bugün

/400
Kendisine bekle beni bebeğim demek istediğim şehir. Soğuna kurban.
sigarayı buzdolabı poşetinde veriyorlarmış güzel uygulama.
belediye başkanına selamlarımı! yolladığım şehir.
belediye başkanı aslen urfalıdır, ankaralı değil.
yerlisini görmediğim şehir.

herhangi bir yerinde (çankaya hariç) yol sorduğumda henüz bilene rastlamadım, kime sorsam "ben yabancısıyım".

ama hakikaten öyle. şehir resmen yozgat-çorum-çankırı göçmenlerinden oluşuyor.
türkiye'nin en iyi müzik grupları bu şehirden çıkar(dı). şimdi müzik piyasası iyice yarra tuttuğu için pek yeni bir şey çıkmıyor.
ilçeleri kazan ayaş sincan mamak kızılcıhamam pursaklar.
az çok bir metal camiası olan şehir. kendi çapında gidiyolar, festivaller falan oluyor albümler çıkıyor. genelde extreme türler revaçta ama o eski günleri yok tabi. oturucak kafka hariç düzgün mekan da yok bence. tipler falanda bildiğin leş zaten etrafta. cahil cühela takımı her yerde. yiyişenler falan tam bir görgüsüzlük, bir zengin piçliği ve/veya mal mal ergenler. 90ların ankarası iyiydi ya.
türkiye' nin başkenti olmakla beraber, doğudan batıya, güneyden kuzeye tüm şehirlere ortalama olarak en yakın şehrimizdir. karasal iklimi sebebiyle kışın yaşanılası bir yer olmasa da, yazın en azından akşamları insan gibi bir hava soluyabileceğiniz, karadeniz den sonraki tek ilimiz olsa gerek.
"içlik giymeden dışarı çıktığınız hergün bana küfredeceksiniz."(ankara)
soğuktur, kahve molası iyi gelecektir.

hiç olmadı, *
hiç soğuk değildir.

götüm hiç donmadı benim.
garip bir şehirdir.
iliklerime kadar sevmem.

ya beni/bizi buraya getiren sebeplerden ya da tüm keşkelerimi yüklemem yüzünden midir bilinmez anakara bana, ben ankara'ya eğreti dururuz.

ben ilk bu şehirde aşık oldum, ilk hayal kırıklığımı bu şehirde yaşadım. burda okudum, aile kurdum...

ama diyin ki bu cadde, şu sokak hiçbirinin önemi yok mu? vereceğim cevap hayır olur. güzel hatırladığım anlar lisede ki kuğulu kaçışlarımız, etlik-incirli arası eve yürümelerimize ait.

içinde barındırdığı dostlarım, mecburiyetlerim olmasa beş dakika durmam bu her semti birbirine benzeyen kimliksiz şehirde.

benim ankara'm böyle. kötü, karanlık, yalnızlık büyüten...
Denizi olmayan soğuk cansız tatsız memleket.
Basit, gri, sıradan ve ayazıyla hasta eden şehir.
Hakkında birçok tanım yapılan şehirdir. Olumsuzlukları aksine çok da güzellik barındırır içinde. Sevilesi bir yerdir Anıtkabiri ile, Kızılayi ile...
çok merak ettiğim şehir, gitmeyi çok istemişimdir, ankara hukukta okumayı çok istemişimdir, ankara da yalnız yaşamayı istemişimdir.

ama olmadı, tamam subjektif, tamam sadece yazarı ilgilendiriyor ama içinde deniz olmayıp bu kadar çeker mi bir şehir?
Basit olmayan, rengini hayata gri bakmayanların görebildiği sıkı giyinince hasta etmeyen ve g konusunda hassas şehir.
Nasıl özledimmmm.
ilginç bir şekilde hakkında ekşi sözlük'te de uludağ sözlük'te de itü sözlük'te de istanbul'dan çok daha fazla entry girilmiş canım memleketim, güzel ve yalnız şehrim. ülke de sonbaharın yaşanacağı en şairane en masalsı yer.
şehrim, güzel şehrim.
griliğine rağmen içindekilerle güzel olan şehrim.
seni görmek ister her bahtı kara..
nedenini anlayamadigim bir seyden dolayi sevdigim sehir.
Ankara basitçe bürokrasi piçi bir şehir. Fakat Köylü yanım saygı duyuyor.
kendisi suni bir metropoldür. hakkında sözlüklerde istanbul'dan daha fazla entry girilmiş olması iyi bir şey olduğu anlamına gelmez. ben de ankara hakkında uludağ sözlük'te kaç tane entry girdiğimi hatırlamıyorum. girdiğim entrylere bakın ve olumlu bir şey bulmaya çalışın.
© copyright 2005 - 2026