bugün
- uludağ sözlüğün hacklenmesi14
- bik bik'in hacker'a yalakalık yapması11
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi9
- kolye142
- nerde bu sözlük nerde bu zall nerde bu mod4
- pizza bira ikilisi6
- konya denilince akla gelenler3
- sözlük elden gidiyor4
- asla evlenilmeyecek erkekler7
- chatgpt'nin sorunu ne2
- erlik5
- cep telefonu17
- nokia16
- fuck bahçeli tişörtü2
- günün sözü6
- 13 cuma'nın köklerine dönüş2
- rüzgar12
- pazarları çizgi film izlemek için erken uyanmak3
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- bal10
- lale14
- türkiye'nin kıymeti bilinmemiş şarkıcıları4
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı22
- var olmak için ne yaptınız13
- abd de futbol sahasına kamyonet dalması2
- pazar günleri ekmek almak3
- pazar günü erken kalkmak3
- sevgiliye uzaktan bakmak3
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver10
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- evi ev yapan şeyler14
- kaplan17
- bileklik19
- yogartiksen39
- fil9
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- aslan15
- kader4
- billie eilish'in memeleri7
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- kuş5
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek48
- at6
- sevgili nedir7
- eskortluk yapan sözlük yazarı25
- başka birinin ayağını yalamış erkekle evlenmek7
- kim kimi neden sevmiyor14
- gül7
- brezilya7
entry'ler (785)
oyunda bir kimsenin vefatına müteakip radio message panelinde yazdıklarında nickinin hemen yanında bir 'dead' görünürdü. ben nickimin sağına da bir tane eklerdim ve nedense bunu komik bulurdum.
--
dead*always*dead
--
dead*always*dead
Özcülük (essentialism) akımına kendisini kaptırmamış sevgilidir. Rolcülükten uzak durur.
Hoca yoklama almaktadır:
-Zehra Bıyıklı?
-Buradayım hocam.
-Soyadınız garip. Sorun değil evlenince değişecek nasılsa.
-!?!?!?
-Zehra Bıyıklı?
-Buradayım hocam.
-Soyadınız garip. Sorun değil evlenince değişecek nasılsa.
-!?!?!?
avea altyapısını kullanan ucuz ttnet bağımlı/bağımsız 3g mobil internet imkanı sunan mobil operatör olma iddiasındaki mobil operatördür. ttnet ve avea ortaklığı zaten bilinirken ona yeni bir operatörmüş gözüyle bakmak yanlıştır. piyasanın sunduğundan daha ucuza internet sunmak politikası peşindeler. avea'nın hiç bir yerde doğru dürüst çekmemesi dolayısıyla müşteriyi mağdur etmekte üstlerine yok.
başımdan geçen olay şudur:
bir ttnet bayisine girilir ve mobil internetin merak edildiği ve nasıl olduğu sorulur. cevap görünürde tatmin edicidir. müşteri hizmetleri aranır ve bulunulan mevkiide bina içinde de 3g çektiği öğrenilir. 4g için aylık 19 + 5 tl vergi ödeme konulu bir sözleşme imzalanır ve 1 yıllığına taahhüt verilir. eve gelinir ve denendiğinde 3g'nin evde çekmediğine kanaat getirilir.
tabii ki avea müşteri kaybetmemek için önce suçu hatta sonra da modemde bulur. ancak denemeler sonucu ikisinin de çalıştığı ancak 3g'nin kapsama alanı dışında olduğu yetkili kişiye telefondan ispatlanır. (Ankara Keçiören Subayevleri lan YUH !).
ttnet bayisindeki güzel bayanın da dediği gibi iade etmek istendiği bildirilir. müşteri temsilcisiyse iade için bir form oluşturmayı ve iadeyi kabul etmeye dair işlemleri gerçekleştirmek için onay ister. şartların ne olduğunu sorduğumda ise olayın iç yüzü ortaya çıkar:
1-modem ücreti olan 70 tl tarafımdan muaf tutulur (modemi iade ediyorum zaten, bir de lütufmuş gibi bunu diyorlar)
2-hattın ilk ay ödenmesi gereken ücreti olan 19 tl ödenecektir (hiç kullanmadığım halde, ki ilk maksadım buna itiraz etmekti)
3-ilk ay ödenmesi gereken 19 tl dışında devletin kestiği iki farklı vergi olan toplamda 51 tl'nin de tarafımdan ödenmesi gerektiği bana anlatılır (sadece modemi denemenin maliyeti 70 tl oldu)
ben ilk ay alacakları 19 tl'yi bile ödememek düşüncesiyle arıyorum, müşteri hizmetleriyle vodafone hattım üzerinden yaptığım görüşme tutarlarını bile hesaba katmadan. onların beni hatalı bilgilendirmeleri sebebiyle devletin benden kullanmadığım hizmetin vergisini almasını sağlıyorum. ne kadar güzel bir memleket. beyfendi size durumu anlatıyorum diyen kadına (ki hep kadın olur) "peki daha ciddi bir seviyede görüşebileceğim bir merci var mıdır" diyorum ve aldığım cevap neşeli: "siz beni ciddiye almıyor musunuz".
bu şakacı tavrı nedeniyle lanet olası avea'ya teşekkürü borç bilirim.
başımdan geçen olay şudur:
bir ttnet bayisine girilir ve mobil internetin merak edildiği ve nasıl olduğu sorulur. cevap görünürde tatmin edicidir. müşteri hizmetleri aranır ve bulunulan mevkiide bina içinde de 3g çektiği öğrenilir. 4g için aylık 19 + 5 tl vergi ödeme konulu bir sözleşme imzalanır ve 1 yıllığına taahhüt verilir. eve gelinir ve denendiğinde 3g'nin evde çekmediğine kanaat getirilir.
tabii ki avea müşteri kaybetmemek için önce suçu hatta sonra da modemde bulur. ancak denemeler sonucu ikisinin de çalıştığı ancak 3g'nin kapsama alanı dışında olduğu yetkili kişiye telefondan ispatlanır. (Ankara Keçiören Subayevleri lan YUH !).
ttnet bayisindeki güzel bayanın da dediği gibi iade etmek istendiği bildirilir. müşteri temsilcisiyse iade için bir form oluşturmayı ve iadeyi kabul etmeye dair işlemleri gerçekleştirmek için onay ister. şartların ne olduğunu sorduğumda ise olayın iç yüzü ortaya çıkar:
1-modem ücreti olan 70 tl tarafımdan muaf tutulur (modemi iade ediyorum zaten, bir de lütufmuş gibi bunu diyorlar)
2-hattın ilk ay ödenmesi gereken ücreti olan 19 tl ödenecektir (hiç kullanmadığım halde, ki ilk maksadım buna itiraz etmekti)
3-ilk ay ödenmesi gereken 19 tl dışında devletin kestiği iki farklı vergi olan toplamda 51 tl'nin de tarafımdan ödenmesi gerektiği bana anlatılır (sadece modemi denemenin maliyeti 70 tl oldu)
ben ilk ay alacakları 19 tl'yi bile ödememek düşüncesiyle arıyorum, müşteri hizmetleriyle vodafone hattım üzerinden yaptığım görüşme tutarlarını bile hesaba katmadan. onların beni hatalı bilgilendirmeleri sebebiyle devletin benden kullanmadığım hizmetin vergisini almasını sağlıyorum. ne kadar güzel bir memleket. beyfendi size durumu anlatıyorum diyen kadına (ki hep kadın olur) "peki daha ciddi bir seviyede görüşebileceğim bir merci var mıdır" diyorum ve aldığım cevap neşeli: "siz beni ciddiye almıyor musunuz".
bu şakacı tavrı nedeniyle lanet olası avea'ya teşekkürü borç bilirim.
gazete satışlarındaki azalmanın önüne farklı bir abonelik sistemiyle geçmeye çalışmış gazetedir. 12 aylık abone olun 1 ay bizden. cemaat evlerinde artık sistem budur. tatillerde dağıtıcının muhattap bulamamasının önüne böyle geçilmiştir. ancak başarı sağlanamamaktadır zira 1m yaptıktan sonra yeniden 500k'ya düşerek bu sayının ne kadar şişirme olduğunu türkiyeye göstermişlerdir.
Niye kimse kabullenemiyor anlayabilmiş değilim. bu gazete 1000000 satamaz işte. kimse gidip bu gazeteye o kadar para vermez. tamam, her mensuba birer gazete gönderdin diyelim, diğer ortalama okuyucuyu nasıl çekmeyi planlıyorsun? abiler tarafından bu gazetenin sürekli zarar ettiği, karlı birşey olmadığı söylenirdi. madem kimse okumuyor, madem zarar da ediliyor, nedir bu ısrar, anlamak mümkün değil.
Kandırmacadır. Ben de bu topluluğun içinde bulundum. o gazete bir milyon satılıyor doğru, ama bir milyon okunmuyor. her sevdalı ortalama 4er 5er gazete aboneliği alıyor. sayı çok şişirmedir. teknoloji çağı türkiyesinde haber ve köşe yazısı okuma aracı olan bir "gazetenin" bir milyon satabilmesi mümkün değildir. benim de içinde olduğum kitle daha bağımsız takılan haber portallarını takip etmektedir.
yurtlarında lisans eğitimi gören öğrencilerin gördükleri lisans eğitimine ağırlık veremediklerine şahit olduğum gruptur.
bir türlü adam edemediğim eğilimdir. düşün gerektirsin gerektirmesin, herhangi bir başlığın altına söyleyecek sözü olmamasından ötürü sadece (bkz: zıkkımın peki) şeklinde entry giren yazara karşı içimde oluşan serzeniştir. fikir sahibi olmadan huy sahibi olmayın.
edit: tam olarak da bundan bahsediyordum.
edit: tam olarak da bundan bahsediyordum.
mikasa, adidas ya da nike futbol topu sahibi olanlar okul erkeklerince el üstünde tutulurlardı. tenefüslerde yapılan kısa maçlarda en çok başvurulan ve ilim iznine başvurulan insanlardı.
tahliye haberini internette okurken önceki haberin samanyolu tv'nin bu haberi 21 dakika önce açıklamış olması beni şaşırtmadı nedense.
bir asosyal insan davranışı da olabilir.
hacettepe ormanına ayı ve kurt inmesi gerçekliğiyle sidik yarıştıramaz bile.
nedendir bilinmez ütopyalarda yer etmiş, hala pek çok insanın gerçekleşmesini beklediği devrimdir.
shakespeare'in toyluk zamanlarında yazdığı komedilerinden birisidir.
bir diğeri için (bkz: romeo ve juliet)
bir diğeri için (bkz: romeo ve juliet)
kadınların sürekli "yavrum, bebeeem, bideneem, püskülüm, cicişim, kuzucum" şeklinde aşırı suni suretteki birbirlerine hitaplarından mütevellit karşı tepki olduğunu düşündüğüm kendinden doğal oluşumlu durumdur. kadınların bu şekildeki hitaplarını sevmiyoruz. lisedeyken de birbirinin kucağına oturan kızlar görürdük. ne yapalım yani, biz de mi kol kola girelim, öpüşelim, birbirimizin kucağına oturalım. kızlar yaparken yeterince iğrenç bu durum zaten.
ttnet sırf biz daha hızlı internet kullanabilelim diye gece gündüz çalışıyormuş. "daha hızlı"nın ne ifade ettiği önemli; örneğin: önce--1024kb/s, daha hızlı--1025kb/s.
bu hıza alış türkiye derken de kesinlikle daha hızlısını beklemeyin denedik olmuyor işte, mesajını vermekteler aslında.
bu hıza alış türkiye derken de kesinlikle daha hızlısını beklemeyin denedik olmuyor işte, mesajını vermekteler aslında.