bugün
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı72
- güney kore34
- kılıçdaroğlu'nun erken seçim çıkışı3
- kolye21
- meksika6
- yazılımcıların flört edememesi3
- didem soydan6
- jaws filmindeki sikko balik29
- dergilerin değerli olması2
- en son alınan iltifat7
- futbol18
- chatgpt'nin bana yürümesi12
- fenerbahçe8
- okan buruk10
- erotik şarkılar3
- sevgi vs aşk11
- ismail kartal16
- sözlükteki fenerbahçeliler15
- dinde aşırılık3
- swatch2
- galatasaray10
- 26 ekim 2026 psg lyon maçı2
- nervio tarzı entry girmek18
- fransa9
- depresyon güzelim2
- sözlükteki fenerbahçe li yazarlar7
- ilk buluşmada sevişenler4
- victor osimhen11
- mert hakan yandaş5
- türkiye11
- arda güler16
- cedidacer6
- atatürk ün hataları15
- atilla karaoğlan5
- sinek as'ın sözlüğe vedası26
- kimsenin sizi sevmemesi4
- bir kadının tehlikeli olduğunu gösteren detaylar8
- ismet bin ebu lülü vel binici ül meydan'ı ilim4
- futbol izleyen erkek pasif gaydir5
- aç uyumak13
- oktay saral13
- para5
- paris2
- hurdacıdan son gelen kitaplar6
- sözlükteki fenerbahçeli yazarların rezil olması4
- karı istiyorum3
- duşa giriyorum kimi düşüneyim9
- meme gifleri atan sözlük yetkilisi6
- gay taklidi yapıp kızlarla takılmak5
- lyon2
entry'ler (174)
kaşarın kars versiyonudur.
Vucutta ulasilamayan yer yoktur, ulasilmak istenmeyen yer vardir.
enteresan bir önermedir açıkcası. neden genelleme yapılır sorunsalını ortaya çıkarmıştır zira.
ivedi olarak öpüşmeyi öğrenmesi gereken kız'dır kendisi. *
-----alıntı----
korkmayın.
istanbul kanatlarımızın altında
ankara'da her yol denize çıkmaz. her yolun sonu ya bir bakanlık ya meclis ya başka bir kamu binasıdır. ondandır ki ankara'da polis her zaman daha sert olur, daha ağır emir alır. her seferinde daha çok dayak yeriz burada ve her seferinde daha çok düşünürüz "dün olmadı ama ya bugün tutuklanırsam, ya bugün işimi kaybedersem" diye. ama öyle bir avantajımız var ki yaşamadan bilemezsiniz. her yerde muhalefet yaptığımız, eylem yapıp sesimizi duyurmaya çalıştığımız insanlar buradadır. bizden kaçabilecek yerleri yoktur. ankara, kaçıp sığınabilecekleri son noktadır ve ankara bizimdir. bu yüzden buraya geldiklerinde gözleri korkuyla dolar. bu yüzden burada 20 değil 50 korumayla gezerler. bu yüzden burada konvoy yaptıklarında önlerindeki 25 km'lik yol tamamen kesilir. öcüdür çünkü ankara. yaklaşmamızdan bile korkarlar, onun için burada amaç uzaktan korkutup kaçırmak değil, kaçacağımız tüm sokaklardan sıkıştırıp bizi ele geçirmektir.
yine de deneyimliyizdir merak etmeyin. maskeleriniz çok güzel bu arada. bizim öyle yok. o bez maskelerden var ama terletiyor. kaskımız da yok, plastik siperlikli boyacı şapkası takan işçi abilerimiz var. bir de kayak gözlüklerimiz yok, onlar çok güzel... onun yerine gözümüzü açamayacak duruma gelirsek kolumuzdan yakalayıp gözümüze solüsyon sıkan insanlar var. topuğuna basılmış bakkal ayakkabısıyla gaz bombasına gelişine vurur ankara. suratına doğru gelen plastik mermiyi küfür ederek durdurur.
bu yüzdendir şu, "ankara istanbul'un abisi gibi davranıyor. dayak yiyen kardeşinin güvende olduğundan emin olduğunda gururla 10 kat fazla dayağını yiyor." benzetmesi. olabilir, dişleri dökülüyor burada ankara'nın ama sizlerin orada, annelerimizin yanında güvende olduğunuzu gördüğümüzde kırılan dişimizi tükürüp kanlı ağzımızla gülümseyebiliyoruz. bu arada annelerimize söylemeyin, "biraz geç gelecekmiş, kız meselesi heralde" diyin.. bölüm sonu canavarıyla uğraşıyoruz, işimiz biraz uzun sürebilir.
bir de özür dilerim... biraz duygusalızdır. denize bakarak iç çekemeyişimizdendir duygusal ve yalnız hissetmemiz. onun için gördüğünüz gibi iyi dramatize ederiz, abartıyorum aslında biz gayet iyiyiz.
18 gün diyorlar, o kadar oldu mu gerçekten emin değilim. öyleyse eğer, 18 gündür her gün kovalanıp dövülüp sindirilip 2 saat uykudan sonra sabah 8'de işe gitmek insanı yoruyormuş. yoruyormuş ama gündüz hınzır istanbul'u seyretmek ve kendini alamayıp mizaha katılmak paha biçilemez. 1 saat önce girdim eve, 18 gündür randımanlı nefes alamamaktan göğsüm yanıyor her gün. şimdi de yatıp uyumak belki en mantıklısı ama belki sokakta birisi kalmıştır diye tunalı-tunus üzerinden arabayla bir tur atmak lazım gelir. belki iki haftadır defalarca kurtarıldığım gibi ben de birilerini arabaya atıp evine götürürüm.
-----alıntı----
korkmayın.
istanbul kanatlarımızın altında
ankara'da her yol denize çıkmaz. her yolun sonu ya bir bakanlık ya meclis ya başka bir kamu binasıdır. ondandır ki ankara'da polis her zaman daha sert olur, daha ağır emir alır. her seferinde daha çok dayak yeriz burada ve her seferinde daha çok düşünürüz "dün olmadı ama ya bugün tutuklanırsam, ya bugün işimi kaybedersem" diye. ama öyle bir avantajımız var ki yaşamadan bilemezsiniz. her yerde muhalefet yaptığımız, eylem yapıp sesimizi duyurmaya çalıştığımız insanlar buradadır. bizden kaçabilecek yerleri yoktur. ankara, kaçıp sığınabilecekleri son noktadır ve ankara bizimdir. bu yüzden buraya geldiklerinde gözleri korkuyla dolar. bu yüzden burada 20 değil 50 korumayla gezerler. bu yüzden burada konvoy yaptıklarında önlerindeki 25 km'lik yol tamamen kesilir. öcüdür çünkü ankara. yaklaşmamızdan bile korkarlar, onun için burada amaç uzaktan korkutup kaçırmak değil, kaçacağımız tüm sokaklardan sıkıştırıp bizi ele geçirmektir.
yine de deneyimliyizdir merak etmeyin. maskeleriniz çok güzel bu arada. bizim öyle yok. o bez maskelerden var ama terletiyor. kaskımız da yok, plastik siperlikli boyacı şapkası takan işçi abilerimiz var. bir de kayak gözlüklerimiz yok, onlar çok güzel... onun yerine gözümüzü açamayacak duruma gelirsek kolumuzdan yakalayıp gözümüze solüsyon sıkan insanlar var. topuğuna basılmış bakkal ayakkabısıyla gaz bombasına gelişine vurur ankara. suratına doğru gelen plastik mermiyi küfür ederek durdurur.
bu yüzdendir şu, "ankara istanbul'un abisi gibi davranıyor. dayak yiyen kardeşinin güvende olduğundan emin olduğunda gururla 10 kat fazla dayağını yiyor." benzetmesi. olabilir, dişleri dökülüyor burada ankara'nın ama sizlerin orada, annelerimizin yanında güvende olduğunuzu gördüğümüzde kırılan dişimizi tükürüp kanlı ağzımızla gülümseyebiliyoruz. bu arada annelerimize söylemeyin, "biraz geç gelecekmiş, kız meselesi heralde" diyin.. bölüm sonu canavarıyla uğraşıyoruz, işimiz biraz uzun sürebilir.
bir de özür dilerim... biraz duygusalızdır. denize bakarak iç çekemeyişimizdendir duygusal ve yalnız hissetmemiz. onun için gördüğünüz gibi iyi dramatize ederiz, abartıyorum aslında biz gayet iyiyiz.
18 gün diyorlar, o kadar oldu mu gerçekten emin değilim. öyleyse eğer, 18 gündür her gün kovalanıp dövülüp sindirilip 2 saat uykudan sonra sabah 8'de işe gitmek insanı yoruyormuş. yoruyormuş ama gündüz hınzır istanbul'u seyretmek ve kendini alamayıp mizaha katılmak paha biçilemez. 1 saat önce girdim eve, 18 gündür randımanlı nefes alamamaktan göğsüm yanıyor her gün. şimdi de yatıp uyumak belki en mantıklısı ama belki sokakta birisi kalmıştır diye tunalı-tunus üzerinden arabayla bir tur atmak lazım gelir. belki iki haftadır defalarca kurtarıldığım gibi ben de birilerini arabaya atıp evine götürürüm.
-----alıntı----
bir olayın aslını astarını düşünmeden hareket eden bir güruh var, bakalım bu görüntülerden sonra ne açıklama yapacaklar. Direniş'i kendi çıkarlarına dönüştürünler yüzünden gerçek direnişçiler egale edildi ve meydan bölücülerin eline kaldı.
orospu çocuğunun bayrak taşıyanı diye tabir edilen erkek!dir.
acıların, mutlulukların, kızgınlıkların, kırgınlıkların dışa vurumu bir nevi.
Ankara Çankaya ilçesinde Gazi Osman Paşa mahallesinde şehirin tam ortasında, ancak dingin bir sokakta ruhu dinlendiren bir yapısı ve aynı özellikte çalan şarkılarıyla eşinizle, sevgilinizle romantik bir akşam yemeğinin tek adresi. Personelin ve işletme sahiplerinin ilgi ve alakası ile kendinizi evinizde hissediyorsunuz.
http://ceoswinehouse.com/tr/index.html
Ankara'da gidilip görülmesi gereken bir yer.
http://ceoswinehouse.com/tr/index.html
Ankara'da gidilip görülmesi gereken bir yer.
Avm'ye yakın bir bölgede yapımı devam eden bir inşaatta çalışan işçi arkadaşımızı, üzerindeki elbiselerin boyalı olması nedeni ile AVM'ye almayan bir zihniyet ile yönetilen alış veriş merkezi.
insanları sosyal statüsüne göre değerlendiren tek avm olsa gerek!! kınıyoruz efendim.
insanları sosyal statüsüne göre değerlendiren tek avm olsa gerek!! kınıyoruz efendim.
Baslikta bahsedilen yazar grubunda bende varim lakin bu durum bir olumsuzluk gostergesi degildir. Takip etmek takip edilmek onem arz etmiyor nihayetinde.
Tokai'nin farkli bir versiyonu.
Her gelen su gonlumden payini aldi gitti, istemem bundan boyle yurek kalmadi bitti.
icerisinde özel kelimesi olmasi nedeni ile kimseyi ilgilendirmeyen bir durumdur.
Bit zamanlar dağlarda askerimize polisimize kursun atan orospu cocuklarini alip meclise sokmalari.
icinde bulundugu psikolojiye gore degiskenlik gosterir. ama her ne olursa olsun yazdiklarinda eksik harfler ve devrik cumle silsilesi yasatir.
recep'in babası'nın çiftliği.
sen de benden bir parça alıp gideceksen gelme amk. hiç gelme..
nickinden dolayı kanımca polis olma ihtimali yüksek olan yazar arkadaşımızdır.
ayrıca önyargılı bir yazarımızdır.
ayrıca önyargılı bir yazarımızdır.
uludağ sözlük.
içimi döküyorum, sövüyorum, sayıyorum, kızıyorum, gülüyorum.. seviyorum len.
içimi döküyorum, sövüyorum, sayıyorum, kızıyorum, gülüyorum.. seviyorum len.