bugün
- kolye140
- cep telefonu11
- nokia10
- lale13
- kuş5
- gece gece sinirlenmek4
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver10
- mavi4
- var olmak için ne yaptınız12
- billie eilish'in memeleri7
- öğretmenlerin kravat takma zorunluluğu2
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı21
- flamingo3
- fil9
- at6
- güne psikolojik bir tespit bırak4
- duayı bencil bir iş haline getirmek5
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- istanbul esnafına selden 80 milyon tl destek3
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- anın görüntüsü22
- z kusagi4
- kötüyü alaşağı etmek4
- kaplan17
- brezilya7
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- sevgili nedir7
- evi ev yapan şeyler14
- aslan15
- netflix asaf dizisi3
- gül7
- başka birinin ayağını yalamış erkekle evlenmek7
- cemil tugay6
- erken ölüm2
- pıtı atma4
- yol5
- dizel araba yüzünden hayattan soğumak3
- bileklik19
- paralel evren2
- spider man brand new day2
- elma5
- ankara8
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- makinelerin zihnimizi okuyabilmesi5
- yogartiksen39
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı9
- gemini2
- sarı teker kim sorunsalı8
- zebra7
- galatasaray19
entry'ler (141)
sihirli melodilere sahip en sevdiğim ikinci Sting şarkısı.
her şeyi satın alabilirsin ama zamanı maalesef. hayat geçiyor, yaşın geçiyor ve sahip olacağının en iyilerinden birini sevgiden korktuğun için heba ettin, sanıyorum ki öncekileri de öyle. kendini sevmeyi dene her şey düzelir.
Yani bunun için söyleyebileceğim tek şey boğdu boğdu boğdu duvara attı. öteki dünyaya gittim geldim. aklıma başka meme replikleri gelse yazmaya hazırım ama gelmiyor. kendimi yediği tokatlar dayaklar savaşlar şahit olduğu iğrençliklerin bir türlü bitip tükenmediği olayların içinde olan arya Stark gibi hissediyorum.
bilfiil bir yılı aşkın süredir çok sıklıkla kendimi çok kötü, çaresiz ve tam olarak "gariban" hissediyorum. bu duygularımı da kimseyle paylaşmıyorum bunun da etkisi olabilir boyumu aşmasında. terapi aldım bir süre iyi geldi her şeyin farkındayım zaten, yeri geldi terapistim devam etmemize gerek kalmadığını söyledi. sürekli bir kötü olma hali yok pek tabi. olumlamalar, meditasyon ıvır zıvırları, beni kıran olay ve konularla affetme bilmem neleri her haltı deneyip yine çaresiz kaldığımda büyük buhran dolu tecrübemden şunu anladım ki bunu aşmanın en iyi yolu allah'a yönelmek. kalbinin ağırlığı ancak öyle hafifliyor insanın.
ben. lakin kaderim gereği herkesi küçük ya da büyük şeylerle olması fark etmeksizin mutlu etmeye çalışan benim. hahahahsh böyle insanlar tanıyorsanız bilin ki mutlu edilmedikleri için en ufak şeyle mutlu oluyorlar otomatikman.
gün gibi ya galiba.
Çok yakın zamana kadar “bir şeyler”i yaparsam “bir şeyler elde edip bir şeylere sahip olurum” sanıyordum. Bu yapmam gerektiğini zannettiğim şeylerin listesinin ardı arkası kesilmediğini ve kendimi mutlak mutluluğu aramanın simyayla uğraşmakla aynı şey olduğunu anlamam 29 yaşımda vuku buldu.
iş sahibi olursam bütün dertlerimin biteceğini sanmak gibi bir kerizlik içine düşmüşüm. Çok şükür güzel günlerim de oldu ama iki yıldır debelenmekten mental olarak komalık olduğum ve kıskacına kendimi kaptırmamak için elimden geleni yaptığım depresyon belasından kaçmak için kendimi tükettiğimi hissediyorum. Belki beni yakalayamadı ama bende koşmaktan ne nefes ne ciğer kaldı. Sessizce uyumak ve hafif bi pışpışın çok görüldüğünü hissettim hep. incitmemek için incindim ve şimdi bunların görülmüş olmasına duyduğum ihtiyacı tarif etmem mümkün değil. Allah’ım olmasa ne yapardım tahmin bile edemiyorum. Velhasıl bir süredir yaşam amacımı erteliyorum.
iş sahibi olursam bütün dertlerimin biteceğini sanmak gibi bir kerizlik içine düşmüşüm. Çok şükür güzel günlerim de oldu ama iki yıldır debelenmekten mental olarak komalık olduğum ve kıskacına kendimi kaptırmamak için elimden geleni yaptığım depresyon belasından kaçmak için kendimi tükettiğimi hissediyorum. Belki beni yakalayamadı ama bende koşmaktan ne nefes ne ciğer kaldı. Sessizce uyumak ve hafif bi pışpışın çok görüldüğünü hissettim hep. incitmemek için incindim ve şimdi bunların görülmüş olmasına duyduğum ihtiyacı tarif etmem mümkün değil. Allah’ım olmasa ne yapardım tahmin bile edemiyorum. Velhasıl bir süredir yaşam amacımı erteliyorum.
Üç tane sünepe parazit; biri ortada, geçmiş “heğehhgkhkkkkhhhhhhhh höğh” hırıltıları eşliğinde bir şey okumaya çalışıyor, tehdit mehdit kendilerince. Sinirden delirdim yine gece gece ahshshah.
Eskiden ennnnn sevdiğim, artık ciddi manada sevmediğim için son ana ertelediğim iş.
Temizlik takıntılarım yüzünden oluyor sanırım, aynı bavul/ valizin içine her şeyi koymak bana son derece rahatsızlık veriyor. Her şeyi temiz ve yıkanmış olarak koyduğum halde gittiğim yerde bir daha açıp yıkamak istiyorum, her yere değiyor ve içindeki eşyalarıma da pislikler giriyormuş gibi hissediyorum.
Temizlik takıntılarım yüzünden oluyor sanırım, aynı bavul/ valizin içine her şeyi koymak bana son derece rahatsızlık veriyor. Her şeyi temiz ve yıkanmış olarak koyduğum halde gittiğim yerde bir daha açıp yıkamak istiyorum, her yere değiyor ve içindeki eşyalarıma da pislikler giriyormuş gibi hissediyorum.
islama göre (kısmen) kadınların toplumdaki pozisyonunu dile getirmiş. Ama iffet vb. sözcükler kullanarak ayrışma ateşine bir odun da kendisi atmıştır. Onun inancına göre kadınların bu tür meslek grupları içinde olması haram ise bunu çok aşağılayıcı bir üslup ile ifade etmesi sakıncalı. Ben artık bu tür insanlara merhamet etmek gerektiğini düşünüyorum, temperli cam gibiler. Sıkıştırılmış kafaları var.
Müslümanım ve bu erkek kibrini Müslümanlık paravanının arkasından gölge oyunu oynamayı samimi bulmuyorum.
Müslümanım ve bu erkek kibrini Müslümanlık paravanının arkasından gölge oyunu oynamayı samimi bulmuyorum.
Ben bunu hep düşünürüm, evimden mecburi olarak uzakta olmak. Yollar, sefalet, hayvan muamelesi görmek. Her duştan çıkınca ve yatağımda uyandığımda ciddi olarak aklıma bu geliyor. Ben mi tuhafım bilmiyorum, böyle şeylerin kıymetini her an kaybedebilecekmiş gibi bir düşüncedeyim.
Bu yüzden içim bir samanyolu, sanırım anlatınca çözüme ulaşıyor büyük ölçüde. Diğer türlü, düşünceler evriliyor da evriliyor. bazı şeyler bambaşka boyutlara ulaşıyor. Böyle böyle dünyayla irtibatımı kesmişim.
Hayatta olanlardan bahsediyorsak ibrahim Kalın bilgisiyle hipnoz eder,çok şaşırmıştım.
Yakın zamanda Fransa’ya seyahat vizesi dışında (covid sebebiyle yasaklanan ülkeler arasında bizler de varız zaten) vize alan biri varsa bilgilendirilmeye muhtacım.
Bilinç Pilavı. (cen kerdem ft sezyut)
Durduk yere ağacı söken dede,durduk yere köpeği döven dede,durduk yere kediye tekme atan dede,durduk yere çocuklara ilişen dede,durduk yere kadınlara bir şekilde zarar veren dede,dede olmasa da ileride şekil değiştirip bu vaziyete geliyorlar.
Bir teori gibi görünebilir;dahası belki net olarak öyledir fakat Jeffrey Epstein ile ilgili belgeseli izledikten sonra ağ üzerinde bu tür bir yapılanma olduğunu düşündüm hatta kafamda kurdum,kimler kimler vardı o işin içinde.daha önce yaşanmış emsal olaylar var fakat şimdi alakasız olacak diye başka şeyler yazmıyorum.neyse,ateş olmayan yerden dumanın çıkmadığını da unutmamalı.
Genelde arandığında bulunmayan ilaçtır.Ama şanslıysanız yorgun olduğunuz ya da tempolu çalıştığınız zaman uzaklaşmak istediğiniz alanı bir süreliğine terk etmek,oradan uzaklaşmak niyetinde yapılan küçük tatiller bence en ön sıralarda yer alır.
“Teenage” olmanın verdiği havada uçmalıklarla dolu zamanlarda acayip güzel bir seri okumuştum ve en sevdiğim kısmının geçtiği yer venedik’ti,nice zaman sonra güzeller güzeli şehirde bulunduğumda bana o kitapta verilen heyecanın kaç katını verdi,sağ ol Venedik.Bir de yer yön duygusu vefat etmiş biri için san marco meydanı’na ulaşabilmek ölümlerden ölüm beğenmeye eşdeğer.