bugün
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri32
- queen ravenna sözlüğün kraliçesidir9
- 19 yaşındaki oğlum üvey annesiyle kaçtı5
- bir sözlük yazarına kahve ısmarlamak8
- victor osimhen9
- terhis oluyorum sözlük17
- bir erkeğin bir kadınla lahmacun yemesi9
- akıllı telefon kullanan erkek6
- ünlüler bim a101 şok'a gidiyor mu sorunsalı7
- şu anda dinlenen şarkı3
- hesabını gizliye alan yazar4
- kale 3112'nin profil resmindeki kişi3
- 22 yıllık kocam gözüme çirkin geldi kaçtım9
- arif sefa özdemir4
- 1 2 saat önce kaza yapmış olmam5
- masklavi'yi ehonomi çoh eyi derken görmek20
- fatma betülüm yapmaz13
- almanyaya işçi yazılmak5
- chatgpt'nin bir erkeği mutlu etmesini bilmesi10
- deniz altında nasıl nefes alınır4
- cumaya gitmeyen yazarlar ifşa platformu21
- trafik kurallarına uymayan trafik polisi2
- sözlük yazarlarının olası meslekleri6
- fatma betül sayan kaya27
- münafık9
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- trafikte korna çalmanın işlevi3
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı92
- dursun özbek3
- akşama kadar entry giren torpilli memur12
- balık hazır herkese afiyet olsun5
- bir şeyler söyle7
- bu başlıkta almanca entry giriyoruz8
- cumhurbaşkanı olmak istiyorum6
- kaç gammaz var9
- ne olursa masklavi akp'yi bırakır7
- isparta'ya gidip nervio ile kahve içmek11
- grup vitamin5
- 6 kasım 2026 gaziantep kasımpaşa maçı3
- markaların whatsapptan mesaj atması4
- traveler of secret'in cuma vakti entry girmemesi2
- şabat kitabı3
- birbirini kollayan torba götlü yazarlar4
- et ete değecek2
- kağıt çöpü ve plastik çöpü ayrılmalı3
- sivasli bey'in sivaslı olması2
- yolsuzluğun cevabını halk sandıkta verecek6
- köln ford fabrikası2
- sözlük açacak olsanız8
- aşk14
kendime engel olamayıp tekrar tekrar okuduğum,paulo coelho'nun muhteşem kitabı.her bölümde insanı derin düşüncelere sevk eder.bittikten sonra uzun süre çevremde olan bitenleri incelettirmiş,hep bi neden-sonuç-bağlantı kurmama yol açmıştır.kesinlikle okunmalıdır çoban santiago'nun,salem kralı melki-sedek'in,endülüslülerin,tancalıların hikayesi.
" o anda zaman durmuş gibi oldu; sanki evrenin ruhu delikanlının önünde bütün gücüyle ortaya çıkıyormuş gibiydi. kızın siyah gözlerini, gülümseme ile susma arasında karar veremeyen dudaklarını görünce, dünyanın konuştuğu ve yeryüzünün bütün yaratıklarının yürekleriyle anladıkları dilin, en temel ve en yüce bölümünü anladı delikanlı. ve aşk'tı bunun adı, insanlardan da çölden de daha eskiydi, tıpkı kuyunun yanında bu iki bakışın buluşması benzeri, iki bakışın buluştuğu her yerde, her zaman aynı güçle ortaya çıkardı. dudaklar sonunda gülümsemeye karar verdiler ve bir işaretti bu, bütün ömrü boyunca bilmeden beklediği, kitaplarda, koyunların yanında, kristallerde ve çölün sessizliğinde aramış olduğu işaretti.
evrenin saf dili'ydi bu, herhangi bir açıklamaya gereksinimi yoktu, çünkü evren'in sonsuz zamanda yoluna devam etmek için hiçbir açıklamaya gereksinimi yoktu. delikanlı o anda, hayatının kadınının karşısında olduğunu ve kızın da hiçbir söze gereksinim duymadan bunu bildiğini biliyordu. anababası, anababasının anababası biriyle evlenmeden önce ona kur yapmak, nişanlanmak, onu tanımak ve para sahibi olmak gerektiğini söyleseler de delikanlı dünyada en çok bundan emindi. bunun tersini söyleyenler evrensel dilden habersiz kimselerdi. çünkü bu dili bilen biri, ister çölün ortasında ya da ister büyük kentlerin göbeğinde olsun dünyada herzaman bir başkasını beklemekte olan biri bulunduğunu kolayca anlayabilir. ve bunu iki insan karşılaşınca ve gözleri buluşunca, bütün geçmiş ve gelecek artık bütün önemini yitirir, yalnızca o an ve gökkubbe altında herşeyin aynı el tarafında yazıldığı gerçekliği vardır, bu inanılmaz gerçek vardır. aşk'ı yaratan ve çalışan, dinlenen ve güneş ışığı altında hazineler arayan herkimse için sevilecek birini yaratmış olan el"
başka söze ne hacet
evrenin saf dili'ydi bu, herhangi bir açıklamaya gereksinimi yoktu, çünkü evren'in sonsuz zamanda yoluna devam etmek için hiçbir açıklamaya gereksinimi yoktu. delikanlı o anda, hayatının kadınının karşısında olduğunu ve kızın da hiçbir söze gereksinim duymadan bunu bildiğini biliyordu. anababası, anababasının anababası biriyle evlenmeden önce ona kur yapmak, nişanlanmak, onu tanımak ve para sahibi olmak gerektiğini söyleseler de delikanlı dünyada en çok bundan emindi. bunun tersini söyleyenler evrensel dilden habersiz kimselerdi. çünkü bu dili bilen biri, ister çölün ortasında ya da ister büyük kentlerin göbeğinde olsun dünyada herzaman bir başkasını beklemekte olan biri bulunduğunu kolayca anlayabilir. ve bunu iki insan karşılaşınca ve gözleri buluşunca, bütün geçmiş ve gelecek artık bütün önemini yitirir, yalnızca o an ve gökkubbe altında herşeyin aynı el tarafında yazıldığı gerçekliği vardır, bu inanılmaz gerçek vardır. aşk'ı yaratan ve çalışan, dinlenen ve güneş ışığı altında hazineler arayan herkimse için sevilecek birini yaratmış olan el"
başka söze ne hacet
hikayenin mesneviden arak olduğu söylenir.
Hikayenin konusu yalin haliyle Mesnevi'nin 6.cildinde bulunmaktadir.Mesnevi'de; Bagdat'li bir gence,Hatif (bedensiz varlik)tarafindan Misir'da bir define bulundugu haberi verilir.Genc Bagdat'tan kalkip bu define ya da hazineyi bulmak amaciyla Misir'a gider.Orada rastladigi bir kisi,kendisine neden burada oldugunu sorar,genc anlatir.O zaman o kisi gence:Bana da defalarca Bagdat'ta filan mahallede,filan hanede bir define oldugu soylendi.Ben aramak icin Bagdat'a gittim mi? Gitmedim. der.Adamin.Bagdat'da tarif ettigi
yer gencin evidir.Iste Mesnevi'de bu hikaye bu denli yalin olup, kisinin aradigi her ne ise onu, yalnizca kendisinde bulacagi anlatilmak istenmistir.Ancak kabul etmek gerekir ki Coelho bu kisa oykuden oldukca duyarli bir roman cikarmistir.Bir iki yil once de kendisi hikayeyi Mevlana'dan almis oldugunu aciklamistir.
yer gencin evidir.Iste Mesnevi'de bu hikaye bu denli yalin olup, kisinin aradigi her ne ise onu, yalnizca kendisinde bulacagi anlatilmak istenmistir.Ancak kabul etmek gerekir ki Coelho bu kisa oykuden oldukca duyarli bir roman cikarmistir.Bir iki yil once de kendisi hikayeyi Mevlana'dan almis oldugunu aciklamistir.
baş ucu olabilecek kadar güzel bir kıtap
finali ile olay kahramanina oldugu gibi okuyucusuna da ters köşe yapan aşmış bir kitap
finali ile olay kahramanina oldugu gibi okuyucusuna da ters köşe yapan aşmış bir kitap
okunmadan önce "nedir ki bu simya?" denilerek alınan,
okunduğu sırada insanı hayal alemlerinde gezdiren ve simyanın anlamı öğrenilen,
okunduktan sonra insanı 1-2 hafta mistik bir dünyada yaşatan, sonra zihinde dağılıp kaybolan ama beyne işlenmiş olan nefis bir kitap.
okunduğu sırada insanı hayal alemlerinde gezdiren ve simyanın anlamı öğrenilen,
okunduktan sonra insanı 1-2 hafta mistik bir dünyada yaşatan, sonra zihinde dağılıp kaybolan ama beyne işlenmiş olan nefis bir kitap.
bir çırpıda okunduğu için gözünüzün önünde eriyen ve kendine bitme lan allahsız dedirten baş yapıt.
okurken, geçen hemen hemen her cümlenin altını çizmek, başka bir yere kocaman yazıp her gün okumak gibi eylemler gerçekleştirme isteği uyandıran bir paulo coelho başyapıtı
tam anlamiyla basucu kitabi. okunduktan sonra her seye "bu bir isaret" gozuyle bakilabiliyor yalniz.
edebiyat dünyasında devrim.. akıcı anlatımı insanı hayrete düşüren ve düşündüren ..okunulması gereken yenilip yutulası bir kitap
herkesin aradıgı kendı kısısel menkıbesıdır, ana fıkrını cıkarabılecegımız bır roman.
paulo coelho denen arkadaşınmevlanadan arakladığı hikayeyle banka hesabının bir hayli kabarmasını sağlayan kitap.
(bkz: mesnevi)
(bkz: mesnevi)
paulo coello'nun bir kitabı.
bu kitapta çobanın biri kişisel menkıbesinin peşinden gider ve bulur bulmak istediklerini.
simyacı bana bütün olumsuzluklara rağmen ümit edebilmeyi öğretti...
bu kitapta çobanın biri kişisel menkıbesinin peşinden gider ve bulur bulmak istediklerini.
simyacı bana bütün olumsuzluklara rağmen ümit edebilmeyi öğretti...
tıp fakültesini girmemdeki en büyük sebep. kişisel menkıbemin peşinden gittim. bence meslek tercihi yapmadan önce okunması gereken kitap.
gerçek hazine bilgidir çıkarımını yaptığım kitap. başarılı bi eser.
ezan sesi ve namaz kılan insanları anlattığı bölümü okurken acı acı gülümsememe yol açan kitap...
paulo coelho' nun, insanın içinde bulunduğu zamanın ve değerlerin nimetini bilmesinin önemine; çoban santiago' nun ruhsal yolculuğu eşliğinde, dikkat çeken başyapıtı.
''eğer bir şey istersen tüm evren o düşün gerçek olması için işbirliği yapar.''
bu felsefeyi aşılayan, içine alıp sürükleyen, bitirmeden bırakması zor kitaplardan simyacı.
hatta paulo coelho'yu paulo coelho yapan kitaptır diyeyim de ne kadar güzel olduğu anlaşılsın.
kahramanımız endülüslü çoban bir gün bir rüya görür. bu rüyayı yorumlayan çingene ona kendisini mısır'da piramitlerde bekleyen hazineden söz eder. çobanımız başta bunu pek kaale almaz.''ya de get işine deli misin divane misin?hasbinallah, hazineymiş.'' umursamazcılığındayken bir yaşlı kahin kral'la karşılaşır ve hayatı değişir. artık o, bu kralın nasihatleri ışığında kendi kişisel menkıbesinin peşinde koşacaktır. bu uğurda çölleri aşmaya razıdır.
yolculuğu sırasında bir hırsızlığa maruz kalır. sonra bir billuriye dükkanında çalışarak orayı ihya eder ve kazandığıyla yoluna devam eder. yolda hayatını simyaya adamış ve tek gayesi simyacıyı bulmak olan bir ingilizle karşılaşır, yol arkadaşı olurlar. yolda bir vahada duraklarlar. çobanımız burada hayatının kadınını bulur. ''yemişim hazineyi, altını. hayatımın kadınını buldum. burada kalacağım.'' diye geçirmektedir aklından. fakat bu aşık olduğu kadın yani fatıma o kadar yüce soyludur ki ona hayalinin peşinde koşmasını, aşık olmanın insanın hedefine koşmasına engel olmaması gerektiğini, bir çöl kadını olarak erkeğini beklemenin kendisi için zor olmayacağını söyler.
ingiliz'in aradığı simyacı aslında bu mola verdikleri vahanın içindedir. fakat onunla önce çobanımız tanışır. ingilizin yemesi gereken bir fırın ekmek daha vardır onla tanışmak için.
simyacı, çobanımıza hazineyi bulmasında çok yardımcı olur.
çoban abimiz tam hazinenin artık bulunduğuna emin olduğu yere gelmiştir ki aslında herşeyin başladığı noktada olduğunu idrak eder. kitap da zaten bu sonuyla ''vuuvvvv''der, etkiler.
bu felsefeyi aşılayan, içine alıp sürükleyen, bitirmeden bırakması zor kitaplardan simyacı.
hatta paulo coelho'yu paulo coelho yapan kitaptır diyeyim de ne kadar güzel olduğu anlaşılsın.
kahramanımız endülüslü çoban bir gün bir rüya görür. bu rüyayı yorumlayan çingene ona kendisini mısır'da piramitlerde bekleyen hazineden söz eder. çobanımız başta bunu pek kaale almaz.''ya de get işine deli misin divane misin?hasbinallah, hazineymiş.'' umursamazcılığındayken bir yaşlı kahin kral'la karşılaşır ve hayatı değişir. artık o, bu kralın nasihatleri ışığında kendi kişisel menkıbesinin peşinde koşacaktır. bu uğurda çölleri aşmaya razıdır.
yolculuğu sırasında bir hırsızlığa maruz kalır. sonra bir billuriye dükkanında çalışarak orayı ihya eder ve kazandığıyla yoluna devam eder. yolda hayatını simyaya adamış ve tek gayesi simyacıyı bulmak olan bir ingilizle karşılaşır, yol arkadaşı olurlar. yolda bir vahada duraklarlar. çobanımız burada hayatının kadınını bulur. ''yemişim hazineyi, altını. hayatımın kadınını buldum. burada kalacağım.'' diye geçirmektedir aklından. fakat bu aşık olduğu kadın yani fatıma o kadar yüce soyludur ki ona hayalinin peşinde koşmasını, aşık olmanın insanın hedefine koşmasına engel olmaması gerektiğini, bir çöl kadını olarak erkeğini beklemenin kendisi için zor olmayacağını söyler.
ingiliz'in aradığı simyacı aslında bu mola verdikleri vahanın içindedir. fakat onunla önce çobanımız tanışır. ingilizin yemesi gereken bir fırın ekmek daha vardır onla tanışmak için.
simyacı, çobanımıza hazineyi bulmasında çok yardımcı olur.
çoban abimiz tam hazinenin artık bulunduğuna emin olduğu yere gelmiştir ki aslında herşeyin başladığı noktada olduğunu idrak eder. kitap da zaten bu sonuyla ''vuuvvvv''der, etkiler.
paulo coelho'nun müthiş kitabı. yalın bir dille verilen felsefe dersi. sayfalar boyunca sürükleyen, son sayfalara dalmışken, şaşkınlık verici bir finalle vuran yapıt. son cümleyi okuyup, kitabın kapağını kapatamıyor insan. kitap elinde kalakalıp, özetini çıkartıyor kafasinda. son sayfanın okunmasıyla,derin düşünülürse, kitabın, bir değil, üç mesajı olduğu anlaşılıyor.
mesneviden alıntı olup olmaması hiç bir önem teşkil etmemekle beraber, "hayatımın kitabı budur hey!" dedirten kitap. Mümkünse en güzel bir hayalden vazgeçmek üzereyken okuduğum ve beni pes etmenin eşiğinden döndürüp her şeye sımsıkı bağlanmamı ve hayata başka yönelerden bakabilmemi sağlayan, açıkçası ufkumu epey genişleten eser, şaheser..
kitap okuma alışkanlığı olmayan bir insana(ben) bile, zorla okumayı sevdiren, sizi size sürükleyen, tam anlamıyla yoğun, enfes bir kitap.
Kitabın aslında diğer güzelliklerinin gölgesi altında kalmış bir amacı vardır. Şöyle ki ; mutluluklar herzaman uzakta zannedilir fakat çoğu zaman yanıbaşımızdadır. (incir ağacının altı).
(bkz: ideolojiye dönüşmüş kitaplar)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com