bugün
- yeni parti tüzüğü yerine 20 milyar doları konuşmak9
- nokia 3310 denince akla gelenler8
- ne kadar yaşlısın11
- asrın soygunu19
- trt tarafsız olmalı9
- bu nasıl hava lan7
- koyu saç açık ten4
- sigara böreği5
- kendisiyle övünen insanlar3
- asuman krause3
- fatma betül sayan kaya47
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı20
- istanbul un havasının deli bir kadın gibi olması4
- nokia 6600 denince akla gelenler3
- zulzula cin kabilesi5
- 28 eylül 2026 türkiye italya maçı35
- kavga havasında olmak2
- motorola razr v32
- eti üç harfli portakal jöleli bisküvi2
- barış alper yılmaz8
- morkstar7
- paranın devrinin bitmesi10
- patates kızartmak4
- ortada bir yolsuzluk olmaması28
- sarma saran kaslı sözlük erkekleri13
- beyza4
- izmirin diğer büyükşehirlere göre çok geri olması13
- arkadaşlar biraz dertleşelim mi21
- yasak cinsel ilişkiler15
- bir erkeğe saklama kabında sarma götürmek14
- romanya53
- bir sözlük erkeğine yürüyüp karşılık bulamamak11
- türkiye28
- sevgili3
- gocu'nun 2 günde unutulması13
- sarma saramayan kız10
- eylül ayı2
- futbol13
- x veya exe olunca şeytanivekorkunç bir kopyaolması2
- melih gökçek soruşturması ne oldu22
- sözlük erkeğine cin musallat etmek7
- italya12
- abberline ın yeni hesabı11
- fatma betül sayan kaya yalnız değildir27
- ankara da aym önünde intihar eden emekli polis15
- dünya60
- true'nun çaylak olması7
- bir sözlük erkeğine sarma tenceresiyle saldırmak7
- kelimelik3
- arkadaşlar bişe dicem ya7
iki alışveriş, (dostluk ve aşk) raslantılara ve başkalarına bağlıdır; biri
aramakla bulunmaz kolay kolay, öteki yaşla solar gider. Onun için
yaşamımı doldurup doyuramazdı onlar. Üçüncü alışveriş, kitaplarla
kurduğumuz ilişkidir ki daha sağlam ve daha çok bizimdir. Ötekilerin
başka üstünlükleri vardır, ama bu üçüncüsü daha sürekli ve daha
kolayca yararlıdır.
Ömür boyu yanı başımda, her yerde elimin altındadır. Kitaplar
yaşlılığımda ve yalnızlığımda avuturlar beni. Sıkıntılı bir avareliğin
baskısından kurtarır, hoşlanmadığım kişilerin havasından dilediğim
zaman ayırıverirler beni.
Fazla ağır basmadıkları, gücümü aşmadıkları zaman acılarımı
törpülerler. Rahatımı kaçıran bir saplantıyı başımdan atmak için
kitaplara başvurmaktan iyisi yoktur, hemen beni kendilerine çeker,
içimdekinden uzaklaştırırlar. Öyleyken, onları yalnız daha gerçek,
daha canlı, daha doğal rahatlıklar bulamadığım zaman aramama hiç de
kızmaz, her zaman aynı yüzle karşılarlar beni.
Atını yularından tutup ardından çekene yürümek kolay gelir, derler.
Bizim Jacques, Napoli ve Sicilya kralı, o genç, güzel, gürbüz adam,
sedyeyle taşıtırmış kendini uzun yollarda, başı fukara işi bir yastığa
dayalı, boz kumaştan bir giysi ve takkeyle; ama şahane bir alay
gelirmiş ardından: Tahtırevanlar, yularından çekilen türlü türlü binek
atları, rütbeli cübbeli kodamanlar, görevliler: Bu ne perhiz, bu ne turşu
dedirtecek gibi. iyileşmek elinde olan bir hastaya acınmaz. Pek doğru
olan bu atasözünü ben denemiş ve kullanmış olarak, kitaplardan
gördüğüm yarar için söyleyebilirim. Gerçekten ben kitapları, kitap
nedir bilmeyenlerden fazla kullanmam diyebilirim. Cimriler nasıl
günün birinde kullanacağım diye hiç dokunmazlarsa definelerine, ben
de öyle saklarım kitaplarımı. Ruhum onların benim olmasıyla doyar,
yetinir. Savaşta, barışta, kitapsız yola çıktığımız olamaz; yine de hiç
kitap açmadığım günler, aylar olur. Biraz sonra, yarın, canım istediği
zaman okurum derim. Zaman yürür gider beni dertlendirmeden; çünkü
kitaplarımın dilediğim zaman bana sevinç verecekleri, yaşamama
destek olacakları düşüncesi anlatabileceğimden daha büyük bir
rahatlık verir bana. insan yaşamı denen bu yolculukta benim
bulduğum en iyi nevale kitaplardır ve ondan yoksun anlayışta
insanlara çok acırım.
denemeler montaigne (Kitap 3, bölüm 3)
aramakla bulunmaz kolay kolay, öteki yaşla solar gider. Onun için
yaşamımı doldurup doyuramazdı onlar. Üçüncü alışveriş, kitaplarla
kurduğumuz ilişkidir ki daha sağlam ve daha çok bizimdir. Ötekilerin
başka üstünlükleri vardır, ama bu üçüncüsü daha sürekli ve daha
kolayca yararlıdır.
Ömür boyu yanı başımda, her yerde elimin altındadır. Kitaplar
yaşlılığımda ve yalnızlığımda avuturlar beni. Sıkıntılı bir avareliğin
baskısından kurtarır, hoşlanmadığım kişilerin havasından dilediğim
zaman ayırıverirler beni.
Fazla ağır basmadıkları, gücümü aşmadıkları zaman acılarımı
törpülerler. Rahatımı kaçıran bir saplantıyı başımdan atmak için
kitaplara başvurmaktan iyisi yoktur, hemen beni kendilerine çeker,
içimdekinden uzaklaştırırlar. Öyleyken, onları yalnız daha gerçek,
daha canlı, daha doğal rahatlıklar bulamadığım zaman aramama hiç de
kızmaz, her zaman aynı yüzle karşılarlar beni.
Atını yularından tutup ardından çekene yürümek kolay gelir, derler.
Bizim Jacques, Napoli ve Sicilya kralı, o genç, güzel, gürbüz adam,
sedyeyle taşıtırmış kendini uzun yollarda, başı fukara işi bir yastığa
dayalı, boz kumaştan bir giysi ve takkeyle; ama şahane bir alay
gelirmiş ardından: Tahtırevanlar, yularından çekilen türlü türlü binek
atları, rütbeli cübbeli kodamanlar, görevliler: Bu ne perhiz, bu ne turşu
dedirtecek gibi. iyileşmek elinde olan bir hastaya acınmaz. Pek doğru
olan bu atasözünü ben denemiş ve kullanmış olarak, kitaplardan
gördüğüm yarar için söyleyebilirim. Gerçekten ben kitapları, kitap
nedir bilmeyenlerden fazla kullanmam diyebilirim. Cimriler nasıl
günün birinde kullanacağım diye hiç dokunmazlarsa definelerine, ben
de öyle saklarım kitaplarımı. Ruhum onların benim olmasıyla doyar,
yetinir. Savaşta, barışta, kitapsız yola çıktığımız olamaz; yine de hiç
kitap açmadığım günler, aylar olur. Biraz sonra, yarın, canım istediği
zaman okurum derim. Zaman yürür gider beni dertlendirmeden; çünkü
kitaplarımın dilediğim zaman bana sevinç verecekleri, yaşamama
destek olacakları düşüncesi anlatabileceğimden daha büyük bir
rahatlık verir bana. insan yaşamı denen bu yolculukta benim
bulduğum en iyi nevale kitaplardır ve ondan yoksun anlayışta
insanlara çok acırım.
denemeler montaigne (Kitap 3, bölüm 3)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar