1. 178.
    her şey iyiyken unuttuğumuz hayat kötü gidince sığındımız.
    8 -1 ... 50iki
  2. 179.
    uludağsözlüğün yaratıcısı. yerde ve gökte ne varsa onundur.*
    3 ... devilscry
  3. 180.
    kendisine nasıl bakılırsa aynı şekilde cevap veren bir bütündür. içi sevgi ve gülücüklerle dolu bir insan için hayat dolu doludur çünkü o onun sevgisi ile yaşıyordur, insanlar onu aşağılasa da alay etse de aldırmaz ve hayat hep güzeldir onun için. bu sevgi dolu insan için ölüm bir ayrılık değil kavuşmadır da, o sevinç ve mutlulukla gider onun yanına, dünyada mutlu bir deneyim geçirmiş olur.
    bir de isyan edenler vardır o'na sürekli, bu nedenle ayna etkisi neticesinde hayatları da iyi gitmez bu insanların. sürekli "bana yardım edecek bir varlık yok, ölünce toprak olup gidicem, varsa da beni sevmiyor, sadece cehennemde yakıyor" gibi sözler ve telkinler ederek kendisini o'nun sonsuz sevgisinden kendi kendisini uzaklaştırır. böylece sadece kendisi kaybeder.
    bir de laf üstünde inanıp maddiyata aşırı önem veren insanlar vardır, o'nun vermiş olduğu aklı kullanmazlar, içindeki sesi dinlemezler; tam tersine akıllarını uyuşturur ve kendilerini bir bağımlı haline getirirler. bu nedenlede başlarına gelen her olaydan çok etkilenirler ve hayatları bir zindana dönüşür. hiçbir şeyi umursamaz olurlar ve depresyona girerler. allah onlardan yine uzak olur bu nedenle.
    kısacası eğer biz o büyük ruh'a yakın olur ve öyle hisseder ona göre yaşarsak o da bize yakın olur, yok kaçarsak da o da geri çekilir. her şey insanın isteğine bağlıdır.
    2 ... can bogazdan gelir
  4. 180.
    Cennette huriler varmış, kara gözlü;
    içkinin de ordaymış en güzeli.
    Desene biz çoktan cennetlik olmuşuz:
    Bak, bir yanda şarap, bir yanda sevgili.
    *
    4 -5 ... eternal moonlight of autumn
  5. 181.
    (bkz: gerçek aşk)
    5 -1 ... 42084615915626521626735238742
  6. 182.
    yıllar önce bir öğretmen allah'ın yokluğunu sınıfına kanıtlamak ister. bir süre düşünür ve ceplerine şekerler doldurur. Sınıfa girer, selamlaşmalardan sonra konuşmasına başlar:
    -çocuklar hadi allah'Tan şeker isteyin bakalım.
    çocuklar sesli bir şekilde allah'Tan onlara şeker vermelerini isterler. ama şeker bir türlü gelmemektedir, üzülür çocuklar.
    - şimdi de şekerleri benden isteyin bakalım.
    çocuklar hep bir ağızdan öğretmenlerinden şeker isterler. öğretmen cebindeki şekerleri çıkararak öğrencilerine dağıtır ve konuşmasına devam eder:
    - görüyorsunuz çocuklar inandığınız allah için şeker göndermek gayet kolay bir iştir. ama allah olmadığı için şeker gelmedi. bakın ben varım ve benden istediğiniz şekerleri size gönderiyorum.
    çocuklar afallar bir an, duaları boşunadır demek, onları her zaman gören ve duyan bir varlık gerçekten yok mudur, ağlamalar tartışmalar başlar.
    bir öğrenci tatmin olmamıştır bu olanlardan. sınıfın durulduğu bir an söz hakkı alarak konuşmaya başlar:
    - öğretmenim; bir insanın yaşamını sürdürebilmesi için bir çok maddeye ihtiyacı vardır. vitaminlere ihtiyacımız varsa allah bunları doğrudan göndermek yerine aracılarla gönderir ve bu aracılar bir ağaç bir kuş hatta bir insan olabilir. mevsimine göre hangi vitamine ihtiyacımız varsa onları çeşitli meyvelerin içine saklayarak dalına koyar. hatta birde renkli bir hediye paketi olan kabuğunu ve fiyonk olarakta yaprağıyla birlikte sunar önümüze. proteine ihtiyacımız varsa bunu etler, yumurtalar vs. göndererek karşılar. hazırcı olmamızı istemez allah, bir şekilde ihtiyaçlarımızı vermiştir bize. bize düşen onu bulmak, kazanmaktır. şeker konusuna gelince; evet allah'tan şeker istedik ama ondan gökten şeker yağdırmasını bekleyemezdik. bakın allah gökten şeker yağdırmadı ama şeker isteğimizi duydu ve sizi aracı koyarak bize şekerlerimizi gönderdi.
    sınıfı derin bir sessizlik alır ve hoca o günkü dersini erken bitirir.
    15 -1 ... yagmur prensesi
  7. 183.
    şüphesiz seni inkar edenler eşsiz merhamet deryan da utançlarından boğulacaktır aşk. herkes bilir ki hayanın olmadığı yerde iman olmaz. ama olsun biz onlarıda seviyoruz sırf sen yarattın diye.
    41 -12 ... burkay
  8. 184.
    her hatasına ragmen bir annenin ogluna kıyamadıgını göz önünde bulundurarak, tüm günahlarımıza rağmen kullarını ateşe atmayacağına inandığım büyük merhamet sahibi. aklın tükendiği yerde bize merhaba diyen, nasıl düşünürsek düşünelim tasavvur edemediğimiz ama ne yana dönersek karşımızda gördüğümüz, en büyük aşkların en bilinmez sevgilisi, en büyük merakların müsebbibi ve varılmaya çalışılan en son nokta.

    Cennet dedikleri ne ki bir kaç köşkle birkaç huri
    isteyene ver onları bana seni gerek seni
    11 -1 ... mailbuyukerman
  9. 185.
    türkiyede ve sanırım herhangi bir islam ülkesinde, kendisine hakaret edildiginde, hakaret eden otomatikman "katli vacip" durumuna düşer.

    başka ülkelerde böyle midir bilmiyorum.

    türkiye'de allah'a hakaret edemezsiniz, kötüleyemezsiniz, "aslında o kadar da iyi değil" diyemezsiniz, küfür hiç edemezsiniz. sikerler adamı sikerler.

    var böyle bi şey. kötü oylayanlar mesaj atsın da acıklasın durumu bana bi zahmet.

    büdüt : yanlış yazmışım, daha doğrusu eksik bırakmışım yazdıgımı. burda "hakaretten" kasıt salt "hay senin bilmem ne" şeklinde olan cümleler değildir tabii. hakkında olumsuz bir şey söyleme vs de işin icindedir.
    7 -10 ... darklove
  10. 186.
    hayat yolumuzu belirleyen, tüm dostlarımızın bizi terkedip gittiği zaman bile bizi yalnız bırakmayan; maneviyatımızın temeli yüce varlık.
    7 -1 ... chronicle