bugün
- mesajlara sürekli geç cevap veren erkek10
- kendine yalan söyleme eğilimi9
- küt saçlı hatun8
- ben bu çocukla ilgili evlencem ya6
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri9
- kiraz cicegi kolonyasi39
- mutsuzken çirkin olmak8
- güne bir şiir dizesi bırak5
- ilk buluşmada esnaf lokantasına gitmek14
- mesih gelseydi3
- türk töresinde zina edenin parçalara ayrılması3
- seninle esnaf lokantasına bile gelirim diyen kadın9
- sözlükteki israil sempatizyanları4
- rahmi koç'un balığın kalanından çorba yapması10
- iskender10
- arkadaşlar çabuk buraya bakın5
- mal mıyım sorunsalı3
- insan iyiyi kötüyü bilme iradesine aden de kavuştu7
- bu gün sözlük ne tatlı lan12
- güzel bir kazın yalnız olmasının nedenleri11
- ona bir şey söyle7
- seninle salam ekmek bile yerim diyen kız6
- esnaf lokantasında çorba içerken hayatı sorgulamak10
- insanları kölelikten kurtaran tanrı olan allah2
- türk erkeğinde olması gereken meziyetler13
- allah savaşa davet etmez vaatlerinden vazgeçmez3
- arkadaşlar ya3
- filistin kurtuluş örgütü ve terörü desteklemek2
- seni severken valizini hazır tutan kadın10
- etli biber dolması yapan erkek9
- sözlüğe sürekli yeni bilgiler eklemek2
- saygının ve ahlakın yeni nesli olmaz3
- erkekler tuvaletinde gizli kamera bulunması5
- ismail kartal31
- platon un mağara alegorisi15
- sardalya4
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı51
- ice latte ısmarlanacak sözlük yazarları6
- özgürlük nedir sorunsalı7
- true silik olsun10
- ilk buluşmada falafel yemek4
- karınız için market poşetlerini taşır mısınız9
- yemek pişirirken hayatı sorgulamak4
- üsküdar'a çöktükten sonra kutlama yapmak11
- sabahtan beri aç olmak5
- karınızı kucağınızda taşır mısınız16
- çay içen erkeklerden iğreniyorum ıyy diyen kız4
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı77
- loafer pabuç giyen tipin ortamlarda erkeğim demesi2
- tek kasa açan kalabalık market4
rahmeti gazabından daha büyük olan yüce yaratıcı..
evrimini tamamlamış tek kavramdır.
güne iyi başlarsa kullarına (sadece erkeklere)huriler, şaraplar göller, nehirler vaadeden, tadından yenmeyen, ammmaaaaa güne kötü başlarsa, ya da o gün hoşuna gitmeyen birşeyler olduysa o zaman yakıp yıkan, azap çektiren, tehditler savuran kararsız ve dengesiz bir yapıdır.
ateist forumlarda parantez kullanılarak tanımlanan sözcük.
örnek: allah(varsa) neden insanlara güzelliklerini göstermek için insanları yaratmıştır. insanlar gibi egosu mu var?
örnek: allah(varsa) neden insanlara güzelliklerini göstermek için insanları yaratmıştır. insanlar gibi egosu mu var?
sevmeyi de yaradan, sevilemyi de...
sevdikleri de vardır sevmedikleri gibi...
sevdiklerinden olmanın gayretiyle yazıyorum bu cümleleri;
saçmalamayı kesin!
sevdikleri de vardır sevmedikleri gibi...
sevdiklerinden olmanın gayretiyle yazıyorum bu cümleleri;
saçmalamayı kesin!
sevgidir. başka bir şey aramayın.
hakkında bir gecede bu kadar çok entry girilince öldü sandığım varlığımız, en'el hakk.
islam dininde tanrinin ismi... 99 isimden sadece birtanesidir.
tüm evreni kusursuz bir şekilde yaratan yüce yaratıcımızdır varlığıyla tektir.
Tanrının Müslümanlıktaki adı.
ekber olan, yaratılmaya karşı olan yaratan. bütün dinleri çöle indirip orada yeşertmeyi başarmış yüce ulu,
kopyala yapıştır metodu ile ayet paylaşımı yapan, öncesinde ve sonrasında ne yazdığından haberi olmayan sözlük yazarlarının da mutlak hâlikidir.
"en büyük yalan" yazıp arkasına şöyle cool bir gülümseme bırakıp yoluna yürüyerek erekte olunca nietzche'nin burnundan sarktığını sanan akrobatlara diyeceğim o ki: sen böyle demekle çok da farklı bir iş yapmıyorsun. bunu diyerek farklılığın lezzetinin tadılması devri artık son bulmuştur. kaldı ki sen bu fakir zihninle bunun lezzetini tadamayacak kadar hamsın. yok dediğin zaman bütün sıkıntılarından kurtuluyorsun, yok dediğin zaman tüm süperego yok oluyor, yok dediğin zaman bir anda anaerkil cemiyette yaşamaya başlıyorsun , yok dediğin zaman tabiat kendini tazeliyor sanki !
inanmamak başka şey , en büyük yalan demek başka şey. yine de tadını çıkar sen kendince. madem ki böyle mutlu olduğunu sanıyorsun.
inceden bir entelektüel sakalı bırak fuları ben alacağım sana. *
inanmamak başka şey , en büyük yalan demek başka şey. yine de tadını çıkar sen kendince. madem ki böyle mutlu olduğunu sanıyorsun.
inceden bir entelektüel sakalı bırak fuları ben alacağım sana. *
(bkz: nietzsche)
onu öldürdük- sen ve ben.
biz, hepimiz onun katilleriyiz.
ama bunu nasıl yapabildik? denizi nasıl içebildik?
tüm ufukları emen süngeri bize kim verdi?
dünyayı güneşten kopardığımızda ne yaptık?
nereye gidiyor şimdi? nereye gidiyoruz şimdi? tüm güneşlerden uzak!
sürekli batmıyor muyuz? geriye, yanlara, öne, her yöne? var mı yukarıda
veya aşağıda kalan? sonsuz bir hiçlikle başıboş değil miyiz?..
tanrı ölüdür.
tanrı geride ölümü bıraktı.
ve biz onu öldürdük.
onu öldürdük- sen ve ben.
biz, hepimiz onun katilleriyiz.
ama bunu nasıl yapabildik? denizi nasıl içebildik?
tüm ufukları emen süngeri bize kim verdi?
dünyayı güneşten kopardığımızda ne yaptık?
nereye gidiyor şimdi? nereye gidiyoruz şimdi? tüm güneşlerden uzak!
sürekli batmıyor muyuz? geriye, yanlara, öne, her yöne? var mı yukarıda
veya aşağıda kalan? sonsuz bir hiçlikle başıboş değil miyiz?..
tanrı ölüdür.
tanrı geride ölümü bıraktı.
ve biz onu öldürdük.
varlığına çok fazla inanmadığım. hep bi yerlerden olsun bi ışık olsun dedim. bana bir adım at ben sana on adım koşayım dedim. olmadı bana adımdan çok beni itti kendine. bu başlığa annemin az önce kurduğu bir cümle üstüne yazıyorum bu yazımı.
"allahım sana isyan ediyoruz, acımıza ver ya rabbim"
inancım kalmadı artık, hiç bi şekilde. ama bu yazıyı yazmam biraz da isyanımdır, içimdekileri boşaltmaktır. annemin sözü üzerine...
babamdı. benim dünyaya gelmeme sebep olan insandı. herşeyiyle yanımda olan insandı. onun varlığını bilmek bile bana güven veriyorken. annem için soruyorum sana bu hesabı.
"ecel geldi mi ne bir saniye önce alır canı, ne bir saniye sonra"
"alnında böyle yazıyormuş bu şekilde öleceği"
"herkesin ne şekilde öleceği, ne şekilde göç edeceği alnında yazar"
peki soruyorum sana, ey rahmeti en yüce(!), ey kullarını düşünen (!), ey merhametli(!) allah. neden bu şekilde yazdın bu adamın kaderini.
"allah'ın verdiği cana kıymak sadece allaha mahsustur. düşünmesi bile en büyük günahlardandır"
sana gecelerce dua etti bu insan, sana secde etti bu insanlar. sana taptılar. sen ki bana dua edin bana itaat edin ben sizi boş çevirmem diyen rab, niye boş çevirdin elleri. sen ki merhametlisin, ne diye sana inanan tapan insanları boşluğa çıkmaza sürükledin.
"allah büyüktür ki, bir yerden alır-bir yerden verir"
aldın madem, aldıklarını neden geri vermedin. beni neden babasız bıraktın. neden canına kıymasına izin verdin. neden ailemi yarım bıraktın.
bu adam bu güne kadar sabrettiyse ölmemek için sana sığındığı için ölmedi. sana güvendiği için. sen ki en büyüksün(!) sana güvenen kullarını boş mu çeviriyorsun. senin adaletin bu mu. bu dünyada namussuzların cebini doldurmak mı. dürüst insanların hayatlarını karartmak mı senin amacın.
sana inanmamı bekleme hiç bir zaman. senden medet umanın halini gördük. en son nefesini boğaz köprüsünde verdi. sana güvensem neye fayda? sana secde etsem neye yarar, sana tapsam. dualarımın tutmayacağını bile bile neden sana dua edeyim.
"allahım sana isyan ediyoruz, acımıza ver ya rabbim"
inancım kalmadı artık, hiç bi şekilde. ama bu yazıyı yazmam biraz da isyanımdır, içimdekileri boşaltmaktır. annemin sözü üzerine...
babamdı. benim dünyaya gelmeme sebep olan insandı. herşeyiyle yanımda olan insandı. onun varlığını bilmek bile bana güven veriyorken. annem için soruyorum sana bu hesabı.
"ecel geldi mi ne bir saniye önce alır canı, ne bir saniye sonra"
"alnında böyle yazıyormuş bu şekilde öleceği"
"herkesin ne şekilde öleceği, ne şekilde göç edeceği alnında yazar"
peki soruyorum sana, ey rahmeti en yüce(!), ey kullarını düşünen (!), ey merhametli(!) allah. neden bu şekilde yazdın bu adamın kaderini.
"allah'ın verdiği cana kıymak sadece allaha mahsustur. düşünmesi bile en büyük günahlardandır"
sana gecelerce dua etti bu insan, sana secde etti bu insanlar. sana taptılar. sen ki bana dua edin bana itaat edin ben sizi boş çevirmem diyen rab, niye boş çevirdin elleri. sen ki merhametlisin, ne diye sana inanan tapan insanları boşluğa çıkmaza sürükledin.
"allah büyüktür ki, bir yerden alır-bir yerden verir"
aldın madem, aldıklarını neden geri vermedin. beni neden babasız bıraktın. neden canına kıymasına izin verdin. neden ailemi yarım bıraktın.
bu adam bu güne kadar sabrettiyse ölmemek için sana sığındığı için ölmedi. sana güvendiği için. sen ki en büyüksün(!) sana güvenen kullarını boş mu çeviriyorsun. senin adaletin bu mu. bu dünyada namussuzların cebini doldurmak mı. dürüst insanların hayatlarını karartmak mı senin amacın.
sana inanmamı bekleme hiç bir zaman. senden medet umanın halini gördük. en son nefesini boğaz köprüsünde verdi. sana güvensem neye fayda? sana secde etsem neye yarar, sana tapsam. dualarımın tutmayacağını bile bile neden sana dua edeyim.
(bkz: Tanrının psikolojisi)
bilim in big bang ten öncesini açıklayamadığı için modern dünyada "tetikleyici" olarak ifade edilen mistik bir kahraman.
(bkz: tanrı)
hatta,
(bkz: tanrı bizden biri olsaydı)
(bkz: tanrı içimizde)
(bkz: tanrı)
hatta,
(bkz: tanrı bizden biri olsaydı)
(bkz: tanrı içimizde)
türkçesi tanrı olan arapça kelime.
bu yazı, vaktiyle kendisini terk ettiğim, nihayetinde hatamı anlayıp kendisine geri döndüğüm hayatımın sebebine ithaftır... sevgilime ithaftır... gerçek sevgilime...
Rabbin seni terk etmedi, sana darılmadı da...
Elbette senin için her zaman, işin sonu, başından daha hayırlıdır...
Elbette Rabbin sana ileride öyle ihsan edecek, ta ki sen de O'ndan ve verdiğinden razı olacaksın...
( duha suresi 3,4,5 )
allah, bir kulunu yanına yaklaştıracağı zaman etrafındaki bütün insanları yanından alır, onu yalnız bırakırmış... tek tesellim bu oluyor... yalnızlığımın sebebi de bu... kendimi dinledim, hep yalnız kaldım, yalnızım... yalnız olmaya da devam ediyorum, edeceğim ta ki senin emrin yerine gelene kadar... ne zaman ki feraha kavuşmama müsade edersin, ben ancak o zaman mutmain olurum. ne zaman ki, '' ey kulum çok gözyaşı döktün, kâfidir '' dersin, ben o zaman, ancak o zaman, ve ancak senin icazetinle rahatlayabilirim... sen emir vereceksin, sen '' ol '' diyeceksin...
biliyorum, senden çok uzak kaldım, adını anmadığım zamanlar da oldu, ama nefsimi kudretinin elinde tutan senin üzerine yemin ederim ki aklıma gelmediğin tek bir gün bile olmadı... kendimi bildim bileli, seni düşünmediğim tek bir günü bile hatırlamıyorum... bundan dolayı müsterihim... sesimi işitmek istiyorsun, seninle konuşmamı arzu ediyorsun. ben kimim ki senin bu davetine icabet etmeyeceğim ? gördün ki beni mutluyken yanına çekemiyorsun, o halde yapılacak tek bir şey vardı... bu garip ademoğlunu etrafındaki tüm insanlardan uzaklaştırmak... sonuç ortada... yarattığı kuluna, bir annenin yeni doğan yavrusuna gösterdiği şefkatten çok daha fazlasını gösteren sen, bana yine o sonsuzluk gölgesinin üstünde arşı titreten varlık kollarını açtın... ben o kollara sığındım ve o şekilde kurtuluyorum...
artık vaktin geldiğinin farkındayım... bu gece son kez sıkılıyorum... bir daha hiç sıkılmayacağım... sıkılırsam da, senden uzaklaştığım an sıkılacağım... senin yanındayken bana üzüntü yok, darlık yok, gözyaşı yok... senden koptuğum an, bana kederlerin en büyüğü var, tokatların en şiddetlisi, acıların en kudretlisi var... senin yanındayım... sana geldim... işte bak, gölgende bütün bir insanlık yatıyor, senden, senin varlığının nurundan aydınlanan suratlar ne kadar da mutlu.. gözleri parıldıyor, çünkü senin yanındalar... ben de senin yanındayım... davet verdin, icabet ettim...
güneşin kaybolduğu ve siyahlıkların bir yelpaze gibi dünyayı sardığı o karanlık gecenin üzerine yemin ederim ki;
ben en çok seni düşündüm...
en çok seni sevdim...
ve sen, beni hiç bırakmadın...
her düştüğümde sen vardın...
sır kalmasın senin adın,
sen ki varlığın sebebi, var olanların içinde hakiki tek varlıksın...
allah' ım...
sen kime yoksan, ona bu dünyada ve senin katında hiçbir şey yoktur...
sen kime varsan, ona bu dünyada ve senin katında herşey vardır...
sen varsın...
bu gece beni kollarımdan tutup kaldırdın,
sırtımdaki ağır yükü aldın...
Demek ki güçlükle beraber kolaylık vardır.
Evet, güçlükle beraber kolaylık vardır!
O halde bir işi bitirince, hemen başka işe giriş, onunla uğraş.
daima Rabbine yönel, O'na yaklaş!
( inşirah, 5, 6, 7 , 8 )
emir tez,
bekletmez,
ve o nur,
bulunur,
işte iz,
geliniz,
toprak post !
allah dost !
allah dost !
allah dost !
Rabbin seni terk etmedi, sana darılmadı da...
Elbette senin için her zaman, işin sonu, başından daha hayırlıdır...
Elbette Rabbin sana ileride öyle ihsan edecek, ta ki sen de O'ndan ve verdiğinden razı olacaksın...
( duha suresi 3,4,5 )
allah, bir kulunu yanına yaklaştıracağı zaman etrafındaki bütün insanları yanından alır, onu yalnız bırakırmış... tek tesellim bu oluyor... yalnızlığımın sebebi de bu... kendimi dinledim, hep yalnız kaldım, yalnızım... yalnız olmaya da devam ediyorum, edeceğim ta ki senin emrin yerine gelene kadar... ne zaman ki feraha kavuşmama müsade edersin, ben ancak o zaman mutmain olurum. ne zaman ki, '' ey kulum çok gözyaşı döktün, kâfidir '' dersin, ben o zaman, ancak o zaman, ve ancak senin icazetinle rahatlayabilirim... sen emir vereceksin, sen '' ol '' diyeceksin...
biliyorum, senden çok uzak kaldım, adını anmadığım zamanlar da oldu, ama nefsimi kudretinin elinde tutan senin üzerine yemin ederim ki aklıma gelmediğin tek bir gün bile olmadı... kendimi bildim bileli, seni düşünmediğim tek bir günü bile hatırlamıyorum... bundan dolayı müsterihim... sesimi işitmek istiyorsun, seninle konuşmamı arzu ediyorsun. ben kimim ki senin bu davetine icabet etmeyeceğim ? gördün ki beni mutluyken yanına çekemiyorsun, o halde yapılacak tek bir şey vardı... bu garip ademoğlunu etrafındaki tüm insanlardan uzaklaştırmak... sonuç ortada... yarattığı kuluna, bir annenin yeni doğan yavrusuna gösterdiği şefkatten çok daha fazlasını gösteren sen, bana yine o sonsuzluk gölgesinin üstünde arşı titreten varlık kollarını açtın... ben o kollara sığındım ve o şekilde kurtuluyorum...
artık vaktin geldiğinin farkındayım... bu gece son kez sıkılıyorum... bir daha hiç sıkılmayacağım... sıkılırsam da, senden uzaklaştığım an sıkılacağım... senin yanındayken bana üzüntü yok, darlık yok, gözyaşı yok... senden koptuğum an, bana kederlerin en büyüğü var, tokatların en şiddetlisi, acıların en kudretlisi var... senin yanındayım... sana geldim... işte bak, gölgende bütün bir insanlık yatıyor, senden, senin varlığının nurundan aydınlanan suratlar ne kadar da mutlu.. gözleri parıldıyor, çünkü senin yanındalar... ben de senin yanındayım... davet verdin, icabet ettim...
güneşin kaybolduğu ve siyahlıkların bir yelpaze gibi dünyayı sardığı o karanlık gecenin üzerine yemin ederim ki;
ben en çok seni düşündüm...
en çok seni sevdim...
ve sen, beni hiç bırakmadın...
her düştüğümde sen vardın...
sır kalmasın senin adın,
sen ki varlığın sebebi, var olanların içinde hakiki tek varlıksın...
allah' ım...
sen kime yoksan, ona bu dünyada ve senin katında hiçbir şey yoktur...
sen kime varsan, ona bu dünyada ve senin katında herşey vardır...
sen varsın...
bu gece beni kollarımdan tutup kaldırdın,
sırtımdaki ağır yükü aldın...
Demek ki güçlükle beraber kolaylık vardır.
Evet, güçlükle beraber kolaylık vardır!
O halde bir işi bitirince, hemen başka işe giriş, onunla uğraş.
daima Rabbine yönel, O'na yaklaş!
( inşirah, 5, 6, 7 , 8 )
emir tez,
bekletmez,
ve o nur,
bulunur,
işte iz,
geliniz,
toprak post !
allah dost !
allah dost !
allah dost !
mod adayları için potansiyel bir nick.
eğer varsa, kendisiyle çelişen varlık.
eğer yoksa, kendisiyle çelişen yokluk.
allah öyle varki o'ndan başka hiç bir şey yok.
çok yaratıcı olabilir ama pek inandırıcı değil.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar