bugün

kendilerine akp demek daha mantıklıdır; keza ak bir yanları kalmamıştır.

unakıtan'ın citibank yolsuzluğu, (2 milyar dolar'a mal oldu ülkemize)
ulaştırma bakanı binali yıldırım'ın oğlunun gemisi
yumurta skandalı
rte'nin oğlunun gemiciği,
ak'ını hiç göremediğimiz parti.

Bana hep sarısı denk geliyor. Yumurtanın sarısınıda hiç sevmem.
adalet ve kalkınma partisinin kısaltılmışı. aynı zamanda elektrik ve su tesisatı olmayan evlere bulaşık makinası, buzdolabı vermesiyle tanınır.
literatürde olmayan bir partidir. zira;

(bkz: #7931689)
Adalet ve Kalkınma partisi'nin resmi kısaltmasıdır.
türkçe kurallarıyla alakası olmayan sözcük öbeği. akp açılımı adalet ve kalkınma partisidir ak parti değil. ak deyince aklanmış olduğunuzu sanabilirsiniz ama öyle bişey yok.
(bkz: adalet ve kalkınma partisi)
ismi ve kısaltması ile ilgili sorun olmayan partidir. Bir kuruluş kendine ne isim verir ve nasıl kısaltırsa biz de ona kullanırız. örneklere geçelim:

1. TÜBiTAK: Açılımını biliyorsunuz, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu ama hiçbiriniz "bu na la bu TBTAK olmalı" demiyorsunuz değil mi?

2. TÜKODER: Neymiş, Tüketiciyi Koruma Derneği. TKD niye değil madem sizin mantığa göre? Hadi konu partiler, partilere geçelim...

3. ANAP: Anavatan Partisi evet bildiniz. Ama neden AP diyeniniz çıkmadı aradan?

4. DEHAP: Demokratik Halkçı Parti. DHP demiyorlar, siz de demiyordunuz o zamanlar?

5. CUHAP: Cumhuriyet Halk Partisi. O ne be mi? Duymadınız mı yaw, hani Gandi Kemal var başında, kasetle geldi ya? Duydunuz duydunuuuzz, domuzuna duymadık diyorsunuz. CUHAP'ı beğenmediniz, biz CHP mi diyoruz diyorsunuz yoksa? işte Ak Partililer de aynı şekilde canlar, AKP değil AK Parti. Neymiş? CUHAP değil CHP? Anlamayan var mı hala?

Özel Not: Bu entry, yukardaki aşşadaki sağdaki soldaki hiçbir entry'ye cevap amacı taşımamaktadır, onları refere etmemektedir. Burada kastedilen "siz", "sen" tamamen fiktif hitabettir, birine/birilerine özel değildir. Türkçede de Fransızcada olduğu gibi muğlak bir zamir olan "on" olsa onu kullanacam da yok.
bilinçaltı ile ilgili bir şey olsa gerek çoğu kanalda ak parti olarak yazılıyor, recep tayyip erdoğan bile ak parti diyor. hadi adalet ve kalkınma partisi demek uzun tamam da akp demek çok mu zor.
(bkz: ak mı parti)
--spoiler--
''akp de desek ak parti de desek adınız hep kara olarak anılacaktır.''
devlet bahçeli
--spoiler--
imf'ye borcu bitirirken dış borçların anasını sikmiş partinin, o partililerin kıçlarından uydurduklar kısaltması.

partinin adı: adalet ve kalkınma partisi
doğru kısaltma: akp, a k partisi
he işte a.k. parti.

bizde öyle diyoruz.
(bkz: ak gezenler) *
bazıların inatla ak dememek için akp dediği adı gibi ak pak bir partidir.
"ak partiliyiz ak partili hüloooğğğğ"'dan başka bişey gelmiyo artık aklıma...
4 kelimeden oluşan isminin ilk kelimesini kısaltıp baş harfini kullanan, 2. kelimeyi es geçen, 3. kelimeyi yine kısaltıp baş harfini kullanan, 4. kelimeyi ise son iki harfini atarak kısaltan kafası karışıkların partisi.

(bkz: adalet ve kalkınma partisi)

böyle yapınca kömür karası yüzlerinin deniz feneri gibi ışıldadığını düşünürler lakin yapılan sadece kısaltma yapmanın amına koymaktır.
hey ak parti ak parti,
harama konak parti.
bir gemi de biz alıp,
yola koyulak parti.
(bkz: akp)
(bkz: akp) (bkz: adalet ve kalkınma partisi)

tek başına iktidar olduğunu söylem edip, bir cemaat ve bir terör örgütüyle koalisyon olan partidir.

uluslararası ilişkileri söylem edip, uluslararası terör örgütleri ile ticari ilişkiler kuran partidir.

birlik olmayı söylem edip, ülkeyi türk-kürt, sünni-alevi diye bölen partidir.

ekonomik gelişimi söylem edip, zengini daha zengin, fakiri daha fakir eden partidir.

çağdaşlık, muhassır medeniyetler ve ileri demokrasiyi söylem edip, belediye ve müteahhit zihniyetiyle ülkenin tüm birimlerini yönetme gayretindeki partidir.

millet yararı deyip, eğitimli insanlara polisler aracılığı ile her türlü şiddeti uygulamakta olan partidir.

özetle, söylem ve eylemleri birbirine ters giden, ne söylerse tersini yapan partidir.
Tam açılımı adelet ve kalkınma partisi olan AK Parti diye sloganları olan 14 Ağustos 2001 yılında Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında kurulan Türkiye Cumhuriyeti devletinin en uzun iktidarda kalmış ve hala iktidardaki başarılı bir partidir.
''ak'' parti.
(bkz: ak parti ne lan)
adalet ve kalkınma partisidir açılımı; ancak adalet anlayışları da kalkınma anlayışları da kendileri ve yakınları içindir.
kara para "ak"lama "partisi".
ismi gibi pek AK olmayandır.
kısaltması akape dir. açılımını siktir et.
ismiyle tam tersi özelliklere sahip kara mizahın en önemli türkiye temsilcisi olan partidir.
cumhuriyet tarihi boyunca asker, siyasetçiler ve medya eliyle yapılmış her türlü katakullinin dibine kadar ekmeğini yiyen ve belli ki bir süre daha yemeye devam edecek parti.
aklığı sadece isimde kalan partidir.
her yol mubahtır partisi. bu adamların dindar görünüp oyları cukkalayıp her türlü hukuksuzluğu yapıp üstüne üstlük bir de savunmaları çok acayip.
seçmenleri iki yüzlüdür. kendi vekilleri istiklal marşının iki kıtasını okuyamazken başka insanlara bok atmaya bayılırlar:

http://www.youtube.com/watch?v=I4AQDz8PVrk
2002 yılında Rüşvet, hırsızlık ve yolsuzluklarla mücadele edeceğini açıklamış 2014 yılına gelindiğinde yaptıkları kongrede bu kavramların yanından geçen cümleler bile kurmamışlardır.
Her seferinde chp nin ve diğerlerinin eline veren parti.
49 vatandaşımızı ışid in elinden kıllarına bile zarar gelmeden çekip çıkarmış hükümet partisi. helal olsun.
başka partileri eleştirdiğinin yarısı kadar kendi partilerini ve devletin bozukluklarını da eleştirmelerini gönülden istediğim partidir.
ülkenin amk parti. ortaokulda başörtüsünü de serbest bıraktılar amk, yakında çarşafa da tamam diyecekler, ülkenin amk bunlar.
Ak mak ayip oluyor partisidir.
Kıçı açık gezen kız çocuklarına hak verip kapanmak isteyen kız çocuklarına karşı çıkan itlerin bitiremeyeceği parti.
orta öğretimde türban özgürlüğünü getirerek bir özgürlükçü adım daha atmış alnı ak insanların partisi. özgürlük zoruna gidiyor bazı oçelerin.
Ülkeyi her geçen gün bölüp kaos a sürükleyen, her yıl nereyi özelleştirilelim para kalmayacak diye düşünen. Suriyelileri sokak hayvanı gibi ülkeye alıp köprülerde dilenmeye mahsur bırakan, sözde ılımlı islami kimliye sahip bakara makarcı bakanları bulunduran halkın çoğunluğu tarafından sevilen parti.
sığır çobanlığını en iyi yapan parti.
(bkz: ak parti nin çevreyle imtihanı)
bu partiyi ağır bir şekilde eleştirip yerin dibine sokanı da, mükemmelleştirip yaptıkları çoğu şeyi doğruymuş gibi göstereni de aynı seviye cahil, aptal, kör görmekteyim.

Yaptığı birçok şey doğru ve birçok şey yanlış olan parti.
yaptığı şeylerin doğru veya yanlış olmasıyla ilgili değil, arkadaki niyetle ilgili sıkıntıları barındıran parti. sen hem inceden inceye atatürkü toplumu değiştirmeye uğraşmakla, batılılaşmayı dayatmakla suçla (ki bunda kısmen hakları da var bence) hem de onun 20. yyın ilk yarısında yaptığı bu şeyleri, 21. yyda yapmaya çalış... olacak şey değil.

öte yandan her tarafından cehalet akan bir hükümet. aslında akp kurmayları arasında gerçekten bilgili insanlar da var. her ne kadar kendisine çok derin bir sevgi beslemesem bile, dış işleri politikasını çok yanlış bulsam da, davutoğlu buna bir örnektir. ancak recep tayyip erdoğan ve bazı bakanları o kadar cahilce konuşuyorlar ki bazen, bu hükümetin hangi politikasına güvenebiliriz ki diye sorgulamak zorunda kalıyoruz kendimizi.

siyasette yetki ve sorumluluk paraleldir. 3 partili koalisyon döneminde son yılların en büyük krizini yaşadık mesela. ama bugün mhp yine döndü dolaştı o günkü oylarına erişti neredeyse. çok az insan o krizden mhpyi sorumlu tutar. neden? çünkü yetkileri azdı. az yetki = az sorumluluk

akp döneminde olanlarsa tam tersi. nasıl ki demokrat partinin ilk döneminde küresel pamuk krizi sayesinde ekonomide işler iyi gitmişse, ve halk bundan dolayı dpyi ödüllendirmişse; akp döneminde de küresel bolluk akpnin işine yaradı. tek parti iktidarında işler böyledir. iyi giden bir şey varsa hepsi iktidara mal edilir. nitekim kimse kemal derviş döneminde başlatılıp da akp döneminde devam ettirilen mali düzenlemelerden, bddknın etkisinden bahsetmedi de bu dönemde. bunda anormal olan bir şey yok. bu iş, abdde de böyledir, başka ülkelerde de.

ama akp bu işi biraz fazla ileriye götürdü. aslında buna biraz da mecbur kaldılar. akpyi kapatma davası, hukuk tarihi açısından eşine zor rastlanılır bir olaydır. sonra 2008deki e-muhtırayı da unutmamak lazım ayrıca. akp de bu durumda iktidarını sağlamlaştırmak adına bir takım düzenlemelere gitme gerekliliği duydu paralel olarak. ancak sonrasında bununla da yetinmediler. sonuç olarak bugün geldiğimiz noktada siyasetten tarihe, futboldan sanata, sosyal yaşamdan dini inançlara kadar çok geniş bir skalada çok geniş bir kudret kurdu akp. fakat muktedir olamadı. çünkü basit bir şekilde açıklamak gerekirse, gerekli kadro gücüne sahip değildi. özellikle cemaatle ayrıştıktan sonra.

şimdi geldiğimiz noktada, "her işe bir tanıdık" modeliyle ülkeyi dönüştürmeye çalışan iktidar, bunu beceremiyor. beceremeyecek de. kimse de başaramaz. ülkede spordan ahlaka, kültürden sanata her şey çöküyor. yıkılıyoruz resmen. üstelik 21. yyda yaratılmaya çalışılan bir yandaş medyanın varlığı da muhalif insanlara samimiyetsiz geliyor. bu da iktidara duyulan öfkeyi artırıyor. nasıl ki bir dönem akpye destek vermek normalse, bugün de bu tepkiler normaldir. yok kardeşim bana hiç de gelmiyor, çok da güzel yönetiliyoruz diyorsanız siz de bir ekonomik krize kadar bekleyin en azından. o zaman siz de dediğime geleceksiniz.
zaman zaman ağır eleştirilere maruz kalmıştır;
Ülkenin başına gelen en kötü şeydir.
Dikkat yüksek miktarda hırsız, yalancı ve hain ihtiva eder.
türkiye ekonomisini atatürk zamanında olan bataklıktan kurtarıp şu anda amerika ve çinden sonra en büyük 3. ekonomi haline getirmiştir ama bu olumlu tablonun gösterilmesi düşman yaratacağından şu anda açıklanmamaktadır kamuoyuna.
"ak" falan değildir..