bugün
- kolye142
- günün sözü6
- erlik4
- cep telefonu17
- nokia16
- pizza bira ikilisi4
- rüzgar12
- pazarları çizgi film izlemek için erken uyanmak2
- bal10
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- lale14
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı22
- var olmak için ne yaptınız13
- pazar günleri ekmek almak3
- asla evlenilmeyecek erkekler5
- pazar günü erken kalkmak3
- sevgiliye uzaktan bakmak3
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver10
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- kader4
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- evi ev yapan şeyler14
- kaplan17
- fil9
- bileklik19
- billie eilish'in memeleri7
- aslan15
- yogartiksen39
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- kuş5
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- at6
- galatasaray balı2
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek48
- sevgili nedir7
- başka birinin ayağını yalamış erkekle evlenmek7
- gül7
- brezilya7
- eskortluk yapan sözlük yazarı25
- duayı bencil bir iş haline getirmek5
- kim kimi neden sevmiyor14
- galatasaray19
- gece gece sinirlenmek4
- ankara8
- inançsızlığınız ve akıl almaz gecikmeniz3
- sabah 6:00'da nervionun resmine bakarak rakı içmek12
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı84
- cadılar bayramında ne olacaksınız18
- fenerbahçe18
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı9
entry'ler (686)
(bkz: eksen on fair 2013)
bu sene 15 eylülülde maçka küçükçiftlik park'ta ikincisi düzenlenecek olan radyo eksen festivali.
britpop'un yaratıcısı suede, çapkın çocuk carl barat, festival grubu the hives ve ismini bile duymadığım the undertones bu sene sahne alacak isimler arasında.
ayrıca benim gibi tek başına olduğundan mütevellit katılmaya korkan arkadaşlar varsa kıvançla eşlik edebilirim kendilerine.
ve ayrıca beleş bilet vermek isteyen olursa sevinçle de kabul ederim. malumunuz, the boys are back in town.
britpop'un yaratıcısı suede, çapkın çocuk carl barat, festival grubu the hives ve ismini bile duymadığım the undertones bu sene sahne alacak isimler arasında.
ayrıca benim gibi tek başına olduğundan mütevellit katılmaya korkan arkadaşlar varsa kıvançla eşlik edebilirim kendilerine.
ve ayrıca beleş bilet vermek isteyen olursa sevinçle de kabul ederim. malumunuz, the boys are back in town.
doğum günü çocuğuymuş kendisi. bana bi bayram harçlığı bile vermediydi ya hadi neyse, kutlu olsun.
kendimi bi binanın tepesinde buluyorum ve uçmayı deniyorum kendi kendime, akabinde sonuç veriyor ve süzülüyorum böyle yavaştan, uzun süre seyrediyorum insanları tek taraflı, rüzgara fısıldıyorum mevsimleri. kuytu bi yere iniyorum sonra, topluyorum herkesi çevreme.
-uçabiliyorum lan ben!
+sittir lan.
-bakın da görün ipneler!
ama bu sefer dans edebileceğim bi hava boşluğu olmadığı için her ileri doğru atılmamda yerle bir oluyorum gururumla birlikte, insanlar da dağılıyor artık dalga geçmekten bitkin düşüp.
o sinirle tekrar çıkıyorum yüksek bi binanın tepesine, yürüyorum ama bu sefer. iniş takımlarını kontrol edip bırakıyorum tekrar boşluğa kendimi ve tam yere beş metre kadar kala uçabiliyorum yine, aşağıdakiler korkuyla izlerken nooldu lan bakışı atıyorum tüm o inanmayanlara. artık inanıyorlar.
uyanıyorum sonra, kanatlarımı katlayıp yatıyorum tekrar. tekrar.
-uçabiliyorum lan ben!
+sittir lan.
-bakın da görün ipneler!
ama bu sefer dans edebileceğim bi hava boşluğu olmadığı için her ileri doğru atılmamda yerle bir oluyorum gururumla birlikte, insanlar da dağılıyor artık dalga geçmekten bitkin düşüp.
o sinirle tekrar çıkıyorum yüksek bi binanın tepesine, yürüyorum ama bu sefer. iniş takımlarını kontrol edip bırakıyorum tekrar boşluğa kendimi ve tam yere beş metre kadar kala uçabiliyorum yine, aşağıdakiler korkuyla izlerken nooldu lan bakışı atıyorum tüm o inanmayanlara. artık inanıyorlar.
uyanıyorum sonra, kanatlarımı katlayıp yatıyorum tekrar. tekrar.
(bkz: hey geronimo)
iki senedir okuduğum dağ başını duman almış üniversitemde* güzel şeyler oldu bugün sözlük. dersimin olmamasından mütevellit uzanmışım bazama, açmışım bi klasik parça, birden yan odadan song 2'nun rifflerini duydum.
hiç adetim olmadığı halde kalktım hemen daldım odalarına, tanıştık kaynaştık, the trooper'dan girdik, crying lightning'den çıktık.
iki senedir bu muhabbetlere yabancı kalan kulaklarım günü resmi tatil ilan etti, daha yok mu dedi, hani bana hani bana dedi. müzik benim her şeyimmiş bunu bi kez daha anladım, mutlu oldum lan!
biterken de bu çalıyodu;
maurice ravel - pavane for a dead princess.
ortama çok uymadı ama olsun.*
hiç adetim olmadığı halde kalktım hemen daldım odalarına, tanıştık kaynaştık, the trooper'dan girdik, crying lightning'den çıktık.
iki senedir bu muhabbetlere yabancı kalan kulaklarım günü resmi tatil ilan etti, daha yok mu dedi, hani bana hani bana dedi. müzik benim her şeyimmiş bunu bi kez daha anladım, mutlu oldum lan!
biterken de bu çalıyodu;
maurice ravel - pavane for a dead princess.
ortama çok uymadı ama olsun.*
az önce yaptığım hadise. hayırlısıysa olur be sözlük.*
güzelini falan bi kenara bırak, bir kadına bunu söylemek gerçekten ayıp. geçenlerde şahit oldum hatta böyle bi olaya, bizim mutfak penceresi sakin bi arka sokağa bakıyor, çayımı yudumlarken çocukları falan izliyorum işte. çocukları izlemek her zaman eğlenceli olur zaten, mutlaka bi olay çıkar hep gülecek.
neyse kızın biri sokağın ortasına geldi beklemeye başladı, sevgilisini beklediği belliydi zaten tavırlarından falan, zaman geçiremiyordu. çocuklarla konuştu oynadı biraz, sonra bizim esas oğlan çıktı sahneye. kız gülümsemesini bozmamaya çalıştı hep, oğlansa inadına bağırıp çağırdı. oğlan gidecek oldu, kız kolundan tutmaya çalıştı, sadece bi kez dinlemesini istedi. hayvan oğlu hayvan tüm gücüyle bağırdı sonra siktir git diye..
oğlan uzaklaştı hızlı adımlarla, kız sokağın ortasında kalakaldı, başını eğdi. çocuklar geldi sonra 'abla ağlama' dediler. çocukları da dinleyemedi. durduğum yerden ben utandım ben üzüldüm lan. sonra kız kalktı gitti kendini biraz toparlayınca, ben çocukları seyrettim sonra, ama onlar da oynamadılar bi daha..
neyse kızın biri sokağın ortasına geldi beklemeye başladı, sevgilisini beklediği belliydi zaten tavırlarından falan, zaman geçiremiyordu. çocuklarla konuştu oynadı biraz, sonra bizim esas oğlan çıktı sahneye. kız gülümsemesini bozmamaya çalıştı hep, oğlansa inadına bağırıp çağırdı. oğlan gidecek oldu, kız kolundan tutmaya çalıştı, sadece bi kez dinlemesini istedi. hayvan oğlu hayvan tüm gücüyle bağırdı sonra siktir git diye..
oğlan uzaklaştı hızlı adımlarla, kız sokağın ortasında kalakaldı, başını eğdi. çocuklar geldi sonra 'abla ağlama' dediler. çocukları da dinleyemedi. durduğum yerden ben utandım ben üzüldüm lan. sonra kız kalktı gitti kendini biraz toparlayınca, ben çocukları seyrettim sonra, ama onlar da oynamadılar bi daha..
californication'da da boy göstermiş hınzır kişilik. sweet dreams'den başka parçasını da bilmem yalnız orası ayrı, korkutuyor azcık.
en ünlüsü steve buscemi'dir, her filmde öksüz bırakırlar adamı niyeyse. bunun yanında joseph gordon levitt ve jason schwartzman'da hak ettikleri yerlerde değiller gibi geliyor bana ya, hadi bakalım.
edit: bill fuckin' murray.
edit: bill fuckin' murray.
biri de çıkıp dememişki;
(bkz: sex pistols)
(bkz: sex pistols)
ateş bulunabilirse yakılacak olandır.
afiyet şuku olsun hepinize.
afiyet şuku olsun hepinize.
ben bunu gördüm, elli haneli köyde üç cami.. nedenini soramazsın bile, atlarlar hemen sen müslüman değil misin diye diye.
çaktırmadan içeri absinthe sokacağım zirvedir. gel baba lafını duyan yanaşsın yavaştan..
kediyi en gıcık olduğunuz arkadaşınıza verip bi köpek alın.
mümkünse irlanda seteri falan.
mümkünse irlanda seteri falan.
-tamam.
+tamam.
-tamam?
+tamam!
-zorlama, son mesaj benim olucak.
+haa tamam.
-tamam.
şeklinde saçma sapan muhabbetlere sebep olabilir.
+tamam.
-tamam?
+tamam!
-zorlama, son mesaj benim olucak.
+haa tamam.
-tamam.
şeklinde saçma sapan muhabbetlere sebep olabilir.
the georgia satellites - nights of mystery.
arkadan iki kişi uzatıp katıldığım dernek. utanıyorum olum otuz kişi birden bakmasın bana.*
invisible monsters ile okurunu fena halde dumura uğratan adam.