bugün
- red flag erkek listesi8
- menemen8
- mcdonalds nasıl okunur sorunsalı7
- en uzun mesafe4
- nöbet2
- mr spock'ın kulağını çekmek4
- 18 yaşındaki bir kızın sulanmış vajinasını yalamak3
- her gün dışardan yemek yemek2
- balık etli mi kuru götlü mü5
- boy vermek2
- türkiyeliyim doğruyum çalışkanım6
- vuu vuuuuttu yapan baykuşlar3
- bu ülkeye başka erdoğan gelmez6
- kediye miyav demek2
- aylık 517 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- güne bir türkü barcı bırak4
- uzay teknesi2
- halı sahada 2 gollüğüne kaleye geçmek2
- türk müsün türkiyeli misin12
- ölüm6
- köfteci yusuf4
- entry girmek için 00 00 ı beklemek2
- işe evden yemek götürmek2
- protein ağırlıklı beslenince yaşanan kabızlık14
- beni özleyenler elime mum diksin15
- nasıl birisiniz6
- yunanistan29
- ilk seçimde akp'nin alacağı oy2
- hırvatistan12
- beyaz keten iç çamaşırı belli ediyor14
- rüyada nervio yu görmek8
- alin3
- sabahın köründe denize girmek4
- ayrılık6
- araba sürerken olmasından en çok korkulan şey5
- ispanya daki göçmen krizi8
- kadir mısıroğlu rum mu ermeni mi sorunsalı9
- milli muharip uçağı kaan3
- çıkma teklifinin eskide kalması4
- bjk tv2
- anın görüntüsü13
- yazarların en son bitirdiği kitap6
- korku filmi izlerken sarılacak birisinin olmaması6
- bik bik'in mutfağına konuk olmak27
- japonya23
- mutlu kalmak için öneriler6
- ona bir şey söyle10
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri8
- en son aldığınız iltifat14
- irmik helvası vs un helvası18
entry'ler (723)
Tek tesellim aynaya her baktığımda sana daha çok benzeyen bir adam görmek...
yıllar sonra heyecanlandırmaya başlamıştır.
Yıllar sonra yeniden izlemeye başladım. ikinci kez izleyince, bir çok ayrıntıyı daha net olarak görmeye başladım. Gerçekten çok güzel bir senaryo. Bir daha olur mu böylesi bilinmez...
--spoiler--
+neden kör olduk?
- bilmiyorum
+bunun nedeni belki bir gün keşfedilir
-ne düşündüğümü söylememi ister misin?
+söyle
-sonradan kör olmadığımızı düşünüyorum,biz zaten kördük
+gören körler mi?
-gördüğü halde görmeyen körler...
--spoiler--
üzerine çok yazılacak çizilecek bir kitap körlük. sadece üstteki diyalog bile yeter bu kitabı okumak için.
lanet olsun ki hayatımızın her yerinde gördüğü halde görmeyen körler mevcut, ve bu hastalığın bir tedavisi var mı inanın bilmiyorum....
+neden kör olduk?
- bilmiyorum
+bunun nedeni belki bir gün keşfedilir
-ne düşündüğümü söylememi ister misin?
+söyle
-sonradan kör olmadığımızı düşünüyorum,biz zaten kördük
+gören körler mi?
-gördüğü halde görmeyen körler...
--spoiler--
üzerine çok yazılacak çizilecek bir kitap körlük. sadece üstteki diyalog bile yeter bu kitabı okumak için.
lanet olsun ki hayatımızın her yerinde gördüğü halde görmeyen körler mevcut, ve bu hastalığın bir tedavisi var mı inanın bilmiyorum....
kısaca tanımlamak gerekirse jose saramagoya 1998 yılında nobel edebiyat ödülünü kazandıran roman.
kitaba gelirsek, son zamanlarda okuduğum en vurucu romanlardan biri. saramago bence bu eseri kaleme alırken biraz kafkanın dönüşümünden birazda albert camusnun vebasından etkilenmiş. fakat iki kitabından ötesinde çok güzel bir kurgu ortaya koymuş.
yazar kitapta körlük üzerinden, insanların yeri geldiğinde nasıl ilkelleşebildiğini nasıl zulümler yapabildiğini bize gösteriyor.
ve tabiki kitaptaki kadınlar, bu noktaya ayrıca değinmek istiyorum. kitapta bir felaket anında kadınların yine yaşamın her anında olduğu gibi erkeğe oranla daha fazla bedeller ödediği ve daha fazla acılar çektiği çok iyi resmedilmiş. ve yine saramago bize doktorun karısı üzerinden kadınların felaket anlarında nasıl toparlayıcı ve bütünleyici oluşunu, düzlüğe çıkmada erkeklere nasıl yön verdiğini anlatmış.
saramagonun tarzı * ilk başta okuyucuyu yorsa da -ki zamanla alışılıyor- kesinlikle okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.
kitaba gelirsek, son zamanlarda okuduğum en vurucu romanlardan biri. saramago bence bu eseri kaleme alırken biraz kafkanın dönüşümünden birazda albert camusnun vebasından etkilenmiş. fakat iki kitabından ötesinde çok güzel bir kurgu ortaya koymuş.
yazar kitapta körlük üzerinden, insanların yeri geldiğinde nasıl ilkelleşebildiğini nasıl zulümler yapabildiğini bize gösteriyor.
ve tabiki kitaptaki kadınlar, bu noktaya ayrıca değinmek istiyorum. kitapta bir felaket anında kadınların yine yaşamın her anında olduğu gibi erkeğe oranla daha fazla bedeller ödediği ve daha fazla acılar çektiği çok iyi resmedilmiş. ve yine saramago bize doktorun karısı üzerinden kadınların felaket anlarında nasıl toparlayıcı ve bütünleyici oluşunu, düzlüğe çıkmada erkeklere nasıl yön verdiğini anlatmış.
saramagonun tarzı * ilk başta okuyucuyu yorsa da -ki zamanla alışılıyor- kesinlikle okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Bazı şeylerin sevgisini inancini içimden öyle bi aldılar ki, bir daha hiçbir şey eskisi gibi olmayacak gibi geliyor.
alıştıktan sonra, fare taksanız dahi pc ye, yine eliniz touch pad e gidecektir.
touch pad candır, gençler. bi alışın yeter. *
touch pad candır, gençler. bi alışın yeter. *
şarkının naifi olur mu bilemem ama varsa eğer bence en naif türkçe şarkılardan biridir.
yıl 2006, yaş 19 ne ergen ne de genç sayılırım. o zamanlar dinlerdim bu grubu. y.o.k. kendimden geriye, yetmiyor vs. güzel parçaları vardı.
bozmasalardı, devam etselerdi gelecekleri vardi bence. gerçekten güzel kaliteli rock müzik yapiyorlardi. ama malesef eskiye dair bir anı olarak kaldı çoğu müzikseverde çilekeş.
bozmasalardı, devam etselerdi gelecekleri vardi bence. gerçekten güzel kaliteli rock müzik yapiyorlardi. ama malesef eskiye dair bir anı olarak kaldı çoğu müzikseverde çilekeş.
mfö'nün bence en güzel parçalarından biri ve kanımca da hak ettiği değeri bir türlü göremedi. ben de ise bu parçanın yeri çok başkadır.
--spoiler--
bu fırtına durulur mu benden adam olur mu??
--spoiler--
bu parçanın bu kısmını son kez mırıldandığımda, gerçekten fırtınalı bir dönemdeydim. 2012 yılının ilk bahar aylarıydı.geleceğe dair umutlarım çok az, ve önümdeki karanlığı aydınlatacak bir ışık yoktu. sonra birden bir şeyler oldu, her şey hızlıca gelişti ve bi kaç ay sonra kara bulutlar dağıldı, ve o fırtına duruldu ve hayat yeniden rayına girmeye başladı.
bugüne geldiğimizde ise çok daha büyük bir fırtınadayım. 2012 yılına göre ise yaşadığım sıkıntı ve umutsuzluk ise kat be kat fazla. dün biraz kafamı dağıtmak için bir kitapçı dükkanına girdim. kitaplarla oyalanırken çalan müzik dikkatimi çekti birden. mazhar abi en güzel sesiyle "güzel günler bizi bekler" diyordu. ve ardından soruyordu. " bu fırtına durulur mu?" umarım süreç 2012 yılında yaşadığım gibi olur. ne olduğunu anlamadan kara bulutlar dağılır...
--spoiler--
bu fırtına durulur mu benden adam olur mu??
--spoiler--
bu parçanın bu kısmını son kez mırıldandığımda, gerçekten fırtınalı bir dönemdeydim. 2012 yılının ilk bahar aylarıydı.geleceğe dair umutlarım çok az, ve önümdeki karanlığı aydınlatacak bir ışık yoktu. sonra birden bir şeyler oldu, her şey hızlıca gelişti ve bi kaç ay sonra kara bulutlar dağıldı, ve o fırtına duruldu ve hayat yeniden rayına girmeye başladı.
bugüne geldiğimizde ise çok daha büyük bir fırtınadayım. 2012 yılına göre ise yaşadığım sıkıntı ve umutsuzluk ise kat be kat fazla. dün biraz kafamı dağıtmak için bir kitapçı dükkanına girdim. kitaplarla oyalanırken çalan müzik dikkatimi çekti birden. mazhar abi en güzel sesiyle "güzel günler bizi bekler" diyordu. ve ardından soruyordu. " bu fırtına durulur mu?" umarım süreç 2012 yılında yaşadığım gibi olur. ne olduğunu anlamadan kara bulutlar dağılır...
(bkz: #36460858)