bugün
- yeni partili sözlük yazarları20
- sözlüğün açık ara en sevilmeyen yazarı seçilmek15
- sarapci koala52
- suriye'ye sahip olmanın türkiye'ye faydası yoktur6
- neden istifa yerine herkes affını istiyor6
- claudian clouds6
- rte sevdalisi6
- sözlülte yeni dostluklar kurmak7
- model dinleyerek inşaatta çalışmak4
- çalışmayan erkekle evlenilir mi10
- y cehapelilerin y cehapelilikten utanması3
- damarsız tüysüz manisa yaprağı2
- ankete gelin beyler31
- kaşık pozisyonunda sevgilisinin önünde yatan erkek8
- israilin kktcdeki birliklerimize saldırması3
- ciğer kavurma dürüm2
- islam barış dinidir28
- ölümüne sevişmek5
- kedinin kafasının mama kutusuna sıkışması5
- çalışmayan kadınla evlenilir mi5
- chp vs yeni parti2
- 1 milyon tl birikmiş parası olan insan7
- artık sözlükte siyaset görmek istemiyorum3
- hemşirenin damarı bulamaması sizin suçunuzdur5
- israil düşmanlığının türkiye'ye faydası yoktur2
- pendik ten kadıköy'e yürümek6
- damarı bulunamayan erkeğin ağlaması4
- ben gökten inen ekmeğim6
- recep tayyip erdoğan24
- kızlar küfür etmez geyiği5
- sdg ypg'nin feshi2
- sözlükte birbirini kollayan yazarlar2
- bir sözlük erkeğinin size aşık olması4
- narsist kişilik bozukluğu3
- dilencilere güvenememek3
- yoga yapan kız namaz kılan erkek ilişkisi6
- 27 ağustos 2026 şampiyonlar ligi kura çekimi5
- enektarların koltuğun altında kalıkması2
- sözlüğün en romantik erkek yazarı2
- aisu4
- atatürk'ün partisinin genel başkanı2
- 26 ağustos 2026 madencilerin saray'a yürümesi3
- elektrikli otomobil6
- dincilere güvenmemek2
- ilk buluşmaya yaprak sarmasıyla gelen kız5
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı15
- tai lung51
- sözükte ölü bulunmak2
- chp de butlan yönetiminin kurultay toplantıları4
- sokak hayvanlarını beslemek2
doğduğumdan beri içinde bulunduğum mutsuz insanlarla dolu beton yığını.
araba pazarı yüzde 98 al satçı ve galerici olan şehir.
nedenini bilmeden sevmektir ankara.
en çok hasreti çekilendir, memur yüzlü şehirdir. aşktır.
en çok hasreti çekilendir, memur yüzlü şehirdir. aşktır.
rengi solu şehir. boğuk şehir. havası ağır şehir. ve bilimum kötü sözcüklerle altını doldurmak istediğim şehir.
(bkz: ne düşmanlığın var lan ayıp)
(bkz: ne düşmanlığın var lan ayıp)
gün batarken güneş turuncudur. yazın yaşanmaz, baharı güzeldir.
bu ara gündüzlerinin sıcak olduğu kadar geceleri soğuk olan şehir.
donuyoruz resmen!
ankara da son günüm. son gecem. belki bir daha hiç göremem. sonsuz teşekkürler sana, yaşattığın güzellikler, iyi kötü tecrübeler için.
öyle yada böyle kendini sevdiren şehir.
öyle yada böyle kendini sevdiren şehir.
24 senedir buralardayım. bildiğin bozkıra gri şehir diyip duruyolar. tamam binası çok da, başkent ulan. istanbul'da hiç mi bina yok? bi deniz mi derdiniz yanına koyim? siz gidin b.k ettiğiniz istanbulda sıkış tepiş yaşayın. uzak durun memleketimden!
sonunda isyan ettirdiniz BENi dE.
-çal ordan bi fidayda benjamin.
sonunda isyan ettirdiniz BENi dE.
-çal ordan bi fidayda benjamin.
gri rengiyle akılda kalan şehirdir.
saat 22.00 gibi kızılay'da şüpheli bir paketle cebelleşen şehir. hayır anlamıyorum arkadaş paketin 5 metre yarı çaplı yeri karantinaya alınmış ama insanlar aşıp geçiyor falan, garip milletiz gerçekten. insan biraz akıllı olur kardeşim.
güneşin doğuşu da batışı da yakışan şehir.
düşünülenin aksine kızlarının neredeyse çıplak gezdiği şehir. ruhu yok bir kere, bozkırın ortasına kurulmuş sevimsiz beton yığını...
benim için acının başkenti, ulaşılamazlıklar şehri. sevmem seveni de sevmem.
Fiziksel olarak mayıs ruhen ekim-kasımda kalmış şehirdir. Sağolsun bana kışlıklarımı kaldırma gibi bi yük yaşatmadı.
Söz konusu yazarın 7 aylıkken gelip 10 sene kaldığı şehirdir. Sonra araya bir 10 senelik izmir macerası girmiştir. O dönem gözleri kararan yazar en çok izmiri sevmektedir. Üniversite sınavı sonucu her türk genci gibi aklında hiç olmayan bir şehre savrulmuştur. O şehir ankaradır. ilk sene tabi ki izmir-ankara kıyasıyla geçer. Her fırsatta izmire kaçmalar, devamlı izmiri övmeler gırla gitmektedir. Yazar burda halt ettiğini bilmemektedir. Neyse ki çabuk kavrar durumu yazar.
ankaranın havasına suyuna alışmışsanız kopamazsınız. zaman zaman yeni hevesler peşinde koşarsınız ama ankara ankaradır. ana karadır. Hep oraya dönersiniz.
ankaranın havasına suyuna alışmışsanız kopamazsınız. zaman zaman yeni hevesler peşinde koşarsınız ama ankara ankaradır. ana karadır. Hep oraya dönersiniz.
genclik yillarimin baslarinda bahceli de iki ay kadar ikamet ettigim ildir.
baskenti butun olarak degerlendirmemek lazim. semt semt incelenmesi lazim bir sokagi bile digerinden cok farklidir.
genel olarak degerlendirme yapacagim konular ise ben bu kadar kafasi guzel adami bir arada baska bir memlekette gormedigim aga. herkesin kafasina gore eglenecegi, takilacagi mekan/semt vardir. trafik konusunda diger buyuksehirlere gore pek sikinti cekilmez ulasim iyidir yani.
sonuc olarak yasadigim yerleri ozlerim. lakin ankara'ya karsi hic bir ozlemim yok. burada yasayan ahbablarimin gelmem yonundeki isteklerinide hep zaman yok bahanesi ile gecistiriyorum. yasa ki neler goresin ey bahti kara!
baskenti butun olarak degerlendirmemek lazim. semt semt incelenmesi lazim bir sokagi bile digerinden cok farklidir.
genel olarak degerlendirme yapacagim konular ise ben bu kadar kafasi guzel adami bir arada baska bir memlekette gormedigim aga. herkesin kafasina gore eglenecegi, takilacagi mekan/semt vardir. trafik konusunda diger buyuksehirlere gore pek sikinti cekilmez ulasim iyidir yani.
sonuc olarak yasadigim yerleri ozlerim. lakin ankara'ya karsi hic bir ozlemim yok. burada yasayan ahbablarimin gelmem yonundeki isteklerinide hep zaman yok bahanesi ile gecistiriyorum. yasa ki neler goresin ey bahti kara!
ankara hep gridir, ankara makarna renginde leziz. sırf bebelerin, oyun havalarının hatrına. ankara hep gridir, gece olmuşya bi' kere ankarada, gündüzü de farketmez. heyhat!.. kıdemli memur tayfası bakışlı ve soğuk atkılı abilerim, ablalarım hatta. yılmaz erdoğandan çok anılarım ve kısa görmüş ruhumun hatıralarında. ankara ciddi ciddi gri. soğuk. bi' memuriyet uykusuzluğu kepenkleri açan gülümse. işte oralarda bi' yerde istanbulu hatırlarız, işte o zaman istanbul oluruz. işte biz o zaman gülümseriz.
şuanda yaldır yaldır dolu yağışı olan şehir.
Severek yaşadığım Türkiye'nin baskentidir. Küçük bir kasaba iken başkent yapılması nedeniyle hızla gelişmiş ve büyümüştür. Ulus ve kızılay şehrin ana merkezleridir. Dikmen vadisi, harikalar diyarı, gençlik parkı, göksu parkı gezilmeye değer alanlarıdır.
Sokakların denize çıkmasada seviyorum seni Ankara.
Sokakların denize çıkmasada seviyorum seni Ankara.
sağda solda anlam veremediğim zeybek kostümü giymiş sevimsiz pilastik kedi heykelleri vardır. onun haricinde güzeldir. behzat reyizin memleketidir.
dünyada 3 başkentten birisidir ankara.
neden 3 başkent ? nedir özellikleri ?
1-islamabad
2-brasil
3-ankara
öncelikle bu şehirler sıfırdan yapıldılar yani kesişme noktalarını oluşturan temel budur.
sonrasında ankara hariç olmak kaydıyla geriye kalan 2 şehir insanların yaşayacağı öngörülerek planlandı.
olası hızlı nüfus artışları hesaba katıldı (islamabad çok fazla nüfusa sahiptir ve biraz da çarpıktır vs ama neticede planı da ona göre çarpıktır baştan beri)
brasilia ise modern dünyanın sanat galerisi gibi inşaa edildi veya öyle olsun istendi.
ankara ise toplamda 250 bin kişilik bir plana göre imal edildi.(veya imal edilmek istendi)
şehrin odağının son 20 yıl içinde büsbütün kayması da zaten buna en güzel işarettir.
başkent bir ülkenin en gösterişli veya düzenli veya güzel şehri olması gerekirken ankara bu tanımın hiçbirine uymaz.
içinden nehir geçer ama içinde kamyon lastikleri yüzer.
kendine has alman mimarisi ile bezeli başkentimizde ne bir meydan ne de sanat eseri vardır (parmakla sayılabilecek kadar belki vardır).
son zamanlarda tandoğan'da etap otelinin yanındaki alanda italya nın hediyesi olan bir havuz vardı ama artık yok . (belediye kırıp çöpe atmış ve malesef gördüm per perişan durumda ve belki eritmişlerdir bile.atılma nedeni ise çok haklı : detaylarında çıplak çocuklar var ).
yıllar yıllar önce kızılayda bir kocaman inşaat vardı eski sarı kızılay binasının olduğu yerde, ve hala orada bir bina var ama boş ama estetikten olabildiğince yoksun ve kötü ve çok kötü .
daha neler var neler yok bilemiyoruz çünkü takip edilebilecek bir şey de kalmadı ortalıkta.
yabancı erkan ankara ya geldiğinde trafik ışıklarının pas geçilip roket hızıyla oradan oraya götürülme sebebi de "şehrin minimum düzeyde görülmesini" sağlamaktan ibarettir.
geçenlerde tunalı hilmi caddesinde biraz yürüdüm . toz ,pis,gürültü gırla gidiyor . tasarım ve düzen anlayışımızın afganistan düzeyinde olmasının güzel örneğidir.
herşeyi tam herşeyi eksik...!kaldırım taşları var ama kırık ama çarpık...asfalt var ama yok gibi....alt yapı var ama idareten...yeşillik var ama insandan uzak...meydan var ama inşaat sahasından beter...sokakları var bakımsız...vs vs vs
topu topu 100-150 metrelik bir caddeyi bile ikmal edemeyen bir belediyenin elinde oyuncak olmuş ankara.
nefes alma , beslenme , barınma gibi ihtiyaçların belirli düzeylerde karşılanabileceği bir ortam olmaktan başka bir özelliğinin olmadığı düşünmemize zemin hazırlamış olan başkentimize en yakışır duvar yazısı kamyonların karoserlerinin arkasında yazan "06 başkentli" yazısıdır.
neden 3 başkent ? nedir özellikleri ?
1-islamabad
2-brasil
3-ankara
öncelikle bu şehirler sıfırdan yapıldılar yani kesişme noktalarını oluşturan temel budur.
sonrasında ankara hariç olmak kaydıyla geriye kalan 2 şehir insanların yaşayacağı öngörülerek planlandı.
olası hızlı nüfus artışları hesaba katıldı (islamabad çok fazla nüfusa sahiptir ve biraz da çarpıktır vs ama neticede planı da ona göre çarpıktır baştan beri)
brasilia ise modern dünyanın sanat galerisi gibi inşaa edildi veya öyle olsun istendi.
ankara ise toplamda 250 bin kişilik bir plana göre imal edildi.(veya imal edilmek istendi)
şehrin odağının son 20 yıl içinde büsbütün kayması da zaten buna en güzel işarettir.
başkent bir ülkenin en gösterişli veya düzenli veya güzel şehri olması gerekirken ankara bu tanımın hiçbirine uymaz.
içinden nehir geçer ama içinde kamyon lastikleri yüzer.
kendine has alman mimarisi ile bezeli başkentimizde ne bir meydan ne de sanat eseri vardır (parmakla sayılabilecek kadar belki vardır).
son zamanlarda tandoğan'da etap otelinin yanındaki alanda italya nın hediyesi olan bir havuz vardı ama artık yok . (belediye kırıp çöpe atmış ve malesef gördüm per perişan durumda ve belki eritmişlerdir bile.atılma nedeni ise çok haklı : detaylarında çıplak çocuklar var ).
yıllar yıllar önce kızılayda bir kocaman inşaat vardı eski sarı kızılay binasının olduğu yerde, ve hala orada bir bina var ama boş ama estetikten olabildiğince yoksun ve kötü ve çok kötü .
daha neler var neler yok bilemiyoruz çünkü takip edilebilecek bir şey de kalmadı ortalıkta.
yabancı erkan ankara ya geldiğinde trafik ışıklarının pas geçilip roket hızıyla oradan oraya götürülme sebebi de "şehrin minimum düzeyde görülmesini" sağlamaktan ibarettir.
geçenlerde tunalı hilmi caddesinde biraz yürüdüm . toz ,pis,gürültü gırla gidiyor . tasarım ve düzen anlayışımızın afganistan düzeyinde olmasının güzel örneğidir.
herşeyi tam herşeyi eksik...!kaldırım taşları var ama kırık ama çarpık...asfalt var ama yok gibi....alt yapı var ama idareten...yeşillik var ama insandan uzak...meydan var ama inşaat sahasından beter...sokakları var bakımsız...vs vs vs
topu topu 100-150 metrelik bir caddeyi bile ikmal edemeyen bir belediyenin elinde oyuncak olmuş ankara.
nefes alma , beslenme , barınma gibi ihtiyaçların belirli düzeylerde karşılanabileceği bir ortam olmaktan başka bir özelliğinin olmadığı düşünmemize zemin hazırlamış olan başkentimize en yakışır duvar yazısı kamyonların karoserlerinin arkasında yazan "06 başkentli" yazısıdır.
beyaz yakalıların şehri. ayrıca millet adına soygun kararlarının alındığı yegane şehir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar