bugün
- kimsenin sizi sevmemesi11
- atatürkün yakışıklı olması4
- sabah erken kalkma erdemi5
- metalcilere satanist muamelesi yapan piçler4
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması10
- risaledeki sinek kelimesinin üzerine sinek konması9
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı71
- ümit kocasakal8
- muşlettin bey amca birader bey6
- güney kore34
- cadılar bayramı temalı fotoğraf çekilen kızlar2
- saraca tarzı entry girmek3
- netanyahu2
- kılıçdaroğlu'nun erken seçim çıkışı6
- yağmur altında bisiklet sürüp müzik dinlemek4
- j. k. rowling3
- motorcuların trafikte terör yaratması5
- çok hata yaptım en güzeli sendin2
- entrysinde emoji kullanan yazar gizli eşcinseldir2
- ilk buluşmada sevişenler6
- zirvede örf icabı emsal ve akranlarla oturmak4
- boş yolda kırmızı ışıkta beklemek5
- mel bakan gibson'a sarılıp teselli etmek4
- erotik şarkılar5
- kolye21
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı16
- sayın ismet von pforzheim efendi3
- ok atmak2
- fenerlilerin ağlaması3
- sevgi vs aşk13
- jamaika gülü2
- sözlükteki galatasaraylılar5
- jaws filmindeki sikko balik26
- chatgpt'nin bana yürümesi13
- yazarların sözlükten kaçması2
- en son ne aldınız3
- birbiriyle çiftleşecek uludağ sözlük yazarları2
- nev dinlemek2
- atatürk ün hataları16
- kereviz2
- 27 ekim 2026 için hava durumları3
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek13
- nervio tarzı entry girmek18
- alışveriş2
- ismail kartal16
- sözlükteki fenerbahçeliler15
- okan buruk9
- en son alınan iltifat7
- fenerbahçe8
- futbol18
-----alıntı----
korkmayın.
istanbul kanatlarımızın altında
ankara'da her yol denize çıkmaz. her yolun sonu ya bir bakanlık ya meclis ya başka bir kamu binasıdır. ondandır ki ankara'da polis her zaman daha sert olur, daha ağır emir alır. her seferinde daha çok dayak yeriz burada ve her seferinde daha çok düşünürüz "dün olmadı ama ya bugün tutuklanırsam, ya bugün işimi kaybedersem" diye. ama öyle bir avantajımız var ki yaşamadan bilemezsiniz. her yerde muhalefet yaptığımız, eylem yapıp sesimizi duyurmaya çalıştığımız insanlar buradadır. bizden kaçabilecek yerleri yoktur. ankara, kaçıp sığınabilecekleri son noktadır ve ankara bizimdir. bu yüzden buraya geldiklerinde gözleri korkuyla dolar. bu yüzden burada 20 değil 50 korumayla gezerler. bu yüzden burada konvoy yaptıklarında önlerindeki 25 km'lik yol tamamen kesilir. öcüdür çünkü ankara. yaklaşmamızdan bile korkarlar, onun için burada amaç uzaktan korkutup kaçırmak değil, kaçacağımız tüm sokaklardan sıkıştırıp bizi ele geçirmektir.
yine de deneyimliyizdir merak etmeyin. maskeleriniz çok güzel bu arada. bizim öyle yok. o bez maskelerden var ama terletiyor. kaskımız da yok, plastik siperlikli boyacı şapkası takan işçi abilerimiz var. bir de kayak gözlüklerimiz yok, onlar çok güzel... onun yerine gözümüzü açamayacak duruma gelirsek kolumuzdan yakalayıp gözümüze solüsyon sıkan insanlar var. topuğuna basılmış bakkal ayakkabısıyla gaz bombasına gelişine vurur ankara. suratına doğru gelen plastik mermiyi küfür ederek durdurur.
bu yüzdendir şu, "ankara istanbul'un abisi gibi davranıyor. dayak yiyen kardeşinin güvende olduğundan emin olduğunda gururla 10 kat fazla dayağını yiyor." benzetmesi. olabilir, dişleri dökülüyor burada ankara'nın ama sizlerin orada, annelerimizin yanında güvende olduğunuzu gördüğümüzde kırılan dişimizi tükürüp kanlı ağzımızla gülümseyebiliyoruz. bu arada annelerimize söylemeyin, "biraz geç gelecekmiş, kız meselesi heralde" diyin.. bölüm sonu canavarıyla uğraşıyoruz, işimiz biraz uzun sürebilir.
bir de özür dilerim... biraz duygusalızdır. denize bakarak iç çekemeyişimizdendir duygusal ve yalnız hissetmemiz. onun için gördüğünüz gibi iyi dramatize ederiz, abartıyorum aslında biz gayet iyiyiz.
18 gün diyorlar, o kadar oldu mu gerçekten emin değilim. öyleyse eğer, 18 gündür her gün kovalanıp dövülüp sindirilip 2 saat uykudan sonra sabah 8'de işe gitmek insanı yoruyormuş. yoruyormuş ama gündüz hınzır istanbul'u seyretmek ve kendini alamayıp mizaha katılmak paha biçilemez. 1 saat önce girdim eve, 18 gündür randımanlı nefes alamamaktan göğsüm yanıyor her gün. şimdi de yatıp uyumak belki en mantıklısı ama belki sokakta birisi kalmıştır diye tunalı-tunus üzerinden arabayla bir tur atmak lazım gelir. belki iki haftadır defalarca kurtarıldığım gibi ben de birilerini arabaya atıp evine götürürüm.
-----alıntı----
korkmayın.
istanbul kanatlarımızın altında
ankara'da her yol denize çıkmaz. her yolun sonu ya bir bakanlık ya meclis ya başka bir kamu binasıdır. ondandır ki ankara'da polis her zaman daha sert olur, daha ağır emir alır. her seferinde daha çok dayak yeriz burada ve her seferinde daha çok düşünürüz "dün olmadı ama ya bugün tutuklanırsam, ya bugün işimi kaybedersem" diye. ama öyle bir avantajımız var ki yaşamadan bilemezsiniz. her yerde muhalefet yaptığımız, eylem yapıp sesimizi duyurmaya çalıştığımız insanlar buradadır. bizden kaçabilecek yerleri yoktur. ankara, kaçıp sığınabilecekleri son noktadır ve ankara bizimdir. bu yüzden buraya geldiklerinde gözleri korkuyla dolar. bu yüzden burada 20 değil 50 korumayla gezerler. bu yüzden burada konvoy yaptıklarında önlerindeki 25 km'lik yol tamamen kesilir. öcüdür çünkü ankara. yaklaşmamızdan bile korkarlar, onun için burada amaç uzaktan korkutup kaçırmak değil, kaçacağımız tüm sokaklardan sıkıştırıp bizi ele geçirmektir.
yine de deneyimliyizdir merak etmeyin. maskeleriniz çok güzel bu arada. bizim öyle yok. o bez maskelerden var ama terletiyor. kaskımız da yok, plastik siperlikli boyacı şapkası takan işçi abilerimiz var. bir de kayak gözlüklerimiz yok, onlar çok güzel... onun yerine gözümüzü açamayacak duruma gelirsek kolumuzdan yakalayıp gözümüze solüsyon sıkan insanlar var. topuğuna basılmış bakkal ayakkabısıyla gaz bombasına gelişine vurur ankara. suratına doğru gelen plastik mermiyi küfür ederek durdurur.
bu yüzdendir şu, "ankara istanbul'un abisi gibi davranıyor. dayak yiyen kardeşinin güvende olduğundan emin olduğunda gururla 10 kat fazla dayağını yiyor." benzetmesi. olabilir, dişleri dökülüyor burada ankara'nın ama sizlerin orada, annelerimizin yanında güvende olduğunuzu gördüğümüzde kırılan dişimizi tükürüp kanlı ağzımızla gülümseyebiliyoruz. bu arada annelerimize söylemeyin, "biraz geç gelecekmiş, kız meselesi heralde" diyin.. bölüm sonu canavarıyla uğraşıyoruz, işimiz biraz uzun sürebilir.
bir de özür dilerim... biraz duygusalızdır. denize bakarak iç çekemeyişimizdendir duygusal ve yalnız hissetmemiz. onun için gördüğünüz gibi iyi dramatize ederiz, abartıyorum aslında biz gayet iyiyiz.
18 gün diyorlar, o kadar oldu mu gerçekten emin değilim. öyleyse eğer, 18 gündür her gün kovalanıp dövülüp sindirilip 2 saat uykudan sonra sabah 8'de işe gitmek insanı yoruyormuş. yoruyormuş ama gündüz hınzır istanbul'u seyretmek ve kendini alamayıp mizaha katılmak paha biçilemez. 1 saat önce girdim eve, 18 gündür randımanlı nefes alamamaktan göğsüm yanıyor her gün. şimdi de yatıp uyumak belki en mantıklısı ama belki sokakta birisi kalmıştır diye tunalı-tunus üzerinden arabayla bir tur atmak lazım gelir. belki iki haftadır defalarca kurtarıldığım gibi ben de birilerini arabaya atıp evine götürürüm.
-----alıntı----
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar