bugün

/401
yılmaz erdoğan'ın da söylediği üzere;

"...öyle deme ankara'yı sevmeyene bir zulümdür
bu kadar insanın neden ankara'yı sevdiğini anlamadan
ankara'da yaşamak..."

benim için deprem sonrası zorunlu gidilen, sıkıntılı şehirdir; gelin görün ki öyle kişiler vardır etrafımda, hayatımda; ankara'yı başka severler. ankara'nın adı geçince gözlerinin parladığı görülür. zoru sevmek midir bu? bilemedim. ankara garip şehirdir. evet, ankara'yı sevmeyen seveni anlamaz ve seven de sevmeyeni; ama bu iki insan birbirini sevebilir. tabi o ayrı mevzudur.
(bkz: la bebe ben çog seviyom burayı)
(bkz: pavyon)
hem en çok uzaklaşmak istenilen hem de çok sevilen. ama iyi ki varsın ankara!
14 saat sonra kollarına varılacak sadık yar. heleki kendisini terkedip küçük bir memleketi yar edindiniz mi kendinize özlem tavan yapar. efendim bir aoç olsun bir guşgana olsun bir sakarya olsun, bunlar nasıl özlenmez? candır can...
bu şehri tek kelimeyle tanımlayacak olsaydım kesinle "gri" der sonra susardım.
konya'dan güzel olmayan şehir. belediyecilikte konya'yla başa baş gider o ayrı.
mal la bebe, la bebe cümlesini ve türevlerinin sıkça duyulduğu şehir
iki haftadır güneşini eksik etmeyen, bi çok şeyi sevilmese de çok özlenen, alışınca bırakılamayan şehir.
yeni hayat, yeni şehir. Eskiden para verseler yaşamam denilebilen şimdiyse solunan her nefesin huzur verdigi buzzz gibi şehir.
(bkz: öğrenci olduğunu nereden bileyim bandrol yok) vakasını yaşadığım başkent!
yahya kemal e sormuşlar
'ankara nın en çok nesini seviyorsun?' diye, o da 'istanbul a geri dönüşünü' demiş.
yaklaşık beş senemi orada geçirdiğim, her türlü tatlı, acı ergenlik yıllarımı saklayan ayrıca gitmeyenin çok şey kaybedeceği başkent gibi başkent.
türkiye'deki yaşanabilecek şehirler listesinde ilk üçe kafadan girebilecek şehir, memleketim.

biraz soğuktur, katı bir şehirdi ama güzeldir ankara.
20 yıllık ankara tecrübeme dayanarak söylüyorum; burası güzel la bebeler.
ODTU tarafindan yapilan bir ara$tirmaya gore $u anda turkiye'nin en iyi uc universitesini bunyesinde barindiran $ehirim. 1 ayda sana ne kadar ali$tiysam artik sahiplenmeye bile ba$ladim lan.

(bkz: hacettepe üniversitesi)
(bkz: orta doğu teknik üniversitesi)
(bkz: ankara üniversitesi)
hiç durmayan yağmuruyla, insanı derin düşüncelere gark ettiren şehir. gün itibariyle adının hakkını vermiş, her geyikte olduğu gibi gri kasvetli ve melankolik bir şehir olduğunu bir kez daha ispatlamıştır.
şu anda gök gürlemekte, ders çalışan bünyede korkuya neden olmaktadır.
özlenen şehir.
(bkz: geleyim de zirve yapalım)
yıllarca yaşayıp değeri bilinemeyen, okul dolayısıyla göt kadar şehire transfer olunduğunda ise tapılan şehirdir. a.o.ç. sinde sabahlanası, sakarayasında içilesidir. candır.
eğitim hayatımım en önemli bölümünün geçmekte oldugu soğuk , metrosu olan ,unutamayacağım anların yaşandığı ülkemin başkenti.
keşke yarın orda olsaydım dediğim şehir. baba'yı görür, bir fatiha okurduk ruhuna.
iyice çekilmez olan şehirdir. allahtan kurtulmak için önümde büyük bir şans vardır.

(bkz: istikamet istanbul)
yağmuru çamuru soğuğundan kat be kat iyidir. bütün kış yağmur yağsa. hiç soğuk olmasa. olmaz mı?
istanbul a çok uzak şehirdir. ailesi ankarada yaşayan ya da doğuştan ankaralı olmadığı halde ankarayı seviyorum diyebilen insan büyük ihtimalle ruh hastasıdır. ayrıca biricik kardeşimi benden çalmış şehirdir. özledim lan.
2 saat ego da mahsur kalmama sebep olan her an kaçmama sebep verecekmiş gibi gözüken şehir.
© copyright 2005 - 2026