bugün
- from gold from dust12
- evlenilecek erkek bulmanın gittikçe zorlaşması12
- nervio isimli yazarin tam olarak neye yaramasi17
- gece gece gelen kızarmış patates isteği3
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye44
- vişneçürüğü tanga giyen sözlük erkeği13
- kışın duş alırken üşümemek için öneriler7
- çin'e demokrasi gelsin10
- sözlük kızı için kavga eden 2 kaslı sözlük erkeği13
- truesuz sözlük8
- hastalık havası8
- halka filmini izlerken telefonun çalması2
- adalet ve kalkınma partisi4
- anında dolan göz neyin belirtisidir6
- sözlüğün götü en güzel yazarı12
- geceleri yapmaktan zevk alınan şeyler5
- seni terkedeceğim4
- uykuya dalmak istememek neyin belirtisidir5
- burna tuzlu su çekmek6
- ankara da aym önünde intihar eden emekli polis18
- vajinanın iç sıcaklığı10
- ekrem imamoğlu6
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması42
- uzun süre ayakkabı içinde kalmış ayak5
- kopya çekmenin etiği5
- recep tayyip erdoğan27
- fiziği güzel sözlük kızları48
- silikon memenin patlaması10
- silikon meme gerçeğinin yerini tutar mı sorunsalı14
- gecenin ilerleyen saatlerinde soğuk kahve içmek2
- nervio23
- çok makyaj yapan kız vs doğal kız10
- radiohead seven kız3
- gocu19
- seni çok özledim3
- karton toplarken şarampole yuvarlanmak5
- cinler size musallat olsa2
- sümük fetişi3
- love me again2
- iyi dostlar biriktirdim7
- sözlük erkeklerinin kaşar olduğu gerçeği9
- bastırılmış üzüntü4
- çok düşünmek neyin belirtisidir3
- judas'ı dayak yerken görseniz ne yaparsınız10
- yaran twitter iletileri3
- duvardaki kafam kadar örümcek4
- arkadaşlar sizce bu çanta nasıl8
- geçmeyen mide bulantısı neyin belirtisidir3
- yazarların akşama dair planları9
- kasiyerin nakit mi kredi kartı mı diye sorması5
Türkiye gibi ülkeleri bölmek salt silah gücüyle olmaz. Hem nüfusumuz büyük hem de tarihsel geçmişimiz olarak bu şekilde bölünmesi zor bir medeniyetin çocuklarıyız. Emperyal güçler bunu biliyor. Bu sebeple Atatürk'ün ölümünden sonra adım adım bunu işlediler. Ancak bugünlerde meyvelerini almaya başlamaları da, aslen ayrıntılı incelenirse atatürk dehasıdır. Dilim döndüğünce anlatayım.
Atatürk, cumhuriyet kurulduktan sonra sermaye olmadan, osmanlı borçlarını da kabullenerek sınai kalkınma hamlesi başlattı. Birkaç yılda, ithal ettiğimiz malların %85'ini yerli üretim ile üretir hale getirdi. 2. kalkınma planını uygulamaya ömrü yetmedi. Tabi bu arada sayısız fabrika kurdu. Toprak reformu yaptı. Ağalık sistemini çökertti. Sosyal devlet anlayışına hizmet ederek köy evlerini kurdu vs. sayısız şey.
Atatürk'ün ölümünden sonra emperyalistlerin en can alıcı hamlelerinden biri marshall yardımları denen yardımlardır. Bizim sınai kalkınmamız tüm dünyada ilgi uyandırdı. Hatta 1930'ların ünlü iktisatçısı A. Rostow, "Atatürk'ün Türkiye'si böyle giderse süpergüç olur" demiştir. Bunun boş laf olmadığının kanıtı şudur: Atatürk döneminde büyüme ortalamamız %7,4'tür. Oysa cumhuriyet tarihimizde bu oran %4'lerin altına inmiştir. Yani Atatürk'ün büyüme oranlarını da sayarak bu ortalamaya ulaşıyoruz. Onun kredisi de var. Eğer %7,4'lük oran devam etseydi, bugün gsmh'si en yüksek 5 ülkeden biriydik. Ne oldu da bu hale geldik?
Marshall yardımları ile sınai kalkınmamızdan endişe duyan Amerika, bize dedi ki: "siz tarım ülkesi olun. siz tarım yapın biz sanayi. Mukayeseli üstünlükler teorisi kapsamında böyle karlı çıkarsınız". Nedir bu teori? Mevcut kaynaklarınızla tarım yapmak size daha ucuza mal oluyor demek. Yani çok kar getiren sanayi yapmayın, az kar getiren tarım yapın demek bu. Biz size tarım malzemeleri de sağlayacağız dediler ve AKP gurusunun atası olan Adnan Menderes, -ki onun de berisi var ama cumhuriyet tarihinde Adnan Menderes baş kazıkçımızdır- tamam dedi. Bütün sınai kalkınma hamlelerinden vazgeçildi. Bu sayede avrupa kalkınırken biz yerimizde saydık. Biz 1 kar ederken, avrupa 5 kar etti. Biz 1 karla onlara buğday sattık, onlar 5 karla bize makine sattı.
Yıllarca bu böyle devam etti. Devrim otomobilleri projemize çomak soktular. Ürettirmediler. Oysa o proje ülkemizin kalkınması için önemli idi. Cumhuriyet tarihimizin en önemli müteşebbisi Nuri Demirağ'ı dahi küstürdüler. Kimdir Nuri Demirağ? Cumhuriyetin genç yıllarında Yeşilköy'de uçak fabrikası kuran adam. Onun NUD-36 adını verdiği Uçaklarını devlete satmak istedi almadılar. Amerika'dan emir gelmişti. Sonra Belçika'ya sattı. Göndertmediler. ispanya'ya sattı engel oldular. Finlandiya ile görüştü yine sattırmadılar. Sonuçta o uçaklar Yeşilköy'de fabrika'da çürüyerek yok oldu. Paraşüt konusunda da ilktir Nuri Demirağ. Hani 10. yıl marşında "demirağlarla ördük ana yurdu dört baştan" der ya, orada anayurdu demiryolları ile ören adam da Nuri Demirağ'dır. Bu adamı ülke menfaatine gidiyor diye yok ettiler. Unutturdular. Kim yaptı bunu? Emperyal işbirlikçisi Tayyip'in ataları.
Emperyalistler silahla bölemedikleri ülkeyi, ekonomik olarak yok edip, sonra da kımıldayamaz hale getirmek istediler. Cuntacılıkla solu yok ettiler. mhp nin kanlı tarihi'ni yarattılar. Faşizmi körüklediler ve kendi içimizde bizi böldüler. Her türlü şeye potansiyel yarattılar. Ama yetmezdi. Ekonomik iflas gerekti. Özelleştirme adı altında ab ayağına devlet elinde ne kadar üretim işletmesi varsa AKP iktidarında sattılar. Tüpraş, Petkim gibi tekel olan birçok işletme marka değerinin altına satıldı. Düşünün Tüpraş satılıyor ve yıllık 1 milyar dolar net karı var, ama 800 milyon dolar taksitle 4-5 yıllık vadeye satılıyor. Bunun adı peşkeştir. Bana satsalar ben de alırdım. Bir de satılsın diye devlet kredi veriyor. Bunun ülkeyi yok etmeye çalışmaktan başka açıklaması yoktur. Aydın Doğan'ın 20 milyar dolar borcunu, medya desteği aldılar diye ötelettiler %1 faizle. Bunlar inanılmaz şeyler. Geçenlerde maliye bakanı Kemal Unakıtan bir açıklama yaptı. "Ne komünist ülke sat sat bitmiyor" diye. Satılan her işletme halkın sırtına vergi yükü oldu. Çünkü arayı kapatmanın tek yolu onlara göre vergi idi. Halk daha da fakirleşti. Bankalar satıldı ve para politikası yapamaz olduk. Çünkü siz ne kadar bankalara para arz ederseniz edin, yunanı, ingilizi, ermenisi, amerikalısı bankaları aldı. işlerine geldiği gibi para satarlar. Halka değil, kendilerine hizmet ederler. Nitekim öyle de oldu. Hükümetle bir olup halkı soydu bankalar. Hala da soyuyor.
Özelleştirme, Avrupa'da var diyorlar ya hani. inanmayın. Orada özelleştirme hissedarlık şeklindedir. Hepsi satılmaz. Ortalamaya vursanız, %10 ile %40'lar arasında seyreder. Hepsi satılmaz. Almanya'da Wolswagen'in satışı gündeme geldi. Kıyamet koptu "satılamaz" diye. Sattırmadılar. Avrupalılar özelleştirmeye böyle bakar. Bizimkisi tamamen yutturmaca. ingilizler borsada 25 milyar dolar kaybetti diye bizim elektirik zamları böyle yükseldi. Açıklarını finanse ediyorlar. O zaman Tayyip açıklama yaptı: "elektirik zamları gerekli" diye. "Cari açık var" diye. Ulan zaten sattınız özelleştirdiniz. Devletle ne alakası var zamların? Bu bir aymazlıktır.
Mesela Türk Petrol Kanunu/#4517706 çıkardılar. Silahla Irak gibi işgal etmeye gerek kalmadan, elin oğlu istediği gibi geliyor, çıkardığı petrolün %1'ni bize bırakarak ülkesine götürüyor %99'unu. Daha birçok ayrıntısını kanunu inceleyerek de görebilirsiniz.
Şimdi cari açık, öyle arttı ki, bir ekonomist olarak şunu açık ve net söyleyebilirim ki: Cari açıklar 80 yıllık cumhuriyet birikiminin 4 katı hale geldi. kapanamayacak derecelere ulaştı. Abd, israil bizi kredilerle fonladığı sürece halk bunu anlamıyor ve anlamayacak. N'oldu? Kar getiren her şeyi özelleştirdiler. Devletin geliri bitti ve cari açık bu sebeple hortladı. insanlar bu sebeple işsiz. Çünkü açığı kapatmak için vergileri arttırdılar. Ama halk bunu anlayamıyor.
Yarın öbür gün devletin ekonomik olarak tamamen eli kolu bağlandığında iflasa yakın; kesecekler kredileri. Binecekler tepemize. Diyecekler ermeni soykırımı, diyecekler kürdistan, diyecekler Kıbrıs... terörü hortlatacaklar. Güneydoğu'da Atatürk'ün Hatay'da yaptığı gibi referandum yapacaklar ve kaybedeceğiz toprakları. Bu sefer kimse ses de çıkaramayacak.
--------------------------------------------------------------
AKP'nin ilkleri ve enleri
- BOP'a eşbaşkan bir başbakana sahip olunması.
- Büyük israil Projesi'ne destek veren başbakana sahip olunması.
- BOP ve Büyük israil Projesi'ne katkılarından dolayı üstün cesaret nişanı alan başbakana sahip olunması.
- Cumhuriyet tarihi boyunca yapılan dış borcun 2 katının 6 senede yapılması.
- Dış borcun un yüksek seviyeye ulaşması.
- Açık havada mayo reklamının yasaklanması.
- Barzani'nin kardeş ilan edilmesi.
- 23 Nisan'da Kur'an okuma yarışmasının düzenlenmesi.
- ithalatın en yüksek seviyeye ulaşması.
- TC ibaresinin okul tabelalarından kaldırılması.
- imamların bürokrat olması.
- ABD'de başbakanın pazarlanması.
- Türk askerinin başına çuval geçirilmesi.
- Halka hakaret edilmesi.
- Şehitlerin aşağılanması.
- TC ibaresinin okul tabelalarından kaldırılması.
[url]http://arsiv.ntvmsnbc.com/news/387871.asp[/url]
- Enflasyonun 4 katından fazla doğalgaz, 3 katından fazla elektirik zammı yapılması.
- Tekerlekli sandalye alan engelli vatandaşlara ilk defa ötv vergisi koyan hükümet olması.
- Tarıma verilen desteğin 1 yıl içinde 500 trilyona kadar gerilemesi.
- Eğitime ayrılan bütçenin en düşük oranlara inmesi. En son %0,07 idi ama ondan da kesinti yaptılar son bir kararla.
- Abdullah Öcalan'a "sayın" denmesi.
- Bir maliye bakanının kendisi ve oğlunun açtığı şirketlerde gerekli alımları yapması için ilgili alanda nokta atışı ile vergileri sıfırlayıp, işi bittikten sonra vergileri eskisinden de fazla arttırıp sektörde lider olması.
- Başbakan'ın oğlunun elmas/pırlanta işine girmesi ile bu mücevherlerden verginin sıfırlanması.
- En yüksek dolar bazında hazine borçlanma faizi: %27.6
- ilk kez cari açığın üstünde borçlanma yapılması
- En yüksek kişi başına borç: 7000 doları da aşmış durumda.
- ilk defa bir başbakanın memur sendikalarına "imf'yi ikna edin" demesi.
- ilk kez yunan kilise bankasının Türkiye'de banka alması.
- "iMF'ye ümmük sıktırtmam" deyip tarihin en ağır stand by anlaşmasının imzalanması.
- ilk defa domuzun kesimlik hayvanlar sınıfına alınması ve teşvik kredisi verilmesi.
-ilk defa kamunun kamuya olan borcu piyasadan borçlanılarak ödenmesi.
- ilk defa bir başbakanın işsizliğin dünya gerçeği olduğunu söylemesi.
- ilk defa yabancı rantiyecilere vergi muafiyeti tanınması.
- ilk defa bir Amerikan şirketinin vuku bulmuş 100 trilyon vergi borcunun affedilip silinmesi.
-ilk defa bir kanunun daha uygulanmadan değiştirilmesi. 5018 sayılı kamu mali yönetimi ve kontrol kanunu ile türk ceza kanununun daha yürürlüğe girmeden değiştirilmesi.
-ilk defa petrol kanunu ile yabancılara 50 yıllık imtiyaz verilmesi. (sanki petrolün 500 yıllık geleceği var)
- ilk defa petrolden alınan verginin %1'e indirilmesi. eskiden %12 idi.
- ilk defa petrol çıkarma tesislerinin yabancı mülkiyetine açılması.
- ilk defa petrol tesislerinde yabancı çalıştırabilmenin serbestliğinin kanunlaşması. önceden bir türk'e ait olmalıydı tesisler.
- ilk defa ülkeden çıkarılan petrolün tamamının %1'inin devlete verilerek kalanının memleket ihtiyacını umursamaksızın dışarıya götürülmesi. Önceden karadan veya denizden çıkarıldığına göre %50 ve %60'ının memleket ihtiyacına harcanması zorunluluğu vardı.
- ilk defa düşük faizli dış borcun yüksek faizli iç borç ile ödenmesi.
- ilk defa döviz sürekli düşerken döviz cinsi borçların tl cinsinden borca çevrilmesi.
- ilk kez israilli işadamına gizli bir şekilde 800 milyon dolar kaynak aktarılması.
- ilk defa bir başbakan baş danışmanının amerika'ya "bunu kullanın, dini inandırıcılığı işinize yarar, süpürge gibi atmayın" demesi.
- ilk defa zinanın suç olmaktan çıkarılması.
- ilk defa bir başbakanın ve dışişleri bakanının, islamiyeti yok etmeye yemin eden bir papanın heykeli önünde fotoğraf çektirmesi ve AB anayasasını imzalaması.
- ilk defa iletişim sektörünün tamamının yabancıların kontrolüne geçmesi.
- ilk defa bir iktidar "ben ülkemi pazarlamakla mükellefim" dedi ve "alıyorlarsa götürmüyorlar ya" dedi.
- ilk defa bir başbakanın Türkiye'de 36 etnik grup olduğunu söylemesi.
- ilk defa bir başbakanın "dini kullandık" demesi.
- ilk defa bir başbakanın Türk bürokratlardan evvel yabancı bürokratları bilgilendirmesi.
- ilk defa br başbakanın çiftçiye "gözünüzü toprak doyursun" demesi. Atatürk, "köylü milletin efendisidir" demişti.
- En yüksek işsiz sayısına ulaşılması.
- ilk defa Kuzey Kıbrıs'ın milli mesele/dava olmaktan çıkarılması.
- ilk defa bir başbakanın yapılan bir ihaleden önce uçak istemesi ve sonrasında mercedes'e razı olması.
- ilk defa bir başbakanın Kızıhaç'tan nişan alması.
- ilk defa bir başbakanın abd askerleri için sağ salim dönmeleri adına dua ettiklerini açıklaması. Bizim askerlerimize "askerlik yan gelip yatma yeri değildir" demiştir.
- ilk defa enflasyon % 20 artarken, pancar fiyatları 99 kuruştan, 88 kuruşa indi.
- ilk defa fındık fiyatları, maliyetinin altına düştü.
- ilk defa bir başbakanın tarihsel haklarımızın olduğu ve türkmen bölgesi olan Kerkük için, Türkmenlerin bölgeden silah zoruyla Kürtlere devredildiği bir dönemde "Kerkük Iraklılarındır" demesi.
- Fındık fiyatları yüzünden fındık üreticilerinin en büyük mitingi yapması.
-ilk defa borcun gayrısafi milli hasılayı aşması.
- ilk defa şirketlerin yatırım istisnası kaldırılması.
- ilk defa bir cami, kiliseye çevrildi.
- ilk defa kiliseler ve havralar imar planında yer aldı.
- ilk defa bir başbakanınyahudi think tank kuruluşundan üstün cesaret ödülü alması
- ilk defa TBMM tarafından tezkere reddedilmesine rağmen, dışişleri bakanlığı genelgesi ile Amerikan savaş araç ve gereçlerinin Türkiye üzerinden Irak'a aktarılması.
- Tarımdan kopan insan sayısının ilk defa 2 milyonlara yaklaşması.
- ilk defa bir dışişleri bakanının Abd'nin Irak'taki katliamlarına, "Abd'nin Irak'taki başarısı başarımızdır" demesi.
-----------------------------------
Türk Petrol Kanunu incelemesi
Akp ile petrol kanunu yerine hem ismen, hem içerik olarak değiştirilmiş petrol kanunudur.
- Eskiden petrol çıkarılırken karadan ve denizden çıkarılan petrollerin %50-60'ı memleket ihtiyaçlarını karşılamak için kullanılmak zorunda idi. Yeni kanunda bu oran %0'a indi ve ülkemizden çıkan petrolün tamamı götürülebilecek.
- Eskiden petrol çıkarmak için kurulan tesislere bir Türk'ün sahip olması gerekti. Türk işçi çalıştırma zorunluluğu vardı. Yeni kanunda yabancılar da tesis kurabilecek ve türk işçi çalıştırma zorunluluğu ortadan kalktı.
- Eskiden stratejik noktalarda, tarihsel dokusu önemli yerlerde petrol çıkarılması yasaktı. Şimdi bu madde de kaldırıldı. isteyen Dolmabahçe Sarayı'nda bile petrol arayabilir (çünküsü altta).
- Eskiden petrol araması/sondajı yapabilmek için fizibilite raporu şartı vardı, petrol bulunması gerekiyordu, bulunsa bile çıkarılması için üstte saydığım birkaç maddeye uygunluğu da gerekti. Şimdi ise bunlar kalktı. Herhangi bir yerde petrol olduğunu iddia edebilecek biri, engelle kalkışmadan petrol arayabilecek.
- Eskiden çıkarılan petrolün %12,5'i vergi olarak devlete kalıyordu. şimdi bu oran %1'e kadar indirildi.
[b]not[/b]: Görülen o ki, elin oğlu istediği yerde petrol çıkaracak, kendi elemanını istihdam edecek, %1'ini bize verip, kalan %99'u ülkesine bedavaya götürebilecek. Akp'nin bu petrol kanunu, ülkemizin nasıl bedavaya düzüşmek zorunda olan bir hayat kadını gibi peşkeş çekildiğinin kanıtıdır. Hiçkimse korkmasın, biz arkamızı böyle döndükçe kimse bize kurşun sıkmaz. Kimse bizi birbirimize düşürmez. Bizlere bahşettikleri açlık, yokluk; bizleri düşünen yöneticilerimizin iyi niyetindendir(!).
Atatürk, cumhuriyet kurulduktan sonra sermaye olmadan, osmanlı borçlarını da kabullenerek sınai kalkınma hamlesi başlattı. Birkaç yılda, ithal ettiğimiz malların %85'ini yerli üretim ile üretir hale getirdi. 2. kalkınma planını uygulamaya ömrü yetmedi. Tabi bu arada sayısız fabrika kurdu. Toprak reformu yaptı. Ağalık sistemini çökertti. Sosyal devlet anlayışına hizmet ederek köy evlerini kurdu vs. sayısız şey.
Atatürk'ün ölümünden sonra emperyalistlerin en can alıcı hamlelerinden biri marshall yardımları denen yardımlardır. Bizim sınai kalkınmamız tüm dünyada ilgi uyandırdı. Hatta 1930'ların ünlü iktisatçısı A. Rostow, "Atatürk'ün Türkiye'si böyle giderse süpergüç olur" demiştir. Bunun boş laf olmadığının kanıtı şudur: Atatürk döneminde büyüme ortalamamız %7,4'tür. Oysa cumhuriyet tarihimizde bu oran %4'lerin altına inmiştir. Yani Atatürk'ün büyüme oranlarını da sayarak bu ortalamaya ulaşıyoruz. Onun kredisi de var. Eğer %7,4'lük oran devam etseydi, bugün gsmh'si en yüksek 5 ülkeden biriydik. Ne oldu da bu hale geldik?
Marshall yardımları ile sınai kalkınmamızdan endişe duyan Amerika, bize dedi ki: "siz tarım ülkesi olun. siz tarım yapın biz sanayi. Mukayeseli üstünlükler teorisi kapsamında böyle karlı çıkarsınız". Nedir bu teori? Mevcut kaynaklarınızla tarım yapmak size daha ucuza mal oluyor demek. Yani çok kar getiren sanayi yapmayın, az kar getiren tarım yapın demek bu. Biz size tarım malzemeleri de sağlayacağız dediler ve AKP gurusunun atası olan Adnan Menderes, -ki onun de berisi var ama cumhuriyet tarihinde Adnan Menderes baş kazıkçımızdır- tamam dedi. Bütün sınai kalkınma hamlelerinden vazgeçildi. Bu sayede avrupa kalkınırken biz yerimizde saydık. Biz 1 kar ederken, avrupa 5 kar etti. Biz 1 karla onlara buğday sattık, onlar 5 karla bize makine sattı.
Yıllarca bu böyle devam etti. Devrim otomobilleri projemize çomak soktular. Ürettirmediler. Oysa o proje ülkemizin kalkınması için önemli idi. Cumhuriyet tarihimizin en önemli müteşebbisi Nuri Demirağ'ı dahi küstürdüler. Kimdir Nuri Demirağ? Cumhuriyetin genç yıllarında Yeşilköy'de uçak fabrikası kuran adam. Onun NUD-36 adını verdiği Uçaklarını devlete satmak istedi almadılar. Amerika'dan emir gelmişti. Sonra Belçika'ya sattı. Göndertmediler. ispanya'ya sattı engel oldular. Finlandiya ile görüştü yine sattırmadılar. Sonuçta o uçaklar Yeşilköy'de fabrika'da çürüyerek yok oldu. Paraşüt konusunda da ilktir Nuri Demirağ. Hani 10. yıl marşında "demirağlarla ördük ana yurdu dört baştan" der ya, orada anayurdu demiryolları ile ören adam da Nuri Demirağ'dır. Bu adamı ülke menfaatine gidiyor diye yok ettiler. Unutturdular. Kim yaptı bunu? Emperyal işbirlikçisi Tayyip'in ataları.
Emperyalistler silahla bölemedikleri ülkeyi, ekonomik olarak yok edip, sonra da kımıldayamaz hale getirmek istediler. Cuntacılıkla solu yok ettiler. mhp nin kanlı tarihi'ni yarattılar. Faşizmi körüklediler ve kendi içimizde bizi böldüler. Her türlü şeye potansiyel yarattılar. Ama yetmezdi. Ekonomik iflas gerekti. Özelleştirme adı altında ab ayağına devlet elinde ne kadar üretim işletmesi varsa AKP iktidarında sattılar. Tüpraş, Petkim gibi tekel olan birçok işletme marka değerinin altına satıldı. Düşünün Tüpraş satılıyor ve yıllık 1 milyar dolar net karı var, ama 800 milyon dolar taksitle 4-5 yıllık vadeye satılıyor. Bunun adı peşkeştir. Bana satsalar ben de alırdım. Bir de satılsın diye devlet kredi veriyor. Bunun ülkeyi yok etmeye çalışmaktan başka açıklaması yoktur. Aydın Doğan'ın 20 milyar dolar borcunu, medya desteği aldılar diye ötelettiler %1 faizle. Bunlar inanılmaz şeyler. Geçenlerde maliye bakanı Kemal Unakıtan bir açıklama yaptı. "Ne komünist ülke sat sat bitmiyor" diye. Satılan her işletme halkın sırtına vergi yükü oldu. Çünkü arayı kapatmanın tek yolu onlara göre vergi idi. Halk daha da fakirleşti. Bankalar satıldı ve para politikası yapamaz olduk. Çünkü siz ne kadar bankalara para arz ederseniz edin, yunanı, ingilizi, ermenisi, amerikalısı bankaları aldı. işlerine geldiği gibi para satarlar. Halka değil, kendilerine hizmet ederler. Nitekim öyle de oldu. Hükümetle bir olup halkı soydu bankalar. Hala da soyuyor.
Özelleştirme, Avrupa'da var diyorlar ya hani. inanmayın. Orada özelleştirme hissedarlık şeklindedir. Hepsi satılmaz. Ortalamaya vursanız, %10 ile %40'lar arasında seyreder. Hepsi satılmaz. Almanya'da Wolswagen'in satışı gündeme geldi. Kıyamet koptu "satılamaz" diye. Sattırmadılar. Avrupalılar özelleştirmeye böyle bakar. Bizimkisi tamamen yutturmaca. ingilizler borsada 25 milyar dolar kaybetti diye bizim elektirik zamları böyle yükseldi. Açıklarını finanse ediyorlar. O zaman Tayyip açıklama yaptı: "elektirik zamları gerekli" diye. "Cari açık var" diye. Ulan zaten sattınız özelleştirdiniz. Devletle ne alakası var zamların? Bu bir aymazlıktır.
Mesela Türk Petrol Kanunu/#4517706 çıkardılar. Silahla Irak gibi işgal etmeye gerek kalmadan, elin oğlu istediği gibi geliyor, çıkardığı petrolün %1'ni bize bırakarak ülkesine götürüyor %99'unu. Daha birçok ayrıntısını kanunu inceleyerek de görebilirsiniz.
Şimdi cari açık, öyle arttı ki, bir ekonomist olarak şunu açık ve net söyleyebilirim ki: Cari açıklar 80 yıllık cumhuriyet birikiminin 4 katı hale geldi. kapanamayacak derecelere ulaştı. Abd, israil bizi kredilerle fonladığı sürece halk bunu anlamıyor ve anlamayacak. N'oldu? Kar getiren her şeyi özelleştirdiler. Devletin geliri bitti ve cari açık bu sebeple hortladı. insanlar bu sebeple işsiz. Çünkü açığı kapatmak için vergileri arttırdılar. Ama halk bunu anlayamıyor.
Yarın öbür gün devletin ekonomik olarak tamamen eli kolu bağlandığında iflasa yakın; kesecekler kredileri. Binecekler tepemize. Diyecekler ermeni soykırımı, diyecekler kürdistan, diyecekler Kıbrıs... terörü hortlatacaklar. Güneydoğu'da Atatürk'ün Hatay'da yaptığı gibi referandum yapacaklar ve kaybedeceğiz toprakları. Bu sefer kimse ses de çıkaramayacak.
--------------------------------------------------------------
AKP'nin ilkleri ve enleri
- BOP'a eşbaşkan bir başbakana sahip olunması.
- Büyük israil Projesi'ne destek veren başbakana sahip olunması.
- BOP ve Büyük israil Projesi'ne katkılarından dolayı üstün cesaret nişanı alan başbakana sahip olunması.
- Cumhuriyet tarihi boyunca yapılan dış borcun 2 katının 6 senede yapılması.
- Dış borcun un yüksek seviyeye ulaşması.
- Açık havada mayo reklamının yasaklanması.
- Barzani'nin kardeş ilan edilmesi.
- 23 Nisan'da Kur'an okuma yarışmasının düzenlenmesi.
- ithalatın en yüksek seviyeye ulaşması.
- TC ibaresinin okul tabelalarından kaldırılması.
- imamların bürokrat olması.
- ABD'de başbakanın pazarlanması.
- Türk askerinin başına çuval geçirilmesi.
- Halka hakaret edilmesi.
- Şehitlerin aşağılanması.
- TC ibaresinin okul tabelalarından kaldırılması.
[url]http://arsiv.ntvmsnbc.com/news/387871.asp[/url]
- Enflasyonun 4 katından fazla doğalgaz, 3 katından fazla elektirik zammı yapılması.
- Tekerlekli sandalye alan engelli vatandaşlara ilk defa ötv vergisi koyan hükümet olması.
- Tarıma verilen desteğin 1 yıl içinde 500 trilyona kadar gerilemesi.
- Eğitime ayrılan bütçenin en düşük oranlara inmesi. En son %0,07 idi ama ondan da kesinti yaptılar son bir kararla.
- Abdullah Öcalan'a "sayın" denmesi.
- Bir maliye bakanının kendisi ve oğlunun açtığı şirketlerde gerekli alımları yapması için ilgili alanda nokta atışı ile vergileri sıfırlayıp, işi bittikten sonra vergileri eskisinden de fazla arttırıp sektörde lider olması.
- Başbakan'ın oğlunun elmas/pırlanta işine girmesi ile bu mücevherlerden verginin sıfırlanması.
- En yüksek dolar bazında hazine borçlanma faizi: %27.6
- ilk kez cari açığın üstünde borçlanma yapılması
- En yüksek kişi başına borç: 7000 doları da aşmış durumda.
- ilk defa bir başbakanın memur sendikalarına "imf'yi ikna edin" demesi.
- ilk kez yunan kilise bankasının Türkiye'de banka alması.
- "iMF'ye ümmük sıktırtmam" deyip tarihin en ağır stand by anlaşmasının imzalanması.
- ilk defa domuzun kesimlik hayvanlar sınıfına alınması ve teşvik kredisi verilmesi.
-ilk defa kamunun kamuya olan borcu piyasadan borçlanılarak ödenmesi.
- ilk defa bir başbakanın işsizliğin dünya gerçeği olduğunu söylemesi.
- ilk defa yabancı rantiyecilere vergi muafiyeti tanınması.
- ilk defa bir Amerikan şirketinin vuku bulmuş 100 trilyon vergi borcunun affedilip silinmesi.
-ilk defa bir kanunun daha uygulanmadan değiştirilmesi. 5018 sayılı kamu mali yönetimi ve kontrol kanunu ile türk ceza kanununun daha yürürlüğe girmeden değiştirilmesi.
-ilk defa petrol kanunu ile yabancılara 50 yıllık imtiyaz verilmesi. (sanki petrolün 500 yıllık geleceği var)
- ilk defa petrolden alınan verginin %1'e indirilmesi. eskiden %12 idi.
- ilk defa petrol çıkarma tesislerinin yabancı mülkiyetine açılması.
- ilk defa petrol tesislerinde yabancı çalıştırabilmenin serbestliğinin kanunlaşması. önceden bir türk'e ait olmalıydı tesisler.
- ilk defa ülkeden çıkarılan petrolün tamamının %1'inin devlete verilerek kalanının memleket ihtiyacını umursamaksızın dışarıya götürülmesi. Önceden karadan veya denizden çıkarıldığına göre %50 ve %60'ının memleket ihtiyacına harcanması zorunluluğu vardı.
- ilk defa düşük faizli dış borcun yüksek faizli iç borç ile ödenmesi.
- ilk defa döviz sürekli düşerken döviz cinsi borçların tl cinsinden borca çevrilmesi.
- ilk kez israilli işadamına gizli bir şekilde 800 milyon dolar kaynak aktarılması.
- ilk defa bir başbakan baş danışmanının amerika'ya "bunu kullanın, dini inandırıcılığı işinize yarar, süpürge gibi atmayın" demesi.
- ilk defa zinanın suç olmaktan çıkarılması.
- ilk defa bir başbakanın ve dışişleri bakanının, islamiyeti yok etmeye yemin eden bir papanın heykeli önünde fotoğraf çektirmesi ve AB anayasasını imzalaması.
- ilk defa iletişim sektörünün tamamının yabancıların kontrolüne geçmesi.
- ilk defa bir iktidar "ben ülkemi pazarlamakla mükellefim" dedi ve "alıyorlarsa götürmüyorlar ya" dedi.
- ilk defa bir başbakanın Türkiye'de 36 etnik grup olduğunu söylemesi.
- ilk defa bir başbakanın "dini kullandık" demesi.
- ilk defa bir başbakanın Türk bürokratlardan evvel yabancı bürokratları bilgilendirmesi.
- ilk defa br başbakanın çiftçiye "gözünüzü toprak doyursun" demesi. Atatürk, "köylü milletin efendisidir" demişti.
- En yüksek işsiz sayısına ulaşılması.
- ilk defa Kuzey Kıbrıs'ın milli mesele/dava olmaktan çıkarılması.
- ilk defa bir başbakanın yapılan bir ihaleden önce uçak istemesi ve sonrasında mercedes'e razı olması.
- ilk defa bir başbakanın Kızıhaç'tan nişan alması.
- ilk defa bir başbakanın abd askerleri için sağ salim dönmeleri adına dua ettiklerini açıklaması. Bizim askerlerimize "askerlik yan gelip yatma yeri değildir" demiştir.
- ilk defa enflasyon % 20 artarken, pancar fiyatları 99 kuruştan, 88 kuruşa indi.
- ilk defa fındık fiyatları, maliyetinin altına düştü.
- ilk defa bir başbakanın tarihsel haklarımızın olduğu ve türkmen bölgesi olan Kerkük için, Türkmenlerin bölgeden silah zoruyla Kürtlere devredildiği bir dönemde "Kerkük Iraklılarındır" demesi.
- Fındık fiyatları yüzünden fındık üreticilerinin en büyük mitingi yapması.
-ilk defa borcun gayrısafi milli hasılayı aşması.
- ilk defa şirketlerin yatırım istisnası kaldırılması.
- ilk defa bir cami, kiliseye çevrildi.
- ilk defa kiliseler ve havralar imar planında yer aldı.
- ilk defa bir başbakanınyahudi think tank kuruluşundan üstün cesaret ödülü alması
- ilk defa TBMM tarafından tezkere reddedilmesine rağmen, dışişleri bakanlığı genelgesi ile Amerikan savaş araç ve gereçlerinin Türkiye üzerinden Irak'a aktarılması.
- Tarımdan kopan insan sayısının ilk defa 2 milyonlara yaklaşması.
- ilk defa bir dışişleri bakanının Abd'nin Irak'taki katliamlarına, "Abd'nin Irak'taki başarısı başarımızdır" demesi.
-----------------------------------
Türk Petrol Kanunu incelemesi
Akp ile petrol kanunu yerine hem ismen, hem içerik olarak değiştirilmiş petrol kanunudur.
- Eskiden petrol çıkarılırken karadan ve denizden çıkarılan petrollerin %50-60'ı memleket ihtiyaçlarını karşılamak için kullanılmak zorunda idi. Yeni kanunda bu oran %0'a indi ve ülkemizden çıkan petrolün tamamı götürülebilecek.
- Eskiden petrol çıkarmak için kurulan tesislere bir Türk'ün sahip olması gerekti. Türk işçi çalıştırma zorunluluğu vardı. Yeni kanunda yabancılar da tesis kurabilecek ve türk işçi çalıştırma zorunluluğu ortadan kalktı.
- Eskiden stratejik noktalarda, tarihsel dokusu önemli yerlerde petrol çıkarılması yasaktı. Şimdi bu madde de kaldırıldı. isteyen Dolmabahçe Sarayı'nda bile petrol arayabilir (çünküsü altta).
- Eskiden petrol araması/sondajı yapabilmek için fizibilite raporu şartı vardı, petrol bulunması gerekiyordu, bulunsa bile çıkarılması için üstte saydığım birkaç maddeye uygunluğu da gerekti. Şimdi ise bunlar kalktı. Herhangi bir yerde petrol olduğunu iddia edebilecek biri, engelle kalkışmadan petrol arayabilecek.
- Eskiden çıkarılan petrolün %12,5'i vergi olarak devlete kalıyordu. şimdi bu oran %1'e kadar indirildi.
[b]not[/b]: Görülen o ki, elin oğlu istediği yerde petrol çıkaracak, kendi elemanını istihdam edecek, %1'ini bize verip, kalan %99'u ülkesine bedavaya götürebilecek. Akp'nin bu petrol kanunu, ülkemizin nasıl bedavaya düzüşmek zorunda olan bir hayat kadını gibi peşkeş çekildiğinin kanıtıdır. Hiçkimse korkmasın, biz arkamızı böyle döndükçe kimse bize kurşun sıkmaz. Kimse bizi birbirimize düşürmez. Bizlere bahşettikleri açlık, yokluk; bizleri düşünen yöneticilerimizin iyi niyetindendir(!).
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar