bugün
- hesabını gizleyen erkek yazar19
- ayağına nutella sürüp bu bitecek diyen kız5
- çeyrek depo kalır kalmaz akaryakıt alan tip8
- ak parti tabanının fon soygunu eleştirisi8
- eşek alıp şehirde gezmek5
- yazarların stres ve sıkıntı ile başa çıkma yolları4
- neden uyandınız6
- asgari ücretle hayal kurmak4
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı54
- ağızdan çıkan lafın dönüşü olmaması3
- menemen yiyen erkek6
- demokles'in kılıcı abi ya4
- erkeklerin kadınları anlayamaması5
- sözlüğe bicepsini atmış erkeğin namusu6
- mahallede rönesans başlaması2
- sabah sabah metrobüste yaşanan gürültü kirliliği2
- izmirim izmirim nereye gitsem özlerim2
- öldüreni öldürmek6
- topuklu ayakkabı2
- parazitli'a m frekansı radyoları dinlemek3
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- sabah erken kalkmanın erdem sayılması5
- japonlan evlencem dye türkmenistanlıylan evlenmek4
- dm kuşu yazarlar3
- durduk yere armadilloya dönüşmek2
- kendi cenazende kavga çıkarmak2
- erkeklerin evde sıcak yemek olsun takıntısı4
- karınca yuvasının yanına çay şekeri dökmek2
- ingiliz lord unvanı3
- kaldırım taşı olarak reenkarne olmak2
- ideal aşka kavuştuğunu sanmak2
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması4
- cebe takılan kapı kolu2
- iş yok bahanesiyle bütün gün evde yatmak5
- akplisin yani27
- duanın bir şeye yaramaması28
- kimsenin memleket takımı tutmaması13
- benzini ayın birinde alın çünküüüü2
- kışlıkları çıkartmak2
- gaye su akyol5
- fon vurgunu49
- la loba2
- ısparta da gece hayatı14
- eski sevgilinin bıraktığı iz8
- twitter da türklerle çinliler arasındaki kavga3
- x de çinliler ve türklerin kavgası11
- üzüntüsünü kimseye anlatmayan insan8
- kolye140
- kürtaj hak mıdır sorunsalı11
- sevgili olmanın çok saçma bir şey olması6
üşüyor ellerim..
ne hayaller, uğruna ne mücadeleler vardı hepi topu üç harf bir kelime için.
bedenimi baştan aşağı, tüm sıcaklığıyla kaplamaya başladığında, çok karşı koymak istedim.
her birinde kırdım, canın yandı biliyorum.
ama sonra..
teslim oldum tüm kalelerimle.
bedenimle.
nefesimle.
sonra bir gün bir bakmışım ki ben, sen olmuşum aslında.
sen gittiğinde hiçbir şey kalmamış kendi varlığımda.
gücüm yetmez kendimi geri almaya, seni alamadıktan sonra.
her şey bitti, tamam anlamaya çalışıyorum da,
her hırsız gibi habersizce alıp gitseydin beni olmaz mıydı...
şimdi ardında suretsiz bir resim, başrolü olmayan bir film, mısraları olmayan bir şiir bıraktın.
gölgem var gülüm.. her aydınlıkta aslı olmayan bir gölgem var şimdi sadece..
aşk bedensiz bir gölge olmakmış, öğrendim sayende...
ne hayaller, uğruna ne mücadeleler vardı hepi topu üç harf bir kelime için.
bedenimi baştan aşağı, tüm sıcaklığıyla kaplamaya başladığında, çok karşı koymak istedim.
her birinde kırdım, canın yandı biliyorum.
ama sonra..
teslim oldum tüm kalelerimle.
bedenimle.
nefesimle.
sonra bir gün bir bakmışım ki ben, sen olmuşum aslında.
sen gittiğinde hiçbir şey kalmamış kendi varlığımda.
gücüm yetmez kendimi geri almaya, seni alamadıktan sonra.
her şey bitti, tamam anlamaya çalışıyorum da,
her hırsız gibi habersizce alıp gitseydin beni olmaz mıydı...
şimdi ardında suretsiz bir resim, başrolü olmayan bir film, mısraları olmayan bir şiir bıraktın.
gölgem var gülüm.. her aydınlıkta aslı olmayan bir gölgem var şimdi sadece..
aşk bedensiz bir gölge olmakmış, öğrendim sayende...
O olmayınca on para etmez güzellik.
aslında aşk, tek bir kadın için tüm kadınlardan vazgeçebilmekmiş. ne kadar aşk için söylenen her söze inanmasamda bu söz benim hayatımın dönüm noktası olmuştur. aşk o kadar narin ve kırılgan olmuşturki son zamanlarda ne devamlılığı vardır nede artık yaşanası.
"aşk hakkında söylenen her söz
söyleyeni aşktan uzaklaştırır
belki de uzaklık yakın olmaktır .."
söyleyeni aşktan uzaklaştırır
belki de uzaklık yakın olmaktır .."
köprüler kurmaktır duvarlar değil.
kadını güzelleştiren doğal botoks, estetik malzemesi yada gençlik iksiri ne dersen de. ama ben de özge* gibi ışıldamak istiyorum.
ölüme iliştirilen nefes gibi sanki...
Korku filmi seyretmek gibidir. Hem bakmak istemezsin hemde bakmaktan kendini alamazsın.
damdam düşmeden düşenin halini anlayamayacağın bi durumdur,felaket bi duygu yoğunluğu yaşanır iştahtan kesebilir.oysa kimilerine göre sadece hastalık kimilerine göre hayatın anlamı olabilmektedir.dikkatli olmak lazım aşıkken kafa çok meşgul olur çünkü ...
ağır bir ifadedir belki ama aşk dediğin adamın ağzına sıçar. mahveder maşuku. hayatının hiç bir anından atamazsın onu. hep onunla yaşarsın ya da onda yaşarsın. çekmeye mahkumsundur. yokluğu seni öldürür sanırsın varlığı süründürür. tarif edilemez bir duygudur. 5 duyu organın varsa bir 6.sını eklersin. 6. duyun aşktır ve sevgili aşkın ta kendisidir. onsuz aşkın olabilitesi yoktur sanırsın. içindeki aşkın bir karşılık buluncaya kadar hiçbirşeyden zevk alamazsın ve yaptığın herşeyde mutlaka bir eksiklik vardır. ters su bardağına su doldurmaya çalışırsın, çay içerken şeker atmayı unutursun ve unuttuğunu da en sonunda anlarsın. çarşıya pazara çıkarsın saatler geçer dolanır durursun, ama neden dolandığını bilemezsin. tam evine yurdua dönerken gelir aklına. aşk sevgiliye şiirler dizmektir hiç tadılmamış, duyulmamış, görülmemiş...daha önceden paylaşılmamış bir takım duygular. saf duygular.. hem istersin ki bitsin artık bu ızdırap hem duana dua katarsın "allah'ım n'olur bitmesin" diyerek.
anladım ki, bir zaman makinesi şart. kesinlikle yapılmalı.
anladım ki, bir zaman makinesi şart. kesinlikle yapılmalı.
Gördüğünün anka kuşu olduğuna nasıl inandırabilirsin ki hayatı martılardan ibaret sanan insanlara....öyle bir şey işte.
"0"dan başlarsın yaşama,
"1"bakmışsın girivermiş hayatına,
"2"de bir özlersin,
"3"günlük ayrılık ölüm gibi gelir,
"4"gözle beklersin,
"5"vakit namazdan daha bağlısındır,
"6"üstü insandır halbuki,
"7"kat göklerde hissettirir kendini,
"8"köşesindir mutluluktan,
"9"doğurursun beklemekten,
"10"u seversin,o' nu çooooooooooooooooooook seversin.işte hayat bu dersin...
"1"bakmışsın girivermiş hayatına,
"2"de bir özlersin,
"3"günlük ayrılık ölüm gibi gelir,
"4"gözle beklersin,
"5"vakit namazdan daha bağlısındır,
"6"üstü insandır halbuki,
"7"kat göklerde hissettirir kendini,
"8"köşesindir mutluluktan,
"9"doğurursun beklemekten,
"10"u seversin,o' nu çooooooooooooooooooook seversin.işte hayat bu dersin...
insan olmanın dayanılmaz hafifliği.
aşk ;
gözlerine değil de ona inanmaktır.
gözlerine değil de ona inanmaktır.
Aşk; iki insanın bilinçlerini birleştirme çabasıdır. Boşuna bir çaba çünkü insan kendi bilincine mahkumdur.
sartre
sartre
bakarken kıyamamak mı ?yoksa baktıkça doyamamakmıdır aşk ?
aşk, bir beyaz kağıdın parmağı çizmesidir derinden. öyle zararsız ve bembeyaz bir nesnenin dikkat edilmediği takdir de derinin en altına kadar işlemesi ve kesmesi gibi keser aşk kalbi bir anda. üstelik kan da akmaz düşünüldüğü gibi dışarı, yara içeri kanar; acı içeri akar, damarları kullanarak ayak serçe parmağına kadar ulaşır bir anda. aşk acısını diğer acılar gibi yönetip, bastıramaz insan. ancak acı insanı bastırır ve yönetir. mental olarak güçlendiğini düşünse de insan, kişisel gelişim kitapları okumak gibi bu da bir tür kendini tatmindir aslında. daha sonra, daha güçlü olmayacaktır eğer ki kesiğin üzerine basılacak bir başka el ya da dudak yoksa insanın hayatında yani aslında kalbe kesiği atan beyaz sayfa kazanılamamışsa, başka eller de durduramaz tersine kanamayı. üstelik, yara mikrop kapar. sarpa sarar işler, bilinç kaybı yaşanır en histerik saatlerde, en çok da soğuk yatağa yalnız girdiğinde insan.
ilk çizik atan kağıdın beyazlığı, bir kar tanesini bile kıskandırsa da, sonra ve çok sonra, artık tüm sayfalar, sadece beyaza yakın bir renge bürünecek, kesikler o kadar derin olmayacaktır. üstelik, ilk kesik belki bir asır sonra bile, bir kitap sayfasında ya da o çok 'sevdiği' tatlıyı yerken tekrar acıyacak, belki de sızıntı halinde kanamaya devam edecektir.
aşk, bir beyaz kağıdın parmağı çizmesidir derinden.
yara tersine kanar.
acı, içeri akar.
aşk acının dostudur ve eninde sonunda dostlar bir araya gelecektir.
ilk çizik atan kağıdın beyazlığı, bir kar tanesini bile kıskandırsa da, sonra ve çok sonra, artık tüm sayfalar, sadece beyaza yakın bir renge bürünecek, kesikler o kadar derin olmayacaktır. üstelik, ilk kesik belki bir asır sonra bile, bir kitap sayfasında ya da o çok 'sevdiği' tatlıyı yerken tekrar acıyacak, belki de sızıntı halinde kanamaya devam edecektir.
aşk, bir beyaz kağıdın parmağı çizmesidir derinden.
yara tersine kanar.
acı, içeri akar.
aşk acının dostudur ve eninde sonunda dostlar bir araya gelecektir.
solmaz iken dötünü seven, soldu iken gözünü s.ken! kısa ve öz bir tanımıdır bu aşkın. bir de bonus olarak acısı vardır ki değmeyin kalbinizin keyfine.
aşk ile ilgili buraya ne yazsak yalan olur heralde.çünkü aşkın bi tanımı yok nedir,nasıldır,nasıl aşık olunur,niye aşık olunur bunların cevabını kimse bilmez.en önemli olan sevdiğiniz insanla birlikteyseniz yaşayın gitsin hiç birşeyi düşünmeyin başka kafanızda soru işaretleri kalmasın.çünkü belkide hayatınızın en güzel günlerini en güzel anlarını yaşıyosunuz.mutlu olun önemli olan o değil mi zaten.allah korusun bir gün gelirde sevdiğiniz insandan ayrılırsanız işte geride kalan günlerin çok güzel olduğunu ozaman anlarsınız.çünkü insan bir şeyin değerini kaybetmeden anlamıyo,kaybettikten sonra ise herşey için çok geç oluyo.
aşk; bir deliliktir.
Aşk sevdiğini güldürmektir.
her şeyin başladığı ve bittiği yerdir. her şeyin başladığı yer çünkü yine çocuk olursun yine kalbin çarpmaya başlar.her şeyin bittiği yerdir çünkü ondan öncesini hatırlamazsın,tekbaşınalığının bittiği yerdir.aşk ... (üç noktadır) başlangıç,vazgeçiş ve bitiş.
aşk; binlerce kelimenin bir araya gelip susmaya karar vermesidir.
ah aşk, bir topluluğun fotoğraf çekildikten sonra dağıldığı an... *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar