir uçurum özlemidir...
aşık veysel der ki:

"seversin alamazsın aşk olur, alırsan meşk olur"

(bkz: aşkın en güzel anlatımı)
üşüyor ellerim..

ne hayaller, uğruna ne mücadeleler vardı hepi topu üç harf bir kelime için.

bedenimi baştan aşağı, tüm sıcaklığıyla kaplamaya başladığında, çok karşı koymak istedim.

her birinde kırdım, canın yandı biliyorum.

ama sonra..

teslim oldum tüm kalelerimle.

bedenimle.

nefesimle.

sonra bir gün bir bakmışım ki ben, sen olmuşum aslında.

sen gittiğinde hiçbir şey kalmamış kendi varlığımda.

gücüm yetmez kendimi geri almaya, seni alamadıktan sonra.

her şey bitti, tamam anlamaya çalışıyorum da,

her hırsız gibi habersizce alıp gitseydin beni olmaz mıydı...

şimdi ardında suretsiz bir resim, başrolü olmayan bir film, mısraları olmayan bir şiir bıraktın.

gölgem var gülüm.. her aydınlıkta aslı olmayan bir gölgem var şimdi sadece..

aşk bedensiz bir gölge olmakmış, öğrendim sayende...
O olmayınca on para etmez güzellik.
aslında aşk, tek bir kadın için tüm kadınlardan vazgeçebilmekmiş. ne kadar aşk için söylenen her söze inanmasamda bu söz benim hayatımın dönüm noktası olmuştur. aşk o kadar narin ve kırılgan olmuşturki son zamanlarda ne devamlılığı vardır nede artık yaşanası.
"aşk hakkında söylenen her söz
söyleyeni aşktan uzaklaştırır
belki de uzaklık yakın olmaktır .."
köprüler kurmaktır duvarlar değil.
kadını güzelleştiren doğal botoks, estetik malzemesi yada gençlik iksiri ne dersen de. ama ben de özge* gibi ışıldamak istiyorum.
ölüme iliştirilen nefes gibi sanki...
Korku filmi seyretmek gibidir. Hem bakmak istemezsin hemde bakmaktan kendini alamazsın.
damdam düşmeden düşenin halini anlayamayacağın bi durumdur,felaket bi duygu yoğunluğu yaşanır iştahtan kesebilir.oysa kimilerine göre sadece hastalık kimilerine göre hayatın anlamı olabilmektedir.dikkatli olmak lazım aşıkken kafa çok meşgul olur çünkü ...
ağır bir ifadedir belki ama aşk dediğin adamın ağzına sıçar. mahveder maşuku. hayatının hiç bir anından atamazsın onu. hep onunla yaşarsın ya da onda yaşarsın. çekmeye mahkumsundur. yokluğu seni öldürür sanırsın varlığı süründürür. tarif edilemez bir duygudur. 5 duyu organın varsa bir 6.sını eklersin. 6. duyun aşktır ve sevgili aşkın ta kendisidir. onsuz aşkın olabilitesi yoktur sanırsın. içindeki aşkın bir karşılık buluncaya kadar hiçbirşeyden zevk alamazsın ve yaptığın herşeyde mutlaka bir eksiklik vardır. ters su bardağına su doldurmaya çalışırsın, çay içerken şeker atmayı unutursun ve unuttuğunu da en sonunda anlarsın. çarşıya pazara çıkarsın saatler geçer dolanır durursun, ama neden dolandığını bilemezsin. tam evine yurdua dönerken gelir aklına. aşk sevgiliye şiirler dizmektir hiç tadılmamış, duyulmamış, görülmemiş...daha önceden paylaşılmamış bir takım duygular. saf duygular.. hem istersin ki bitsin artık bu ızdırap hem duana dua katarsın "allah'ım n'olur bitmesin" diyerek.

anladım ki, bir zaman makinesi şart. kesinlikle yapılmalı.
Gördüğünün anka kuşu olduğuna nasıl inandırabilirsin ki hayatı martılardan ibaret sanan insanlara....öyle bir şey işte.
"0"dan başlarsın yaşama,

"1"bakmışsın girivermiş hayatına,

"2"de bir özlersin,

"3"günlük ayrılık ölüm gibi gelir,

"4"gözle beklersin,

"5"vakit namazdan daha bağlısındır,

"6"üstü insandır halbuki,

"7"kat göklerde hissettirir kendini,

"8"köşesindir mutluluktan,

"9"doğurursun beklemekten,

"10"u seversin,o' nu çooooooooooooooooooook seversin.işte hayat bu dersin...
insan olmanın dayanılmaz hafifliği.
aşk ;

gözlerine değil de ona inanmaktır.
Aşk; iki insanın bilinçlerini birleştirme çabasıdır. Boşuna bir çaba çünkü insan kendi bilincine mahkumdur.

sartre
bakarken kıyamamak mı ?yoksa baktıkça doyamamakmıdır aşk ?
aşk, bir beyaz kağıdın parmağı çizmesidir derinden. öyle zararsız ve bembeyaz bir nesnenin dikkat edilmediği takdir de derinin en altına kadar işlemesi ve kesmesi gibi keser aşk kalbi bir anda. üstelik kan da akmaz düşünüldüğü gibi dışarı, yara içeri kanar; acı içeri akar, damarları kullanarak ayak serçe parmağına kadar ulaşır bir anda. aşk acısını diğer acılar gibi yönetip, bastıramaz insan. ancak acı insanı bastırır ve yönetir. mental olarak güçlendiğini düşünse de insan, kişisel gelişim kitapları okumak gibi bu da bir tür kendini tatmindir aslında. daha sonra, daha güçlü olmayacaktır eğer ki kesiğin üzerine basılacak bir başka el ya da dudak yoksa insanın hayatında yani aslında kalbe kesiği atan beyaz sayfa kazanılamamışsa, başka eller de durduramaz tersine kanamayı. üstelik, yara mikrop kapar. sarpa sarar işler, bilinç kaybı yaşanır en histerik saatlerde, en çok da soğuk yatağa yalnız girdiğinde insan.

ilk çizik atan kağıdın beyazlığı, bir kar tanesini bile kıskandırsa da, sonra ve çok sonra, artık tüm sayfalar, sadece beyaza yakın bir renge bürünecek, kesikler o kadar derin olmayacaktır. üstelik, ilk kesik belki bir asır sonra bile, bir kitap sayfasında ya da o çok 'sevdiği' tatlıyı yerken tekrar acıyacak, belki de sızıntı halinde kanamaya devam edecektir.

aşk, bir beyaz kağıdın parmağı çizmesidir derinden.
yara tersine kanar.
acı, içeri akar.
aşk acının dostudur ve eninde sonunda dostlar bir araya gelecektir.
solmaz iken dötünü seven, soldu iken gözünü s.ken! kısa ve öz bir tanımıdır bu aşkın. bir de bonus olarak acısı vardır ki değmeyin kalbinizin keyfine.
aşk ile ilgili buraya ne yazsak yalan olur heralde.çünkü aşkın bi tanımı yok nedir,nasıldır,nasıl aşık olunur,niye aşık olunur bunların cevabını kimse bilmez.en önemli olan sevdiğiniz insanla birlikteyseniz yaşayın gitsin hiç birşeyi düşünmeyin başka kafanızda soru işaretleri kalmasın.çünkü belkide hayatınızın en güzel günlerini en güzel anlarını yaşıyosunuz.mutlu olun önemli olan o değil mi zaten.allah korusun bir gün gelirde sevdiğiniz insandan ayrılırsanız işte geride kalan günlerin çok güzel olduğunu ozaman anlarsınız.çünkü insan bir şeyin değerini kaybetmeden anlamıyo,kaybettikten sonra ise herşey için çok geç oluyo.
aşk; bir deliliktir.
Aşk sevdiğini güldürmektir.
© copyright 2005 - 2026