bugün
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı72
- kimsenin sizi sevmemesi8
- güney kore34
- boş yolda kırmızı ışıkta beklemek3
- 27 ekim 2026 için hava durumları2
- kolye21
- chatgpt'nin bana yürümesi13
- jaws filmindeki sikko balik29
- sevgi vs aşk12
- kadın gibi tırmalıyorlar ve saç çekiyorlar2
- akaryakıt2
- meksika6
- kılıçdaroğlu'nun erken seçim çıkışı3
- sözlükteki galatasaraylılar3
- okan buruk10
- en son alınan iltifat7
- didem soydan6
- ismail kartal16
- futbol18
- fenerbahçe8
- sözlükteki fenerbahçeliler15
- risaledeki sinek kelimesinin üzerine sinek konması2
- nervio tarzı entry girmek18
- saat10
- yazılımcıların flört edememesi3
- dergilerin değerli olması2
- erotik şarkılar3
- galatasaray10
- sözlükteki fenerbahçe li yazarlar7
- fransa9
- arda güler16
- dinde aşırılık3
- atatürk ün hataları15
- victor osimhen11
- sinek as'ın sözlüğe vedası26
- ilk buluşmada sevişenler4
- mert hakan yandaş5
- 26 ekim 2026 psg lyon maçı2
- cedidacer6
- atilla karaoğlan5
- swatch2
- bir kadının tehlikeli olduğunu gösteren detaylar8
- oktay saral13
- aç uyumak13
- futbol izleyen erkek pasif gaydir5
- ismet bin ebu lülü vel binici ül meydan'ı ilim4
- türkiye11
- duşa giriyorum kimi düşüneyim9
- hurdacıdan son gelen kitaplar6
- depresyon güzelim2
26.05.2013 tarihinde saat 12 de arena spor salonunda hayrat vakfının sempozyumunun olduğu şehirdir.
*
*
osmaniye den gelen birisi tarafından "taşra" diye adlandırılan şehir. gören de osmaniye yi dünyanın merkezi sanacak.
ankara'nın en güzel yanı istanbula'a dönüşüdür sözünü sonuna kadar haklı çıkaran şehir. bu sözden sıkılan ve eleştiren ankaralılar var hatta behzat ç. bir bölümünde "gidin o zaman" türü bir şeyler söylemişti. kusura bakmasınlar ama zaten mecbur olmayan adam ankarada neden yaşar çözemedim ben.
görülen en bariz şey çok eski bir şehir olması. yani binalar, yollar, üst geçitler, her şey eski. bazı kişiler twitterda vakit geçirmekten kente bir şeyler yapmayı unutmuş sanırım.
bir tane meydan * ve burdan ayrılan 3-4 tane caddesi var. her yeri yürümek 2 saat sürer, araba veya otobüsle gitmek de aynı. caddeleri dar olduğu için trafik sıkıntısı var. ayrıca benim denk geldiğim otobüs şöförleri medeniyet olarak istanbuldan 20 yıl geride. öyle ki adam inecek yolcu varken 2 durak boyunca durmadı, bir diğeri de 30 derece sıcakta klima yerine kalorifer açtı ve 10 dk kadar kapatmamakta ısrar etti. metro desen zaten 4-5* duraktan ibaret hafif raylı sistem.
güzel bulduğum tek yanı ise kaldırımların çok geniş olması. biraz mecburiyetten de olsa herkes yürüyor ve dikkatimi çeken bir konu da insanların kilolu olmaması. o kadar yürümeye kilo kalmıyor tabi. ayrıca istanbula kıyasla ucuz bir şehir ama hangi şehir istanbuldan pahalı ki zaten ?
bir istanbullu olarak beni en çok şaşırtan şey ise deniz olmaması * yani aslında deniz olsa 1 hafta falan yaşanılır bir şehir*. zaten her yere yapay göller ve süs havuzları yapılmış, başka türlü halkın su görme şansı yok. yeterince yeşil alan da yok, yol kenarlarında olan ağaçlar da yeşil değil zaten, şehrin mat görüntüsüne ayak uydurmuşlar.
sonuç olarak mecburiyetten 24 saatimi geçirdiğim ankara hakkında fikirlerim bunlar. hadi ordan diyenler olacak eminim ama kendilerine bir sorsunlar, başkent olmak haricinde ne özelliği var ?
görülen en bariz şey çok eski bir şehir olması. yani binalar, yollar, üst geçitler, her şey eski. bazı kişiler twitterda vakit geçirmekten kente bir şeyler yapmayı unutmuş sanırım.
bir tane meydan * ve burdan ayrılan 3-4 tane caddesi var. her yeri yürümek 2 saat sürer, araba veya otobüsle gitmek de aynı. caddeleri dar olduğu için trafik sıkıntısı var. ayrıca benim denk geldiğim otobüs şöförleri medeniyet olarak istanbuldan 20 yıl geride. öyle ki adam inecek yolcu varken 2 durak boyunca durmadı, bir diğeri de 30 derece sıcakta klima yerine kalorifer açtı ve 10 dk kadar kapatmamakta ısrar etti. metro desen zaten 4-5* duraktan ibaret hafif raylı sistem.
güzel bulduğum tek yanı ise kaldırımların çok geniş olması. biraz mecburiyetten de olsa herkes yürüyor ve dikkatimi çeken bir konu da insanların kilolu olmaması. o kadar yürümeye kilo kalmıyor tabi. ayrıca istanbula kıyasla ucuz bir şehir ama hangi şehir istanbuldan pahalı ki zaten ?
bir istanbullu olarak beni en çok şaşırtan şey ise deniz olmaması * yani aslında deniz olsa 1 hafta falan yaşanılır bir şehir*. zaten her yere yapay göller ve süs havuzları yapılmış, başka türlü halkın su görme şansı yok. yeterince yeşil alan da yok, yol kenarlarında olan ağaçlar da yeşil değil zaten, şehrin mat görüntüsüne ayak uydurmuşlar.
sonuç olarak mecburiyetten 24 saatimi geçirdiğim ankara hakkında fikirlerim bunlar. hadi ordan diyenler olacak eminim ama kendilerine bir sorsunlar, başkent olmak haricinde ne özelliği var ?
aşktır..
istanbul gibi trafiği insanı çıldırtmıyor, gerçi istanbul da ben de çıldırmıyorum ama. ama müzik olayı istanbul bar mekanları ile yarışamaz. bara, mekana takılan müdavimler de istanbul ile yarışamaz. kalite farkı ve saç uzunluğu farkı var. *
iç Anadolu Bölgesinin Yukarı Sakarya Bölümünde yer alan, ilkbaharda kırk ikindi yağışları (konveksiyonel yağış)nın görüldüğü şehir.
hala yaz gelmeyen şehirdir. hani yaz gelecekti.*
havası fahişe bir kadının davranışlarını aratmamaktatır; öyle tutarsız öyle dengesiz.
ANKARA'yı merak ediyorsun değil mi, etme..!
Bundan sonra kapına çıkmayacak hiçbir cadde.
Hiçbir kaldırım taşına değmeyecek gözümün yaşı.
Gönül denizine inen her yokuş hızlandıracak adımlarımı, kaçar gibi uzaklaşacağım senden.
Sırtımı bir banka verip soluklanacağım kimi zaman.
Gözümün önünden geçecek film şeridine hapsedilmiş silik anılar.
Bir şarkı, bir iki resim.
En çok kelimeler dökülecek dudaklarımın arasından.
Yıldız olmayacak mesela bu gece.
insanların gürültüsüne karışacak 50.Yıl'da esen rüzgarın o hoş sesi.
Kendine ne kadar büyük bir coğrafya açmışsın içimde, dünya haritasına sığmıyorsun.
Ne devasa bir özlemdir ki bu, hasretini nereye koysam taşıyorsun.
Kepenkleri seni görebilmeye açılmış gözlerimle yabancı suratları yokluyorum.
Kızılay'da otobüs duraklarına önceden sözleşilmiş buluşmalar yağıyor.
Sakarya'da önünden geçtiğim meyhanelerden tokuşturulan kadeh sesleri duyuluyor.
Ve anlıyorum ki Ankara'da her şey en az iki kişilik yaşanıyor.
Bundan sonra kapına çıkmayacak hiçbir cadde.
Hiçbir kaldırım taşına değmeyecek gözümün yaşı.
Gönül denizine inen her yokuş hızlandıracak adımlarımı, kaçar gibi uzaklaşacağım senden.
Sırtımı bir banka verip soluklanacağım kimi zaman.
Gözümün önünden geçecek film şeridine hapsedilmiş silik anılar.
Bir şarkı, bir iki resim.
En çok kelimeler dökülecek dudaklarımın arasından.
Yıldız olmayacak mesela bu gece.
insanların gürültüsüne karışacak 50.Yıl'da esen rüzgarın o hoş sesi.
Kendine ne kadar büyük bir coğrafya açmışsın içimde, dünya haritasına sığmıyorsun.
Ne devasa bir özlemdir ki bu, hasretini nereye koysam taşıyorsun.
Kepenkleri seni görebilmeye açılmış gözlerimle yabancı suratları yokluyorum.
Kızılay'da otobüs duraklarına önceden sözleşilmiş buluşmalar yağıyor.
Sakarya'da önünden geçtiğim meyhanelerden tokuşturulan kadeh sesleri duyuluyor.
Ve anlıyorum ki Ankara'da her şey en az iki kişilik yaşanıyor.
(#19464730) 2 gün güneş yaktı diye yaz geldi sananlar bana inanmıyordu. dışarı çıkın ve yağmurun tadını çıkarın.
güzelliğine güzellik katacak şehir.
sevgilimde benimle artık.
son 1 hafta 7 gün 168 saat 10080 dk.
sevgilim yanındayken sırtım yere gelir mi benim? sevgilim benim herşeyim.
artık renklenmeye başladın işte 1 yıldan sonra.
ankara'nın güzelliği size ne ifade ettiğidir. benim için o şeyde sensin sevgilim.
koş gel bana sonra koşup yanına gelme sırası bende.
heycan ve mutlulukla dolu kalbim. senle dolu.**
sevgilimde benimle artık.
son 1 hafta 7 gün 168 saat 10080 dk.
sevgilim yanındayken sırtım yere gelir mi benim? sevgilim benim herşeyim.
artık renklenmeye başladın işte 1 yıldan sonra.
ankara'nın güzelliği size ne ifade ettiğidir. benim için o şeyde sensin sevgilim.
koş gel bana sonra koşup yanına gelme sırası bende.
heycan ve mutlulukla dolu kalbim. senle dolu.**
şu an yağan eşsiz seyrek yağmur ve bulunduğum yerin manzarası paha biçilmez.
Bir insan bir şehri ne kadar çok sevebilirse o sevginin 1 milyon katını düşünün. işte ankaraya karşı sevgim budur. Denizinin olmayışı onu daha da kuru ve ciddi yapar. Herkese kalbini açmaz. Ama kalbi de tunalıdır tabii kişiye göre de değişebilir bu. Seymen parkında Dengesiz Herifler klip çekmiştir. Bir çok başarılı rock müzik grubunun anavatanıdır ayrıca da.
yoktan var edilmiş bir kent olması cumhuriyetin getirdiği çağdaşlaşmanın somut bir örneğidir. bana göre ankara gerçek bir cumhuriyet kentidir.
8 ayı bitirdiğim şehir. yavaş yavaş öğreniyorum buraları, tanımaya başladım insanları, nasıl yaşanır neler yapılır hepsini öğreniyorum. ama çözemediğim bir kasvet var bu şehirde. insanın canını sıkan bir şeyler, özellikle de geceleri. aynı zamanda nedenini bilmiyorum ama sevdim sanırım bu şehri, sevmeye başladım. diyorlar ya ankarayı seven çok sever, sevmeyen nefret eder diye. galiba ben ilk gruba dahil olma yolunda emin adımlarla ilerliyorum, ah bir de şu soğuğu olmasa ya la. *
sıcak be abi. çok sıcak. valla gelmeyin bu ara biz bile kaçmayı düşünüyoruz.
yasamisligim , onlarca kez gitmisligim , akrabanin hisimin yasadigi ama bir turlu sevmedigim sevemedigim sehir.
her zaman en iyi tarafi ankaradan donusu olmusdur.
her zaman en iyi tarafi ankaradan donusu olmusdur.
sokakları çürümüş yosun kokmaz, insanları sentetik değildir neyse odur.
sokakları denize çıkamasa da bir başkadır .
trafik lambaları insanı parti havasına sokar.
http://www.facebook.com/p...20&type=2&theater
http://www.facebook.com/p...20&type=2&theater
1 mayıs 2013 başlığında yazılanları okuyunca daha da bir sevdiğim şehirdir kendisi.
istanbulla kıyaslanıyor ya sürekli şöyle anlatıyım bugün burda ne metrobüs hattı kapatılmış, ne metro durdurulmuş -sadece sabah sıhhıyede durmadı- ne trafiği felç edilmiş, ne de ille de taksim diye tutturan sözde işçi kisvesi altına girmiş ama işçiyle alakası olmayan bir grup marjinalin ki bence toma taşlayan, hastahane bahçesi işgal eden, dükkan camı çerçevesini aşağı indirenler -teröristtir- bulunmadığı şehirdir.
evet sıhhıye ve tandoğan da kutlamalar yapıldı ankarada, gerçek bir bayram havası varmış okuduğum kadarıyla, kutlayanlar evet yine işçiler değildi, hatta ostim ve ivedik tam gaz çalışıyordu, tabi şaşmaz sanayi de, ama pardon ankarada deniz yoktu demi. neyse siktir edin.
istanbulla kıyaslanıyor ya sürekli şöyle anlatıyım bugün burda ne metrobüs hattı kapatılmış, ne metro durdurulmuş -sadece sabah sıhhıyede durmadı- ne trafiği felç edilmiş, ne de ille de taksim diye tutturan sözde işçi kisvesi altına girmiş ama işçiyle alakası olmayan bir grup marjinalin ki bence toma taşlayan, hastahane bahçesi işgal eden, dükkan camı çerçevesini aşağı indirenler -teröristtir- bulunmadığı şehirdir.
evet sıhhıye ve tandoğan da kutlamalar yapıldı ankarada, gerçek bir bayram havası varmış okuduğum kadarıyla, kutlayanlar evet yine işçiler değildi, hatta ostim ve ivedik tam gaz çalışıyordu, tabi şaşmaz sanayi de, ama pardon ankarada deniz yoktu demi. neyse siktir edin.
iyi bir öğrenci hayatı istiyorsanız kaçarak uzaklaşmanız gereken şehrimizdir .
sessizlik, sakinligin hakim oldugu karmasadan uzak olan sehir.
Hasret kalinan, özlenen, özlem duyulan insanlari barindiran sehir.
Hasret kalinan, özlenen, özlem duyulan insanlari barindiran sehir.
tam bir memur kenti...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar