bugün
- uludağ sözlük ten faşizm'i söküp atacağız13
- akp seçimi kazanınca kalp krizi geçirecek yazarlar4
- aktroller5
- gökçek ailesinin almanya daki milyonluk serveti7
- antipanik9
- bir bankta oturup banka oturanlara hikaye anlatmak4
- kara çarşaf giymek isteyen türkiyeye5
- stella artois4
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları6
- sosyalist reisçi4
- sözlük yazarlarının saatleri7
- bana bir latte lütfen diyen erkek4
- akp5
- türkiye20
- günün sözü22
- sabahları nefret edilen şeyler17
- bir kıza sarılıp saçlarını koklamak3
- ateistlerin yaşama amacı28
- yaşam enerjisi veren şeyler5
- 1 saat içinde nihayet yedinci entryi girmek2
- tulumba tatlısı6
- sovyetler birliği2
- zorunlu eğitim18
- karı kıza para yedirir misiniz8
- japonca2
- vapurla iskele arasına düşmek2
- sarapci koala69
- simitlere marti atmak2
- rafael leao24
- game of thrones taki kel komplocu dayı2
- birader başlığına kızan yazarlar2
- 29 ağustos 2026 galatasaray göztepe maçı4
- iletişim başkanlığı'nın türk dizileri toplantısı2
- lokum gibi3
- sözlüğün en sevilen yazarı38
- galatasaray'ın çok ballı kura çekmesi23
- erkeklerin istediği tek şey17
- kendisine şiir yazılan kadın olmak ister miydiniz9
- koala görünce eksiyi basmak7
- sarapci diye nick alan akpli17
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı50
- biraderlerin vurduyor olması12
- iş yerinde sözlükte takılmak15
- en son ne zaman namaz kıldın13
- ölümden sonra hiçlik ümidi2
- recep tayyip erdoğan23
- gece araba sürerken dinlenecek şarkılar9
- mehmet ali alabora7
- biraderine de sana da yeter artık7
- fener balı15
sevdiği entry'ler
adam olacağım. bir zamanlar en beğendiğim cevap olmuştu.
menfaat menfaat diye sol frame in anasını ağlatan yuzır.
bi de bayıl istersen.
bi de bayıl istersen.
büyüdüğümü, geçen yaz, babamı kaybettiğimde anladım. o günden sonra hiçbir ağlayış çocuk gibi değildi. Bir daha kimse “korkma” demedi mesela ve ben o sessizlikte nasıl güçlü olunacağını öğrendim. Artık biri giderken “gitme” diyemiyorsun, çünkü biliyorsun; bazı gidişlerin dönüşü yok. Hayat, senden izin almadan eksiltmeye başlıyor ve sen, elinden hiçbir şey gelmeden seyrediyorsun. Büyümek bazen işte bu kadar sessiz, bu kadar ağır bir fiil.
Palermo çok karışık ama katanya kraldır. Yaşanılacak yerdir. Hayat o kadar pahalı değil. Ortalama bir işte çalışarak güzel grçinirsiniz. insanları aşırı rahat ama makarna ve pizza konusunda hassas adamlar. Gidin görün. Gittiğiniz şehrin sosyetik semtlerinde takılmayın. Gerçek sicilya ruhu normal yerlerindedir. Yemeğin kalitesini de orada yersiniz, hayatınızda hiç tanımadığınız insanla muhabbetin kralını orada yaparsınız. Balık pazarının dibinde 25 metrekarelik restoranda menü bir dilim balık ve bir su bardağı şarap olabilir. Ama tazedir, ucuzdur.
Benzetme icin; palermo bodrum' un yandan yemişi, katanya mersin' in temizi. Ama tarihi yapıları ve insan rahatlığı konusunu ayrı tutuyorum.
Benzetme icin; palermo bodrum' un yandan yemişi, katanya mersin' in temizi. Ama tarihi yapıları ve insan rahatlığı konusunu ayrı tutuyorum.
Kalbi temiz olan yurdum çocuğunun küçükken başına en az bir kez gelmiş olandır. Bir kış günü yolda üşümekte olan yavru kediyi montumun içine saklayıp eve getirmiştim. Evde benden başka çocukta yok hani kardeşim falan olsa 2 kişi bir yol ararız ancak anneme yakalanıncaya kadar besleyebildiğimdir.
otel olanı antalya lara'da güzel bir yer.
kas olanı da erkek canlısında güzel bir yer.
kas olanı da erkek canlısında güzel bir yer.
GÜZELLiK TANRIÇASI AFRODiT 'iN KOCASIDIR . ZEUS iLE GiRiŞTiĞi BiR KAVGA SONUCUNDA ÖLMÜŞTÜR . BUNA ÇOK ÜZÜLEN AFRODiT GÜZELLiĞiNi KAYBETMEYE BAŞLAYINCA TANRILAR OLYMPUS DAĞININ ZiRVESiNDE TOPLANIRLAR VE ADONiSE YENiDEN CAN VERiRLER... ADONiS CAN BULDUĞUNDA HAVA ISINMIŞ , ÇiÇEKLER AÇMAYA BAŞLAMIŞTIR ... BU YÜZDEN ADONiS ÇiÇEKLi VE GÜZEL BAHARIN TEMSiLCiSiDiR.
yıllardır hayalini kurduğum taşınma ile alakalı rüyadır. rüya derken kabus kabus. taşınıyorum böyle acayip sevinçliyim eşyaları toplamışız yüklemişiz gidiyoruz ama dönüp gene aynı eve taşınıyorum. rüyada bile bedeviyiz arkadaş mutlu son yok asla..
iyi günde-kötü günde muhabbetindeki kötü güne örnektir.
bilgi felsefesinin, bilgi doğuştan mı getirilir(rasyonalizm) yoksa deneyimler aracılığıyla mı edinilir (empirizm) sorusuna yanıt olabilecek nörolojik bulgu.
soruyu hemen hemen kant'ın cevaplarını hatırlatır biçimde yanıtlamışlar. bilgi beyindeki doğuştan gelen normlarda işlenerek sonradan edinilen deneyimlerle kazanılır.işin ilginci bu normlar da statik değil dinamikmiş.
soruyu hemen hemen kant'ın cevaplarını hatırlatır biçimde yanıtlamışlar. bilgi beyindeki doğuştan gelen normlarda işlenerek sonradan edinilen deneyimlerle kazanılır.işin ilginci bu normlar da statik değil dinamikmiş.
cortical remapping de denen son zamanlara kadar bilinmeyen müthiş bilimsel gerçektir. beyindeki nöronlar birbirleriyle bağlantı halindedirler (bkz: sinaps). bu sinapslar bu hücrelerin kollektif çalışmasını sağlar. bu bağlar sayesinde beynimiz aslında koca bir harita gibidir. ama asıl ilginç olan bu haritanın değişken olmasıdır. (her an her saniye değişmekte olması)
2 nöron arasındaki bağlantı: sinaps. diyelimki yeni bir etkinliğe başladık. misal ud kursu olsun, udla her çalışmamızda yeni bir şey kazanmış oluyoruz, her tekrarda biraz daha pekiştirmemizi sağlamakta . işte bu öğrendiğimiz şey beyinde yeni bir yolun (yeni sinapsların) oluşmasına neden olmaktadır. yani nöronlar esnektir (plasticite). eğer biz ne kadar çok tekrar edersek bu köprü o kadar çok kalıcı ve sağlam olmaktadır. bu yolun ortadan kalkması okadar uzun süre gerektirmektedir. işte öğrenmek dediğimiz şey aslında beyin hücreleri arasındaki yeni iletişim yolları oluşturabilmesidir. yani sizi siz yapan (tabi benide; dışlamayın hemen) beyninizdeki bağlantı haritasıdır. işte bu sinapslarla oluşan haritaya konnektom denir.
örnek verelim caenorhabditis elegans isimli kurtçuğun basit sinir sistemi sadece 300 nörondan ibarettir. 1970ler ve 80lerde, bir grup bilim insanı bu nöronlar arasındaki 7000 bağlantının haritasını çıkardı.
bizim konektomumuz ise çok daha karmaşıktır ve mevcut teknoloji yöntemleriyle henüz bu haritanın çıkarılması çok zordur. çünkü beynimizde 100 milyar nöron ve bundan 10.000 kat daha çok bağlantı vardır. konektomumuzdaki bağlantı sayısı genomunuzdaki harflerden bir milyon kat daha fazladır. bu epey çok bilgi demektir. küçük çocuklar 10.000 trilyon sinapsa sahipken, bu rakam yaş artışıyla ters orantılı olarak azalır ve yetişkinlerde stabilize (kararlı) olur. bir yetişkinin sahip olduğu sinaps sayısı tahmini olarak 1.000 trilyonla, 5.000 trilyon arasındadır.
peki bu bilginin anlamı ne? aslında hafızalarınız yani sizi siz yapan bilgiler beyinleriniz arasındaki bağlantılarda depolanmaktadır. ve kişiliğinizi oluşturan diğer noktalar da ( kişiliğiniz ve düşünce dünyanız) bunlar da nöronlarınız arasındaki bağlantılarla kodlanmıştır.
çocukluğunuz süresince büyürken ve yetişkinliğiniz süresince yaşlanırken kişisel kimliğiniz yavaş yavaş değişir. Benzer şekilde her konektom da zaman içinde değişir.
ne tür değişiklikler olur? nöronlar da tıpkı ağaçlar gibi yeni dallar çıkarabilir ve eskilerini kaybedebilir. sinapslar oluşabilir ya da yok olabilir. sinapslar büyüyebilir ya da küçülebilir.
ikinci soru: Bu değişimlere ne yol açar? belli bir dereceye kadar genlerimiz tarafından programlandıkları doğrudur. fakat bu, hikayenin tamamı değildir çünkü nöronların dalları boyunca iletilen ve bir daldan diğerine atlayan elektriksel ve kimyasal sinyaller vardır. bu sinyallere sinirsel (nöral) etkinlik denir. ve bu sinirsel etkinlikler düşüncelerimizi, duygularımızı ve algılarımızı, zihinsel deneyimlerimizi borçlu olduğumuz şeylerdir. sinirsel etkinliğin bağlantıları değiştirebilinir niteliktedir. yani deneyimleriniz bağlantılarımızı değiştirebilir. işte bu yüzden her konektom eşsizdir. konektom doğuştan gelen ile sonradan edinilen şeyin kesişmesidir. hatıralarımız da beynimizde bağlantılar (sinapslar) halinde depolanır. alzheimer hastaları bu bağlantılar arasındaki iletişim bozukluğundan dolayı aynaya baktıklarında kendi yüzlerini dahi tanıyamaz hale gelmektedirler.
ve sadece düşünmek bile konektomumuzu (beyindeki bağlantıları) değiştirebilir.
sinirsel etkinlik sürekli değişir. akıp giden su gibidir, asla olduğu gibi kalmaz. beynin sinir ağının bağlantıları ise sinirsel etkinliğin hangi yöne doğru akacağını belirler. yani konektom bir tür akarsu yatağıdır.
akarsu yatağı uzun süre boyunca suyun akışını yönlendirir ama; su da akarsu yatağını yeniden şekillendirir. az önce yazdığım gibi sinirsel etkinlik konektomu değiştirebilir. sinirsel etkinlik düşüncelerin, duyguların ve algıların temelidir. dolayısı ile bilinç akışından dahi bahsedebiliriz.
2 nöron arasındaki bağlantı: sinaps. diyelimki yeni bir etkinliğe başladık. misal ud kursu olsun, udla her çalışmamızda yeni bir şey kazanmış oluyoruz, her tekrarda biraz daha pekiştirmemizi sağlamakta . işte bu öğrendiğimiz şey beyinde yeni bir yolun (yeni sinapsların) oluşmasına neden olmaktadır. yani nöronlar esnektir (plasticite). eğer biz ne kadar çok tekrar edersek bu köprü o kadar çok kalıcı ve sağlam olmaktadır. bu yolun ortadan kalkması okadar uzun süre gerektirmektedir. işte öğrenmek dediğimiz şey aslında beyin hücreleri arasındaki yeni iletişim yolları oluşturabilmesidir. yani sizi siz yapan (tabi benide; dışlamayın hemen) beyninizdeki bağlantı haritasıdır. işte bu sinapslarla oluşan haritaya konnektom denir.
örnek verelim caenorhabditis elegans isimli kurtçuğun basit sinir sistemi sadece 300 nörondan ibarettir. 1970ler ve 80lerde, bir grup bilim insanı bu nöronlar arasındaki 7000 bağlantının haritasını çıkardı.
bizim konektomumuz ise çok daha karmaşıktır ve mevcut teknoloji yöntemleriyle henüz bu haritanın çıkarılması çok zordur. çünkü beynimizde 100 milyar nöron ve bundan 10.000 kat daha çok bağlantı vardır. konektomumuzdaki bağlantı sayısı genomunuzdaki harflerden bir milyon kat daha fazladır. bu epey çok bilgi demektir. küçük çocuklar 10.000 trilyon sinapsa sahipken, bu rakam yaş artışıyla ters orantılı olarak azalır ve yetişkinlerde stabilize (kararlı) olur. bir yetişkinin sahip olduğu sinaps sayısı tahmini olarak 1.000 trilyonla, 5.000 trilyon arasındadır.
peki bu bilginin anlamı ne? aslında hafızalarınız yani sizi siz yapan bilgiler beyinleriniz arasındaki bağlantılarda depolanmaktadır. ve kişiliğinizi oluşturan diğer noktalar da ( kişiliğiniz ve düşünce dünyanız) bunlar da nöronlarınız arasındaki bağlantılarla kodlanmıştır.
çocukluğunuz süresince büyürken ve yetişkinliğiniz süresince yaşlanırken kişisel kimliğiniz yavaş yavaş değişir. Benzer şekilde her konektom da zaman içinde değişir.
ne tür değişiklikler olur? nöronlar da tıpkı ağaçlar gibi yeni dallar çıkarabilir ve eskilerini kaybedebilir. sinapslar oluşabilir ya da yok olabilir. sinapslar büyüyebilir ya da küçülebilir.
ikinci soru: Bu değişimlere ne yol açar? belli bir dereceye kadar genlerimiz tarafından programlandıkları doğrudur. fakat bu, hikayenin tamamı değildir çünkü nöronların dalları boyunca iletilen ve bir daldan diğerine atlayan elektriksel ve kimyasal sinyaller vardır. bu sinyallere sinirsel (nöral) etkinlik denir. ve bu sinirsel etkinlikler düşüncelerimizi, duygularımızı ve algılarımızı, zihinsel deneyimlerimizi borçlu olduğumuz şeylerdir. sinirsel etkinliğin bağlantıları değiştirebilinir niteliktedir. yani deneyimleriniz bağlantılarımızı değiştirebilir. işte bu yüzden her konektom eşsizdir. konektom doğuştan gelen ile sonradan edinilen şeyin kesişmesidir. hatıralarımız da beynimizde bağlantılar (sinapslar) halinde depolanır. alzheimer hastaları bu bağlantılar arasındaki iletişim bozukluğundan dolayı aynaya baktıklarında kendi yüzlerini dahi tanıyamaz hale gelmektedirler.
ve sadece düşünmek bile konektomumuzu (beyindeki bağlantıları) değiştirebilir.
sinirsel etkinlik sürekli değişir. akıp giden su gibidir, asla olduğu gibi kalmaz. beynin sinir ağının bağlantıları ise sinirsel etkinliğin hangi yöne doğru akacağını belirler. yani konektom bir tür akarsu yatağıdır.
akarsu yatağı uzun süre boyunca suyun akışını yönlendirir ama; su da akarsu yatağını yeniden şekillendirir. az önce yazdığım gibi sinirsel etkinlik konektomu değiştirebilir. sinirsel etkinlik düşüncelerin, duyguların ve algıların temelidir. dolayısı ile bilinç akışından dahi bahsedebiliriz.
Evlenmeseler daha iyi. Oğlumun sınıfında bir çocuk var beti benzi kireç gibi. Annesi 4. Çocuğu doğurmuş. insanlar ayakkabı, giysi yardımı yapıyor çocuğa. Durumları çok kötü. Anne ev hanımı bir de evde yaşlı hastası var. Şimdi bu dört çocuğa yazık değil mi? Düzgün beslenemiyorlar, giyinemiyorlar. Gerçekten çok zor.
Hiç evlenmesinler dediğim sorunsaldır. iyi maaşlı bir iş bulduğun zaman da gönlüne göre birini bulamoyorsun. Benim 28 yaşına kadar aldığım maaşlar komedi rakamlardı ama yanımda kız bitmiyordu. Şimdi daha iyi maaşlar alıyorum ancak 15 aydır hayatımda kimse yok. Biriyle tanışıp, güzel sohbet ettin ve işi iletletip bir yola çıktın, bunlar olmazsa şansın yok de zorlama.