bugün

taksi kullanan insana verilen genel isim, iş, uğraş.
oldukça zengin insanlardır.
hey taksi diyince bakan insanlardır.
genelde sarı ve tonlarında olan klasik ticari taksi modellerinin direksiyon koltuklarında oturmak suretiyle arka koltukta oturanları istedikleri yere götürmekle yükümlü karşılığında para ve paranın üstünü de bahşiş olarak alan çalışan kesime verilen genel addır. Yağmurlu havalarda nereye saklandıkları bilinmemektedir. filmlerdeyse başrol oyuncusunun en ihtiyacı olan zamanlarda hemen zatın bulunduğu sokakta bitiverirler.
en belirgin cümleleri:
-ben karşının taksicisiyim
anlamı: seni biraz dolaştırıcam. tabi bu sırada taksimetre açık olucak.
kurallara uymayıp trafiğin anasını ağlatan insan. olur olmaz yerde yolcu indirirler.
trafik ışıklarında kendi lambasının yeşili yerine yayanın kırmızısını takip eden bir tuhaf güruh. ileri görüşlülüklerinden kaynaklanıyor olabilir.
tüm gün direksiyon sallamaktan anası ağlamış esasında pek çoğu aile babası olan ve iyi yürekli insanlar.

genellikle birkaç hoşsohbet anı kaçırmak istemezler. eğer siz de sıkıntılıysanız, bir yere geç kalıyorsanız ya da sinirlendiyseniz bu insanlar çok iyi dinleyicilerdir. rahat rahat içinizi dökebilirsiniz.

bazıları o kadar babacandır ki eve geç gittiğinizde, babanız görmesin diye sokağın başında indiğinizde siz eve girene kadar orda bekler ve öyle giderler.

şanssız bir gününüz olduğunu söylediğinizde, taksiden inip tüm cüzdanınızın içindekiler yere boşaldığında "isterseniz şanssız gününüzde evinize gidene kadar burada bekleyebilirim." derler.

ha piskopat ruhlu olanları yok mudur? elbette vardır. arka sinyallerden biri bozuk diye kendisine yol vermeyen aracın önüne geçip frene basanlar gibi, yolu uzatanlar gibi pekçok insan evladı vardır ancak bunlar yüzünden hepsini karalayamayız.

not1: hayır hergün taksiye binecek kadar zengin değilim.
not2: hayır taksi şöforü değilim.
sadece istanbul'da bulunanlarına binmemek için uzunca yollar yürüdüğümü, toplu taşımayı tercih ettiğimi bilirim. hep kazık atmaya çalışan, eksik para üstleri veren, yolu uzatmaya çalışan, yakın mesafe diye arabasına almayan, taksi durağından binilecekse yine yakın mesafe diye oflayıp puflayan, camları kapalı arabada sizi hiç sallamadan sigara yakan şöförlerdir. hele ki taksi içinde cüzdan, cep telefonu, notebook benzeri bir şey unutun; farkettiğiniz anda dur mur demenize rağmen basıp kaçanları mevcuttur.
Durakta bekleyen taksici:
-Buyrun efendim hoşgeldiniz. Müşteri tam kapıyı açacak biraz ileride trafik lambasının altında bekleyen bir taksici:
-Abi ora durak değil gel bize bin.Abi.....Şşş...Aloooo...Hasittir bea
direksiyona geçince insanlığını unutabilen modelleri de mevcuttur.normal yaşantısını bilemeyiz tabi ki.
Çok çabuk samimi olanları da sıklıkla mevcuttur. ilk etapta ciddi bir biçimde muhabbet ederken, sizin de verdiğiniz sıcaklıkla olsa gerek, bir anda anlamadığınız biçimde .mlı - g.tlü muhabbete dönebilirler. ilginç olduğu kadar komiktir de.
turizm bölgelerinde bu mesleği icra edenler yolcu taşımadan aldıkları paradan fazlasını müşteri götürdükleri yerlerden aldıkları komisyonlardan -hanutlardan- alan kişilerdir.
şahin k. ve sibel kekilli ikilisini aynı karelerde görmemizi sağlayacak porno filmdir. çekimlerine henüz başlanmayan filmi 4 gözle beklemekteyiz. *
taksi satmakla uğraşan tüccarlara verilen ad.
eğer sahibi değilsen çalıştığın halde cebinden para ödeyebildiğin iki meslekten biridir.

diğeri için : (bkz: bankacı)
ekmek parasi icin taksi kullanan trafigi kullanan bosluklari hoyratca dolduran insan guruhu. oyle bir kullaniyorlar ki "bu nasi kullanmak?" dedirtiyor adama.

ayrica isyan edesim var. bu adamlar taksinin icinde o kadar cok vakit geciriyorlar ki bir sure sonra dis dunyayi unutmaya basliyorlar. diger arabalari ve yayalari algilamamaya basliyorlar. dunya sadece taksici taksi ve icindekilerden olusuyor zannediyorlar. taksinin disindakilerin ezilince ölebileceklerinden haberleri yok.
butun yayalar muztaripiz...hergun ölümlerden dönüyoruz. burdan yetkililere sesleniyorum.
bu adamlar seziyor abi, bir numaraları var ama çözülemedi. ya alkol kokusunu alıp ben bu safa ne dersem inanır diyorlar yahut tipe bakıyolar hah keriz bu diyorlar var bir ibnelik, ulan her taksiciye bayan müşterisi vermek istermi olum ? nasıl iğrenç bir yaşam tarzıdır bu ?

- abi az önce bir bayan müşterim vardı beni evine davet etti

haydaa niye sölüyosun abi ne demek istiyosun,

- hani eşek değilsin ya sende bişeyler yap artık ?

böyle mi demek istiyorlar acaba ?

olay yaşanmış bitmiş daha ne dallandırıp budaklandırıyorsun ?

birde o bayan müşteri tam tersi istikamette oturur , sizin mahallede öle veren kimsede yoktur havasımı yaratmak istiyorlar acaba ?

' yok abi biz apartman olarak grup takılıyoruz , kapatıyoruz ışıkları merdivende kim kimi yakalarsa' böyle ilginç bir hikaye mi duymak istiyorsunuz, ne yani ' geçen gün bizim üst komşunun banyosundan su damladı bizim daireye, ışıkları söndürdük gene apartman sakinleri olarak yakaladım ibneyi sabaha kadar' istediğin bu olamaz arkadaşım .

yahut, ters istikamette tarif ettiğin bayan'ın evinin önüne çek dememi mi istiyorsun ? oha üç kuruş fazla yazıcak diye gençliğimizi heba mı edelim lan ?
-öndeki arabayı takip et
+hangisini
-sen seç farketmez
+sağdaki astrayı takip ediym ozaman
-yok tam önümüzdeki murat 124 ü takip et
+polis arabasını takip etsem
Yaz aylarında direksiyon sallarken sadece sol kolu bronzlaşan kişidir. ***
trafikte canınıza kastedebilecek insandır. **
(bkz: trafik canavarı)
aksaray metrosu önünde sarı araçların içinde müşteri almak için pusuya yatan türk erkekleri.
- tabi ki abicim
- tamam abicim
- emrin olur
- seve seve
tarzında konuşmaya başlarlarsa emin olun kazık yemenize az kalmıştır.
iki valiz atınca bagaja sevabına götürüyormuş tarzı triplere giren insan modeli...
fox tv deki haberlerde kar çamur demeden(hatta durumdan istifade) turist kazıklayan(sahte para kakalayarak) dolayısı ile güzel bir türkiye tanıtımına imza atan bulaştığınız anda üretimden standart konulan otomatik çıkan sustalı sopası ile can sıkıntınıza çözüm üretebilen mobilize meslek erbabı.
günümüzde kelle koltukta işini yapmaya çalışan insanlardır.
kelle koltukta işlerini yapmaları maalesef ki bazılarının orospu çocuğu olduğu gerçeğini değiştirmemektedir. zaten ufak teksas olmuşuz. en basit işte çalışan bile kelle koltukta çalışıyor.
insanlarımız tarafından pek sevilmeyen kişilerdir. yakın mesafe sorunu , trafiği katletme , argo konuşma gibi negatif yönleri vardır diye bilinir. ama dışarıdan görüş böyledir kendi taksi duğraımızda 2 sene telefonlara baktım içerden çok iyi insanlardır. bu mesleği herkes yaptığı için adı lekelenmiştir günlüğü 90 liradan ehliyeti olan herkes taksici olabilir mesleğin sorunu bence burdadır.
şerefsiz olma ihtimali %95 olan kişi.
genelde paso abi şuraya gidiceksen bırakırım taksiyi emanet etmem lazım derler. lan 20 kişi mi kullanıyo bu mereti bi günde?
Plaka sahiplerinin iliklerine kadar sömürmesi nedeniyle hem ruhiyatları bozulan hem de hizmetlerinde aksamalar olan şöför kardeşlerimizdir efendim.

Şimdi bir taksi şöförü 110 lira günlük yevmiye verir. üstüne de 50-60 lira arası gaz parası toplamalıdır. insan gibi yaşaması için kazanması gereken para günlük 200 liradır yani. Taksi değişim saati geldikçe sinirleri bozulan bu meslek erbaplarının kimi zaman bazı yerlere hayır demesinin sebebi budur; çünkü gidilecek yer kısa mesafeyse bir de Kadıköy, Mecidiyeköy, Barbaros bulvarı gibi beni şaapsalar belli saatlerde araçla girmeyeceğim mahallerse itiraz etmelerine pek de şaşmamak gerekir (bkz: empati)

Ama burada bir hizmet aksaması olmaktadır ki bu doğrudur. Yapılması gereken taksici kullara bağırıp çağırıp çemkirmek değil, oturduğu yerden hiçbi şey yapmadan bu arkadaşları sömüren plaka sahiplerinin/ tekellerinin bu sistemine çomak sokmaktır. Hükümet bu konuda sıklıkla bi şeyler yapacağına dair beyanda bulunmasına rağmen hemen hemen her vaadinde olduğu gibi ayak sürümekte, gev gev gevelemektedir.

Taksiye binerken onların da baba olduğunu, akşam evde ekmek bekleyen birilerinin olduğunu unutmadan hareket edelim. Bi de herhalde çalışıp da sigortasını kendi ödeyen tek meslek sahibi insanlardır. Güya plaka sahiplerinin ödemesi gereken bu para tehditvari aba göstermelerle şöförlere ödettirilmektedir. Ne oldi, yüzün gözün soldi? Türkiye'de yaşamak kolay mı sandın?
kendisini yolların sahibi zanneden meslek erbabına verilen isim.
görsel
yüzüyle götü bir olmuş insanların oluşturduğu esnaf çeşidi.
gündemdeki her olayı en ince detayına kadar bilen, muhabbet etmek için konu ortaya atmak konusunda hiç zorlanmayan meslek grubu. sessiz, kendi halinde biriyseniz bu son derece çekilmez bir hal alabilir.

insan başka şeyler arıyor. ne bileyim robert de niro'ya özensin mesela.15 dakikada havaalanına yetiştirmek için söz versin ileri sürücü teknikleri ile trafiği aşarak sözünü tutsun. öndeki taksiyi takip et dediğimde "abi yanlış bindin ben kaçan tarafa bakıyorum" diye espri yapsın mesela. güneş tutulması olduğu gün gece tarifesi açmaya kalksın. böyle şeyler arıyorum.
ibne kişi.

işte ispatı : http://www.timsah.com/akh...-korkunc-kaza/pTMrQPnTdtM
(bkz: türk şoförü en asil duyguların insanıdır)
emrahın şakılarında dert yandığı meslek.. (bkz: hey hey hey taksi bütün işlerim gitti aksi)
(bkz: aralarında adam olanları da vardır belki)
(bkz: yokmuş)
tamamına yakını piçtir.
(bkz: genelleme yapmanın dayanılmaz hafifliği)

edit: tamamı piçmiş.
hemşeri çıkma gayreti, insanı intihara kadar götürür.
trafiğin ağzına sıçmaya devam etmektelermiş.

http://webtv.hurriyet.com...in-agza-geldigi-o-an.aspx
--spoiler--
nasıl yağmur nasıl fırtına! adam bir taksiye el kaldırır, taksi durur. adam gideceği yeri söyleyince, taksici kızarak
- "ohoo, orası çok yakın alamam seni" der ve gazlar gider.
adam çok bozulur ama sonra bir şekilde evine gitmeyi başarır. ertesi gün şans eseri bir bakar ki, dün geceki taksici evinin önündeki taksi durağındadır ve üçüncü sıradadır. hemen plan yapar ve ilk taksiciye yanaşır:
- ataköye kaça götürürsün?
- 5 milyon
- sana 20 milyon veririm ama bir kere verirsin.
- hadi be sapık mısın, defol..
adam bu cevabı alınca ikinci sıradaki taksiye yanaşır;
- ataköye kaça götürürsün ?
- 5 milyon
- sana 20 milyon veririm ama bana bir kere verirsin
- vay sapıkkk vayy defol
sıra üçüncü taksiye yani bizim taksiciye gelmiştir. adam yanaşır;
- ataköye kaça götürürsün ?
- 5 milyon
- peki sana 20 milyon veririm ama bir sartım var.
- nedir?
- giderken diğer taksicilere el sallayacaksın.
- ayıbettin abi tabii...
--spoiler--
gecenin ikisinde arabasına bindiğinizde hemen muhabbete başlayan ancak söylediğiniz yola sapmayı unutup* ikinci çıkışı da kaçırmak üzereyken uyarıldığında yeminler eşliğinde gideceğiniz yeri yanlış anladığını söyleyen garip insanların da mensubu olduğu meslek.
ambulansa açılan yoldan gitmek için trafiği altüst etmekten çekinmeyen çakal.
para üstü vermemek için bozuk para bulundurmayan ilginç türleri de mevcut.
alayı katil ruhlu orospu çocuklarıdır. arabayı kullanış şekilleri karakterlerini yansıtır zaten.
trafikte bir araba öne geçicem diye veya zamandan kazanacağım diye yayaları ve diğer arabaları hiç
çekinmeden tehlikeye atan bu insan ziyanlarına en ağır küfürler edilse azdır. ama lafa gelince hepsi
edebiyata başlar, yok zor iş yapıyormuş, bütün gün direksiyon sallıyormuş, ekmek parası kazanıyormuş..
yapma o zaman bu işi. o zaman her zor iş yapan ortalığın amına koysun. kim veriyor bu hakkı..
gündelik hayatta hayatta hepimizin yaptığı davranışlar olan kabalık, bayanları sıkıştırma , dikkatsizlik vb davranışları trafikte yaptıkları için her türlü küfür'e layık olduğunu düşündüğümüz insanlar topluluğu.
istanbul'da dikkat etmeniz gereken meslek sahipleri. bazısı vardır 'bilmiyorum' ayaklarıyla sizi fazla dolaştırmak ister. navigasyonunuz varsa sorun yoktur fakat yoksa o bazıları sizi dolaştırmak için elinden geleni yapar.
galatasaray lisesi'ne gideceğim diyerek dolapdere'den taksiye binmiştim. taksici o meşhur lafıyla 'ben karşının taksisiyim bilmiyorum' diyerek yola koyulmuştuk. neyse ki cep telefonumdaki navigasyon sayesinden fazla ücret ödemekten kurtulmuştum. galatasaray lisesi'nin bir alt sokağına geldiğimizde taksici hala devam etmeye, taksim meydanına doğru gitmeye çalışıyordu ki ineceğimi belirttim. navigasyonda bir üst sokakta olduğunu gösteriyor diye belirttiğimde taksicinin son sözü manidardı: 'teknolojinin gözünü seveyim.'
bu ülkenin insanına çok küfrettiğim de oldu ama...

ben- sağa dönmemiz gerekiyordu, neyse neyse ben burda ineyim.
taksici- yok yok akşam vakti güvenli olmaz, geri döner sağ yaparım.
ben-yo gerçekten evim hemen şurda. (para verilir, üstü alınır)
taksici- lütfen siz oturun, ben dönüşü yapayım nerde inmeniz gerekiyorsa orada inin, malum akşam vakti, sokaklar güvenilir olmaz.
ben- peki teşekkür ederim...

sayın taksici ekstra para almadan beni evin önüne kadar bıraktı. çok teşekkür ederim, ülkemin insanı. hoşuma gitti ya la.
geneli orospu cocuğudur.
arada sırada para almayanlar çıkar.
uzun mesafe söylerseniz, size daha iyi davranması çok daha mümkün olan kişilerdir.