bugün
- nervio'nun peşinden koşan yazarlar9
- nervio'ya evlenme teklif etmek30
- sözlükte götü çok kaldırılmış kızlar7
- rusyada neden kızlar şımarık değil sorunsalı6
- kitapçıda dakikalarca vakit geçiren dallama7
- en son ne aldınız13
- sözlük kızlarının çorapları5
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar17
- vajinaya dil atmak12
- instagram da artan erotizm sebebi10
- uludağ sözlük te yazar olabilme kriterleri5
- 2026 baro seçimleri3
- kars ardahan ığdır5
- dudaktan öpüşmek neden seksle bağlantılı9
- sinemada yiyişen sevgililer9
- nervio abla13
- ayak sevecek kadar abaza olmak10
- uyuyan çocuğu uyandırmak4
- bir sözlük kızının çoraplarını hediye olarak almak2
- sözlükteki gizli geyi ifşalıyorum13
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı73
- insan olmaya ceyrek kala5
- seçimi ekepe kazanır muhalif sevinir2
- kuru amlı10
- birbiriyle çiftleşecek uludağ sözlük yazarları12
- ümit kocasakal20
- ayağa boşmalmak10
- seri oylayınca hoşlanıyor sanan tipler8
- galatasaray'ın fenere koyması normalleşmesi6
- başlayabilmek5
- eti canga3
- okuduğu kitaplardan bilgiler vermek2
- uludağ yönetimi sözlük kızlarını banlama kararı7
- nervio tarzı entry girmek24
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması19
- dizileri sokaktaki insanlar oynasın2
- sözlük ayağa düştü4
- traveler pp sindeki kedi2
- xvala bere2
- ayakçı ve patici yazarlar derneği7
- mine koşan3
- ibrahim tatlıses3
- binyamin netanyahu2
- nişanlının annesine anne diyememe sorunsalı5
- güney kore34
- ismail kartal21
- 30 ilde daltonlar operasyonu 85 gözaltı3
- hoppidi hoppidi zıplayan ayak gifleri veritabanı4
- son buluşmada hesabı kim öder5
- şemsiye taşıyan erkekte gizli eşcinsellik vardır6
Kurtulmak için can atılan şehir.
insanın hayatına koyan şehir.
insanın hayatına koyan şehir.
yarın veda edeceğim bir garip şehir.. hüzünlüyüm, dostlardan ayrılacağım için. aynı zamanda içinde aylardır bulunmaktan bir hayli sıkıldığımı farkettiğim şehir. pazartesi izmir'deyim, ondan 2-3 sonra da aydın'da. bu kan değişimi iyi gelecektir bana.
istanbul, izmir, çanakkale, antalya ya da nispeten deniz olan bir memleketten gelirsen, eşekten düşmüşe dönersiniz.
hala insanların canına okudukları şehirdir.
metrekareye düşen kaba insan sayısında liderliğe oynayan şehir.
ankara'daki müdahaleden böyle bir su görüntüsü geldi.
işaretlemek içinmi? yoksa suyun içinde başka bir şeymi var?
https://twitter.com/kalky...47477926930952192/photo/1
işaretlemek içinmi? yoksa suyun içinde başka bir şeymi var?
https://twitter.com/kalky...47477926930952192/photo/1
bu yerel seçimlerde birine s.ktir çekmesi gereken şehir.
zorunlu tanım: başkentimizdir.
öteden beri ankara' ya bir sempatim vardır. büyük ama dingin bir şehir. rahatsız etmiyor kalabalığı. kısaca seviyorum ankara'yı ama artık ankara benim için çok özel bir şehir. o olağanüstü günleri anlatmak isterdim ama bende kalsın.
ankara aşkın, mucızenin başkenti..
öteden beri ankara' ya bir sempatim vardır. büyük ama dingin bir şehir. rahatsız etmiyor kalabalığı. kısaca seviyorum ankara'yı ama artık ankara benim için çok özel bir şehir. o olağanüstü günleri anlatmak isterdim ama bende kalsın.
ankara aşkın, mucızenin başkenti..
-----alıntı----
korkmayın.
istanbul kanatlarımızın altında
ankara'da her yol denize çıkmaz. her yolun sonu ya bir bakanlık ya meclis ya başka bir kamu binasıdır. ondandır ki ankara'da polis her zaman daha sert olur, daha ağır emir alır. her seferinde daha çok dayak yeriz burada ve her seferinde daha çok düşünürüz "dün olmadı ama ya bugün tutuklanırsam, ya bugün işimi kaybedersem" diye. ama öyle bir avantajımız var ki yaşamadan bilemezsiniz. her yerde muhalefet yaptığımız, eylem yapıp sesimizi duyurmaya çalıştığımız insanlar buradadır. bizden kaçabilecek yerleri yoktur. ankara, kaçıp sığınabilecekleri son noktadır ve ankara bizimdir. bu yüzden buraya geldiklerinde gözleri korkuyla dolar. bu yüzden burada 20 değil 50 korumayla gezerler. bu yüzden burada konvoy yaptıklarında önlerindeki 25 km'lik yol tamamen kesilir. öcüdür çünkü ankara. yaklaşmamızdan bile korkarlar, onun için burada amaç uzaktan korkutup kaçırmak değil, kaçacağımız tüm sokaklardan sıkıştırıp bizi ele geçirmektir.
yine de deneyimliyizdir merak etmeyin. maskeleriniz çok güzel bu arada. bizim öyle yok. o bez maskelerden var ama terletiyor. kaskımız da yok, plastik siperlikli boyacı şapkası takan işçi abilerimiz var. bir de kayak gözlüklerimiz yok, onlar çok güzel... onun yerine gözümüzü açamayacak duruma gelirsek kolumuzdan yakalayıp gözümüze solüsyon sıkan insanlar var. topuğuna basılmış bakkal ayakkabısıyla gaz bombasına gelişine vurur ankara. suratına doğru gelen plastik mermiyi küfür ederek durdurur.
bu yüzdendir şu, "ankara istanbul'un abisi gibi davranıyor. dayak yiyen kardeşinin güvende olduğundan emin olduğunda gururla 10 kat fazla dayağını yiyor." benzetmesi. olabilir, dişleri dökülüyor burada ankara'nın ama sizlerin orada, annelerimizin yanında güvende olduğunuzu gördüğümüzde kırılan dişimizi tükürüp kanlı ağzımızla gülümseyebiliyoruz. bu arada annelerimize söylemeyin, "biraz geç gelecekmiş, kız meselesi heralde" diyin.. bölüm sonu canavarıyla uğraşıyoruz, işimiz biraz uzun sürebilir.
bir de özür dilerim... biraz duygusalızdır. denize bakarak iç çekemeyişimizdendir duygusal ve yalnız hissetmemiz. onun için gördüğünüz gibi iyi dramatize ederiz, abartıyorum aslında biz gayet iyiyiz.
18 gün diyorlar, o kadar oldu mu gerçekten emin değilim. öyleyse eğer, 18 gündür her gün kovalanıp dövülüp sindirilip 2 saat uykudan sonra sabah 8'de işe gitmek insanı yoruyormuş. yoruyormuş ama gündüz hınzır istanbul'u seyretmek ve kendini alamayıp mizaha katılmak paha biçilemez. 1 saat önce girdim eve, 18 gündür randımanlı nefes alamamaktan göğsüm yanıyor her gün. şimdi de yatıp uyumak belki en mantıklısı ama belki sokakta birisi kalmıştır diye tunalı-tunus üzerinden arabayla bir tur atmak lazım gelir. belki iki haftadır defalarca kurtarıldığım gibi ben de birilerini arabaya atıp evine götürürüm.
-----alıntı----
korkmayın.
istanbul kanatlarımızın altında
ankara'da her yol denize çıkmaz. her yolun sonu ya bir bakanlık ya meclis ya başka bir kamu binasıdır. ondandır ki ankara'da polis her zaman daha sert olur, daha ağır emir alır. her seferinde daha çok dayak yeriz burada ve her seferinde daha çok düşünürüz "dün olmadı ama ya bugün tutuklanırsam, ya bugün işimi kaybedersem" diye. ama öyle bir avantajımız var ki yaşamadan bilemezsiniz. her yerde muhalefet yaptığımız, eylem yapıp sesimizi duyurmaya çalıştığımız insanlar buradadır. bizden kaçabilecek yerleri yoktur. ankara, kaçıp sığınabilecekleri son noktadır ve ankara bizimdir. bu yüzden buraya geldiklerinde gözleri korkuyla dolar. bu yüzden burada 20 değil 50 korumayla gezerler. bu yüzden burada konvoy yaptıklarında önlerindeki 25 km'lik yol tamamen kesilir. öcüdür çünkü ankara. yaklaşmamızdan bile korkarlar, onun için burada amaç uzaktan korkutup kaçırmak değil, kaçacağımız tüm sokaklardan sıkıştırıp bizi ele geçirmektir.
yine de deneyimliyizdir merak etmeyin. maskeleriniz çok güzel bu arada. bizim öyle yok. o bez maskelerden var ama terletiyor. kaskımız da yok, plastik siperlikli boyacı şapkası takan işçi abilerimiz var. bir de kayak gözlüklerimiz yok, onlar çok güzel... onun yerine gözümüzü açamayacak duruma gelirsek kolumuzdan yakalayıp gözümüze solüsyon sıkan insanlar var. topuğuna basılmış bakkal ayakkabısıyla gaz bombasına gelişine vurur ankara. suratına doğru gelen plastik mermiyi küfür ederek durdurur.
bu yüzdendir şu, "ankara istanbul'un abisi gibi davranıyor. dayak yiyen kardeşinin güvende olduğundan emin olduğunda gururla 10 kat fazla dayağını yiyor." benzetmesi. olabilir, dişleri dökülüyor burada ankara'nın ama sizlerin orada, annelerimizin yanında güvende olduğunuzu gördüğümüzde kırılan dişimizi tükürüp kanlı ağzımızla gülümseyebiliyoruz. bu arada annelerimize söylemeyin, "biraz geç gelecekmiş, kız meselesi heralde" diyin.. bölüm sonu canavarıyla uğraşıyoruz, işimiz biraz uzun sürebilir.
bir de özür dilerim... biraz duygusalızdır. denize bakarak iç çekemeyişimizdendir duygusal ve yalnız hissetmemiz. onun için gördüğünüz gibi iyi dramatize ederiz, abartıyorum aslında biz gayet iyiyiz.
18 gün diyorlar, o kadar oldu mu gerçekten emin değilim. öyleyse eğer, 18 gündür her gün kovalanıp dövülüp sindirilip 2 saat uykudan sonra sabah 8'de işe gitmek insanı yoruyormuş. yoruyormuş ama gündüz hınzır istanbul'u seyretmek ve kendini alamayıp mizaha katılmak paha biçilemez. 1 saat önce girdim eve, 18 gündür randımanlı nefes alamamaktan göğsüm yanıyor her gün. şimdi de yatıp uyumak belki en mantıklısı ama belki sokakta birisi kalmıştır diye tunalı-tunus üzerinden arabayla bir tur atmak lazım gelir. belki iki haftadır defalarca kurtarıldığım gibi ben de birilerini arabaya atıp evine götürürüm.
-----alıntı----
bir haziran ayının cumartesi sabahıdır benim için ankara.
(#17473426) benim için artik mutluluğun başkentidir. hayatimin en güzel iki gününe tanık eden eşsiz kent.
direnen ve direnmeye devam edecek olacak şehir.
mesai çıkışları sokaklardayız..
o değil de, o suya ne katıyorsanız iflahım sikildi amk..biber gazı iyi de, su kötü su..*
mesai çıkışları sokaklardayız..
o değil de, o suya ne katıyorsanız iflahım sikildi amk..biber gazı iyi de, su kötü su..*
kış mevsimini en çok yakıştırdığım şehir. sonbaharda gri havası kışın ise kar yağdığındaki hali mest eder insanı
iyice eskilerde kömür kokusundan gezilmezdi kış günlerinde. sonraları temizlendi ankara. mis gibi kokar oldu, hele de bahar geldiğinde.... ama şimdilerde biber gazından boğuluyor güzelim kızılay, sakarya caddesi, kuğulu park civarı....
şu anda gök gürültüsü seslerinin yeri göğü inlettiği şehir. işte bunu seviyorum bebeğim!
ankara'da direnişin abartılması hatta bokunun çıkarılmasının sebebi bu sene 2 büyük üniversitenin şenlik yapmayışındandır.
ılgıt ılgıt kan gidiyor.
ankaralılar biliyor ki direnişi bırakırlarsa diğer tüm şehirlerdeki direniş duracak, biliyorlar ki taksimdekiler onları unutmuş, yine de bırakmazlar direnmeyi istediklerini alana kadar çünkü ankaralılık böyledir, ankarada doğmak değildir, ankarada büyümek değildir, ankarayı sevmektir, vefasızlığa gülüp geçmektir.
istanbul'un ayıp ettiği şehirdir,piyano resitalleri arasında zevke gelenlerin hiç anmadığı şehirdir,ayıptır.
an itibariyle minibüs ve dolmuşçular sıhhiye'den kızılay'a türk bayraklarını camlardan sallayarak ve korlara basarak gitmektedir.
ne iş bilen var mı?
ne iş bilen var mı?
14 haziran 2013 cuma günü en düşük sıcaklığı 13 , en yüksek sıcaklığı 25 derece olacak şehir.
bu kadar giri bir kent olmasının nedeni çok can yakan ayrılıklara sahne olmasıdır. hüzün kaplamıştır her yanını. bu yüzden giri gelir bize.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar