bugün
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri40
- gece gelen yemek yapma isteği6
- kadınlar nasıl giyinmeli sorunsalı14
- ilk sıra arkadaşınız ne yapıyor6
- ne bu fon vurgunu4
- fon vurgununu eleştiren imama erişim engeli5
- queen ravenna sözlüğün kraliçesidir14
- kale3112'nin çalıştığı binaya saldırı düzenlemek6
- daha favlamadan zaten favladınız uyarısı3
- uyudunuz mu arkadaşlar10
- acıktım ne yesem3
- emecek bor çift göğüs bile bulamamak7
- bir erkeğin bir kadınla lahmacun yemesi14
- nasıl açık oylarız4
- terhis oluyorum sözlük21
- fon vurgunu nedir2
- trafikte korna çalmanın işlevi7
- bizde arkadaşın karısına yanlış olmaz4
- gece 2 de yatıp sabah 6 da kalkmak3
- fatma betül sayan kaya28
- gecenin şarkısı4
- bir sözlük yazarına kahve ısmarlamak12
- kombiler açıldı mı arkadaşlar8
- 20078
- çok yorgun geçirilen bir günün ardından6
- sözlükten buluştuğu kızın göğüslerini çalan adam5
- en güzel geçen yıllar4
- levent yüksel4
- tablacı köftesi3
- gece vardiyası yazarlar3
- akıllı telefon kullanan erkek9
- damar patlatan hemşire uyuzluğu2
- vajinanın tatsız tuzsuz olması6
- mekke anlaşması'nın tbmm den geçmesi6
- yalnız kalma lüksü2
- olgun erkek vs şakacı erkek3
- sözlüğe nasıl başladınız2
- tek başına kafede kahve içmek2
- camilerdeki ayak kokusu11
- chatgpt'nin bir erkeği mutlu etmesini bilmesi12
- yersiz şaka2
- masklavi'yi ehonomi çoh eyi derken görmek20
- öbür sözlükte sözlüğümüzü karalayan karaktersz3
- fm27 takım önerileri2
- münafık11
- victor osimhen9
- deveciolpeyy4
- aleksey batrakov22
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- cumaya gitmeyen yazarlar ifşa platformu21
''eğer bir şey istersen tüm evren o düşün gerçek olması için işbirliği yapar.''
bu felsefeyi aşılayan, içine alıp sürükleyen, bitirmeden bırakması zor kitaplardan simyacı.
hatta paulo coelho'yu paulo coelho yapan kitaptır diyeyim de ne kadar güzel olduğu anlaşılsın.
kahramanımız endülüslü çoban bir gün bir rüya görür. bu rüyayı yorumlayan çingene ona kendisini mısır'da piramitlerde bekleyen hazineden söz eder. çobanımız başta bunu pek kaale almaz.''ya de get işine deli misin divane misin?hasbinallah, hazineymiş.'' umursamazcılığındayken bir yaşlı kahin kral'la karşılaşır ve hayatı değişir. artık o, bu kralın nasihatleri ışığında kendi kişisel menkıbesinin peşinde koşacaktır. bu uğurda çölleri aşmaya razıdır.
yolculuğu sırasında bir hırsızlığa maruz kalır. sonra bir billuriye dükkanında çalışarak orayı ihya eder ve kazandığıyla yoluna devam eder. yolda hayatını simyaya adamış ve tek gayesi simyacıyı bulmak olan bir ingilizle karşılaşır, yol arkadaşı olurlar. yolda bir vahada duraklarlar. çobanımız burada hayatının kadınını bulur. ''yemişim hazineyi, altını. hayatımın kadınını buldum. burada kalacağım.'' diye geçirmektedir aklından. fakat bu aşık olduğu kadın yani fatıma o kadar yüce soyludur ki ona hayalinin peşinde koşmasını, aşık olmanın insanın hedefine koşmasına engel olmaması gerektiğini, bir çöl kadını olarak erkeğini beklemenin kendisi için zor olmayacağını söyler.
ingiliz'in aradığı simyacı aslında bu mola verdikleri vahanın içindedir. fakat onunla önce çobanımız tanışır. ingilizin yemesi gereken bir fırın ekmek daha vardır onla tanışmak için.
simyacı, çobanımıza hazineyi bulmasında çok yardımcı olur.
çoban abimiz tam hazinenin artık bulunduğuna emin olduğu yere gelmiştir ki aslında herşeyin başladığı noktada olduğunu idrak eder. kitap da zaten bu sonuyla ''vuuvvvv''der, etkiler.
bu felsefeyi aşılayan, içine alıp sürükleyen, bitirmeden bırakması zor kitaplardan simyacı.
hatta paulo coelho'yu paulo coelho yapan kitaptır diyeyim de ne kadar güzel olduğu anlaşılsın.
kahramanımız endülüslü çoban bir gün bir rüya görür. bu rüyayı yorumlayan çingene ona kendisini mısır'da piramitlerde bekleyen hazineden söz eder. çobanımız başta bunu pek kaale almaz.''ya de get işine deli misin divane misin?hasbinallah, hazineymiş.'' umursamazcılığındayken bir yaşlı kahin kral'la karşılaşır ve hayatı değişir. artık o, bu kralın nasihatleri ışığında kendi kişisel menkıbesinin peşinde koşacaktır. bu uğurda çölleri aşmaya razıdır.
yolculuğu sırasında bir hırsızlığa maruz kalır. sonra bir billuriye dükkanında çalışarak orayı ihya eder ve kazandığıyla yoluna devam eder. yolda hayatını simyaya adamış ve tek gayesi simyacıyı bulmak olan bir ingilizle karşılaşır, yol arkadaşı olurlar. yolda bir vahada duraklarlar. çobanımız burada hayatının kadınını bulur. ''yemişim hazineyi, altını. hayatımın kadınını buldum. burada kalacağım.'' diye geçirmektedir aklından. fakat bu aşık olduğu kadın yani fatıma o kadar yüce soyludur ki ona hayalinin peşinde koşmasını, aşık olmanın insanın hedefine koşmasına engel olmaması gerektiğini, bir çöl kadını olarak erkeğini beklemenin kendisi için zor olmayacağını söyler.
ingiliz'in aradığı simyacı aslında bu mola verdikleri vahanın içindedir. fakat onunla önce çobanımız tanışır. ingilizin yemesi gereken bir fırın ekmek daha vardır onla tanışmak için.
simyacı, çobanımıza hazineyi bulmasında çok yardımcı olur.
çoban abimiz tam hazinenin artık bulunduğuna emin olduğu yere gelmiştir ki aslında herşeyin başladığı noktada olduğunu idrak eder. kitap da zaten bu sonuyla ''vuuvvvv''der, etkiler.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com