bugün
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği38
- teslimiyet3
- tai lung vs gocu22
- asrın soygunu4
- karılı kızlı tiktok yerine sözlükte takılan tip4
- bu ne soğuk amk5
- true nickli yazar18
- sözlüktekiler kaç yaşında10
- 22 eylül istanbul gecesi2
- analı avratlı sözlük kavgaları8
- botswana2
- 1 gocu'ya 4 kişi dalması7
- habire1227
- kürtler asimile edilmelidir11
- tuvaletin evin dışında olması6
- kadınların reddedemediği teklifler6
- gocusuz bir sözlük5
- sözlükten soğumak için fırsat gözleyen yazarlar3
- krt tv4
- sözlüğe renk katan yazarlar hangi rengi katıyor21
- sözlükte kavga olacak hissi3
- kendinden bile sakladığın şey5
- bir erkek ile yanlışlıkla göz göze gelmek5
- yanlışlıkla plaj şemsiyesine diklemesine oturmak6
- ecevit döneminin kepazeliği5
- et döner dürüm9
- uludağ sözlük adalet sistemi5
- şaka maka yeni bir günün başlaması2
- şemsiyeli olayının gerçek yüzünü açıklıyorum8
- sözlüğün embesillerle dolu olması4
- erkek kavgasının çok sıkıcı olması5
- manisada okul saldırısı17
- çorap kokusu2
- seviyenin bugün yükselmesi için ne yaptın5
- gocu'nun çaylak olması3
- şanlıurfa2
- sarı poşet kudurtması13
- silinen entry2
- allah'ın yasakladığı cinsel ilişkiler10
- evliliği ayakta tutan güçler13
- evlilik4
- varlık sebebimiz3
- kızlar geri gelsin kampanyası2
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok28
- aşk4
- afrikalılar gariban avrupa emperyalist yalanı17
- apocalypse tank3
- kadir inanır'ın kendi ailesine miras birakmaması6
- fırtına sonrası sessizlik2
- bottega3
cortical remapping de denen son zamanlara kadar bilinmeyen müthiş bilimsel gerçektir. beyindeki nöronlar birbirleriyle bağlantı halindedirler (bkz: sinaps). bu sinapslar bu hücrelerin kollektif çalışmasını sağlar. bu bağlar sayesinde beynimiz aslında koca bir harita gibidir. ama asıl ilginç olan bu haritanın değişken olmasıdır. (her an her saniye değişmekte olması)
2 nöron arasındaki bağlantı: sinaps. diyelimki yeni bir etkinliğe başladık. misal ud kursu olsun, udla her çalışmamızda yeni bir şey kazanmış oluyoruz, her tekrarda biraz daha pekiştirmemizi sağlamakta . işte bu öğrendiğimiz şey beyinde yeni bir yolun (yeni sinapsların) oluşmasına neden olmaktadır. yani nöronlar esnektir (plasticite). eğer biz ne kadar çok tekrar edersek bu köprü o kadar çok kalıcı ve sağlam olmaktadır. bu yolun ortadan kalkması okadar uzun süre gerektirmektedir. işte öğrenmek dediğimiz şey aslında beyin hücreleri arasındaki yeni iletişim yolları oluşturabilmesidir. yani sizi siz yapan (tabi benide; dışlamayın hemen) beyninizdeki bağlantı haritasıdır. işte bu sinapslarla oluşan haritaya konnektom denir.
örnek verelim caenorhabditis elegans isimli kurtçuğun basit sinir sistemi sadece 300 nörondan ibarettir. 1970ler ve 80lerde, bir grup bilim insanı bu nöronlar arasındaki 7000 bağlantının haritasını çıkardı.
bizim konektomumuz ise çok daha karmaşıktır ve mevcut teknoloji yöntemleriyle henüz bu haritanın çıkarılması çok zordur. çünkü beynimizde 100 milyar nöron ve bundan 10.000 kat daha çok bağlantı vardır. konektomumuzdaki bağlantı sayısı genomunuzdaki harflerden bir milyon kat daha fazladır. bu epey çok bilgi demektir. küçük çocuklar 10.000 trilyon sinapsa sahipken, bu rakam yaş artışıyla ters orantılı olarak azalır ve yetişkinlerde stabilize (kararlı) olur. bir yetişkinin sahip olduğu sinaps sayısı tahmini olarak 1.000 trilyonla, 5.000 trilyon arasındadır.
peki bu bilginin anlamı ne? aslında hafızalarınız yani sizi siz yapan bilgiler beyinleriniz arasındaki bağlantılarda depolanmaktadır. ve kişiliğinizi oluşturan diğer noktalar da ( kişiliğiniz ve düşünce dünyanız) bunlar da nöronlarınız arasındaki bağlantılarla kodlanmıştır.
çocukluğunuz süresince büyürken ve yetişkinliğiniz süresince yaşlanırken kişisel kimliğiniz yavaş yavaş değişir. Benzer şekilde her konektom da zaman içinde değişir.
ne tür değişiklikler olur? nöronlar da tıpkı ağaçlar gibi yeni dallar çıkarabilir ve eskilerini kaybedebilir. sinapslar oluşabilir ya da yok olabilir. sinapslar büyüyebilir ya da küçülebilir.
ikinci soru: Bu değişimlere ne yol açar? belli bir dereceye kadar genlerimiz tarafından programlandıkları doğrudur. fakat bu, hikayenin tamamı değildir çünkü nöronların dalları boyunca iletilen ve bir daldan diğerine atlayan elektriksel ve kimyasal sinyaller vardır. bu sinyallere sinirsel (nöral) etkinlik denir. ve bu sinirsel etkinlikler düşüncelerimizi, duygularımızı ve algılarımızı, zihinsel deneyimlerimizi borçlu olduğumuz şeylerdir. sinirsel etkinliğin bağlantıları değiştirebilinir niteliktedir. yani deneyimleriniz bağlantılarımızı değiştirebilir. işte bu yüzden her konektom eşsizdir. konektom doğuştan gelen ile sonradan edinilen şeyin kesişmesidir. hatıralarımız da beynimizde bağlantılar (sinapslar) halinde depolanır. alzheimer hastaları bu bağlantılar arasındaki iletişim bozukluğundan dolayı aynaya baktıklarında kendi yüzlerini dahi tanıyamaz hale gelmektedirler.
ve sadece düşünmek bile konektomumuzu (beyindeki bağlantıları) değiştirebilir.
sinirsel etkinlik sürekli değişir. akıp giden su gibidir, asla olduğu gibi kalmaz. beynin sinir ağının bağlantıları ise sinirsel etkinliğin hangi yöne doğru akacağını belirler. yani konektom bir tür akarsu yatağıdır.
akarsu yatağı uzun süre boyunca suyun akışını yönlendirir ama; su da akarsu yatağını yeniden şekillendirir. az önce yazdığım gibi sinirsel etkinlik konektomu değiştirebilir. sinirsel etkinlik düşüncelerin, duyguların ve algıların temelidir. dolayısı ile bilinç akışından dahi bahsedebiliriz.
2 nöron arasındaki bağlantı: sinaps. diyelimki yeni bir etkinliğe başladık. misal ud kursu olsun, udla her çalışmamızda yeni bir şey kazanmış oluyoruz, her tekrarda biraz daha pekiştirmemizi sağlamakta . işte bu öğrendiğimiz şey beyinde yeni bir yolun (yeni sinapsların) oluşmasına neden olmaktadır. yani nöronlar esnektir (plasticite). eğer biz ne kadar çok tekrar edersek bu köprü o kadar çok kalıcı ve sağlam olmaktadır. bu yolun ortadan kalkması okadar uzun süre gerektirmektedir. işte öğrenmek dediğimiz şey aslında beyin hücreleri arasındaki yeni iletişim yolları oluşturabilmesidir. yani sizi siz yapan (tabi benide; dışlamayın hemen) beyninizdeki bağlantı haritasıdır. işte bu sinapslarla oluşan haritaya konnektom denir.
örnek verelim caenorhabditis elegans isimli kurtçuğun basit sinir sistemi sadece 300 nörondan ibarettir. 1970ler ve 80lerde, bir grup bilim insanı bu nöronlar arasındaki 7000 bağlantının haritasını çıkardı.
bizim konektomumuz ise çok daha karmaşıktır ve mevcut teknoloji yöntemleriyle henüz bu haritanın çıkarılması çok zordur. çünkü beynimizde 100 milyar nöron ve bundan 10.000 kat daha çok bağlantı vardır. konektomumuzdaki bağlantı sayısı genomunuzdaki harflerden bir milyon kat daha fazladır. bu epey çok bilgi demektir. küçük çocuklar 10.000 trilyon sinapsa sahipken, bu rakam yaş artışıyla ters orantılı olarak azalır ve yetişkinlerde stabilize (kararlı) olur. bir yetişkinin sahip olduğu sinaps sayısı tahmini olarak 1.000 trilyonla, 5.000 trilyon arasındadır.
peki bu bilginin anlamı ne? aslında hafızalarınız yani sizi siz yapan bilgiler beyinleriniz arasındaki bağlantılarda depolanmaktadır. ve kişiliğinizi oluşturan diğer noktalar da ( kişiliğiniz ve düşünce dünyanız) bunlar da nöronlarınız arasındaki bağlantılarla kodlanmıştır.
çocukluğunuz süresince büyürken ve yetişkinliğiniz süresince yaşlanırken kişisel kimliğiniz yavaş yavaş değişir. Benzer şekilde her konektom da zaman içinde değişir.
ne tür değişiklikler olur? nöronlar da tıpkı ağaçlar gibi yeni dallar çıkarabilir ve eskilerini kaybedebilir. sinapslar oluşabilir ya da yok olabilir. sinapslar büyüyebilir ya da küçülebilir.
ikinci soru: Bu değişimlere ne yol açar? belli bir dereceye kadar genlerimiz tarafından programlandıkları doğrudur. fakat bu, hikayenin tamamı değildir çünkü nöronların dalları boyunca iletilen ve bir daldan diğerine atlayan elektriksel ve kimyasal sinyaller vardır. bu sinyallere sinirsel (nöral) etkinlik denir. ve bu sinirsel etkinlikler düşüncelerimizi, duygularımızı ve algılarımızı, zihinsel deneyimlerimizi borçlu olduğumuz şeylerdir. sinirsel etkinliğin bağlantıları değiştirebilinir niteliktedir. yani deneyimleriniz bağlantılarımızı değiştirebilir. işte bu yüzden her konektom eşsizdir. konektom doğuştan gelen ile sonradan edinilen şeyin kesişmesidir. hatıralarımız da beynimizde bağlantılar (sinapslar) halinde depolanır. alzheimer hastaları bu bağlantılar arasındaki iletişim bozukluğundan dolayı aynaya baktıklarında kendi yüzlerini dahi tanıyamaz hale gelmektedirler.
ve sadece düşünmek bile konektomumuzu (beyindeki bağlantıları) değiştirebilir.
sinirsel etkinlik sürekli değişir. akıp giden su gibidir, asla olduğu gibi kalmaz. beynin sinir ağının bağlantıları ise sinirsel etkinliğin hangi yöne doğru akacağını belirler. yani konektom bir tür akarsu yatağıdır.
akarsu yatağı uzun süre boyunca suyun akışını yönlendirir ama; su da akarsu yatağını yeniden şekillendirir. az önce yazdığım gibi sinirsel etkinlik konektomu değiştirebilir. sinirsel etkinlik düşüncelerin, duyguların ve algıların temelidir. dolayısı ile bilinç akışından dahi bahsedebiliriz.
bilgi felsefesinin, bilgi doğuştan mı getirilir(rasyonalizm) yoksa deneyimler aracılığıyla mı edinilir (empirizm) sorusuna yanıt olabilecek nörolojik bulgu.
soruyu hemen hemen kant'ın cevaplarını hatırlatır biçimde yanıtlamışlar. bilgi beyindeki doğuştan gelen normlarda işlenerek sonradan edinilen deneyimlerle kazanılır.işin ilginci bu normlar da statik değil dinamikmiş.
soruyu hemen hemen kant'ın cevaplarını hatırlatır biçimde yanıtlamışlar. bilgi beyindeki doğuştan gelen normlarda işlenerek sonradan edinilen deneyimlerle kazanılır.işin ilginci bu normlar da statik değil dinamikmiş.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar