bugün
- ilham aliyev20
- türk askeri yemen e gitsin kampanyası24
- türkiye de artan okul saldırıları9
- yüksek enflasyon11
- fon vurgunu6
- kız rolü yapmak4
- asansörde konuşmama kuralı4
- rj mitte4
- göztepe7
- çok film izleyen insandan zarar gelmez25
- hungary4
- sabahları nefret edilen şeyler3
- küba'nın petrol sektörünü yabancı yatırıma açması3
- bir bar taburesinde yalnız oturmak4
- sözlük kızlarının kombinleri45
- enerji ve foton uzaylı ırkları3
- dünya büyüklüğünde star wars benzeri gezegen2
- insanların uzaylılar tarafından yaratılması3
- kendini türk hisseden arap artığı24
- hak ettiği değeri görmemiş şarkılar5
- anın görüntüsü21
- 12 ekim 2026 eyüpspor göztepe maçı14
- sözlüğün en yakışıklı erkek yazarı43
- sözlükteki ilişki skandalı37
- bir şeyler söyle2
- 45 adet kurabiye11
- sözlükte çirkin kız olmaması13
- ömer çelik2
- platon un mağara alegorisi6
- eyüpspor 0 göztepe 44
- diamond bosphorus denince akla gelenler39
- manisalı erkekler8
- firavun haklıydı12
- sözlük yazarlarının dehşetül vahşet kombinleri12
- filistin57
- gammaz sözlük kızları15
- ikinci dünya savaşına girseydik neler olurdu7
- uludede'ye sorulacak sorular8
- sözlüğün ayakları en güzel hatunu3
- uludede'nin zebraları giyip yatması8
- son okunan kitap7
- yatağın altındaki canavarla süt içip uyumak3
- gece yatağın altında hatay dürüm gömen cin8
- sevilmeyen yazara pestisitli elma göndermek7
- kesik at kafası7
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek10
- sözlükteki gammaz özelliği11
- artık kürt sorunu yoktur14
- sahte motor yağı8
- arkadaşlar toplanır mısınız konuşma yapacağım8
sevdiği entry'ler
Filmini heyecanla bekliyoruz. Romanı bayağı sarmıştı.
Filmini halen ilgiyle bekliyoruz bakalım.
Nedense mandalinayı insanlar üretiyor sanıyordum.Yani teker teker mandalinayı birleştirip kabuğuna sarıyorlar diye hayal ediyordum.
Bir de anaokulunda bir arkadaşımın babasını polislerden kaçıyor sanıyordum.Çünkü arkadaşımın babası, her sabah kızının unuttuğu bir adet meyvesuyunu kız sınıfa girdikten beş dakika sonra getirir ve kapıdan sadece elini uzatırdı.Bu sebeple adamın yüzünü asla görmediğim için polisten kaçtığını düşünürdüm.
Bir de anaokulunda bir arkadaşımın babasını polislerden kaçıyor sanıyordum.Çünkü arkadaşımın babası, her sabah kızının unuttuğu bir adet meyvesuyunu kız sınıfa girdikten beş dakika sonra getirir ve kapıdan sadece elini uzatırdı.Bu sebeple adamın yüzünü asla görmediğim için polisten kaçtığını düşünürdüm.
Insanların öldükten sonra hayvan olduğuna inanıyordum. Hatta kendimden küçükleri bile ikna etmişliğim var bu düşünceye.
Mahallenin köpeği gülcan'ın büyük büyük babasıydı.
Mahallenin köpeği gülcan'ın büyük büyük babasıydı.
görsel
Kışlalar da sokaklarda her yerde bulunan piçlerdir, adeta terör estiriyorlar.
Şunlardan vatana millete ne fayda var
Zaten Adanalılarmış hiç şaşırmadım.
Kışlalar da sokaklarda her yerde bulunan piçlerdir, adeta terör estiriyorlar.
Şunlardan vatana millete ne fayda var
Zaten Adanalılarmış hiç şaşırmadım.
karşısındakine sığır gibi davranma meziyetindeki kişilerdir, birçok iyi insanı tenzih ederekten söylüyorum.
en son taksiye bindiğimde aylar önce; dayı yol kapalı diye gideceğimden daha uzak bir yerde bıraktı, işe geç kalmıştım; bir de ayı gibi bir üslup ile bağırıyor çünkü açık olan daha kısa bir yolu söylüyorum kendisine diye, daha kısa olan yol açık amk ya! biryandan sinir küpüne döndüm, fakat o kadar dalgın ve boktan ki kafam, hissiz laçka gibi dolanıyorum.bak hatırlayınca iyice de sinirlendim şu an kendime de. reflüm çoğaldı.
normalde ona haddini bildirmeden inmem; kalkıp iyi dileklerde bulundum inerken ,üstüne üstlük bozuğu yok diye fazla para aldı, dedim kalsın. ulan yazarken aşırı sinirlendim bak. bulsam beyzbol sopasıyla döverim şu an hiç abartmıyorum. mesleğine saygısı olmayan yapmasın.
en son taksiye bindiğimde aylar önce; dayı yol kapalı diye gideceğimden daha uzak bir yerde bıraktı, işe geç kalmıştım; bir de ayı gibi bir üslup ile bağırıyor çünkü açık olan daha kısa bir yolu söylüyorum kendisine diye, daha kısa olan yol açık amk ya! biryandan sinir küpüne döndüm, fakat o kadar dalgın ve boktan ki kafam, hissiz laçka gibi dolanıyorum.bak hatırlayınca iyice de sinirlendim şu an kendime de. reflüm çoğaldı.
normalde ona haddini bildirmeden inmem; kalkıp iyi dileklerde bulundum inerken ,üstüne üstlük bozuğu yok diye fazla para aldı, dedim kalsın. ulan yazarken aşırı sinirlendim bak. bulsam beyzbol sopasıyla döverim şu an hiç abartmıyorum. mesleğine saygısı olmayan yapmasın.
Evlilik hayat birleştirmektir, evet. Ama hayatını birleştirdiğin insanla sürekli kıç kıça olmak zorunda değilsin bence, günümüz ilişkilerinde bile kişisel alana saygı duymayan insanların evlilikte buna saygı duymasını bekleyemem, ama bir gün evlenirsem kendi kişisel alanımı yine tutacağım, kendime vakit geçirmek için bir alan tanıyacağım.Sonuçta bir bireyim hayatımı ne kadar birleştirmiş olursam olayım kendi alanım olmalı, olmak da zorunda.Buna saygı duymayan insanla işim de olmaz zaten, hayatım güzelleşsin diye evlenmeli insan, keyfi evlenmeli.Herkes evlenmek yada ebeveyn olup ‘neslini’ devam ettirmek zorunda değil sonuçta dğnya nüfus patlamasında.Bunlar olmadığı sürece evlilikler gerçekten erken bitiyor ve arada ki sevgiyi öldürüp birbirinden bıkmış zoraki evlilikler, ve o ilişkinin çürük meyveleri mutsuz çocuklar ortaya çıkıyor.
Yazarlarının hislerini paylaşmalaranı engelleyen sözlük. Neymiş çok fazla sözlük içi entry girmişim de bilmem ne. Ulan anasını siktiniz sözlüğün. Anca canımız sıkıldıkça gelip içimizi dökecek kadar yer kaldı ona bile mani oluyosunuz. Napayım yani bi tane itiraf girebilmek için on tane bilgi içerikli entry mi gireyim? Çok beklersiniz
-gerçek bir tanım için hormonlarıyla yaşayan ve kendine her ne sebeple olursa olsun yaklaşan karşı cinsi,bu hormonlara alet etmeyi hedefler.söylediklerinizi,anlatmaya çalıştığınız şeyi asla duymaz;zihni ona bu yönde komut verir demek doğru olur.
-bağlı oldu ideolojiyle yine o kahrolası zihninde göremediğimiz ipler vardır da ancak başka birinin komutaları ile hareket eder,düşünmez ve sorgulamaz.Direkt reddetme eğilimine sahiptir.Denemeyi sevmez,farklılığa tahammül edemez.”dünyadan” olmayı hakaret kabul eder,yerellik ve kabile gibi “öz”ünü oluşturan unsurlarının ne olduğunu bilmese de anlatır durur.
Bu iki makro ölçekteki davranış türlerini bir ağaç yapsak,bunu eril ve dişil özellikler olarak dallara ayırmamız bize o kadar malzeme verir ki,düşününce bile yazacak güç bulamadığımı fark ettim.gerçekten bir yana hormonlar yazalım bir yana ideoloji,ohooo neler çıkar.Nezaketten tutun da sosyolojik yapılanmayı etkileyen faktörlere kadar,nerelere nerelere kadar.Ha bir de yine cinsiyet ayırt etmeden:
erilse;kadını ezmeyi marifet sayan dişiyse;ezilmeyi ve hor görülmeyi,eril kişi tarafından üzerinde tahakküm kurulmasının kendine önem/değer verildiğini sanan henüz kimliği oturmamış bireyleri söylemeden geçemeyeceğim,bunlar da ana maddelerimizi oluşturan önemli etmenler arasında.
-bağlı oldu ideolojiyle yine o kahrolası zihninde göremediğimiz ipler vardır da ancak başka birinin komutaları ile hareket eder,düşünmez ve sorgulamaz.Direkt reddetme eğilimine sahiptir.Denemeyi sevmez,farklılığa tahammül edemez.”dünyadan” olmayı hakaret kabul eder,yerellik ve kabile gibi “öz”ünü oluşturan unsurlarının ne olduğunu bilmese de anlatır durur.
Bu iki makro ölçekteki davranış türlerini bir ağaç yapsak,bunu eril ve dişil özellikler olarak dallara ayırmamız bize o kadar malzeme verir ki,düşününce bile yazacak güç bulamadığımı fark ettim.gerçekten bir yana hormonlar yazalım bir yana ideoloji,ohooo neler çıkar.Nezaketten tutun da sosyolojik yapılanmayı etkileyen faktörlere kadar,nerelere nerelere kadar.Ha bir de yine cinsiyet ayırt etmeden:
erilse;kadını ezmeyi marifet sayan dişiyse;ezilmeyi ve hor görülmeyi,eril kişi tarafından üzerinde tahakküm kurulmasının kendine önem/değer verildiğini sanan henüz kimliği oturmamış bireyleri söylemeden geçemeyeceğim,bunlar da ana maddelerimizi oluşturan önemli etmenler arasında.
“iyi niyet” kendimi de,hayatı da tanımlayacak yegane kelime,hayatın bumeranga benzetilmesi yerli yerinde bir yakıştırma.Ne fırlatırsan sana döner,iyi niyetli olmak ve karşına çıkan fırsatları değerlendirmek,kimseyle değil hep kendini kendinle mukayese etmek (insanın değişimi ve olumlu yönde gelişmesi için ) bana göre insanın inşa çizgisini oluşturur.Yalın olarak böyle özetleyebilirim,tabi söylenecek daha çok şey var.
Bu başlıkta ise “başkalarıyla sidik yarıştırma” hevesini yaşam şekli haline getirenleri ilk madde olarak taçlandırıyorum.Fark ettiğim an kaçıyorum kendilerinden,kim olursa olsun.
Ayı gibi kaba saba,biriyle nasıl konuşması gerektiğini bilmeyen kişiler,örneğin siz mutsuzken bunu göz ardı edip abuk sabuk şeyler söylerler Ya da tam aksi,iyi anlarınızda keyfinizi kaçırırlar.hığğ.
Daha da uzatmayacağım,genel olarak kadın erkek fark etmeksizin medeniyet ve nezaket yoksunu insanlar benden umarım uzak olur.
Ayı gibi kaba saba,biriyle nasıl konuşması gerektiğini bilmeyen kişiler,örneğin siz mutsuzken bunu göz ardı edip abuk sabuk şeyler söylerler Ya da tam aksi,iyi anlarınızda keyfinizi kaçırırlar.hığğ.
Daha da uzatmayacağım,genel olarak kadın erkek fark etmeksizin medeniyet ve nezaket yoksunu insanlar benden umarım uzak olur.
Türkçe'de her söz söyleniş şekline göre anlam kazanır bilirsiniz. Bu söz de şakayla söylenirse sorun yok ama bir tartışma ortasında söylenirse ya da işitilirse sorun başlamış demektir. Versiyonları da var tabi, "kalbini kırarım bak", "kırıcı olucam artık" vb. Tonuna, şiddetine göre etkisi artar da azalır da.
böyle bir söz işittiğiniz zaman, kalbinizi kırmasına gerek kalmamıştır. Çünkü bir insan "kalbini kırarım" demişse, senin kalbini kırmayı göze almıştır. Bu dahi, kafidir. Değer verdiğin bir insandan bunu işitmek... içinizden, kırsaydın daha iyiydi dediğiniz dahi olmuştur. Kalbini kırarım sözü, kırıcı olabilecek tüm sözleri sizin zihninizde canlandırır. insan kendi kendine her daim acımasızdır böyle anlarda, belki bir tanesini işitse bu kadar da kırılmayacak veya gardını alıp kendisi de karşılık verecektir.
Tabi gerçekten karşındaki insanı sevdiğin için de bunu kullanmış olabilirsin, sen de aynı lafı etmiş olabilir, etmemek lazım... Zaten gözlemlerime bakarak söylüyorum, gerçekten bir insanı seviyorsanız, ona tartışırken "kalbini kırarım" diyemiyorsunuz.
Bir insan ötekine kalbini kırarım diyorsa, o an sevgi rafa kalkmıştır, askıya alınmıştır.
böyle bir söz işittiğiniz zaman, kalbinizi kırmasına gerek kalmamıştır. Çünkü bir insan "kalbini kırarım" demişse, senin kalbini kırmayı göze almıştır. Bu dahi, kafidir. Değer verdiğin bir insandan bunu işitmek... içinizden, kırsaydın daha iyiydi dediğiniz dahi olmuştur. Kalbini kırarım sözü, kırıcı olabilecek tüm sözleri sizin zihninizde canlandırır. insan kendi kendine her daim acımasızdır böyle anlarda, belki bir tanesini işitse bu kadar da kırılmayacak veya gardını alıp kendisi de karşılık verecektir.
Tabi gerçekten karşındaki insanı sevdiğin için de bunu kullanmış olabilirsin, sen de aynı lafı etmiş olabilir, etmemek lazım... Zaten gözlemlerime bakarak söylüyorum, gerçekten bir insanı seviyorsanız, ona tartışırken "kalbini kırarım" diyemiyorsunuz.
Bir insan ötekine kalbini kırarım diyorsa, o an sevgi rafa kalkmıştır, askıya alınmıştır.
Sikerim böyle hayatı deyip uyumaya yeltenmişken Birden bire, ansızın vuku bulan istektir. Bende ettiğim küfürü kafamda canlandırma alışkanlığı vardır sözlük.
Kendimi hayatı sikerken hayal ettim bir an. Böyle boşluğa doğru git gel yaparken...
Sonra ne kadar saçma bir eylem olduğunu fark ettim ve bir insanın kendi ırkından, farklı bir ırktan bir canlıyı ya da hayat gibi soyut kavramları sikmesinin çok anlamsız ve acımasız olduğu kanaatine vardım.
insan insanı siker mi sözlük? Bence sikmemeli.
Kendimi hayatı sikerken hayal ettim bir an. Böyle boşluğa doğru git gel yaparken...
Sonra ne kadar saçma bir eylem olduğunu fark ettim ve bir insanın kendi ırkından, farklı bir ırktan bir canlıyı ya da hayat gibi soyut kavramları sikmesinin çok anlamsız ve acımasız olduğu kanaatine vardım.
insan insanı siker mi sözlük? Bence sikmemeli.
benimdir.
ana okulu zamanlarımda kuzenlerimden bir tanesi de ana okulu öğretmenliği okuyordu. bana o dönemlerimde mütemadiyen çizdirdiği ve yorumlattığı resimleri yolladı geçenlerde.
istisnasız her resmimde yağmur yağıyor, yağmur yağmasa nehirler var, o olması hava mutlaka bulutlu.
zaten seviyordum böyle havaları o zaman fark ettim ki ezelden beri böyleymişim.
ana okulu zamanlarımda kuzenlerimden bir tanesi de ana okulu öğretmenliği okuyordu. bana o dönemlerimde mütemadiyen çizdirdiği ve yorumlattığı resimleri yolladı geçenlerde.
istisnasız her resmimde yağmur yağıyor, yağmur yağmasa nehirler var, o olması hava mutlaka bulutlu.
zaten seviyordum böyle havaları o zaman fark ettim ki ezelden beri böyleymişim.
Şüphesiz ki her görmüş, geçirmiş, yaşamış, deneyimlemiş insanın fark edebileceği gerçek.
Yıllarca bizi masallarla uyutmuşlar. yok efem " anadolu insanı misafirperverdir, iyidir, 2 kuruşun hesabını yapmaz, kendinden çok karşısındakini düşünür ".
nahhh !!!
kocaman bir nah.
anadolu insanının çoğu sinsinin tekidir. kendi çıkarı için ebesini bile satar. çürük çarık, hormonlu sebze meyve üretir, tüketiciye iteler. sütte, peynirde, yağda hile yapar. kente gelir, o lanet kültürünü de kent yaşamına empoze etmeye kalkar. ayakta s.kmeye kalkar, 3 kuruşluk eve 30 kuruş kira ister. ardından da " evde kız erkekli kalıyorlar kodumun cenabet kafirleri" diye dedikodu yapar. ama bir punduna getirip o üniversiteli ve okumak için çabalayan kızı s.kmek için atmayacağı takla yoktur. bim'de azıp azıp yanındaki kadını taciz etmeye gocunmaz ama parkta kırda öpüşen bir çift görse "allah belalarını versin" der. okuyan adamı sevmez, cahilliği ile mutludur.
eskiden " aa, ne güzel köylü, ne şirin, doğa, kır, tabiat, hormonsuz " şeklinde yaklaşırdım bunlara.
şimdi ise su veren itfaiyenin hortumunu seveyim.
Yıllarca bizi masallarla uyutmuşlar. yok efem " anadolu insanı misafirperverdir, iyidir, 2 kuruşun hesabını yapmaz, kendinden çok karşısındakini düşünür ".
nahhh !!!
kocaman bir nah.
anadolu insanının çoğu sinsinin tekidir. kendi çıkarı için ebesini bile satar. çürük çarık, hormonlu sebze meyve üretir, tüketiciye iteler. sütte, peynirde, yağda hile yapar. kente gelir, o lanet kültürünü de kent yaşamına empoze etmeye kalkar. ayakta s.kmeye kalkar, 3 kuruşluk eve 30 kuruş kira ister. ardından da " evde kız erkekli kalıyorlar kodumun cenabet kafirleri" diye dedikodu yapar. ama bir punduna getirip o üniversiteli ve okumak için çabalayan kızı s.kmek için atmayacağı takla yoktur. bim'de azıp azıp yanındaki kadını taciz etmeye gocunmaz ama parkta kırda öpüşen bir çift görse "allah belalarını versin" der. okuyan adamı sevmez, cahilliği ile mutludur.
eskiden " aa, ne güzel köylü, ne şirin, doğa, kır, tabiat, hormonsuz " şeklinde yaklaşırdım bunlara.
şimdi ise su veren itfaiyenin hortumunu seveyim.